Perşembe, Kasım 02, 2006

fıkralar

Fıkralar

DOKTOR
Doktor hastasını telefonla arar ve hastasına bir kötü birde çok kötü haberi olduğunu söyler. Daha sonrada ilk önce hangisini söylememi istersiniz diye sorar. Hasta ilk önce kötü haberi duymak istediğini söyler. Doktor hastaya "Tahlillerinizi aldım ve ne yazık ki 24 saat ömrünüz kaldı." der. Hasta yıkılmıştır. Doktora sorar "Daha kötü haber ne olabilirki ?" Doktor "Dünden berisizi arıyorum ama telefonunuzu daha yeni düşürebildimAdamin biri is basvurusunda bulunmus. orusmeyecagirmislar. Gorusmesonuna dogru vasat bir tip olanadama firma yoneticisi sormus :
-"Peki, beklentilerin ne maddi olarak?"
Adam saymaya baslamis :
-"Oncelikle bir araba istiyorum, ayrica su anda
oturdugum daireninkirasini da sirketin karsilamasini
istiyorum.Maas olarak da $:3.000 uygunolur....
Sirket yoneticisi adami dinlemis ve ;
-"Biz sana son model bir Cherokee ve bir villa
verecegiz, ayricamaas olarak da $:5.000 dusunuyoruz"
demis.
Adamin gozleri yerinden firlamis :
-"Saka yapiyorsunuz" demis.
Sirket yoneticisi cevabini vermis :
-" Once siz baslattiniz."

TUTUKLAYACAKMIŞ
Albay, binbaşıya :
-Yarın güneş tutulacak. Bu her zaman görülen bir şey değildir. Erleri talim elbiseleri ile talim meydanına getirin de olayı görsünler. Bende orada bulunup kendilerine gerekli bilgiyi verecegim. Şayet yağmur yağarsa, tabii bir şey göremeyiz .O zaman erleri, üstü kapalı talimgaha götürürsün. Binbaşı, yüzbaşıya :
-Albayın emri ile yarın sabah saat dokuzda güneş tutulacak. Bu her zaman görülen bir olay değildir. Şayet hava kapalı olursa bir şey görülemeyecektir. Bu durumda tutulma, kapalı talimgahta gerekli talim elbisesiyle yapılacaktır. Yüzbaşı, teğmene :
-Albayın emri ile yarın sabah dokuzda talim elbisesi ile güneş tutulmasının açılış merasimi yapılacaktır. Şayet yağmur yağarsa ki bu durum pek görülen bir olay değildir, Albay kapalı talimgahta gerekli bilgiyi verecektir. Teğmen, başçavuşa :
-Yarın sabah dokuzda hava güzel olursa, talim kiyafeti ile albay tutulacak. Kapalı talimgahta yağmur yağarsa, alayın meydanında manevra yapılacak. Çünkü bu her zaman görülen bir olay değildir. Basçavuş, askere :
-Yarın sabah saat dokuzda kapalı talimgahta Albayı tutacağız. Sabah hepiniz talim techizat ile hazır olun.Askerler kendi aralarında :
-Yarın sabah bizim basçavus Albayı tutuklayacakmış.

ANNENİZ NE DİYOR?
Çok genç bir İngiliz subayı, general olan babasının yanında yaverdi, yaşlı bir albaya emri iletmekle görevlendirildi
-Babam birliğinizi şu karşıki tepenin yamaçlarına çekmenizi söylüyor, efendim, dedi.
Yüzü moraran albay da şöyle dedi :
-Demek öyle söylüyor!Peki anneniz ne diyor?!..

BİSKÜVİ
Acemi er, levazım başçavuşuna yakınır :
-Başçavuşum, bize yemekte ördek böreği verdiler.Yemin ederim ki, içinde bir gram bile ördek eti yoktu.
-O halde? diye yanıtlar başçavuş.Sen hiç asker bisküvisi yedin mi?
-Şey...yani evet, başçavuşum.
-İçinden hiç asker çıktı mı, ulan!

BOŞU BOŞUNA
İki komutan aralarında konuşmaktadırlar, senin emir erin mi akıllı benim emirerim mi akıllı. Sonunda test etmeye karar verirler.
1. Komutan :
-Oğlum Memet gel buraya.
Mehmet :
-Emret Komutanım.
1. Komutan :
-Oğlum al şu 100.000 TL. yi pazardan 3 kilo elma, 4 kilo portakal, 2 kilo domates, 4 ekmek al ve eve yengene teslim et, paranın üstünüde bana getir.
Mehmet :
-Emredersin Komutanım, der ve çıkar.
2. Komutan :
-Oğlum Hasan gel buraya.
Hasan :
-Emret Komutanım.
2. Komutan :
-Oğlum git bak bakayım ben askeri gazinodamıyım değilmiyim, orada isem kumar oynuyormuyum oynamıyormuyum, oynuyorsan kardamıyım zarardamıyım öğren de gel evladım.
Hasan :
-Emredersin Komutanım, der ve o da dışarı çıkar bakar Mehmet dışarda sinirli sinirli volta atmaktadır.
Hasan :
-Hayrola Mehmet?
Mehmet :
-Bizim komutan bana 100.000 TL verdi, pazardan 3 kilo elma, 4 kilo portakal, 2 kilo domates, 4 ekmek al ve eve yengene teslim et, paranın üstünü de bana getir, dedi. Yahu bu adam taş devrindemi yaşıyor yahu bu devirde 100.000 lirayı dilenciye versen sana küfür ediyor yahu.
Hasan :
Yahu oda birşeymi ya bizim komutana ne demeli, bak bana ne emir verdi "Oğlum git bak bakayım ben askeri gazinodamıyım değilmiyim, orada isem kumar oynuyormuyum oynamıyormuyum, oynuyorsan kardamıyım zarardamıyım öğrende gel" yahu bu adamın her tarafı komutan olsa ne olur, sen artık komutansın yahu insan biraz düşünür, o kadar yıl okumuşsun insan biraz kafasıı kullanır bana neden böyle bir emir veriyorsun, elinin altında telefon var aç gazinoya sor beni neden boşu boşuna oraya kadar yoruyorsun değilmi ya...

DEMOKRASİYİ SAVUNUYORUM AMA...
Manevra varmış.Mehmet elde tüfek yerde yatıyormuş.Komutan gelip sormuş :
-Düşman önden gelirse ne yaparsın?
Mehmet cevaplamış.Şu yandan, bu yandan, arkadan gelirse, diye tekrar sormuş komutan.Mehmet bunları da cevaplamış.
Komutan en sonunda :
-Ya düşman tepeden gelirse? deyince.
Mehmet'in bu soruya cevabı :
-Bu memleketin tek askeri benmiyim komutanım! Olmuş

ASMAK
Dursun evinden çıktığında birde bakar ki komşusu Temel kendini belinden ağaca asmış halde duruyor.Hemen gidip ipi ağaçtan çözer.Komşusunu ağaçtan indirdikten sonra merakla sorar :
-Ha sen ne yapayudun öyle?
-Hiç kendimi asaydum...
-Ha uşağum, penum pildiğum insan poynundan asılayi.
Temel üzgün ve çaresiz bir halde komşusu Dursun'a baktıktan sonra cevap verir :
-Ben de öyle yapmişudum.Ama ipu poynima pağladığum zaman bi türlü nefes alamayrum.
bakiyormus. "Evrim ne güzellikler yaratiyor!" diye düsünüp mest
oluyormus.
Birden arkasinda kocaman bir ayi belirmis ve onu kovalamaya baslamis. Adam
bütün gücüyle kaçiyormus ama her arkasina bakista ayinin daha yaklasmis
oldugunu farkediyormus. Dakikalarca süren bir kaçisin sonunda adamin ayagi
yerdeki dala takilmis, ayi adamin üzerine atlamis, pençesini kaldirmis. Tam
vurmaya hazirlanirken adam "TANRIM!!!" diye bagirmis.
Bir anda zaman durmus, ayi donmus, ormandaki nehir bile akmaz
olmus.Bir anda orman kararmis ve gökyüzünden bir isik hüzmesi adamin
üzerine parlamis. Çok derinden gelen ilahi bir ses adama: "Yillarca bana
inanmadin, yaratilisi kozmik bir kazaya bagladin, sana bu durumda yardim
etmemi mi istiyorsun? Seni sevgili bir kulum mu saymaliyim?"demis. Adam
utanç içinde:
"Biliyorum bunca yildan sonra dindar biri olmayi istemem haksizlik, ama
belki AYIYI dindar yapabilirsiniz." demis. Ses: "Peki." diye
karsilik vermis ve isik kaybolmus.
Nehir tekrar akmaya baslamis. Hersey eski haline dönmüs.
Ayi pençesini indirmis, iki pençesini de göge dogru çevirmis, ve konusmaya
baslamis:
"Allahım, senin rizkinla orucumu açiyorum, hamdolsun verdigin nimetlere."

ALAH'IN KEMALİ
Bir mecliste Kuranı Kerim'den söz açılmıştı.Kuran'ın eşsizliginden ve olağanüstü bir eser olduğundan bahsedilirken, odanın bir köşesinde kendi halinde çubuğunu içmekte olan bir Bektaşi söze karışarak :
-Evet, Allahın kelamı cidden eşsizdir. Ama, yazısı biraz karışıktır!,...der.
Dinleyenlerden biri hayret ve biraz da hiddetle sorar :
-Karışık mıdır, nerden biliyorsun?
Bektaşi acınacak bir tavırla cevap verir :
-Alnımın yazısından!

ALLAH ŞİMDİ NE YAPIYOR?
Bir gün yolda yaya giden bir Bektaşinin önüne bir atlı çiktı :
-Baba, dedi, bir müşkülüm var. Beni aydınlatır mısın?
Bektaşi yanıt verdi :
-Elimden gelen bir şeyse, hay hay, oğlum.
-Şunu öğrenmek istiyorum : Şu anda Allah ne yapıyor?
Sualin münasebetsizliğine içerliyen derviş, hic belli etmemiş :
-Yanıt veririm ama, bir şartla, sen o attan in, ben bineyim.
-Neden?
-Böyle yüksek bir suale yüksekten yanıt vermek gerekir de ondan!
Adam attan inmiş, Bektaşi binmiş.
Adam:
-Hadi, demiş söyle bakalim. Allah şimdi ne yapıyor?
Bektaşi :
-Ne yapacak, demiş, atı senin gibi budalanın elinden alıp, benim gibi akıllıya veriyor, deyip atla uzaklaşmış

BEKLİYORUM
Canlardan birine, Ramazanda sormuşlar :
-Erenler kaç tane oruç tuttun?
-Henüz nasip olmadı.Tuzak kurdum bekliyorum.

BEKTAŞİ BU YA...
Müthiş bir fırtına patlamıştı.Yolcuların hepsi perişan durumdaydı.Bunların arasında bir de Bektaşi vardı.
Baktılar, Bektaşi, Allah'a yalvarıp yakarmaya başlamıştı :
-Adını bilmediğim bir evliyaya bir koç adıyorum.Yeter ki fırtına dinsin...
Bektaşi'nin yakarması kaptanın tuhafına gitmişti :
-Hayret! Hiç adını bildiğin bir evliya yok mu?
-Yok olur mu, elbette var! diye cevap verdi Bektaşi.Var da, hepsini birer kez aldattım...

BEKTAŞİ VE SOFU
Koyu sofu bir adamcağızla Bektaşi, bir başka kente gitmek üzere bir kervana katıldılar. Sofu, ikindi üzeri namaz kılacağını söyledi. Bektaşi :
-Geç kalırsan kervanı kaçırırsın ; onun için sünneti bırak da yalnız farzı kılıver, diye öğüt verdi.
Bektaşi'nin sözüne uydu adam. O gece bir yerde konakladılar. Ertesi sabah sofu, Bektaşi'ye sitem etti.
-Dün bana sünneti kıldırmadın, gece rüyama Peygamber Efendimiz girdi.
Bektaşi adamın sözünü ağzına tıkadı :
-Daha ne istiyorsun! Farzı da bırak rüyana bu kez Tanrı girsin!

BAKIN BEN GİRİYORMUYUM
Bektaşinin biri caminin önünden geçerken bir bakmış caminin içindekiler bir eşeği ellerinde sopalar dövüyorlar. Bektaşi hemen araya girip :
-Bu eşeği neden dövüyorsunuz?, diye sorar.
Cemaat bektaşiye dönerek cevap verir :
-Allahın evine girdi de ondan.
Bektaşi hemen cevabı yetiştirir :
-Ya kardeşim o tabiki girer.O nun aklı yok fikri yok.Bakın ben giriyormuyum

BİRBİRİNE KARIŞTIRDIN
Bektaşi'nin bir uyuz eşeği ile besili bir ineği varmış...İnekten süt sağıp satıyor, kazandığı paranın yarısıyla uyuz eşeğe arpa alıyormuş.Eşek bir işe yaramıyormuş.Bir gün dayanamayıp dua etmiş :
-Ey yüce Allahım, beni şu eşekten kurtar!
Ertesi sabah ahırın kapısını açmış ki ne görsün?İnek ölmüş eşek kalmış...
Bektaşi o hırsla sokağa fırlayıp milleti başına toplamış :
-Ey ahali şu yerde yatan nedir?
-İnektir!
-Ya şu ayakta duran uyuz?
-Eşektir!
Bektaşi açmış ellerini yukarıya :
-Ey ulu Allahım, sana kırk yılda bir ricada bulunduk, onda da eşekle, ineği birbirine karıştırdın

BİR GÜN FAZLA TUTMUŞ
Adama sormuşlar :
-Kaç gün oruç tuttun?
-Hastalığım nedeniyle, ancak bir gün tutabildim!
Aynı soruyu, orada bulunan Bektaşiye sorunca, hiç istifini bozmadan yanıt vermiş :
-Bu arkadaş benden bir gün fazla tutmuş!

BİTSİN BU DAVA
Bektaşi'nin birine konuk gelecekmiş. Bektasi konuğu nasıl ağırlar..Elde yok, ayakta yok.. Mahçup olmak da istemiyor...Komşusu Yahudi'nin bir sürü keçisi varmış...Onlardan birini çaktırmadan alıp kesiyor...Ama çaktırmadığını sanan kendisi...Yahudi, ağacın arkasından gözlermiş durumu...Diyor ki kendi kendine, "Kadıya gitsem.. Kadı Müslüman, o Müslüman, ben Yahudi.. Davayı kazanamam. Hadi kazandim, Bektaşi'nin nesi var ki, ondan alıp bana versin...Biz artık Allah'ın huzurunda hesaplaşırız...Yillar geçiyor.Yahudi, Allah'ın huzurunda davacı oluyor, Bektaşi'den... Mahkeme kuruluyor..
Allah :
-Sen Yahudi kulumun keçisini kesmişsin, diyor Bektasi'ye...
-Kesmedim, diyor Bektaşi...
-Ben gözlerimle gördum diyor, Yahudi..
-Allahım, diyor Bektaşi... Bir mahkemede bir adam hem şahit, hem davacı olamaz.
-Haklısın ama, diyor, Allah Ben her şeyi görürüm. Ben de gördüm, kestiğini...
-Allahım, diyor Bektaşi...Aynı mahkemede, hem şahit, hem hakim olunmaz...
-Gene haklısın, diyor Allah... O zaman getirin keçiyi ona soralım...
-Ne!... diyor Bektaşi... Keçi burada mı?...Ver onu o zaman bu Yahudi'ye...Bitsin bu dava..

TEMEL İLE DURSUN
Temel ile dursun ise basvurmuslar ve sirket bunlardan 8 adet vesikalik
fotograf istemis bunlar da tamam deyip dusunmusler ulan belden yukari 8
fotograf nasil bulacagiz. Neyse temel bir fikir atmis ortaya bir cukur
kazalim ve belimize kadar girer cektiririz.Dursun da evet ya bayagi bir
guzel fikir demis ve temele sen cukuru kaz bende fotograf makinasi
getireyim demis. Neyse dursun bir gelmis bir de ne gorsun temel 8 tane cukur
kazmis dursun hemen atlamis tabi "lan olum ne yaptin 8 cukura ne gerek
vardi"
ben zaten 8 tane fotograf makinasi getirmistim

ADAMIN BİRİ
Adamin isi varmis, Ankara'ya gidiyormus, tam ucaga binerken kulaginda bir
ses :"Binme, bu ucak dusecek!" Donmus, bakmis, kimse yok, ama icine de bir
kurt dusmus, binmemis.
Ikinci ucagi beklerken kara haber ulasmis :
- "Ucak dustu kurtulan olmadi!" Kosmus Haydarpasa'ya, bilet almis, tam trene
binecek, ayni ses kulaginda :
- "Binme bu trene, raydan cikacak!" Donmus, bakmis yine kimse yok, trene
binmemis, gelmis eve, sabah gazeteyi acinca tuyleri urpermis :
- "Tren Eskisehir'de raydan cikti su kadar olu, su kadar yarali... "
Allahina
sukretmis, kosup otobuse bilet almis, tam binerken yine o ses :
- "Bu otobuse binme, freni patlayacak!" Donmus yine kimse yok! Dayanamamis,
bagirmis :
- "Sen kimsin yahu ? "
"Ben senin iyilik meleginim !
"Adam iyice kizmis :- "Ulan evlenirken neredeydin!"

Ingiliz bir Fransiz bir de laz vampir havada ucuyorlarmis. Birden Ingiliz vampir asagiya dalmis ve bir dakika
sonra agzi burnu kan icinde cikmis. Diger vampirler "ne yaptin" diye sormuslar oda "su asagidaki evi
goruyormusunuz?" demis. Vampirler de "evet" demisler. "Iste o evde bir bir adam vardi, kani cok
lezzetliydi" demis ve uçmaya devam etmisler. Birden Fransiz vampir de asagiya dalmis ve o da kanlar icerisinde
geri gelmis. Digerleri ona da "ne yaptin?" diye sormuslar. O da "su asagidaki evi goruyor musunuz?" diye
yanitlamis,"evet" demis digerleri "onun yanindaki ahiri da goruyor musunuz" diye devam etmis.Yine "evet"
demisler. Fransiz Vampir devamla "iste orada cok guzel bir kisrak vardi onun kanini emdim cok lezzetliydi"
demis. Neyse vampirler ucmaya devam edmisler. Birden laz vampir de asagiya dalmis ve agzi burnu kan icinde
geri donmüs. Vampirler ona da sormuslar "sen ne yaptin" diye.Laz Vampirde "su asagidaki evi goruyor
musunuz?", "evet" demis digerleri "peki yanindaki ahiri goruyor musunuz?" diye sürdüsmüs laz, yine "evet"
diye yanitlamisler, "peki onun yanindaki diregi de goruyor musunuz? " diye yeniden sormus, digerleri yine
"evet" demisler Laz ic cekereke" ha BEN GORMEDIM"DE!" demis.

TANRI
Adam o gün isten kovulmus,
bakkala kasapa, manava her yere borç.Disari çikamaz hale gelmis. çor-cocuk evde aç.
gariban ne yapacagini bilmez halde 1 haftadir ailesiyle açliktan kivraniyor.
neyapayim ne edeyim derken ;
birden aklina bir fikir gelir,
-oturayim TANRI ma mektup yazayim,o benim halimden anlar ,bana acir ve yardim eder.
adama baslar mektup yazmaya.
-Tanrim halimi görüyorsun, bakkala manava, kasaba, arkadaslara heryere borç. vallahi disari cikamaz hale geldim.
ne olursun bana acilen 500,000 ,000 tl gönder de borçlarimi ödeyeyim ve aileme bakayim..
diye yazar ve zarfin üzerine TANRI-CENNET yazip postaya atar.
postada memurlar mektuplari Tasnif ederken bu ilginç mektupla karsilasir.
Biri
-arkadaslar su ilginç mektubu açalim ve okuyalim.Bakalim ne yaziyor.
postayi açarlar ve adama çook acirlar.
hemen aralarinda para toplamaya karar verirler.300,000,000 tl kadar toplayip adamin adresine postalarlar.
Postayi alan adam parayi görünce cook sevinir. ve Tanrisina çok tesekkur eder ve borçlarini dagitmaya baslar.
bakal, manav ,kasap v.s yerlere ugrar boclarini dagitir. sonra eve erzak alir ve cocuklarinin karnini doyurur.
bir müddet böyle idare eder.
fakat para daha sonra yetmez.adam iste bulamamistir.
ben en iyisimi tekrar Tanri ma mektup yazayim da bana para göndersin O benim halimden anlar bana acir ve bana para gönderiri der ve baslar mektup yazmaya.
Tanrim daha evvel gönderdigin parayi aldim sana çok tesekkur ederim. seni çok seviyorum. Fakat gönderdigin para yetmedi. Iste bulamadim . bana acilen 500,000,000 tl daha gönder.
yanliz parayi gönderirken bu üçkagitçi-sahtekar postacilarla gönderme.
daha evvel gönderdigin 500,000,000 tl nin
200,000,000 tl sini çalmislar. :))

5 MİLYON
Barda uzun süre tek başına içki içen adam bir süre sonra barmene "Biliyormusun, ben sol gözümü ısırabilirim" demiş Doğal olarak barmen buna inanmamış.
1,000,000 Lirasına iddiaya girmişler.
Adam, takma olan sol gözünü çıkarmış; ısırmış ve barmenin hayret dolu bakışları arasında parayı cebine atmış.
Bir kaç kadeh daha içtikten sonra adam gene barmene dönmüş ve "Biliyormusun" demiş;
"ben sağ gözümü de ısırırım!" Adamın tavırlarından kör olmadığını;
dolayısıyla öbür gözünün de takma olamayacağını düşünen barmen, parasını kurtarabilmek umuduyla hemen 1,000,000 sına iddiaya girmiş.
Adam sakin sakin takma dişlerini çıkarıp sağlam olan sağ gözünü de ısırmış.
Aradan bir kaç saat geçince, müşteri barmene "İki milyonunu kurtarmak için sana bir fırsat vermek istiyorum" demiş. "İki milyonuna iddiaya girerim ki bu oturduğum yerden taaa öbür köşeye yerleştireceğin bir bira şişesinin içine, bir damla bile etrafa sıçratmadan işeyebilirim.
" Barmen uzun uzun bu işin altında nasıl bir üç kağıt olabileceğini düşünmüş; bulamamaış ve iddiayı kabul etmiş. Salonun en uzak köşesine bir şişe yerleştirmişler ve adam işemeye başlamış.
Değil etrafa bir damla damlatmamak; ortalığı tam anlamıyla berbat etmiş. Barmen parasını kurtarmanın sevinciyle olduğu yerde zıplamaya başlamış. Biraz sakinleşince adama dönüp "Kesinlikle kaybedeceğini bile bile neden böyle bir iddiaya girdin?" diye sormuş. "Kaybettiğimi de nerden çıkardınız?" demiş adam; "Şu karşı masada oturan iki asık suratlı adamı görüyormusunuz?
İşte onlarla ""barın orta yerine işerim, barmen de sevinçten zıplar"" diye 5'er milyon lirasına iddiaya girdim".

TEMEL 2
Temel bilim adami iken bir arkeoloji arastirmalari konferansina davet edilir. Amerikalilar anlatmaya baslar;
-BİZ ülkemizde yaptigimiz kazilarda 25 metre asagi indik ve telefon kablolari bulduk.Oyleyse bizim atalarimiz
asirlar önce telefon kullanmislardir.
Sira Türkiye`ye gelir ve Temel baslar anlatmaya:
-Biz ülkemizde yaptigimiz kazilarda 50 metre asagiya indik ama hicbirsey bulamadik. Oyleyse bizim atalarimiz
telsiz telefon kullanmislardir. ******** Çok uzun yillar önce ameliyatlaryn açik havada yapyldigi bir dönemde Temel göz ameliyaty için masaya yatmis.
Doktor birini çikarip gerekli ameliyati yaparken gökten süzülen bir atmaca gözü kaptigi gibi havalanmiş.
Gözden ümidi kesen Doktor çaresizlik içinde kyvranyrken merada otlayan bir keçiyi görmüs,hemen kosup
bogazladigi gibi keçinin gözünü çikartip Temel'e takmis. Durumdan haberi olmayan Temelbir süre sonra
taburcu olmuş. Aylar sonra Temel Doktoruyle yolda karsılasmis. Doktor Temel'e sormu?
-Nasyl ameliyattan sonra gözünden memnunmusunuz ? Temel cevap verir,
-Allah razi olsun gözlerum iyi görii da yalniz habu sag gözümde bi tuhafluk var. Bir yesulluk gördim mi ayaklarum beni oraya çekiy.

TEMEL 3
Temel Sehirler arasi Yolculukta,
Temel araba kulaniyormus. Yoldaki yazilari okumaya baslamis.
"Yavasla 80 km." Temel hizini 80'e ayarlamis.
"Yavasla 60 km" Temel hizini 60'e ayarlamis.
"Yavasla 40 km" Temel hizini 40'a ayarlamis.
"Yavasla 20km" Temel hizini 20'ye getirmis.
Bu arada da iyice sinirlenmis. Daha sonra bir tabela daha gormus.
"Yavasla kasabasina hosgeldiniz"

TEMEL 4
Temel Trene binecek! Temel ve iki arkadasi istanbul'dan Trabzona'a gitmek üzere tren garina giderler ilk
Trabzon treni 1 saat sonradir,bileti alirlar.Ne yapalim bir saat diye düsünürken yemege gitmeye karar verirler.
yemekte sohbet,muhabbet saata bir bakarlarki 1 saati geçmis.Hemen kosarlar tren garina ama tren gitmis. Yine
bilet alirlar 1 saat sonrasi için. Ne yapalim vakiti nasilgeçirelim derken kahveye giderler. Çaylar kahveler
sohbetler uzar da uzar ve saate baktiklarinda 1 saat olmasina 5 dakika vardir. Hemen kosarlar gara ama trene
yetisemezler. Giseye gidip sorarlar yine Trabzon'a gidicek tren varms diye.Gisedeki adam ''bakin bu son tren
eğer bunuda kaçirirsaniz Trabzon'a bugün dönemzsiniz'' demis. Bileti almislar yine sikilmislar ne yapalimki
derken pastaneye gitmeye karar vermisler.Pastalar,kekler,çörekler muhabbet derken saate bir bakmislarki 1
saat olmak üzere hemen kosmuslar gara.Tren yeni hareket ediyor,içlerinden biri uzun ilk vagonu
yakalamis,digeri orta boylu son vagona tutmus. Tren gitmis,Temel oturmus yere baslamis gülmeye. Gise
memuru yanina gelmis.''Sen ne garip adamsin.3 treni kaçirdin, arkadaslarin gitti,sen kaldin,aglayacagina
gülüyorsun be adam.'' Temel :''Uy hemserum onlar beni geçirmeye geldiydu ben ona güleyrum''demis.



LAZ
Lazin biri elini beline koymus dalgin dalgin yuruyormus. Birinin
dikatini cekmis. Lazi seyrediyormus. Laz belediye otobusune binmis eli hala belinde, inmis yarim saat yurumus
eli hala belinde. Onu izleyen dayanamamis kosup, onune gecmis. Kardesim sen delimisin demis, laz.yooo demis
Adam, hastamisin demis laz, yine yo demis. Seni iki saattir izliyorum elin belinde yuruyosun demis. Laz bakmis,
"vay anasini karpuz dusmus" demiş.
TEMEL 5
Temel ingiltere`ye gidecekti. Onun icin bir arkadasindan ingilizce
hakkinda bilgi istemisti. Arkadasi turkce kelimelerin son hecesinin uzatilmasi seklinde
temel`e bilgi verdi. Temel ucaga bindi ve on dakika sonra hostesi cagirmak icin,
Hosteeees. O da ne hostes gelmisti. Temel ingilizce`yi sokmeye basladigini dusunuyordu.
hava alanindan cikti...Taksiiiii Vay be taksi de durmustu. Temel agir agir kendini kaptirdi...Hoteeeeeeel Otele
gitti. Odasina cikti, dus aldiktan sonra bara indi...Viskiiiii. Daha snra Londra sokaklarinda dolasmaya basladi.
Parkta bir adam gordu:
-Merhabaaaaa,nasilsiniiiiz?
Adam : -Iyiyiiiiim,sagoooooool
Temel: -Turk musunuuuuz?
Adam : -Eveeeeet
Temel : -Kardesim Turksun de neden iki saattir Ingilizce konusuyorsun

TEMEL 6
TEMEL, Bir binanın önünde durmuş, arkadaşarıda çatıya çıkmış.
Temel aşağıdan arkadaşlarına,
- Ula sen iki kolunu yana aç aşağı öyle atla demiş. Birincisi atlamış gümm.
- İkiciye sen sadece sağ kolunu yana aç, öyle atla demiş. İkincide atlamış gümmm.
- Üçüncüye, sen iki kolunu yanına yapıştır öyle atla demiş , oda atlamış, oda gümm.
Yoldan geçen bi adamın dikkatini çekmiş sormuş,
- Kardeşim siz ne yapıyosunuz Allah aşkına demiş.
Temel cevap vermiş,
Tetris Oynayuruz !

TEMEL 7
Temel Rize'de İş ve İşçi Bulma Kurumuna gitmiş." İsmim Temel aslan avcısıyım." Adam "Rize'de aslan yok ki" demiş. Temel : " Biz de ondan iş arıyoruz ya "demiş.

TEMEL 8
- Paluklar neden konuşmiyi temelciğum
- Paşini akvaryuma sok anlarsin, Fadimeciğum

TEMEL 9
Temel bilim adamı iken bir arkeoloji arastırmaları konferansına davet edilir. Amerikalılar anlatmaya başlar; -Biz ülkemizde yaptığımız kazılarda 25 metre aşağı indik ve telefon kabloları bulduk. Öyleyse bizim atalarımız asırlar önce telefon kullanmışlardır. Sıra türkiyeye gelir ve Temel başlar anlatmaya -Biz ülkemizde yaptığımız kazılarda 50 metre aşağı indik ama birşey bulamadık. Öyleyse atalarımız telsiz telefon kullanmışlardır.

TEMEL 10
Temel eczacılık fakültesini bitirmiş. Fakat eczane açacak parası yok, Girmiş bir eczaneye:
- Beyefendi sizde soğan var mı?
Adam Temel'i başından savmış.Temel bu durur mu? Hergün yeni saçma sorularla geliyormuş. Birgün eczacı Temel'e:
-Kardeşim senin derdin ne? -Burayı bana sat.
Eczaci kurtulmak icin eczaneyi satmış, birkaç gun sonra Eczaneyi satan adam içeri girmiş, Temel'e:
-Siz de soğan varmı? demiş...
Temel adama 'biz de soğan var ama senin reçeten var mı?'demis....

TEMEL 11
Bir Fıransız bir İngiliz ve bir de Temel bir gemi kazasından sonra ıssız bir adaya çıkarlar. İngiliz kumsalda bir lamba bulur. Fıransız bunun Aladdin'in lambası olabileceğini söyler ve lambayı ovuşturur. Gerçektende lambadan bir cin çıkar. "Ne dilerseniz dileyin benden" der. İngiliz "Ben ailemin yanına İngiltereye gitmek istiyorum" der. Cin isteyi yerine getirir. Sıra Fıransız'a gelir. Oda ailesinin yanına Fıransaya gitmek ister. Onun isteyide yarine gelir. Sıra Temeldedir. Temel biraz düşünür. Cin çabuk olmasını söyler. Temel etrafına bakar ve cin'e dileyini söyler. "Arkadaşlarımda gitti ben bu ıssız adada yalnız kaldım onun için arkadaşlarımı geri getirmeni istiyorum" der.

TEMEL 12
Temel şehre inmiş. Bakmış pencere kenarında bir papağan. İçinden: _Allah allah kuşa bak yav....demiş. Tabi bu arada papağan da Temel'in kendisine baktığını görüp: _Ne bakıyorsun hemşerim... demiş. Temel biraz şaskınlık biraz da saflıkla: _Afedersun hemşerum. Ben seni kus sandiydum.

TEMEL 13
Cimri bir kişi ölümü yaklaşınca oğullarını yanına çağırır.Üç oğlunada vasiyette bulunur . Ben ölünce hepinizin mezarıma tek tek birer milyar koymanızı istiyorum der. Adam öldükten sonra sırayla 1. ve 2. oğlu mezara gider ve birer milyar parayı mezara koyarlar daha sonra babası gibi parayı seven 3. oğluda mezara gider ve mezardaki paraları alır yerine babası adına bir 3 milyarlık çek koyar.

AKIL HASTASI
Akıl hastanesinde bir gün bir hasta bakıcıyı yanına çağırır. "Bana çabuk 5 şişe kola getir" der. Hasta bakıcı buna kızar ve hastaya beş tokat atar ve "al işte kolalarını" der. Aradan zaman geçtikten sonra yine aynı hasta, bakıcıyı yine çağırır. Bu sefer hasta bakıcıyı tokatlar."Bakıcı ne oluyor?" der. Hasta cevap verir. "Şişeleri getirdim abi".

ÖKSÜRÜK
Adamın biri çok kuvvetli öksürüyormuş, doktora gitmiş derdini anlatmış. Doktorda adama yanlışlıkla öksürük ilacı yerine müshil ilacı vermiş ve demişki:bir hafta boyunca yemeklerden sonra iç ve yanıma gel. Adam bir hafta sonra gelince doktor: Öksürüğün nasıl oldu deyince, adamda: Cesaret edipte öksüremiyorumki,demiş.

ADAMIN BİRİ
Adamın biri bara girmiş. Garson, herkeze içki ver kendinede al demiş. İçkiler içilmiş garson hesap için gelince adam: Para yok demiş. Tabi garson bunu bir güzel dövüp dışarı atmış. Diğer akşam tekrar gelmiş ve yine garson herkeze içki kendinede al demiş ve sonuçta parası olmadığı icin yine dayak yemiş ve gitmiş. Bu üç akşam böyle devametmiş. Dördüncü gün yine gelmiş ve garson herkeze içki fakat bu sefer sen içme, içince sapıtıyor, sonrada kavga çıkarıyorsun.

ESPIRILER
Gülmek "SAFTIR" denme riskini göze almaktır.

Ağlamak ise "DUYGUSAL" görünme riskini...

Birine yakınlaşmak "KENDİNİ KAPTIRMA" riskini gözem almaktır.

Sevdiğini söylemek "SEVİLENİ YİTİRME" riskini...

Duygularını açmak "KENDİNİ ORTAYA KOYMA" riskini göze almaktır.

Düşüncelerini söylemek ise "DOKUZ KÖYDEN KOVULMA" riskini...
Umutlanmak "HAYAL KIRIKLIĞINA UĞRAMA" riskini göze almaktır.

Sevmek ise "KARŞILIK GÖREMEME" riskini...

Ama riskler alınmalıdır, çünkü hayatımızın en büyük riski hiç risk
almamaktır.

Çünkü Yaşamak "ÖLME" riskini göze almaktır.

Bir gün köy ahalisi köy kahvesinde bir yandan haberleri izliyorlarmis bir yandan da pispirik çeviriyorarmis. Içlerinden biri (Mustafa Abi) televizyonda Ecevit'i görmüs ve demis ki :
"Basbakan oldu yüzümüze bakmiyo. Eskiden böylemiydi be ! Etrafimda dolanirdi ! Hey bee, zaman ne çabuk geçiyor..."
Tabii kahvedekiler merakla sormuslar :
"Mustafa Abi ?? Sen nereden taniyosun Basbakani yahu ?"
Mustafa Abi istifini bozmadan cevap vermis :
"Üniversite yillarinda abilik ettim ona ! Az ekmegimi yemedi !! Gel gör ki simdi bizi unutmus baksana !"
Kahvedeki ahali inanmamislar tabii ki.
Mustafa Abi'de inandirmak için demis ki :
"Gelin ulan ! Meclisin önüne gidiyoruz. Çikista yakalayacagiz Ecevit'i. O zaman anlarsiniz yalan mi degil mi ??"
Hepbirlikte T.B.M.M.'nin önüne giderler ve çikista Ecevit'i yakalarlar. Ecevit hemen Mustafa Abi 'nin elini öpmeye kalkisir ve der ki :
"Abim, Mustafa abim ; kusura bakma basbakanlik bir dakika bos birakilmiyor ki ! Kusuruma bakma abi."
Mustafa abi kahve ahalisine söyle bir bakar ve ahalinin acayip sekilde etkilendigini görür. Baska bi gün gene kahvede ahali ile TV seyreden Mustafa Abi TV' de Süleyman Demirel'i görür ve der ki :
"Bu da öyle.Cumhurbaskani olunca kendini birsey zannetti. Hayirsiz çikti bu da !!
Ahali : "Hadi canim.Ecevit'i belki sans eseri taniyosun ama buna inanmiyoruz !!" der.
Mustafa Abi hemen ahaliyi toplar ve Çankaya'ya gider. Mustafa Abi'yi gören Demirel hemen Ecevit gibi Mustafa Abi'nin ellerine sarilir ve öpmeye kalkisir.Mustafa Abi
buna izin vermez tabi.
Demirel ekler: -Abi Vallahi billahi kusura bakma. Uzun yillardir göremiyodum seni. Tamda seni ziyarete gelecektim der.
Mustafa Abi tekrar ahaliye dönerek bir bakis atar ki artik ahalinin gözünde
peygamber kadar yükselmistir. Tekrar bi gün kahvede tv izlerken bu sefer tv
ye Clinton çikar.
Mustafa Abi söze baslar ve der ki :
"Ulan ne çabuk unuttun o sefalet dolu günleri ? Tabi zengin oldun , Amarika'ninda basina geçince unuttun bizi.. Hayirsiz herif!! Ahali bu kadarinin da fazla oldugunu
söyler ve digerlerinin belki bir sans eseri olabilecegine ama Clinton'u tanimasinin
imkansiz olduguna imece usülü karar verirler.
Mustafa Abi'nin tabii ki kafasi atar ve bazi köylüleri alarak Beyaz Saray'a giderler. Kapidaki görevliye Clinton ile görüsmek istediklerini söylerler.. Görevli de sadece
bir kisinin girebilecegini söyler. Köylüler düsünürler ve sadece Mustafa Abi'nin Clinton'u tanidigini söyleyerek Mustafa Abi'nin gitmesini isterler. Güvenlik Mustafa Abi'yi iyice arayarak içeri sokar. Saatler geçer ama kapidan kimse çikmaz .Köylüler sıkılır. Penceredende bakma olanaklari olamadigi için ordan geçen uzun boylu birine sorma karari alirlar. Sans eseri orada o anda Michael JORDAN geçmektedir.
Ingilizce bilen bir köylü Michael Jordan'a döner ve der ki :
"Ya Jordan Abi. Senin boyun uzun. Camdan içeri bakip neler oluyo, kaç kisi var bi baksana..
Jordan camdan bakar ve cevap verir :
"Vallahi ne oldugunu bilmiyorum. Içerde 6 kisi var. Biri Mustafa Abi, digerlerini tanimiyorum."



Bir karpuz tarlasi olan ciftci, her aksam tarlasina cocuklarin dadandigini
ve birkac karpuzun eksildigini farketti. Epey dusundukten sonra, tarlaya
bir
uyari levhasi koymaya karar verdi.
"Dikkat! Karpuzlardan birine siyanur enjekte edildi! "
Ertesi aksam karpuz yiyemeden kacan cocuklari keyifle izledi.
Bir hafta sonra, ciftci tarlasinda geziyordu. Karpuzlarini kontrol ederek
Eksik olmadigini dusunurken gozu kendi levhasinin yanina konan bir levhaya
ilisti.
"Simdi o karpuzlardan iki tane var !!!"
BÖCEK BACAĞI
Biyoloji dersinden yapılacak sınav için sınıftaki
herkez acayip çalışmış,
notlar fotokopiler havada uçuşmuş. Daha sonra
sınavın yapılacağı gün
gitmişler bir de bakmışlar, ortada kağıt kalem yok
sadece sıra sıra
mikroskoplar.

Hocada başlarında bekliyorken demiş ki, "Bu
mikroskaplarda lam'da bir
böceğin bacağı var, sınavınız bacağından böceği
tanımak"

Tabi hemen itirazlar ama fayda etmemiş, hoca dediği
dedik. Öğrenciler
mikroskopların başına geçmiş. Ama bir şey
yapamıyorlar. En sonunda biri
dayanamamış, kapıyı çarpıp çıkmış.

Hoca arkasından seslenmiş"Kimsin ulan sen, kapıyı
çarpıp çıkıyorsun?"

Kapı hafifçe aralanmış ve bir bacak uzanmış"
Tanısana hadi lan tanısana
kim
olduğumu"

Cimri bir kişi ölümü yaklaşınca oğullarını yanına çağırır.Üç
oğlunada vasiyette bulunur . Ben ölünce hepinizin mezarıma tek tek birer milyar
koymanızı istiyorum der. Adam öldükten sonra sırayla 1. ve 2. oğlu mezara gider
ve birer milyar parayı mezara koyarlar daha sonra babası gibi parayı seven 3.
oğluda mezara gider ve mezardaki paraları alır yerine babası adına bir 3
milyarlık çek koyar.
DOĞU 1
DEHŞET FIKRALAR ELTİMGİLE GİDİYORUM
Erzurum'un trafik ışıkları yeni konmuş, ışıkların altında bir polis bekliyor ve halkın ışıklara uymasını sağlamaya yani bir çeşit trafik eğitimi vermeye çalışıyormuş.
O sırada, bakmış ki; bir kadın, elinde tuttuğu çocuğuyla, kırmızı yanarken karşıya geçiyor.Hemen seslenmiş :
-Hanım, hanım!Nereye?
Kadın dönüp :
-Vıy! demiş.Sana ne? Eltimgile gidiyorum.
EN İYİ VALİ
Adamın biri Erzurum'a vali tayin edilmiş.Gitmiş, görevi devralmış.Halkı ve çevreyi tanımak için çıktığı gezilerin birinde köy halkına sormuş :
-Şimdiye kadar Erzurum'a tayin edilmiş valiler içinde size en çok hizmet eden hangisiydi?
Köylünün biri cevap vermiş :
-Sizden iki önceki valiydi ; Mehmet Paşa.
-Yaaaa, öyle mi, peki size ne gibi hizmetler yaptı?
-Daha Erzurum'a gelirken, yolda, Bayburt'ta öldü!
GÖZLERİMİN İÇİ YENİ
İlk defa büyükşehire gelen bir köylü parkta iki sevgiliye rastlar, iki sevgili birbirlerine :
-Gözlerimin içinde ne görüyorsun, diye sorarak birbirlerine aşkı sevgiyi dünyanın bütün güzelliklerini diyerek konuşurlar. Bu konuşmalar köylünün çok hoşuna gider. Köyüne dönünce sabah karısına :
-Gız Hatce gözlerimin içinde ne görüyon, diye sorar.
Karısı köylünün yüzüne bir süre baktıktan sonra :
-Çapaaaak! der.
Nuray ÇUHACI
HAYIRHANA
Kürdün biri birgün köyden şehire gelmis. Gözüne kestirdiği birine sormuş :
-Kardaş burda hayırhane var mıdır?
Adam da :
-He kardaş vardır, demiş ve caminin yolunu tarif etmiş. Tam da cuma vaktiymiş.Bizim kürt biraz sonra soluk soluğa gelmiş :
-Kardaş ben hayırhana dedim sen beni katilhanaya yolladın. Gittim oraya oturdum, sonra biri kalktı dedi, dedi, dedi, dedi. Sonra öbürü kalktı oda dedi, dedi, dedi, dedi. Öbürü tekrar kalktı, dedi, dedi, dedi, dedi. Sonra millet galeyana gelip ayaklandı ben de dışarı zor kaçtım.
Mekki Kutlu
HO!" DİYEMEYECEK KADAR
Doğu köylerinden birinde, kış kıyamette, adamın birisi ölmüş.Köylüler cenazeyi kızakla mezarlığa götürüyorlarmış.Ama daha mezarlığa varmadan, kızak da, öküzler de çamura saplanmış.Köylüler uzaktan öküzlere bağırmışlar çağırmışlarsa da, kimse çamura girmeyi göze alamamış.
O sırada, birisi, bakmış ki; dirilerden hayır yok, ölüye seslenmiş :
-Ulan, öldün öldün de, öküzlere bir "Ho!" diyemeyecek kadar mı öldün, mübarek? İŞ İNADA BİNDİ
Ömründe hiç teravih namazı kılmamış olan bir yörük, bir gün, caminin önünden geçerken, adamın birisi :
-Namaz vakti nereye gidiyorsun? demiş.Sen müslüman değil misin?
Yörük ne desin?"Bari şu namazı kılıvereyim de öyle gideyim" diyerek camiye girmiş.Gelgelelim, aklı dışarıda, hayvanlarında.Üç beş rekat namaz kılmış, bakmış, biteceği yok.
Dışarı çıkıp oğluna seslenmiş :
-Oğlum, hayvanlara mukayyet ol.İmamla iş inada bindi.
İT KIRKIYORUM
Batı'nın "sinek avlamak" deyimi yerine, Doğuda "it kırkmak" deyimi kullanılır.
Berberin biri bir müşterisini traş ederken, yoldan geçen biri hal hatır sormuş :
-İşler nasıl?
Son zamanlarda işleri kesat olan berber cevap vermiş :
-Görüyorsun işte; it kırkıyorum.



DÖRDÜNCÜ MOTOR
Temel Reis , İdris reisle birlikte uçakla İstanbul'a gidiyormuş.Bir sarsıntı olmuş.Herkeste bir telaş...Pilot konuşmuş:
-Bir motorda arıza var.Ama meraklanmayın, üç motorla da gidebiliriz...
15 dakika sonra bir anons daha :
-Bir motor daha istop etti ama telaşlanmayın, iki motorla gideriz...
10 dakika sonra pilot üçüncü motorun da bozulduğunu ama tek motorla da gidebileceklerini söylemiş.
Temel Reis dayanamayıp:
-Ula Idris Reis, ister misun simti törtünçü motor da pozulsun da hepten havata kalalum...



Acaba Dünyada Zeki olan 2% Insandan biri misin?
Bu soruda hicbir sekilde Sasirtmaca yoktur, Tamamen mantiğa dayalidir.
Mantikli bir sekilde cözüme ulasilabilir. Bol Sanslar!!!

1-) 5 Tane ev var hepsi ayri renk.
2-) Her evde oturanin, ayri bir uyrugu var.
3-) Hepside ayri bir icecek iciyor, ayri bir hayvan besliyor ve ayri
bir marka sigara iciyor.
4-) Bu 5 insanin hicbiri öbürünün yaptigini yapmiyor. Yani sigarasi
ayri, icecegi ayri, besledigi hayvan ayri ve evi ayri.

SORU: BALIK kime ait?

Aciklamalar:
1-) Ingiliz kirmizi evde oturuyor.
2-) Isveclinin köpegi var.
3-) Danimarkali cay iciyor.
4-) Yesil ev tam beyaz evin solunda duruyor.
5-) Yesil evin sahibi kahve icmeyi seviyor.
6-) Palmall sigarasi icenin bir kusu var.
7-) Ortadaki evde oturan süt icmeyi seviyor.
8-) Sari evde oturan Dunhill sigarasi iciyor.
9-) Norvecli birinci evde oturuyor.
10-) Marlboro icen Kedisi olanin yanindaki evde oturuyor.
11-) At'í olan insan, Dunhill sigarasi icenin yanindaki evde oturuyor.
12-) Winfield sigarasi icen, Birayi seviyor.
13-) Mavi evin yaninda Norvecli oturuyor.
14-) Alman Rothmanns Sigarasi iciyor.
15-) Marlboro icenin komsusu sadece su iciyor.

Einstein bunu son Yüzyilda yazmistir ve iddia etmistirki:
Dünya insanlarinin 98 % i bunu cözemez.
SIZE VE BUNU CÖZMEK ISTEYEN HERKESE BOL SANSLAR.



EN
> PAMUK PRENSES, HERKUL VE NOTRE DAME'IN KAMBURU AYNI
> SIRKTE SAHNEYE
> CIKIYORLARMIS. BIR GUN OTURURKEN PAMUK PRENSES
> DEMISKI:
> BENIM CADIRIMDA SIHIRLI AYNA VAR GIRIP SORAYIM HALA EN
> GUZEL
> BENMIYIM?
> CADIRA GIRIP CIKAN PAMUK PRENSES DEMISKI:
> AYNAYA SORDUM HALA EN GUZEL BENMISIM
>
> BUNUN UZERINE HERKUL :
> BIRDE BEN SORAYIM HALA EN KUVVETLI BENMIYIM ? DER VE
> CADIRA GIRER.
> CADIRDAN
> CIKINCA DERKI HALA EN KUVVETLI BENMISIM
>
> > > SIRA NOTRE DAME'IN KAMBURUNA GELMISTIR. ODA EN
> CIRKIN HALA BENMIYIM
> > > SORAYIM DIYE CADIRA GIRER. CADIRDAN ON KARIS
> SURATLA CIKAN NORTE
> > > DOME'IN KAMBURU SINIRLI BIR SEKILDE DERKI;
> > >
> > > KIM LAN BU REHA MUHTAR
>

ER RYAN
Osmanli donanmasiyla Venedik donanmasi arasinda savas çikmis. Venedik donanmasinin komutani Andrea Doria imis. Gözcü Osmanli donanmasinin yaklastigini fark edince hemen Andrea Doria'ya haber vermis:
- Osmanli yaklasiyoor. Andrea Doria sormus:
- Kaç gemi var? Gözcü:
- 10-20 kadar. Komutan hemen emir erini çagirmis: Oglum bana hemen kirmizi gömlegimi getir. Emir eri sasirmis:
- Niçin komutanim? Andrea Doria:
- Savasirken yaralanacagiz. Kan izi belli olmasin ve de askerlerin cesareti kirilmasin diye... Bu arada gözcüden yine ses gelmis:
- Efendim 50 kadar oldular. Andrea Doria heyecanlanmis ve emir erine tekrar seslenmis:
- Gömlegi bosver. Sen bana kahverengi pantolonumu getir..



Tiyatroda, ünlü oyuncu rolü gereği uşaklarına
bağırır.-Atımı getirin!O sırada münasebetsiz bir seyirci "Eşek olsa olmaz mı?
diye seslenir. Oyuncu hiç istifini bozmaz:-Hay hay! Buyrun

"Gön..:Ozan Bacak20. Adamın biri bir gün İngiltere'ye gezmeğe
gitmek istemiş. Tabi ingilizce bilmediğinden arkadaşına sormuş: -Yav ben
İngiltere'ye gidince onlarla nasıl anlaşacağım? demiş. Arkadaşıda: -Bak
konuştuğun her cümlenin sonuna 'ing' koy , onlar senin ne demek istediğini
anlarlar demiş. Ve adam ingiltere'ye gitmiş ve solugu bir cafede almış.
Arkadaşının taktiğini uygulamaya başlamış ve garsonu çağırmış: -Sen bana bir çay
getirebiling? demiş ve garson şaşkın şaşkın çay getirmeye gitmiş. Garson çayı
hemen getirmiş. Adam demişki: -Bak , ben ne güzel ingilizce konuşuyoring
değiling? demiş. Garson lafı yapıştırmış: -Ben Türk olmaying , bok içerdin
çaying!Gön..:Sırrı Perek21. Adamın biri bir gün meyhaneden çıkmış tabii kafasıda
iyi. Yolda bir ayağı kaldırımda bir ayağıda yolda yürüyormuş. Adamın biri bunu
görüp yanına yaklaşmış. Ve de merakını gizleyemeden sormuş. -Ya hemşerim , niye
bir ayağın asfaltta bir ayağın kaldırımda yürüyorsun? Bir yerde yürüsene? demiş.
Adamda ona: -Allah razı olsun hemşerim sana. Bende acaba ne zaman topal oldum
diye düşünüyordum.Gön..:Sırrı Perek22. Bir adam diğerine sordu:Köpeğinizi satın
almak istiyorum ama sadık mıdır?-Hem de fazlasıyla sadık. Size bu konuda yüzde
100 garanti verebilirim.-Nasıl bu kadar emin olabilirsiniz?Şimdiye kadar 5 kere
sattım. Her seferinde de geri geldi.23. İki general bir cafede oturup
konuşuyorlarmış. İçkinin de etkisiyle generalin biri "benim bir erim var çok
salak demiş. Diğeriyse "hayır, benim bir erim var o daha da salaktır." demiş.
Tartışma çok büyümeden kimin askerinin daha salak olduğunu anlamak için yarışma
gibi bir şey yapmaya karar vermişler. İlk general askerini yanına çağırıp
"oğlum, git bana şu 5000 lirayla bir Mercedes al gel" demiş. İkinci general de
askerini çağırıp "git bak ben ordu evinde miyim?" demiş. İki asker yolda
karşılaşmışlar. İlki "ya benim general çok salak. Bu günün pazar olduğunu
bildiği halde beni araba aldırmaya gönderdi." demiş. İkincisiyse "benim general
daha salak. Yanında telefon dururken, beni ordu evine gönderdi."
demiş.Gön..:Onur Yılmaz 24. Külkedisi meşhur baloya gitmek için tam hazırlanmaya
başlayacakken regl olduğunu farkeder. Tüm aramalarına rağmen üvey kardeşleri
orkid ve tamponları sakladığından çaresizlik içinde ağlamaya başlar. O sırada
iyilik perisi elinde bir tamponla belirir ve saat tam geceyarısı evde olması
gerektiğini sıkı sıkı tembihler. Külkedisi büyük bir neşe içinde baloya gider ve
gecenin en güzel kızı olarak bütün bir gece yakışıklı prensiyle dans eder.
Vaktin nasıl geçtiğini anlamayan külkedisi birde bakar ki geceyarısına on saniye
kalmış. Panik içinde toparlanıp kaçmaya çalışırken büyük bir patlama olur .
Tampon balkabağına dönüşmüştür....25. Biri içinde 1 milyar bulunan cüzdanını
kaybetmiş. Kaybettiği yerdekilere cüzdanını getirene 100 milyon vereceğini
söylemiş. Kalabalıktan bir ses daha duyulmuş.-O cüzdanı bulup bana getirene 250
milyom vereceğim...! 26. Yağmurlu, soğuk bir günde Amerika'da dünya polis
teşkilatlarının yarışması vardır. Yarışmada Amerikan polisleri, Alman polisleri,
Rus polisleri, İtalyan polisleri ve Türk polisleri yarışmaktadır. Yarışmanın
amacı ormanda bir fili hangi ülkanin polis teşklatı daha az sürede
yakalayacakdır. Yarışma başlar ve Alman polisleri ormana girerler aradan 30
dakika geçer ve Alman polisleri gelir. Sıra Rus polislerine gelir ve aynı
şekilde ormana girerler aradan 15 dakika geçer ve Rus polisleri gelir. Amerikan
polislerine sıra gelince üstün elektronik aletleriyle fili 10 dakikada ormandan
çıkarırlar. Sıra gelir Türk polisine ormana girerler ve aradan 3 dakika geçer ve
beraberinde'de bir ayı getirirler, bütün polis teşkilatları şaşkınlık içerisinde
türklere sorarlar biz sana fil dedik siz bize ayı getirmişsiniz diyince Türkler
daha cevap vermeden ayı atılır söze abi anam avradım olsun ki ben filim
der.Gön..:Dilek Akça27. Baba kutup ayısı ile oğlu dolaşıyorlarmış.Yavru ayı:
-Baba, benim dedem kutup ayısı mıydı? diye sormuş.Babası da: -Tabii ki oğlum
diye cevaplamış. Biraz daha yürüdükten sonra Yavru ayı: -Peki, dedemin babası
kutup ayısı mıydı?Baba biraz meraklanarak: -Tabii ki yavrum, dedenin babası da
kutup ayısıydı, niye merak ettin ki?Yavru ayı: -Hiiç... diye cevap vermiş. Biraz
daha yürüdükten sonra Yavru ayı yine: -Peki, dedemin annesi?Baba, biraz da
sinirlenerek: -Evet yavrum, o da kutup ayısıydı sertçe karşılık vermiş. Aradan
fazla geçmedenYavru ayı yine: -Peki baba, dedemin babasının babası, annesi,
amcası filan hepsi kutup ayısı mıydı? diye sormuş.Babası bu sefer kızarak:
-Evet, hepsi kutup ayısıydı. Benim babam, annem, annenin babası, annesi,
onaların babaları, annaleri, senin bütün sülalen kutup ayısı tamam mı? diye
bağırmış. Ardından da niye soruyosun bunları diye azarlamış oğlunu.Oğlu da:
-Nerden bileyim. Üşüyorum demiş.Gön..:Gwert Gwerty28. Bir gün Fatih Terim Fransa
milli takımı antrönörü Aime jacquet ile karşılaşmış. - Hocam sen bu takımı nasıl
seçtin de şampiyon oldunuz? demiş. -Çok kolay zekalarına göre seçiyorum. Bak
mesela sana bir örnek vereyim demiş ve Zidane'ı çağırmış. - Zidan'a oğlum söyle
bakayım senin annenin ve babanın çocuğu olan ama senin kardeşin olmayan kimdir?
Zidane biraz düşünmüş, tabiiki ben oluyorum demiş. Fatih Terim bundan çok
etkilenmiş. Türkiye'ye döner dönmez Hakan Şükür'ü çağırmış. - Hakan sana bir
soru soracağım eğer bilirsen bu hafta seni takıma alırım, bil bakalım annenin ve
babanın çocuğu olan ama kardeşin olmayan kimdir? Hakan biraz düşünmüş işin
içinden çıkamamış, biraz zaman istemiş ve hemen koşmuş Arif'i bulmuş. - Arif
annenin ve babanın çocuğu olan ama kardeşin olmayan kimdir? Arif cevap vermiş:
Benim tabiiki, Hakan sevinçle Fatih Terim'in yanına dönmüş: - Sorunun cevabını
buldum hocam: Arif'imiş Fatih Terim köpürmüş - Vay salak herif Arif olur mu hiç,
doğru cevap Zidane idi. Gön..:Burcu Aydınalp29. Amerikada yaşayan ünlü bir mafya
babasının karısı doğum yapacakmış. Hastaneye kaldırmışlar. Tabii ilgi obiçim.
Doktorlar, hemşireler etrafında pervane. Neyse doğumhaneye almışlar. Kadın ikiz
doğuracakmış. İlk çocuk gelmeye başlamış, çocuk kafasını çıkarınca etraftaki
kalabalığı görür görmez hemen bağırmış. -HEY JOE, Ön kapıyı tutmuşlar, arka
kapıdan kaçalım.Gön..:Ahmet Soylu30. Adam bürosuna gelir gelmez sekreterine
kendisini arayan olup olmadığını sormuş. Sekreter bir beyin geldiğini ancak
adını söylemediğini belirtmiş. Adam "O sersem kardeşim olmalı" diye söylenince
sekreter, "Olabilir efendim. Çünkü size çok benziyordu" demiş.31. Kadın
sevgilisiyle birlikteyken kocasının eve girdiğini duyar.- Çabuk! Köşeye geç ve
bir heykel gibi davran. Adamın her yerine bebek yağı sürer, üzerine de bebe
pudrası serper.- Sakın kımıldama ve heykelmissin gibi davran! - Bu nedir?
hayatım, diye sorar kocası kapıdan girer girmez.- O mu? Sadece bir heykel.
Smithler yatak odaları için bir tane almışlardı. O kadar sevdim ki bir tane de
ben ısmarladım. Kimse o andan itibaren heykel hakkında konuşmaz hatta yatağa
girene kadar. Gece saat iki gibi koca kalkar ve mutfağa gider, bir kaç dakika
sonra da elinde bir sandviç ve bir bira ile geri döner. - Al bakalım, der, bir
şeyler ye. Ben 3 gün boyunca Smith'lerde idiyot gibi dikilirken kimse bana bir
bardak su bile vermemişti.Gön..:Ovsanna Goboyan32. İtalya'da Vatikan
yakınlarında bir eve gece hırsız girmiş. Hırsız evin içinde karanlıkta
ilerlerken arkasından bir ses gelmiş: -Seni ben görüyorum. İsa da görüyor!
Hırsız panik içinde bir köşeye sinip ve farkedilmemeyi ümit ederken ses tekrar
yükselmiş - Seni ben görüyorum. İsa da görüyor! Hırsız sesin kendine
seslendiğine emin olunca el fenerini açıp, sesin sahibini aramaya başlamış ve
bakmış bir Papağan! Şaşkınlıkla söylemiş - Konusan sen miydin? Papağan tekrar
konuşmuş -Evet.. Bunun üzerine Hırsız -Ama sen Papağansın! Papağan cevap
vermiş.-Evet ben Papağanım...İsa da Doberman.. 33. Bıçkın ve aynı zamanda
hovarda bir adam ölür ve cehenneme gider. Cehennemde birkaç gün kaldıktan sonra
cennet görevlisi melek gelir ve seni cennete götüreceğim der. Bizim bıçkın
halinden memnun görevli melekle cennetin yoluna koyulurlar. Cennetin kapısına
yaklaştıklarında içeriden feryat figan sesler duyar ve meleğe döner, - Sen beni
cennete götürecektin der. Melek burası cennet deyince, içerideki sesler nedir
demiş, melek : - ha o sesler içerideki iyi insanlara kanat takılacak onun için
sırtlarına delik açılıyor demiş. Bizimki ürkmüş cennetin yolunda biraz daha
ilerlemişler bu sefer geçenki seslerden daha acı ve yoğun sesler gelmeye
başlamış. Bıçkın yine sormuş; Şimdi neler oluyor, neden sesler daha acı? Melek:
- İyi insanların başlarına halka takılacak onun için başlarını deliyorlar.
Bizimki iyice korkmuş ve ben cehenneme gitmek istiyorum deyince melek iyi ama
orada da sana kuyruk takacaklar demiş. Bıçkın olsun olsun nasıl olsa onun deliği
hazır demiş. Gön..: Ayçin34. Becky ve Sam 50'nci evlilik yıldönümlerini
kutluyorlardı. Sam birden soruverdi: "Sevgilim, bu elli yıl içinde beni hiç
aldattın mı?.." "O da nereden çıktı?" diye sinirlendi Becky.. "Cevabı da
öğrenmek istemezsin herhalde ?.." "İsterim" dedi Sam.. "Lütfen anlat, ne
olur?.." "Madem öyle" dedi Becky, "Üç kez aldattım seni.." "Üç kez öyle mi?..
Kimlerdi onlar?.." "İlki" diye anlatmaya başladı Becky, "Hani sen 30 yaşındaydın
ve kendi diş kliniğini kurmak istiyordun ama hiçbir banka sana kredi açmıyordu.
Sonra bir banka yöneticisi eve geldi, hiçbir şey sormadan tüm kağıtları imzaladı
ve sen en modern araçları getirebildin." "Ooo Becky.. Benim için kendini feda
ettin ha.. Benim sevgili karım!.. Peki ikincisi.." "Hani 50 yaşında felaket bir
kalp krizi geçirmiştin.. Çok kritik bir bye-pass ameliyatı geçirmen gerekiyordu
da, hiçbir doktor sana el süremiyordu.. Her an ölebilirdin. O sırada Dr. Bakey
onca yoldan kalktı geldi. Ameliyatını yaptı, seni hayata döndürdü.." "Ah benim
sevgili karım.. Hayatımı kurtarmak için kendini bir kez daha feda ettin öyle
mi?.. Hiç kimsenin böyle harika bir eşi olamaz. Böyle bir şey yapman beni ne
kadar sevdiğini gösterir. Üçüncü peki?.." "Hatırlıyor musun, yıllar önce Diş
Hekimleri Odası Başkanı olmayı fena halde istiyordun ve 47 oyun eksikti?.."35.
Üç mahkum cezaevi yolundadır. Herbirine, hapiste geçirecekleri günler için bir
eşya getirilmesine izin verilmiştir. Otobüste, biri diğerine döner ve sorar,
"ee, sen ne getirdin ?", diğer mahkum bir kutu boya çıkarır ve bunlarla herşeyi
boyayabileceğini söyler ve diyer mahkuma sorar, "sen ne getirdin ?". Oda,
yanındaki kutuyu açar ve içinden iskambil kağıtlarını çıkarır. "Bunlarla poker
oynayabilir, fal bakabilir veya herhangi bir kart oyunu oynayabilirim" der.
Üçüncü mahkum köşede sessizce sırıtarak oturmaktadır. Diğer iki mahkum farkeder
ve sorarlar, "Sen niye kendinden eminsin o kadar, sen ne getirdin ?" Üçüncü
mahkum bir kutu çıkarır ve gülerek "bu tamponları getirdim," der. Diğer iki
mahkumunda kafası karışmıştır, merakla sorarlar, "Bunlarla ne yapabilirsin ki?"
Üçüncü yine sırıtır ve kutuyu göstererek "Kutuda yazdığına göre, bunlarla at
sürebilir, yüzmeye gidebilir hatta paten kayabilirmişim"36. Bir adam uçağıyla
Afrika'nın üzerinde gezerken birden uçağı arızalanır ve ormanlık bir alana
düşer. Adam ne yapayım ne yapayım diye düşünürken birden bir Afrika kabilesinin
ona doğru yaklaştığını görür. Adam içinden "İste şimdi boku yedik" der. O anda
düşüncesinde Nur yüzlü dedenin sesini duyar.- Hayır evladım boku yemedin.- Peki
ne yapmam gerek ? - Şuradaki mızrağı görüyormusun? - Evet.- Al onu öndeki renkli
giysili adamın tam kalbine batır.Adam mızrağı alır ve adamın tam kalbine
batırır.-Evladım işte şimdi boku yedin.37. Adamın biri bir gün yolda giderken
bir dilenciye rastlar. Dilenciye bir para verir ve al bununla bir sigara alırsın
der. Dilenci "beyim ben hiç sigara içmem" der. Bunun üzerine adam o zaman bir
bira içersin der. Dilenci "ben ağzıma içki koymam" der. Sen de o zaman bir
altılı oynarsın. Dilenci "beyim ben hiç kumarda oynamam" deyince adam o zaman al
bu parayı ve bizim eve gel der. Dilenci neden olduğunu sorar. Adam "Karım seni
bir görsün içki ve sigara içmeyen, kumar oynamayan bir adamın hali ne
oluyor."38. Günün birinde Bill Clinton, Fidel Castro ve Bill Gates kendilerini
tanrının yanında bulmuşlar. Tanrı bunlara dönmüş " Sizi buraya çağırdım çünkü
2000 yılında kıyametin kopacağını cemaatlerinize haber vermenizi istiyorum"
demiş. Daha ne olduğunu anlayamadan bi de bakmışlar ki evlerindeler... Clinton,
hemen ülkenin bütün televizyonlarına haber vermiş ve canlı yayına çıkmış. "
Sayın vatandaşlarım, size bir iyi bir de kötü haberim var. İyi olanı, In god we
trust harbi harbi var. Yani bunca zaman boşuna inanmadınız. Kötü olan ise 2000
yılında kıyamet kopacak..." Kastro'da boş durmamış hemen insanlarının karşısına
geçmiş. " Yoldaşlar üzgünüm ama size iki kötü haberim var. Birincisi, bunca
zaman kendimizi kandırmısız, tanrı gerçekten de varmış! İkincisi ise daha kötü,
daha tanrıya inanamadan hepimiz öleceğiz, çünkü 2000 yılında kıyamet kopuyor."
Bu arada Gates'de bütün kurmaylarını toplamış havadis veriyor. "Baylar size iki
iyi haberim var. Birincisi, tanrı beni dünyanın en önemli üç kişisinden biri
olarak görüyor. İkincisi ise artık "year2000" problemini çözmemize gerek
kalmadı..."39. Bir savaş gemisi karanlık ve sisli bir gecede yol alıyormuş.
Derken kaptan köşkündeki komutan tam karşıda ve uzakta üzerlerine doğru gelen
bir ışık farketmiş. Hemen karşı tarafa sinyal göndererek şu mesajı
geçmiş:-"Derhal rotanızı 30 derece doğuya çeviriniz" Karşıdan anında cevap
gelmiş:-"Sen rotanı 30 derece batıya çevir!" Komutan şaşırmış, biraz da
sinirlenmiş, mesajı tekrarlamış:-"Rotanı derhal 30 derece doğuya çevir,
emrediyorum!" Karşıdan cevap:-"Asıl sen rotanı 30 derece batıya
çevireceksin!"Komutan öfkeden küplere binmiş, bir mesaj daha yollamış.-"Ben 30
yıllık kaptanım, sana son kez emrediyorum, rotanı 30 derece batıya çevir!"-"Sen
30 senelik kaptansan ben de 20 senelik denizciyim, sen rotanı 30 derece doğuya
çevir."Komutan, o kadar sinirlenmiş ki, hemen mürettebata bütün topları ateşe
hazır hale getirmelerini emretmiş ve son kez bir mesaj göndermiş: -"Burası bir
savaş gemisi, derhal rotanı 30 derece batıya çevirmezsen ateşe
başlayacağız."-"Burası da bir deniz feneri.. Sen rotanı bir an önce 30 derece
doğuya çevirmezsen birazdan kayalara çarpacaksın"Gön..:Erdal Açanal40. Birgün
cennet ve cehennemdekiler birbirlerinin yaşadıkları yerleri merak etmişler.
Yaptıkları görüşmelerden sonra en kısa zamanda bir köprü inşa etmeye karar
vermişler. Ama bu köprünün yarısını cennettekiler diğer yarısınıda
cehennemdekiler yapacakmış. Cehennemdekiler kendi yarılarını çarçabuk yapıp
bitirmişler ama cennet tarafında daha bir adım ilerleme yok. Bir elçi yollayıp
sebebini sormuşlar. Cennettekilerin cevabı ise " Vallahi günlerdir her yere
haber yolladık ama bir tane bile mütaahit bulamadık ..." Gön..:Erdal Açanal41.
Akıl hastanesinde 3 deli iyileşmek üzereymiş ki doktor; _ "Gelin bakalım yanıma
siz üçünüz." der. Üç deli doktorun yanına gelir ve doktor derki; _ Bakın şu
buzdolabını şurdan şuraya taşıyın sizi taburcu edeceğim. Deliler tamam deyip işe
başlarlar, ve dolabı doktorun dediği yere koyarlar. Doktor sorar; _ Öbür
arkadaşınız nerde? Delilerden biri cevap verir; _ O dolabın içinde rafları
taşıyor.!! Gön..:Caner Taşdemir42. Küçük John okuldan eve gelir ve üzgün bir
şekilde, "Matematik dersinden F aldım" der.Babası hemen sorar, "Neden
?""Öğretmen 3x2 kaç eder ?" diye sordu, ben de "6" dedim.Babası hemen oğlunu
tasdikler ve "Fakat bu doğru" der.Ondan sonra da "öğretmen 2x3 kaç eder ? diye
sordu"."Ha siktir, ne farkı var ki ?""Ben de öğretmene aynısını söyledim"
Gön..:ICQ 182873143. Akıl hastanesinden iki deliyi salıvereceklermiş. Doktorlar
kendi aralarında. "Bunlara son bir test yapalım da görelim akılları başlarına
gelmiş mi ?"demişler. Bunun üzerine iki deliyi bir masa başına getirmişler.
Masanın üzerine bir kavanoz dolusu siyah zeytin, bir kavanoz dolusu da canlı
hamamböceği dökmüşler ve "Buyrun beyler, yiyiniz." demişler. Delirlerden bir
tanesi hemen zeytinlere saldırmış,ötekisi araya girmiş, "Önce kaçanları yiyelim,
öbürleri nasıl olsa duruyor!"Gön..:EROL KÜTÜK44. Elektrik süpürgesi satcısı, bir
apartman dairesinin kapısını çalmış, kapıyı açan bayana - "Hanımefendi, bu
elimde görmüş olduğunuz kovanın içinde at pisligi var ! " demiş ve bu bir kova
pisligi evin içine doğru savurarak döküvermiş. Sonrada - "Hanımefendi, elimdeki
elektrik süpürgesi ile 10 dakika içinde bunu temizleyemezsem, bu boku
yiyeceğim..! "demiş. Kadın satıcıya şöyle bir bakmış.- "Beyefendi, üstüne
domates sosu da istermisiniz ? Elektrikler kesik de ....! "GÖN:İsak Paslı45.
Moşe sinemaya girmek istiyordu. Gişeden biletini aldı. Birkaç dakika sonra gelip
bir tane daha aldı. Sonra bir bilet daha bir bilet daha..... Gişedeki görevli
deli olduğunu anladı daha fazla dayanamadı . Karaborsa yapıyorsun galiba bu
kaçıncı bilet alışın?İçeride bir deli var. Tam kapıdan giricem,biletimi yırtıyor
ben de gelip yenisini almak zorunda kalıyorum.Gön..:Melis46. Bir gün bir tavşan
ormanda neşeyle yürüyormuş. Derken karşısına tanımadığı bir mahlukat çıkmış. -
Nesin sen diye sormuş. - Ben katırım. Annem eşek, babam ise bir attır demiş.
Tavşan "hmm... hayli enteresan" diyerek yoluna devam etmiş. Derken yine
tanımadığı bir hayvana rastlamış. - Peki sen nesin? - Ben bir kurt köpeğiyim.
Annem köpek, babam ise kurttur. Tavsan yine enteresan diyerek ilerlemiş. Ancak
bu sefer karşısına ne iduğu belirsiz bir hayvan daha çıkmış. - Sen de kimsin? -
Ben bir devekuşuyum !!!!!????? Gön..:Emre Esin47. Adamın biri hipermarketin
manav bölümünde satıcıyı ikna etmeye calışmaktadır: "Kivi alacağım, fakat yarım
istiyorum...""Saçmalamayın beyefendi yarım kiwi mi olurmuş !""Yok ben hepsini
yiyemem, ben yarım kiwi istiyorum" . Olurdu-olmazdı tartışmasına girerler,
sonunda satış elemanı ...."Ben içeride müdüre sorayım, kivinin yarısını
satabilirmiyiz diye..." deyip adamın yanından ayrılır. Müdüre olayı anlatmaya
koyulur: "Patron, bir orospu çocuğu geldi, yarım kivi istiyor, ne diyeyim?"
Lafını bitirir bitirmez arkasında birisi olduğunu farkeder, dönüp baktığında
kivi isteyen müşteriyle karşılaşır ve konuşmasına bozuntuya vermeden devam eder:
"Bu beyefendi de diğer yarısını istiyor..."Müdür "tamam" der. Gönderirler
müşteriyi. Sonra müdür satış elemanını yanına çağırır: "Akıllı bir adama
benziyorsun. Zor durumdan çok iyi kurtardın kendini ... Nerelisin sen?""Yeni
Zellandalı'yım""Neden geldin peki Amerika'ya?""Orada iki çesit insan vardır ...
fahişeler ve rugby oyuncuları"Müdür "Benim karım da Yeni Zellandalı !""Öylee
miiii, hangi takımda oynuyordu efendim?" Gön.. :Turhan Latif Mete48. Şehir
yaşamından bıkmış olan bir vatandaş, ıssız bir adada yaşamaya karar verir. Ve
giderkende fazlaca sıkılmayayım diye yanına bir papağan almaya karar verir.
Gider bir papağancıya, "Bir papağan istiyorum,yalnız fazla geveze olmasın" der.
Papağancı; "buyurun efendim, tam size göre bir papağanım var" der ve bunlar
adanın yolunu tutarlar. Adam gayet mutlu bağıyla bahçesiyle tavuklarıyla
ugraşmakta ve papağanla ekonomik, kültürel, dünya sorunları, uzay, bilim v.s.
muhabbetleri yapmaktadır. Gel gelelim birgün adayı teröristler basar ve bizim
vatandaşa sorarlar; sağcımısın solcumusun! ? Bizim vatandaş em kem küm derken,
papağan atlar ve cevap verir sağcıdır o sağcıdır, demeye kalmadan bizim
vatandaşın ağız burun dümdüz. Güzelce bir dayaktan sonra teröristler gider.
Bizim vatandaş ahlıyarak oflayarak; "Bana bak birdaha benim işime karışırsan
seni tavukların yanına kümese tıkarım ve sürgün hayatı yaşarsın!" der. Neyse
papağancağız ne bilsin adamlar neci? öyle ya! Gel zaman git zaman aradaki buzlar
erir ve aynı mutlu yaşama devem ederlerken bu sefer başka teröristler adayı
basar ve bizim vatandaşa aynı soruyu sorarlar; sağcımısın solcumusun!? Bizimki
yine em kem küm v.s. demeye kalmadan, papağan; "solcudur o solcudur" der ve
vatandaş geçtiğimiz olayda olduğu gibi cennetten cıkma bir dayak yer... Ve bu
olayın sonucunda da bizim papağanda kümese tıkılır tabiki... Papağan dertli; bir
gevezelik yüzünden,o güzelim evden ol! Gel bu, bok içinde yüzen kümese tıkıl...
kanatlarını arkaya atmış,düşünceli vede karamsar, bir öne bir arkaya voltasını
atmakta iken tavuklarda dizilmişler; buna kıs kıs gülmektedirler. Bizimki
tavuklara şööyle bir bakıp; ne gülüyosunuz ulan!? Ben sizin gibi fuhuştan değil,
siyasi düşünceden yatıyorum!.. der. Gön.. :Kaan Tuncalı49. Doktor akıl
hastahanesine havuz yaptırmış. Deliler buna çok sevinmişler;o kadar
sevinmişlerki hemen havuza dalmaya başlamışlar,360 dalanlar,balıklama dalanlar.
Doktor hastalarının birinin yanına yanaşmış''Havuzu nasıl buldunuz ?''diye
sormuş. Deli de çok beğendiklerini,havuzun harika olduğunu söylemiş.Doktor da
''İyii.Yarın da havuza su dolduracaaz.!!''demiş Gön..:Münir Acar
Amerikalı jo
Amerika'nın New York kentinde fabrikalardan birine Jo adında bir işçi alınmış.,
Bir gün fabrikaya New York şehrinin belediye başkanı gelmiş. Belediye başkanı fabrika sahibiyle birlikte fabrikayı gezerken bizim Jo'yu görmüş. Hemen boynuna sarılıp "O Jo, sen buradasin ha" demiş. Fabrika sahibi belediye başkanı gittikten sonra hemen Jo'nun yanına koşup belediye başkanını nereden tanıdığını sormuş. Jo "Bu daha ne ki" diye cevap vermiş. Bunun üzerine fabrikanın sahibi Jo'yu fabrikada usta başı yapmış.
Bir kaç gün sonra şehrin valisi fabrikayı ziyaret etmiş. Fabrika sahibiyle fabrikayı gerzerken o da Jo'yu görmüş ve hemen boynuna atılıp "Jo buralarda ha" demiş. Fabrika sahibi Jo'ya hayretler içinde valiyi nereden tanıdığını sormuş. Jo tekrar aynı cevabı vermiş. Bunun üzerine Jo'yu fabrikaya müdür yardımcısı yapmış.
Bir kaç gün sonra da Clinton fabrikaya gelmiş. O da fabrika sahibiyle gezerken Jo'yu görmüş. Ve hemen boynuna sarılıp "Jo sen buralarda ha" demiş. Clinton gittikten sonra fabrika sahibi Jo'yu müdür yapmış ve ona Clinton'u nereden tanıdığını sormuş. Jo "Bu daha ne ki. Ben papayı bile tanırım, demiş. Fakat o buna inanmamış. Jo "İstersen yarın akşam papanın kilisedeki sohbetine gidelim. Orada görürsün demiş.
Ertesi akşam beraberce kiliseye gitmişler. Sohbeti dinlerlerken Jo papanın yanına gitmiş. Papa hemen Jo'nun boynuna sarılmış. Fabrika sahibi uzaktan onları hayretle izlerken arkasındaki adam yanındakine sormuş: Ya şu kürsünün solundaki Jo da kürsüdeki kim?

Amerikada bir apartmanın 25.katında
Allah bakmış ki her gelen cennete giriyor ve de artık kapasitesi dolmak üzere, meleklerini yanina çagirip, cennete girmeye hak kazananlarin ölüm hikayelerini dinleyin mantikli ve hakli bulduklarinizi içeri alin gerisini gonderin demis.
Cennetin kapisi ilk çalista bir adam görmüsler melekler karsilarinda. Anlat bakalim hikayen nedir demisler. Adam da - Ben Amerika da bir apartmanin 25. katinda oturuyorum demis, bir gün eve geldigimde karimi çirilçiplak yatakta gördüm ve beni aldattigini düsünerek hemen ortaligi aramaya basladim, karim da bir yandan da yapma nolur falan demekte, fakat hiçbir yerde adami bulamadim, en sonunda gözüm balkon demirine takildi, orada bir adamin demirlere tutunarak asagi sarktigini gördüm, hemen kosup parmaklarini ittiriverdim, adam asagi düstü, dallara falan çarpti sirtüstü yere yapisti fakat ölmedi. Ben de Buzdolabini adamin üstüne attim ve adam öldü, bende sevincimden kalp krizi geçirip öldüm demis. Melekler bunun üzerine geç bakalim demisler, daha sonra cennetin kapisi tekrar açılmış, ikinci adam ayni soru sorulunca - Ben Amerika da bir apartmanin 26. katinda oturuyorum demis. Balkona çikip hava aliyordum dengemi kaybedip asagi düstüm tam bu anda 25. katin parmakliklarini yakalayabildim fakat manyagin biri önce beni asagi atti sonra da üzerime buzdolabi firlatti ve ben de öldüm demis. Melekler bu adam da masum diyerek geç bakalim demisler. Cennetin kapisi üçüncü kere çaldiginda içeri Bill Clinton girmis, melekler onu görünce sasirmislar ve burada ne isi oldugunu sormuslar, Bill Clinton - Simdi hikayem söyle, ben cirilçiplak bir buzdolabinin içi…......

AYI
Bir gun kadinin biri kocasini altatir ve o sirada cocugunu olayi gormesin diye dolaba koyar ve oynasin diye eline bir ayi verir.Derken kadinin kocasi eve gelir. Kadin sevgilisini hemen oglunun oldugu dolaba saklar.Olaydan habersiz koca karisini ciplak gorunce hemen yataga girer. Bu sirada dolapta cocuk adama elindeki ayiyi gostererek -Amca ben sana bu ayiyi satacagim" der.Adam; -Gerek yok yavrum almayacagim diye cevap verir, fakat cocuk ; -O zaman bende seni babama soyleyecegim diye tam disari cikarken adam almak zorunda kalir.Aradan 5 dakika gecmeden cocuk; -bana ayimi geri ver. der.adam; -biraz once aldim geri vermem deyince cocuk; -bende seni babama soylerim der ve tam disari cikarken adam ayiyi geri verir.5 dakika sonra cocuk ayni sekilde ayiyi adama satar ve geri alir. Bu boyle sabaha kadar devam eder.Sabah olur kadinin kocasi ise gidince sevgilisi de evden ayrilir.
Aradan birkac gun gecer ve cocuk yaptigina pisman olur ve annesine ; -Anne ben cok kotu birsey yaptim nasil rahatlarim der. Annesi; -bak oglum karsida kilise var, git gunah cikar rahatlarsin der.Bunun uzerine cocuk kiliseye gider, rahip kabinine girer ve cocuk; -amca benim bir ayim var" derken rahip sozunu keser ve; -almiyorum lan essogluessek almiyorum param bitti!!

Temel fıkraları
Temel ile Dursun paraşüt kursuna yazılır ve hafta sonları eğitim görmektedirler. Aradan aylar geçer ve eğitim tamamlanır. Yapılacak bir gösteri için prova yapmaktadırlar. Uçaktan atlarlar, lakin Temel'in paraşütü açılmaz. Dursun sorar:
- Temel, paraşütün açılmadı ne düşünüyorsun?.
Önemli değil... Zaten gerçek değil ki, prova yapıyoruz.

Bir toplantıda: Amerikalı: Biz Mars'a gideceğiz demiş.
Alman: - Biz yakıtsız çalışan araba üreteceğiz demiş.
Fransız: Atom bombasını etkisiz hale getirecek projelerimiz var demiş.
Bizim Temel durur mu? Biz de güneşe gideceğiz demiş. Herkes şaşkın şaşkın:
Ama orası yakar deyince bizim Temel: O kadarda enayi değiliz herhalde. Akşam serinliğinde gideceğiz !..

Temel kamyonu ile Trabzon'a gidiyor. Kamyonundaki yükün yüksekliği 5 metreyi aşmış.
Yol üzerinde bir tünele yaklaşırken kamyonun muaviniyolun yanındaki trafik levhasını gösterek Temel'i ikaz ediyor.
- Ustacığım. Tünel yüksekliği 4 metre yazıyor. Temel etrafına bakınıp umursamazca yanıt veriyor.
- Olsun. Etrafta trafik polisi yok.

KAZ
Cok soguk bir kis gunu padisah, tebdil'i kiyafet gezmeye karar vermis.Yanina basvezirini alip yola cikmis. Bir dere kenarinda calisan yasli bir adam gormusler..Adam elindeki derileri suya sokup, doverek tabakliyormus. Padisah, ihtiyari selamlamis.
" Selamunaleykum ey pir'i fani..."
" Aleykumselam ey serdar'i cihan...
"Padisah sormus." Altilarda ne yaptin ?"
" Altiya alti katmayinca, otuz ikiye yetmiyor..." Padisah gene sormus.
" Geceleri kalkmadin mi ?"
" Kalktik...Lakin, ellere yaradi..."Padisah gulmus.
" Bir kaz gondersem yolar misin ?"
" Hem de ciyaklatmadan..."
Padisahla basvezir adamin yanindan ayrilip yola koyulmuslar.
Padisah basvezire donmus." Ne konustugumuzu anladin mi ?"
" Hayir padisahim..." Padisah sinirlenmis.
" Bu aksama kadar ne konustugumuzu anlamazsan kelleni alirim."
Korkuya kapilan basvezir, padisahi saraya biraktiktan sonra telasla dere kenarina donmus. Bakmis adam hala orada calisiyor..
" Ne konustunuz siz padisahla..." Adam, basveziri soyle bir suzmus.
" Kusura bakma. Bedava soyleyemem. Ver bir yuz altin soyleyeyim.."
Basvezir, yuz altin vermis." Sen padisahi, serdar'i cihan, diye selamladin. Nereden anladin padisah oldugunu.."
" Ben dericiyim. Onun sirtindaki kurku padisahtan baskasi giyemezdi.."
Vezir kafasini kasimis." Peki, altilara alti katmayinca, otuz ikiye yetmiyor ne demek..."
Adam, bu soruya cevap vermek icin de bir yuz altin daha almis. "
Padisah, alti aylik yaz doneminde calismadin mi ki, kis gunu calisiyorsun, diye sordu. Ben de, yalnizca alti ay yaz degil, alti ay da kis calismazsak, yemek bulamiyoruz dedim."
Vezir bir soru daha sormus...
" Geceleri kalkmadin mi ne demek ?"Adam bir yuz altin daha almis.
"Cocuklarin yok mu diye sordu..Var, ama hepsi kiz. Evlendiler, baskasina yaradilar, dedim."Vezir gene kafasini sallamis.,
Bir de kaz gonderirsem dedi, o ne demek..."
Adam gulmus." Onu da sen bul..."

DALGINLIK
Tabiat bilgisi öğretmeni hayli dalgındı. O gün öğrencilerine elektrik akımının bir kurbağa üzerindeki etkisini göstermek istiyordu.
--"Bunun için sizlere çok yakından tanıdığınız bu sevimli hayvanlardan bir tane getirdim " dedi.. çantasını karıştırdı ve çıkara çıkara bir sosisli sandviç çıkardı. Şaşkın şaşkın sandviçe baktıktan sonra şöyle mırıldandı:
--"Allah ! Allah! Peki, ama ben bu sosisli sandviçi saat 10:00'da yememiş miydim?"

DUVAR YAZILARI
- Papağanımı konuşması için terörle mücadeleye verdim. Sonuçtan memnunum.
- İnsanlar üçe ayrılır. Sayı saymasını bilenler ve bilmeyenler
- Yüce şeytan sen bizim sevaplarımızı bağışla.
- Öldürdüğü insan 8 dil biliyordu. Toplu katliamdan yargılandı.
- 1960 yılında içilen kahvelerin hatırı dolmuştur. İlgilenenlere duyurulur.
- Mozomlar ikiye ayrılır. Kibarmozomlar ve kromozomlar
- Yuvayı dişi kuş yapar ama masrafları erkek kuş karşılar.
- Asansör bozuktur. En yakın asansör karşı apartmandadır.
- Çok büyük bir atletti. Hayatı boyunca dereceye girmeye çalıştı. Sonra hasta oldu. Derece ona girdi.
- 68 kuşağından mısınız? yoo hayır 80 sonrası büyüdüm. Alacakaranlık kuşağındanım.
- Gençler deneme- yamulma yöntemiyle yetiştiriliyor.
- Oturduğu yerden başarıya ulaşan tek şey tavuktur.
- Benim için hayatta 8 önemli şey vardır. Pamuk prenses ve 7 cüceler.
- Köpeğiniz çok büyük. Cinsi nedir bunun? - Aslan
- Süpermanda uçuyor ama kimse ona kuş beyinli muamelesi yapmıyor.
- Ölüm korkusu sürekli değil mezarda biten geçici bir korkudur.
- Kaptan pilotunuz konuşuyor: Çıkarın beni bu kaptaaaaaaannnn!!!!!!!!!
- Başına gelenlerin daha korkuncu da olabilir. Mesela...Benim başıma da gelebilirdi.
- Sol kulağını kapatırsan sağ duyulu olursun.

Elektrik supurgesi saticisi
Elektrik supurgesi saticisi, bir apartman dairesinin kapisini calmis?, kapiyi acan bayana "Hanimefendi, bu elimde gormus oldugunuz kovanin icinde at pisligi var! " demis ve bu bir kova pisligi evin icine dogru savurarak dokuvermis. Sonrada "Hanimefendi, elimdeki elektrik supurgesi ile 10 dakika icinde bunu temizleyemezsem, bu boku yiyecegim..! " Kadin saticiya soyle bir bakmis " Beyefendi, ustune domates sosu da istermisiniz?... Elektrikler kesik de....! "

FAKS-I MUHABBET
Sayın Orhan ERCAN dikkatlerine, Ankara, 12.01.1988 Konu: GÖZLÜK
Pek Muhterem Orhan ERCAN bey kardeşim, 8.1.1988 tarihinde lütfedip beni evinizde misafir etmiştiniz. Pek büyük bir şanssızlık neticesinde ve biraz da acele etmemden sebeple, gözlüğümü kıymetli evinizin kıymetli banyosunda unutmuş bulunmaktayım. Binaenaleyh, zamanınızı almaktan son derece müteessir olmakla beraber, gözlüksüzlüğün ne denli zor bir durum olduğunu takdir edeceğinizi ümidetmekten başka yapacak bir şeyim yoktur. Pervasız misalimi mazur görün, bir nev'i yarım insan gibi addediyorum gözlüksüzken kendimi efendim. Kıymetli zamanınızdan bir kısmını ayırarak, gözlüğümü Yurtiçi Kargo marifetiyle tarafıma gönderebilirseniz (misal, bir diş macunu kutusuna koyup gönderebilirsiniz) size olan minnetimin ziyadesiyle artacağını arz ederim efendim. NOT: Kargo mesarifleri bizzat tarafımdan ödenecektir. Saygı ve muhabbetlerimle kucaklarım, Muharrem ENSARİ

Sayın Muharrem ENSARİ dikkatlerine, İstanbul, 13.01.1988 Konu: GÖZLÜK
Aziz Dostum Muharrem ENSARİ bey, Gözlüğünüzü bizim fakirhanenin banyosunda unutmuş ve dolayısiyle zor bir durumda kalmış olmanızı büyük bir teessürle müşahade ettim. Filhakika bu sabah, zevcem Belkıs hanımefendi, gözlüğünüzü banyoda bulduklarını bana söylemişlerdir. Kendisinin bana bildirirken yüzünün kızardığı bir başka gerçekten yola çıkarak anladım ki, gözlüğün unutkanlık ve acelecilik sebebiyle banyoda kaldığı aşikardır, zira sifon da çekilmemiştir. Netice itibariyle, pek tabii ki kıymetli gözlüğünüzü tarafınıza yollayacağım. (Omo kutusuyla göndermem daha yerinde olacaktır kanaatindeyim, diş macunu kutusunda gözlüğünüz kırılabilir mazallah). Ancak, bahis açılmışken izninizle benim de küçük bir istirhamım olacak. Daha önce de defaten arz ettiğim ve tahmin ediyorum ki sizin de unutmuş olabileceğiniz gibi, 1985 senesinin Kasım ayında evinizde kalmış olan esvablarımın tarafıma gönderilmesi, bu iki önemsiz ve fakat can sıkıcı tesadüfün aynı anda tatlıya bağlanmasına vesile olacaktır. NOT: Kargo mesarifleri küçük bir detaydır, ehemmiyetsizdir, size birşey olmasın. Muhabbetle Kucaklarım, Orhan ERCAN

Sayın Orhan ERCAN dikkatlerine, Ankara, 14.01.1988 KONU: GÖZLÜK
Pek Muhterem Orhan ERCAN beyciğim, Dün göndermiş olduğunuz faks mesajınızı aldım, teşekkür ederim, teveccüh buyurmuşsunuz efendim. Esvablarınızın size gönderilmemesindeki ihmalkarlığım affedilecek cinsten değildir. Faksınızı okurken bir kez daha utandığımı arz etmek isterim. Amma velakin, nur içinde yatsın, cebir müderrisimiz Edib Bey’in de söylediği gibi elmalarla armutların toplanmaması icab eder. Gözlüğün ehemmiyetiyle, birkaç parça esvabın ehemmiyeti kıyaslanmamalıdır. Zira siz esvablarınız olmadan da örtünebilirken, benim gözlüksüz Yüce Mevlam dostlardan uzak eylesin bir amadan farkım kalmamıstır. Gözlüğüm olmadan esvablarınızın evin hangi köşesinde olduğunu bulabileceğim dahi süphelidir. Mevzua pek iyi bildiğim aklıseliminizle bakacağınızdan eminim efendim. NOT: Zevceniz hanımefendiye en derin hürmetlerimi iletiniz efendim, sifonu çektim lakin zannederim ki samandırası bozuktu, çalışmadı. Sevgi ve muhabbetle kucaklarım, Muharrem ENSARİ

Sayın Muharrem ENSARİ dikkatlerine,İstanbul, 15.01.1988 KONU: GÖZLÜK
Muharrem beyciğim, Faksınızı aldım, teşekkür ederim. Ne rahmetle hatırladığımız cebir müderrisimiz Edib Bey’in ne de cebirin mevzuumuzla bir alakası olduğu kanaatindeyim. Yok eğer mevzuumuz cebir ise, biz ne der idik unuttum, şimdiki talebelerin Fonksiyon tabir ettiği şeyi, nazari dikkate alacak olursak, a.x=b.y + c misalinde olduğu gibi x'in değeri ilk evvela y daha sonra da a, b ve c gibi değerlerle alakalıdır. Bu misalin ana fikri budur: Ne ekersen onu biçersin. Yani siz doğru dürüst bir y olsa idiniz, x de x'liğini bilir sizin gözlüğünüzü memnuniyetle gönderir idi. NOT: Belkıs'ın da selamı var. Muhabbetle ellerinizi sıkarım, Orhan ERCAN

Sayın Orhan ERCAN dikkatlerine, Ankara, 16.01.1988 KONU: GÖZLÜK
Orhan Bey, Faksınızı aldım. Muhtemelen eskiciden alınmış olan değersiz esvabların, bir ihtiyarın sıhhatiyle oynamak için alet ediliyor olduğunu ibretle takib ediyorum. Gözlüğümü çerçevesiyle beraber (stafilodur) acilen tarafıma göndermenizi aksi halde dalağınızla cima etmek mecburiyetinde kalacağımı binnetice arz ederim. NOT: Belkıs Hanım'a bir şey olmasın. Hışımla ellerinizi sıkarım, Muharrem ENSARI

Sayın Muharrem ENSARİ dikkatlerine, İstanbul, 17.01.1988 KONU:GÖZLÜK
Muharrem, Faksını aldım. Höst köpek. Mevzuu daha fazla dallandırıp budaklandırmanın alemi yok. Ne kaa ekmek, o kaa köfte. Gönder esvabları al gözlüğü. NOT: Bu işe Belkıs'ı karıştırma. Allah belanı versin, Orhan ERCAN

Sayın Orhan ERCAN dikkatlerine, Ankara, 18.01.1988 KONU: GÖZLÜK
Orhan Öküzü, Küstah faksını aldım. Köpek senin babandır nur içinde yatsın, enik! Esvablarını banyo sobasında yaktım. Gözlüğü, bedenindeki en münasip deliğe sok. NOT: Belkıs'in neler karıştırdığını bilebilseydin keşke. Afyon Vali Muavini Ekrem Bey’i bir sor bakalım kendisine. Helvanı yeriz inşaallah, Muharrem ENSARİ

Sayın Muharrem ENSARİ dikkatlerine, İstanbul, 19.01.1988 KONU:GÖZLÜK
Salak Muharrem, Gözlüğü sattım. Epeyi de para etti mübarek. İki kat yeni esvab aldım kendime. Benim bu işte karıdan gayri bir ziyanım olmadı, bu yaştan sonra da karıyı neyleyim, kovdum orospuyu kurtuldum zaar, olan senin gözlüğe oldu. NOT: O Ekrem itini görürsen söyle, onunla görülecek hesabım var. Tez Vakitte geberesin, Orhan ERCAN

Trafik cezası
Yasli bir amca eseginin üzerinde karayolunda seyretmektedir. Bunu gören trafik polisleri amcaya takilmak isterler ve onu durdururlar.
Polis: Be amca, necin dakman golani? (Golan: Emniyet kemeri)
Amca: Dakmam be iste!
Polis: E bak gördün mü, simdi ceza keseceyik.
Amca: Kes bakalim ne keseceysan da gidecem; acele isim var.
Polis: Peki amca, cezayi sana yazalim yogsam esege?..
Amca: ???
Polis: Yani cezayi sana yazarsak 5 milyon ödeycen, esege yazarsak 3 milyon ödeycen.
Amca: Bana kes o zaman.
Polis:Neden sana keseyoz amca?
Amca:Onun sicili temiz olsun polis yapacaz onu!

FOTOGRAF
Kadin, hisimla fotografcinin kapisindan iceri girmis.
Bas bas bagirmaya baslamis:
-Bu yaptıginiz terbiyesizliktir! Hayatimda boyle bir sey görmedim! Lutfen fotografimi vitrinden indirin!
-Fotografci gayet sakin:
-Hanimefendi o kadar guzel poz vermissiniz ki biz de o kadar guzel cekmisiz ki, bu nedenle fotografinizi buyutup vitrine koyduk! Kadin bu kez iyice feryat etmeye baslamis:
-Iyi guzel de fotografimin hemen ustunde bunun gibi alti tanesi bir milyon diye niye yazdiniz?

Helsinki zirvesi
Gulelim eglenelim...:) Tarihi zirveden notlar
* Helsinki'deki zirve AB liderlerinin toplantı salonunun bahçesinde kartopu oynamasıyla başladı. Aday ülke liderlerinin oyuna dahil edilmeyişi dikkat çekti. Bahçeye yapılan kardan adamın Rauf Denktaş'ı andırması üzerine Türk heyeti nota verdi. Liderler kardan adamı uçan tekmelerle devirince sorun çözüldü.
* Pazarlığın başında Hollandalı bir delege İsmail Cem'e "Birliğe girerseniz kokoreç ve işkembeyi yasaklamanız gerekir" deyince Cem "Siz domuzları yuduyudu veriyonuz, biz karışıyoz mu?" şeklinde karşılık verdi. Sinirini alamayan Cem, çantasından çıkardığı kuzu kellesini fırlattı, kelle Hollandalı delegenin kaburgalarını incitti. Kırk kadar delegenin "insanlık onuru işkenbeyi yenecek!" diye bağırması üzerine Cem sustu.
* Alman başbakan Şöhrer. "Türkiye AB'ye girerse koşullarımıza uymalıdır. Ecevit sigarayı azaltıp bıyıklarını kesmelidir. Türkler artık bardakla bel çekmekten ve işyerlerinde çay markası kullanmaktan vazgeçmelidir. Artık "Doğan görünümlü Şahin" diye bişey olmamalıdır. Hacı Şakir'in yerine Aziz Şakir, Arap kızlı sakızın yerine İskandinav kızlı sakız, Ezogelin'in yerine ise Cristingelin isimleri kullanılmalıdır. Spor yazarlarının top sakal bırakması yasaklanmalıdır, örneğin Bilal Meşe, örneğin Kâzım Kanat! Ayrıca kim çıkardıysa 'Almanya'da osurmak serbest' geyiğini bitirin, böyle bişey yok" diye konuştu. Cem "Bu koşullara uyamayız. Bi tek Ezogelin, Ecogelin olabilir, diğerleri olmaz" diyerek masaya vurdu. Şöhrer "Şaka ettim İsmail'im, hemen celallenme" deyince ortalık yumuşadı.
* İngiltere başbakanı Blair "Şu Küçük İbo meselesini de tatlıya bağlayın artık" dedi. İsmail Cem "Kıbrıs'tan Küçük İbo diye bahsetmeyin, ayıp oluyo" şeklinde konuştu. Blair "Bigün hep beraber Kıbrıs'a gidip kumar oynayalım" deyince ortalık yine yumuşadı.
* Türkler'e Avrupa'da serbest dolaşım hakkı verilmesi de şarta bağlandı. Bir delege "Türkler, Avrupa'da dolaşabilir, ama Ayna grubu hariç! Çünkü onlar gece gündüz çıkarmadıkları o kara gözlükleriyle sağa sola çarpıp Avrupa mağazalarına, duvarlarına zazar verirler!" dedi. İsmail Cem bunu kabul etti ama karşılığında Tarkan'ın Türkiye'ye verilmesini istedi. İtalyan başbakan D'alema "Tarkan, askerlik için Türkiye'ye gelir ama gece nöbeti yazılmayacak, patates soydurulmayacak, mümkünse levazım yazıcı yapılacak" deyince İsmail Cem "Herşeye tamam ama askerliğe karışamayız. O bizi de aşar, sizi de aşar!" karşılığını verdi.
* Türkiye için umutlar belirince Clinton, Ecevit'e telefon etti ve "Abi, bi zıplayın görünelim, şu işi riske atmayalım" dedi. Bunun üzerine Ecevit, Demirel'i de alarak Helsinki'ye uçtu. Liderlerden biri Ecevit'i internet ünlüsü Mahir'le karıştırıp "Sitenizi ilgiyle izliyorum" diye tebrik etti. Ecevit lafı tam anlamayıp "Evet efendim, Oran Sitesi'nde oturuyodum bi zamanlar" demesi konuyu kapattı.
*Türk tarafı durum değerlendirmesi yapmak için izin istedi. Başbaşa kalınca Demirel "Ne diyosunuz hoca, galbim güt güt atıyo, ben girelim derim" diye görüş belirtti. Ecevit "Girelim ama biz de bu şans varken, gelir Avrupalı'nın da iti uğursuzu bulur bizi. Zaten Türk mafyası canımızı okuyo, bi de İtalyan mafyasıyla, İspanyol mafyasıyla uğraşmayalım?!" dedi. İsmail Cem "Onlar sorun değil. Çakıcı'dan yararlanırız. Geze geze Galatasaray gibi oldu herif, dış saha tecrübesi çok fazla. Bütün mafyaların hakkından gelir" diyerek kuşkuları dağıttı.
* Görüşmeler tekrar başladı. Fransa başbakanı Şirak, Demirel'e "Madem Avrupalı olmak istiyosunuz, Asyalılar'a, Afrikalılar'a ana avrat küfredin, samimiyetinizi anlayalım" dedi. Demirel tam küfre girişecekken, İsmail Cem engelledi. Bu arada Tansu Çiller'in Helsinki'ye "AB'ye girmek için uğraşmayın! AB olmazsa CÇ'ye gireriz" şeklinde yolladığı faks ciddiye alınmadı.
*Sonunda zirveden "Türkiye efendi olursa bi daaki milenyuma kesin aday olur" kararı çıktı. Zirve sonrası liderlerden oluşan aile fotoğrafına Demirel "Benim çocuklarım sayılır" diyerek Cavit Çağlar, Kamuran Çörtük ve Ali Şener'i de sokmak istedi. İstek reddedildi. Aile fotoğrafında Demirel'in tek elini yere koyup çömelerek şirinlik yapmaya çalışması da ayrıca tepkiyle karşılandı.

İki yahudi
Iki Yahudi arkadas, piyasayi arastirmislar ve o sene haki renkteki kumasin moda olacagini ögrenmislerdi. Bütün varliklarini paraya çevirdiler. Piyasadaki bütün haki kumaslari satin aldilar. Depolari bu renkteki kumaslarla doldu ancak kimsenin bu kumaslara talip olmadigi görüldü. Iki kafadar artik iflasin esigine gelmislerdi. Moiz ve Aron dertli dertli oturuyorlardi. Artik biçagin kemige dayandigi bir gün kapi çalindi ve içeriye bir albay girdi: - Siz de dedi haki renkte kumas var mi? Kulaklarina inanamadilar. Hemen atildilar: - Evet albayim var, gösterelim dediler. Albay, dikkatle kumaslari inceledi. - Çok begendim, dedi. Bu sene askerlere 200.000, subaylara 50.000 adet haki renkte elbise yaptiracagiz. Ancak tabii ki benim tek basima begenmem yetmez. Generalimin de oluru lazim. Bana bir parça numune verin. Yarin öglen 12'ye kadar telgraf çekersem iptal ederim. Eger telgraf gelmezse kumaslari kesip imalata baslayabilirsiniz. O gece bitmek bilmedi. Kimi zaman ümitlendiler, kimi zaman 'ya iptal olursa' diye gögüs geçirdiler. Ertesi gün saat 11, 11.30, 11.45, gözleri yolda, korku ile postaciyi beklediler. Gelmesin diye dua ederek. 12'ye 5 kala postaci sokagin kösesinden gözüktü. 'Belki bize gelmiyordur' diye ümitlendiler. Ancak postaci gelip kapilarini çaldi. Moiz, büyük bir kederle koltuga çöktü. Aron da çaresiz kapiyi açti. Postacinin elinde bir telgraf vardi. Aron titreyen elleri ile telgrafi açti, okudu ve sevinçle seslendi: - Müjde Moiz, baban ölmüs!

Kaptan Bravo
Günün birinde açik denizlerde yol alirken, gözcü seslenmis diregin tepesinden, "heyyoooo, uzakta bir korsan gemisi göründüüüüüü...." Bunun üzerine tüm mürettebat dehset içinde saga sola kosusturmaya baslamis.
Kaptan Bravo sakin bir sesle yardimcisina seslenmis, "bana kirmizi gömlegimi getirin." Yardimci derhal kaptanin kirmizi gömlegini getirmis... Bravo gömlegi giyerken adamlarini savas düzenine sokmus ve korsanlari yenmis...
Daha sonra, gözcü bu kez bir degil, iki korsan gemisini tespit etmis uzaklarda... Kaptan Bravo bu kez de kirmizi gömlegini istemis ve yine korsanlari duman etmis. O aksam, bütün mürettebat güvertede oturmut, o günkü zaferi konusurken, adamlardan biri kaptana sormuş: "Kaptanim, niye savastan önce kirmizi gömleginizi istiyorsunuz, çok merak ettik de, bagislayin sormakla bir kusur ediyorsam..."
Bravo soruyu cevaplamis: "Sundan istiyorum evladim... Eger saldiri sirasinda yaralanirsam kirmizi gömlek akan kanimi belli etmez, böylelikle siz de korkusuzca düsmanlarimiza direnmeyi sürdürürsünüz."
Ortaligi bir sessizlik kaplamis, sadece denizin sipirtisi ve rüzgarin yelkenlere dokunusu duyuluyormus... Adamlarin yürekleri kaptanlarinin cesaretine duyduklari hayranlikla güm be de güm atiyormus...
Safak sökerken gözcü bu kez bir degil, iki degil, ama tam ON korsan gemisinin yaklasmakta oldugunu tespit etmis. Mürettebat kutsayici bir sessizlikle kaptanlarina bakarak, onun o artik alisilagelen kirmizi gömlek talebinde bulunmasini beklemeye baslamislar.
Kaptan Bravo çelik gibi gözleriyle gemisine yaklasan korsan filosuna bakmis, sonra korkusuzca adamlarina dönmüs ve sakin bir sesle bagirmis:
"Kahverengi pantolonumu getirin bana!

Rusya ve Komünizm
Rusyada komünizm çöker. Ve 2 kominist partinin kurmayları bu sistemi yaşatmak için plan kurarlar. Ve planı uygulamaya başlarlar. Rusya'nın en yaşlı adamını bulup ona televizyona çıkıp bu yaşa kadar yaşamasının sırrının komünizm olduğunu söylemesini isterler. Adam da iki şartla kabul eder. Kendisi 115 yaşındaymış, 60senedir görmediği oğlunun bulunmasını istemiş. Herşey kabul edilmiş ve oğlu da bulunmuş. Fakat tel. programında herşeyi açıkladıktan sonra karşısına çıkartılacakmış. Neyse televizyonda canlı yayın başlamış, yaşlı adam komünizmi çok güzel övmüş, ve anında oğlunu yollamışlar ve adam oğluna sarılmış. Sistem spikeri sormuş "efendim 60 senedir görmediğiniz oğlunuzu nasıl tanıdınız?" yaşlı adam "Ceketinden

Sibirya'nin köylerinden birinde
Sibirya'nin köylerinden birinde cenaze mezarliga götürülüyormus. Misir tarlasinin ortasinda tabut köylülerin ellerinden düsüvermis. Tabutun icindeki ceset düsüp dereye yuvarlanmis. Akinti cesedi dinamitle avlanan balikcilarin yanina sürüklemis. Balikcilar "Acaba adamı dinamitle biz mi öldürdük" diye endiseye kapilarak cesedi askeri kislanin tellerine birakmislar. Nöbetçi er, bölgeye birinin yaklastigini düsünerek cesedi yaylim atesine tutmus. Hemen ambulans çagrilmis. Delik desik olan ceset hastaneye kaldirilmis. Operasyon alti saat surmus. Ameliyattan çikan doktor alnindan akan terleri silmis ve "çok zor oldu ama galiba yasayacak" demis!!!

Seni Ele Sevirem Ki!
Seni ele sevirem ki ...
Diyirsen ki, niye?
Ne bilim işte ele!
Seni görende bir hoş olir, ölür ölür ölirem...
Ahşam olir davar , nahır, mal gelir.
Komlar, ahırlar dolir
Sayiram sayiram biri eskig
Bi daha sayiram
Bi de bahiram ki, tamam.
Ama üzülirem;
Çünki sen gelmirsen.
Diyacahsan niye?
Bennam, işte ele!

Yassi olir;
Sekide ekmek yiyeceğam
Civil lavaşi dürüm edir , tamkıtliram,
Sen ahlıma gelirsen, yiyemirem.
Sen ahlıma gelirsen, boğazımda dügümlenir.
Gene diyirsen ki, niye?
İşde ele...

Anam örtüleri sarir...
Gendi gendimi yiyirem.
O da gidir , kalli biçare galiram.
Gözlerim süzülir, yuyicağam, uyiyamiram.
Gafam garişir, yüreğim sığışir, yatamiram.
Gene diyirsen niye?
İş de ele!

Guşluğa doğri daliram
Hayal, hülya görirem, sanki yanıbdasan
Sevinir, sevinir bir hoş oliram,
Bir de ayıliram ki, yasdığa sarılmışam
Diyacaksın ki , niye?
Amaan , iş de ele.

Sabah olir, horozlar ötir, gün doğir...
Gahiram tavuhlara, culuhlara yem verirem...
Culuhlari dutir dutir öpirem;
Onlari bile sene benzedirem.
Saggın deme niye ?
Ne bilim , iş de ele !

Gün gibi gelir ,ay gibi gidirsen.
Beni yiye yiye bitirirsen.
Hep ömrümden götirirsen.
Seni sevdigimi de çoh ey bilirsen.
Diyirsen ki, niye ?
Bilirsen , iş de ele!

Babam beni gapiya goymir diyirsen.
Ey helt yiyirsen.
Gomşulara, emin, bibin, ezen gile gidirsen...
Madem ele çıh cama, tırhıca gel!
Yüzün görim, bu da bene yeter
Saggın deme niye!
İş de ele..

Erzurum Şiirler Antolojisi.

Taka kaptanı temel reis
Taka kaptanı temel reis yıllardır hersabah kasasını açar ve çıkardığı kağıt parçasına dalgın dalgın bakarmış. Sonra onu dikkatle kasaya koyar ve kimseye emanet etmediği anahtarıyla dikkatle kilitlermiş.Tayfa merak içindeymiş,define haritası falan zannediyorlarmış.bir gün temel reis ölmüş.Anahtarı koynundan alıp sararmış kağıtı çıkarmışlar Şöyle yazıyormuş: "Sancak sağ, iskele sol."

Temelin biri birgün denize gider
Temelin biri birgün denize gider, soyunur elbiseleri sahilde birakir. Çirilçiplak girer denize epey yüzdükten sonra döner gelir sahile bakar elbiseler yok. Çaresiz bir eli önde bir eli arkada adem gibi eve gider. Yolda yasli Temellerden birisi görür sorar usagim bu ne hal Temel durumu anlatir, yasli Temel ula salak usagim yüzünü kapat oni kim taniyacak der.

Toyota - Kriko !
Japonun biri rizede bir kahveye girmiş ve herkeze kafa tutmuş
Var mı aranızda delikanlı? Varsa çıksın dışarı ! Tahmin edeceğiniz üzere Temel kapıya doğru yürümüş.
Çıkıyorum ulan, görelim bakalım erkekliğini !..
Birkaç dakika sonra Temel ağzı, burnu dağılmış halde kahveye geri dönmüş.
Peşinden de Japon kasılarak içeri girmiş. Temel'i gösterek söylenmiş:
Kore - Teakwon Do !
Birkaç gün sonra Japon yine gelmiş. Yine meydan okuma. Yine Temel'den rest.
Ve birkaç dakika sonra kapıda yine ağzi burnu dağılmış bir Temel ! Ve peşinden kasılarak yaptığı oyunu açıklayan Japon:
- Çin - Kung Fu !
Temel'in yaraları iyileşir iyileşmez yine aynı hikaye... Dayak yemekten ayakta duramaz hale gelmiş Temel ve hergün değişik bir stil kullanan Japon:
Japon - Karate !
Ve bir sonraki gün Japon yine kahveye gelip, yine herkese kafa tutmuş.
Japonun restini gören yine Temel olmuş. Birkaç dakika sonra herkes suratı dağılmış bir Temel beklerken bu defa Japon her tarafı kanlar içinde kapıda belirmiş. Temel de hemen arkasından gelmiş ve Japon'u gösterek gülümsemiş:
- Toyota - Kriko !

Yasli borsaci ile genc borsaci
Yasli borsaci ile genc borsaci parkta sohbet ederek dolasiyorlar. Yasli, gence meslegin puf noktalarini anlatiyor:
- Bak evladim. Bu meslekte basarili olmak icin sadece firsatlari degerlendirmek yetmez. Zaman zaman firsatlari da senin yaratman gerekir.Bunun icin surekli dikkatli olman gerekir. Uygun bir yorumla hic umulmadik olaylar bile, cok buyuk firsatlara donusebilir. Bak mesela, su karsida gordugun taze kopek pisligi sana sadece igrenc bir sey olarak geliyordur. Ama ben eger, "su pislikten bir lokma agzina atarsan sana 1 milyar lira veririm" dersem, olay senin acindan nasil da buyuk bir firsata donusuverir, degil mi? Yapar misin?
-Genc borsaci tabi efendim der. Parmagini pislige daldirir, bir lokma alir yutar. Yasli borsaci cebinden bir milyari cikartir, gence verir.Bir sure yururler, genc dayanamaz sorar:
- Hocam, ben size ayni teklifte bulunsaydim kabul eder miydiniz Bakin ileride de baska bir pislik var. Bir milyar karsiligi denermiydiniz?
Yasli borsaci tabi ki der. O da bir lokma alip yutar. Genc borsaci da cikartir, biraz once kazandigi 1 milyari iade eder. Bir sure sessiz sessiz yururler. Genc yine dayanamaz sorar:
-Hocam. Ne sizin cebinizdeki para miktari degisti. Ne de benim cebimdeki. Soyler misiniz, biz bu boku niye yedik?
Kurt borsaci cevap verir:
Oyle deme evladim. 2 milyarlik islemhacmi yarattik!!!

KISA PİST
Bizdeki Temel Hikayeleri batı dünyasında Polonyalılar ve İrlandalılar için anlatılır. Biri Polonyalı biri de İrlandalı iki pilotun kullandığı uçak bir hava alanına yaklaşırken Polonyalı pilot kuleye telsiz ile "İnmemi istediğiniz pist çok kısa!" demiş. Kule ise verdiği cevapta pistin normal uzunlukta olduğunu ve uçağın oraya inebileceğini bildirmiş.
Biraz sonra Polonyalı kuleye yine "İnmemi istediğiniz pist çok kısa!" mesajını vermiş ve yine aynı cevabı almış, "Pist normal uzunluktadır, uçağınız emniyet içinde inebilir"
Polonyalı ve İrlandalı çaresiz o piste inmeye karar vermişler ve inişe geçmişler. Son anda Polonyalı ile kule arasında yine "Pist çok kısa-Hayır değil" muhabbeti olmuş ve uçak piste inmiş, inmiş ama indikten bir, iki saniye sonra da pisten çıkıp toprağa saplanmış.
Polonyalı İrlandalı pilota dönüp "Yahu o kadar da söyledim ama adamları bir türlü pistin çok kısa olduğuna inandıramadım"diye dert yanarken İrlandalı etrafına bakınmış ve "Evet" demiş "Kısa olmasına kısa ama ben hayatımda hiç bu kadar geniş bir pist görmedim, keşke enine inse idik!"

YUMURTA
Utangaç delikanlı bir genç kıza aşık olur. Sürekli onu izler ama bir türlü duygularını söyleyemez. Bir gün artık kesin konuşmaya karar verir. Kızın peşine düşer. Kız büyük dükkanlardan birine girer, alışveriş yapmaya başlar, sepetlerini paketlerle doldurur, bu arada bir pakette yumurta alır. Alışverişini bitirdikten sonra yürüyerek evine gider. Delikanlı da peşinden. Utangaç oğlan, her köşebaşında, "Bir daha ki köşe başında kıza yetişip" konuşmaya karar verir ama her seferinde bir sonraki köşebaşına erteler. Sonunda kız evine gelir, merdivenleri çıkıp içeri girer. Dışarıda kalan delikanlı bir zaman orada durduktan sonra "Artık konuşacağım" deyip evin merdivenlerini tırmanır. Kapıyı çalar. Kapıyı kız açar. Oğlan kızı karşısında görünce yine eli ayağına dolanır, ne söyleyeceğini unutur. Kızsa oğlanın yüzüne bakmaktadır. Sonunda, oğlan elini cebine atar, marketten aldığı tek yumurtayı çıkarıp uzatır kıza...
"Yolda yumurtanızı düşürdünüz. "der" Onu getirdim..."

HIC BU KADAR IYI OLMAMI$TIM
Ciftcinin biri kopegiyle birlikte at arabasina binmi$ ak$amustu kasabadan ciftligine donuyormu$..derken hizla gelen bir Mercedes at arabasina arkadan bindirmi$, at da araba da devrilmi$,$erif hemen olay yerine gelmi$ ama olanlar olmu$ bi kere...
Aylar gecmi$ adam hastaneden mahkemeye cikacak kadar iyile$mi$,kar$i tarafin avukati $erif'i tanik olarak cagirmi$ ve sormu$:
"$erif, kaza olduktan hemen sonra ciftcinin yanina yakla$tiniz ve nasil olduguna baktiniz... ciftci size bir$ey soyledi mi?"
"Evet efendim.. "hic bu kadar iyi olmami$tim"dedi........"
Herkes $a$irmi$, ciftcinin avukati "tamam kesin kaybettik"diye somurtmu$, savunma bu sefer ciftciye dönmü$:
"Gercekten orada kanlar icinde yatarken davaliya "hic bu kadar iyi olmami$im"dediginiz dogru mu???"
Ciftci kursuye gelmi$:
"Evet oyle dedim....bu $erif olacak adam once atimin yanina yakla$ti, hayvancagiz devrilmi$ kanlar icinde yatiyordu bacagi kirilmi$ti, $erif ona bakti bakti -vah vaah hic iyi gorunmuyor- dedi ve atimi vurdu....
... sonra kopegimin yanina geldi.. kopegim aci icinde inliyordu o da kanlar icindeydi, $erif ona bakti -vah vaah hic iyi gorunmuyor-dedi ve kopegimi de vurdu.....
... sonra bana yakla$ti...ben kipirdayamiyordum sanirim bacagim kirilmi$ti ve cok kotu kaniyordu, bana bakti bakti ve -vah vaah sen iyi misin- diye sorunca ben de "HIC BU KADAR IYI OLMAMI$TIM"dedim!!!

MÜTHIS AVUKAT
Recai sehrin en gözde semtinde bir büro tutmus, içini güzelce dösemis, kapiya da 'AVUKAT RECAI SASMAZ' yazili bir tabela asmis. Yeni bürosunda ilk sabah otururken kapi çalininca Recai sekreterine 'Kapiyi aç kizim' demis.
Sekreter kapiyi açip gelen adami Recai'nin odasina soktugu an da Recai eline telefonu alip konusmaya baslamis 'O is tamam beyim, zaten benim aldigim bir davada kötü bir netice çikamaz, tabi...tabi hemen kurtaririz. Saban'i da ben kurtarmistim Mahir'i de. Siz hiç merak etmeyin Ankara'da çok tanidik var....'
Konusma böylece bir kaç dakika daha devam ettikten sonra Recai sekreterinin odaya getirdigi adama dönüp 'Ahh efendim' demis 'Kusura bakmayin sizi beklettim. Ama görüyorsunuz ki isler çok yogun. Sizin ne davaniz vardi?'
Adam 'Hiiç' demis 'Benim davam filan yok, ben telefonu baglamaya gelmistim!'

Hayat Arkadaşlığı Bu işte
Amerika'da ölen bir kadin icin kilisede cenaze töreni düzenlenmisti. Tören sonunda cenaze görevlileri tabutu tasirken, tabutun ön bölümünü yanlislikla kilisedeki sütunlardan birine carptilar. Bu olaydan sonra tabuttan bir inilti sesi duyuldu. Tabut acildi ve öldügü sanilan kadinin yasadigi anlasildi. Bir süre hastanede tedavi edilen kadin iyilesti ve 10 yil daha yasadi.10 yil sonra öldügünde ise cenaze töreni yine ayni kilisede yapildi. Tören sonrasi görevliler tabutu tasirken, kilisedeki ayni sütunun önüne geldiklerinde, ölen kadinin kocasinin, arkalardan sesi duyuldu;
"Lütfen sütuna dikkat ediniz......."

Dolap beygiri
Bugdayi kirip bulgur yapmak icin yaygin bir sistem vardir. Kocamaaan silindirik bir tat, ortasina bagli bir kalas araciligiyla at, esek gibi bir binek hayvaninin gucunden faydalanilarak dondurulurdu. Anadolu'da halen bazi koylerde kullanilir bu sistem.
Neyse, hikayemiz eski zamanlarin birinde Anadolu'da geciyor. Agamiz birkac koyun sahibi. Bir gun koylerini teftise cikar. Zaman da tam hasat zamanidir. Herkes bugdayini toplamis, bulgurdur, undur ihtiyaci ne ise uretmeye calisiyor. Koylulerden birinin esegi aganin dikkatini ceker. Esegin boynunda bir cingirak vardir. Aga meraklanir; " Bu nedir?" diye sorar. Koylu cevaplar:
"Esek kalasin ucunda dondururken cingirak ses yapiy agam," der.
"Biz de ses ciktikca esegin calistigini anliyik. Ses cikmazsa, essek durmis demektir. Gelirik, essegi yeniden yuruturuk."
Aga sorar:
"Peki essek durip kaffasini iki yana sallar ise ne olacah?"
Koylu cevabi yapistirir:
"Agam, senin gibi akilli essek nerede?"

Tahta bacaklı korsan
Bir liman barinda bir denizci ve bir korsan sohbet etmekte ve karsilikli maceralarini anlatmaktadirlar. Korsanin tahta bacagini, elindeki kancayi ve bir gozunu kapatan bandi farkeden denizci sorar:
"Eee,bacagini nasil kaybettin?"
Korsan anlatir:
"Denizin ortasinda firtinaya yakalanmistik. Dev bir dalga beni güverteden aldi goturdu. Adamlarim beni gemiye cekerken bir grup kopek baligi ortaya cikti ve aralarindan biri bacagimi kopariverdi.."
"Korkunc..." diye sizlanir denizci "peki o kanca nedir?"
"Aaa...," diye devam eder korsan, "bir ticaret gemisine borda etmistik, tabancalar patliyordu, kiliclar sakirdiyordu. O kargasada elim koptu gitti...kimin yaptigini goremedim bile.."
"Aman Tanrim.. dehset verici bir sey bu.... peki gozunun ustundeki bant nedir?"
"Bir marti geldi ve gozumun ustune pisledi..." diye cevap verir korsan.
"Yani gozunu bir kus pisligi mi kor etti?" diye merakla sorar denizci.. "ama nasil olur?"
Korsan gayet sakin anlatir:
"Kancayi taktiklari ilk gundu, tamam mi?"

Agustos Böcegi ve Karinca (Son versiyon)

Karinca yaz boyunca çalisirken agustos böcegi saz çalmis. Bilirsiniz hikayeyi... Tabi kis gelmis, karinca sicacik evinde afiyet içinde yasiyorken bir gün kapisi çalmis. Bakmis agustos böcegi. Tamam demis, yaz boyunca saz çaldin simdi aç kaldin ve benden yemek istemeye geldin, degil mi? Saz çalacagina biraz çalismis olsaydin böyle aç kalmazdin demi?.Agustos böcegi de 'Yoo. Yanlis anladin demis. Biz yaz boyunca saz çalinca, ayiptir söylemesi biraz para yaptik da demis. Hatta meshur da oldum, simdi avrupa turnesine çikiyorum. Belki oralardan istedigin birseyler vardir, diye sormaya geldim' demis. Hakikaten de karinca bir bakmis agustos böceginin hiç öyle aç bir hali yok. Üzerinde bir kürk var, arkada da kocaman bir limuzin, önünde söförü ile onu bekliyor. 'Yok, bir sey istemiyorum' demis. 'Ama Fransa'ya ugrayacaksin degil mi?' diye sormus. Agustos böcegi de 'Evet' demis. 'Iyi o zaman'! demis, karinca 'Paris'e gidince orada La Fontaine diye bir adam var, onun yüzüne bir tükür benim için, oldu mu?' demis.

Kaplumbağalar
Kaplumbağaların çok uzun yaşadıkları bilinir. Kaplumbağalar bir gün piknik yapmaya karar vermişler. Yer olarak dağı seçmişler. Hazırlıklara başlamışlar, 10 yıl geçmiş, 20 yıl geçmiş, 30 yıl geçmiş, hazırlıkları bitirmişler. Yola çıkmışlar, 10 yıl geçmiş, 20 yıl geçmiş, 30 yıl geçmiş, 40 yıl geçmiş, 50 yıl geçmiş, 100 yıl geçmiş, 150 yıl geçmiş dağa varmışlar. Yemekleri hazırlamaya başlamışlar, 10 yıl geçmiş 20 yıl geçmiş, 50 yıl geçmiş hazırlıklar bitmiş, tam yiyecekler, gazoz açacağı yok. Ne yapıcaz ne yapıcaz. Yaşlılardan biri "Gençlerden biri gidip alsın ben dayanamam" demiş.Gençlerden biri seçilmiş. "Ama ben gelmeden yemeyin" demiş. Yola çıkmış, 10 yıl geçmiş, 20 yıl geçmiş, 30 yıl geçmiş, 50 yıl geçmiş 100 yıl geçmiş, 150 yıl geçmiş, 250 yıl geçmiş, artık yaşlı kaplumbağalardan biri "Ben dayanamayacağım yiycem" demiş. Tam ilk lokmayı yerken çalılıklar sallanmış, genç kaplumbağa çıkarak "Biliyodum lan yiyceğinizi, gitmiyorum işte!"

Kokoreçci ile Deniz Baykal
Kokoreçci ile kestanecinin yanina bu sefer Deniz Baykal gelir.
Kestaneci- Baykal Abey, sana kisaca Hizipçi diyebilir miyim?
Deniz- Tabii canim.
Kestaneci- Hizipçiii, sen kendine bir parti kurup CHP'yi rahat biraksan olmuyo mu?
Deniz- Haaaahaha ayol ben Erbakan miyim ki zirt pirt parti kurayim?.. Hem ben de o kadar delege ne gezeeer?,,, Hem Ankara'da taban mi kaldi? Ben CHP'ye genel baskan oldum, siz oy verdiniz mi? Ben çok degistim duydunuz mu? Hizip yapmayi sever misiniz? Siz ayrilsaniza. Niye sürekli berabersiniz? Ayri ayri daha çok is yaparsiniz. Kokoreçci bu kestaneci senin için ne dedi biliyor musun? Gel kulagina söyleyeyim.
Kokoreçci- Deme ya.. Alçaaakkk.
Kestaneci- Anaaa. ne vuruyon lan?
Kokoreçci- Deniz abim hakli.. Ben artik ayri çalisicam.
Kestaneci- Yürüüü. anca gidersin..
Deniz- HaHaaHaha. hadi bakalim.

Delikanlı`nın El kitabı
Delikanli adam ayagini yorganina göre uzatmaz.Uygun yorgani yoksa yorgansiz yatar.
Delikanli adam rejim yapmaz.Yapana da iyi gözle bakmaz.Diyet yogurt,peynir vs yemez.
Delikanli adam kisa pantolon giymez. Zorunlu hallerde sort giyer.
Delikanli adam az konusur öz konusur.
Delikanli adam kodu mu oturtur.
Delikanli adam borcunu öder.Sadece diger delikanlilardan borç alabilir.Labunyalardan borç alamaz.
Delikanli adam Haydar Dümen ve Güzin Abla gibi sahsiyetlerle muhatap olmaz.
Delikanli adam acil durumlar disinda kosmaz.
Delikanli adam telesekreteri kendine muhattab gormez
Delikanli adam Scooter tipi motorlara binmez.
Delikanlı Programcının el kitabı:
Delikanli programci Buble sort kullanmaz, Istisnai durumlarda selection sort kullanabilir.
Delikanli programci Microsoft uygulamalarini sadece zorunlu hallerde kullanir.
Delikanli programci Programi yazmaya baslamadan once en efficient algoritmayi kurar.
Delikanli programci Copy - Paste yapmaz. Zorunlu hallerde diger delikanli programcilcilardan algoritmayi alir.
Delikanli programci Compile Time Errorlarla muhattap olmaz
Delikanli programci Acil durumlar disinda input kontrollerini tamamlamadan programi kosmaz.
Delikanli programci Windows Eplorer'i kendine muhattap kabul etmez.
Delikanli programcinin commentleri az ve ozdur, laga - luga yapmaz.
Delikanli programci "KODU" mu oturtur.

Olay bir mahkeme salonunda cereyan ediyor...
Önemli bir davada tanıklık etmek üzere yaşlıca bir teyzeyi çağırırlar.Kadın yerine oturur ve davalının avukatı kadına yaklaşır...
"Bayan Jones, beni tanıyor musunuz?"
Yaşlı teye cevap verir,
"Evet Bay Williams, sizi çocukluğunuzdan beri tanıyorum. Siz taaa o zamanlar bile aileniz için tam bir başbelasıydınız. Şimdi de sürekli yalan söylüyorsunuz, karınızı komşunuzla aldatıyorsunuz, en yakınım dediğiniz insanların arkasından dedikodu yapıyorsunuz. 2 dolar fazla kazanmak için, herkesi satarsınız."
Davalının avukatı başta olmak üzere bütün salon şok olur. Avukat ne yapacağını bilemez bir halde tekrar sorar.
"Peki bayan Jones, ya karşı tarafın avukatını tanıyor musunuz?"
Kadın cevap veriri:
"Elbette tanıyorum, çocukluğunda ona dadılık yapmıştım. Tembel, ödlek ve alkolik adamın tekidir. Etrafında bir tek dostu yokturve herkes onun geceleri hala altınakaçırdığını söylüyor."
Yine herkes şoktadır. Bütün salonu bir uğultu kaplar. Hakim
kürsüye tak tak tak vurup herkesi susturur ve her iki tarafın avukatını kürsüye çağırır. Kürsüye iyice yaklaşmalarını işaret eder ve kulaklarına fısıldar,
"Eğer bu kadına beni tanıyıp tanımadığını sorarsanız ikiniz de yandınız"

Yahudi, Hristiyan, Müslüman
Bir Yahudi, bir Hıristiyan ve bir Müslüman kimin daha çok dindar olduğuna dair tartışıyorlarmış
"Çölün ortasında devemin üzerinde gidiyordum" demiş Müslüman.
"Aniden, nereden geldiği belli olmayan çok büyük bir kum fırtınası koptu. Devemin yanına uzandım, deveyle birlikte kumlara daha çok gömüldükçe, gerçekten sonumun geldiğini düşündüm. Ama, Allah 'a inancımı yitirmedim. Dua ettim, dua ettim ve aniden etrafımdaki on millik alanda fırtına durdu ve ben köyüme dönebildim.
Hıristiyan , "Bir gün okyanusta küçük bir kayıkta balık tutarken, dev bir fırtına koptu. 2 metre boyunda dalgalar! Gerçekten sonumun geldiğini sandım. Tanrı 'ya dua ettim, dua ettim ve sonra etrafımdaki on millik alanda fırtına dindi, ben karaya çıkabildim."
Yahudi anlatmaya başlamış. "New York şehrinin ortasındayken, yerde siyah bir çanta gördüm. Çantanın içine bakınca parayla dolu olduğunu gördüm. Cumartesi günü olduğundan ve bizim bu kutsal günümüzde paraya el sürmemiz yasak olduğu için, gerçekten sonumun geldiğini düşündüm. Ama, inancımı yitirmedim. Dua ettim, dua ettim ve aniden, etrafımdaki on millik alanda "Salı" oldu.

Yasli Fred, hastaneye kaldirilmis
Yasli Fred, hastaneye kaldirilmis. Ailesi, aile papazini da kendilerine eslik etmesi ve geregi halinde gorevini yapmasi icin cagirmis. Papaz ve aile efradi yatagin etrafinda beklerken,
Fred'in durumu aniden kotulesmis. Yatagindan yari dogrularak, el isaretleri ile yazacak bir seyler istemis. Papaz, anlayisli bir sekilde, Fred'e bir kagit ve bir kalem uzatmis. Fred titreyen ellerle hizli hizli kagida bir seyler yazip kagidi papaza uzatmis ve aniden olmus. Papaz, boyle acili bir anda kagittakileri okumanin dogru olmayacagini dusunerek kagidi cebine sokmus. Birkac gun sonra, Fred'in cenazesi sirasinda, Fredin verdigi kagidin cebinde oldugunu hatirlamis. Cenazenin gomulmesinden hemen once, Papaz ileri cikarak: "Sevgili Fred, olmeden hemen once benden kagit isteyerek birseyler yazdi. Zamani uygun olmadigi icin o anda bakmadim fakat simdi, hepinizin onunde bu notu okumak istiyorum!" demis ve cebinden kagidi cikararak yuksek sesle okumus: "Lutfen bir adim sola cekil. Oksijen hortumuma basiyorsun!?!!"

DEVEKUŞU
Tavsan ormanda yururken bi hayvan gormus.
Senin adin ne demis,benim adim katir demis hayvan.
Sana neden katir derler demis tavsan.
O da,benim babam at, annem esek ondan bana katir derler demis.
Tavsan da,hiimm enteresan demis ve yurumeye devam etmis.
Biraz gidince bi hayvan daha gormus, sana ne derler demis.
O hayvan bana kurt kopegi derler demis.
Sana neden kurt kopegi derler demis.
O da, benim babam kurt annem kopek o yuzden demis.
Tavsan enteresan demis ve yurumeye devam etmis. Biraz sona bi hayvan daha gormus.
Sana ne derler demis.
Bana Devekusu derler demis.
Tavsan da : "Haadi leeeyn.. "

adin ne evladim?
Imam Hatip Lisesinde teftis yapan bir mufettis sinifa girer..Ders Kur'an-i Kerim'dir. Bir ogrenciyi kaldirarak ismini sorar.
Ogrenci:"Fatih" diye cevap verir..
Mufettis : "Peki oyleyse yavrum Fatiha suresini oku bakalim.."..cocuk sureyi okur.
Sira baska bir ogrenciye gelmistir.
Mufettis yine sorar.."Ismin ne cocugum?"
cocuk cevap verir: "Yasin ama arkadaslar kisaca Kevser derler ":))

Noel Baba 'ya mektup
Postanede çalışan memurlar yılbaşı günü Noel Babaya yazılmış bir mektuba rastlarlar. Tabii Noel Baba diye birisi olmadığı için mektubu kandileri açıp okurlar. Mektupta şöyle yazıyordur ;
"Sevgili Noel Baba. Ben 10 yaşında bir çocuğum. Hiç kimsem yok. Yetimhanade kalıyorum. Diğer arkadaşlarıma birçok hediye geldi ama bana hiç hediye getiren olmadı. Senden üç şey istiyorum. Bana bir kalem, bir kalemkutusu, bir de ayakkabı gönderirsen çok sevinirim"
Memurlar mektubu okuyunca çocuğa çok acırlar. Kimsesiz çocuğu mutlu etmek ve noel babaya olan inancını sarsmamak için kendi aralarında para toplayıp hediyeleri kendileri almaya karar verirler. Kalem ve ayakkabıyı alırlar, para yetmediği için kalemkutusunu alamazlar.Aldıkları hediyeleri gönderdikten günler sonra çocuktan teşekkür mektubu gelir. Mektup şöyledir :
"Sevgili Noel Baba, gönderdiğin hediyeleri aldım.Beni çok memnun ettin. İstediğim hediyelerden birisi gelmemiş. Onu da herhalde postanedeki şerefsizler almıştır."

YALANLAR
Ayakkabı satıcısı: "Zamanla açar merak etmeyin"
Tezgahtar: "Ne zaman isterseniz getirin değiştirelim"
Ev sahibi: "Almanya'dan oğlum gelecek, evi boşaltın"
Borçlu: "Abi valla bi sıkışıklığım oldu en kısa zamanda ödicem"
Kefil arayan: "Formalite be abi bunlar"
Bilgi işlem müdürü: "Ne yapalım sistem çöktü"
Evli erkek: "Hayatım bu gece geç gelicem. Büroda çok iş var !"
Evli kadın: "Sevgilim, bugün arkadaşlarla sinemaya gittik"
Bilgisayar satıcısı: "Ohooo...bu seni en az iki sene idare eder"
Araba satıcısı: "Abi şerefsizim orijinal boyası"
Patron: "Arkadaşlar, hepimiz kemerlerimizi sıkmalıyız"
...ve güncel yalanlar
Müteahhit: "Taş gibi oldu taş !"
Belediyeci: "Abi sekiz katı çıktın, şimdi sen de bize bi güzellik yapıcan"
Deprem uzmanı: "Valla ben olsam bu gece sokakta yatardım"
Politikacı: "Yaralar sarılacaktır"
Geyikçi: "Muhakkak CIA sismik bomba attı, deprem meprem diil bu !"

Yaşlı kadın
Yasli kadin oldukca dinibütün bir insanmis..her sabah kapisinin önüne cikar ve bagira bagira dua edermis :
"Tanrim bize verdiklerin icin sana sukurler olsun"
Ve ardindan her seferinde de yan komsusunun sesi duyulurmus :
"Tanri yok kadiiin Tanri yok!!!"
Yasli teyze ne kadar sinirlense de yine her sabah dua edermis, oteki komsu da inadindan her seferinde ona oyle bagirirmis..neyse.. bir aksam, komsusu yasli teyzeye bir oyun etmeye kalkmis..markete gidip bi sürü meyve sebze ekmek vs.alip torbalara doldurmus, yasli teyzenin kapisinin önüne birakmis...ertesi sabah teyze kapiyi acip da yiyecekleri gorunce cok sasirmis ve sevincle bagirmis :
"Sana sukurler olsun Tanrim,bu gonderdigin yiyecekler icin sana sukurler olsun!!!"
Ve agacin arkasindan onu seyreden komsusu seslenmis :
- "Tanri yok kadiiiin Tanri yok!!! O yiyecekleri ben aldiiiim!!!"
Yasli teyze hic istifini bozmamis :
- "Yuce Tanrim sana ne kadar sukretsem azdir!!!! Hem bu yiyecekleri gondermissin hem de parasini seytana odetmissin !!!"





GMT



>Bir rahip berbere gider. Saclarini kestirir. Berbere tesekkur eder ve
>borcunu sorar.. "Muhterem Peder" der berber.. "Siz kutsal bir insansiniz.
>Sizden nasil para alabilirim. Sizi tiras etmek dukkanim icin sereftir."
>Rahip tekrar tekrar tesekkur eder ve gider. Berber ertesi sabah dukkani
>acmaya geldiginde kapisinda 12 altin lira bulur.
>
>Birkac gun sonra bir Budist rahip gelir dukkana. Saclarini kestirir,
>borcunu sorar. Berber saygi ile egilir: "Siz ruhani bir lidersiniz.. Sizden
>nasil para alirim. Sizi tiras etmek dukkanim icin sereftir." Budist rahip
>tesekkur eder gider. Berber ertesi sabah dukkani acmaya geldiginde,
>kapisinda 12 yakut bulur.
>
>Ertesi hafta bir haham girer dukkandan ieri. Sacini kestirir ve elini
>cuzdanina atar.. "Sakin ha" der berber.. "Siz bir inanc adamisiniz..
>Sizden nasil para alirim ben.. Dukkanimin konugusunuz.. Gule gule gidin.."
>
>Haham gider. Berber ertesi sabah dukkani acmaga gelir. Kapida 12 haham
>vardir.


______________________________________________________
Get Your Private, Free Email at http://www.hotmail.com



> > Çinde bir çift yaşamaktadır.Eski ve köklü
> aileden
> > > > gelen çiftin bir çocukları olur.Çocuk simsiyah
> > > > saçlı ve siyah gözlüdür.İsim vermek için bilge
> aile
> > > > büyükleri toplanır ve çocuğa siyah gözlü
> kahraman
> > > > anlamına gelen ÇAN ÇİN ÇONG ismi seçilir.
> > > > Aradan iki yıl geçer.Çiftin bir çocuğu daha
> olur.
> > > > Bu çocuk da ince uzun bir buruna sahiptir ve
> dişli
> > > > doğmuştur.Yine bilge aile büyükleri toplanır
> ve
> > > > çocuğa uzun burun,sivri diş anlamında TAI TİNG
> TONG adını
> > > > verirler.
> > > > Beş yıl daha geçer ve çiftin bir çocukları
> daha olur.
> > > > Ancak bu kez doğan çocuk sarışın ve mavi
> gözlüdür.
Aile büyükleri hemen toplanır ve bu duruma bir
anlam veremezler.Daha sonra diğer ailelerin bilgelerine
ve ülkedeki yüce kişilere başvurulurve çocuğun adı konulur:SOME THING WRONG!

Kim Daha Zeki
Bir gece, kucuk bir yolcu jeti Seattle'dan Vancouver'a sadece dort yolcu ile ucuş yapmaktaymiş: Bill Gates, Michael Jordan, Dalai Lama ve bir kolej ogrencisi. Birden bir patlama olmuş ve ucagin ici dumanla dolmuş. Kokpit
kapisi acilmiş, pilot dişari firlamiş ve yolculara, "Kotu haber. Yere cakilacagiz ve sadece dort tane paraşutumuz var," demiş. Bununla birlikte hemen bir paraşut kapip ucagin kapisi acmiş ve aşagi atlamiş. Michael Jordan
ayagi firlamiş. "Beyler," diye soze başlamiş, "Ben dunyanin en iyi sporcusuyum. Ve de dunyanin muhteşem atletlere ihtiyaci var. Bu yuzden, paraşutlerden birini ben aliyorum." Bununla birlikte bir paraşut alip aşagi atmiş kendini. Bill Gates ayaga kalkmiş ve, "Beyler! Ben dunyanin en zeki
adamiyim ve dunyanin zeki adamlara ihtiyaci var. Bu yuzden paraşutlerden birini ben aliyorum." Bununla birlikte bir paraşut de o almiş ve engin gokyuzune birakivermiş kendini. Dalai Lama yaninda oturan genc delikanliya şevkatli bir ifadeyle bakmiş, "Evlat," demiş, "Ben uzun ve tatmin edici bir hayat yaşadim. Ben aydinlanmanin getirdigi buyuk mutlulugu ogrendim. Ama,senin onunde uzun ve verimli bir hayat var evladim. Sen paraşutu al, ben ucakla aşagi gidecegim." Bunun uzerine kolej ogrencisi sadece gulumsemiş ve,
"Buna gerek yok dostum. Dunyanin en zeki adami benim sirt cantami giyerek atladi."




Tahlil
Temel bir gün hastaneye gitmiş.
bakmış orada adamın bir tanesi hüngür hüngür ağlıyor,
kardeş demiş hayırdır, ne oldu, neden ağlıyorsun?
adam Temel’e bakmış ve demiş ki....
ben ağlamayım da kim ağlasın "kan tahlili yaptıracaktım bak parmağımı kestiler"
bu seferde temel ağlamaya başlamış
adam şaşkın şaşkın Temel'e bakmış ve sormuş!
iyide parmağı kesilen benim sen niye ağlıyorsun.
Temel ah kardeş hiç sorma demiş 'bende idrar tahlili yaptıracaktım!'
-------------------




KÖR BİR PİLOT FIKRASI
Yolcular ucagin yaninda otobusten inmisler.. Bavullarini gosteriyorlar. Bir bakmislar ucak sirketinin minibusu yanlarinda durmus Icinden kaptan pilotla, yardimci pilot inmisler..Yolcular fena halde sasirmislar.. Nasil sasirmassnlar.. Kaptan pilotun elinde bir beyaz baston. Kolunda uc noktali bant,yardimci pilotun elinde bir kopek tasmasi.. Tasmanin ucunda bir kopek.. Saga sola carparak oyle ilerliyorlar ucaga..
Gunlerden bir nisan degil ama, "saka herhalde" demis yolcular, dolusmuslar ucaga.. Ucak pistte hizla ilerlemeye baslamis.Yolcularin gozleri camda.Ucak hizlanmis..Yolcular endiselenmeye baslamislar..
Ucak daha hizlanmis. Pistin sonu hizla yaklasmaya baslamis..Ucak iyice hizlanmis.. Bazi yolcular paniklemis dua etmeye baslamislar.Ucak son hiza ulasmis. Bu arada pistin sonuna da ulasmis. 10 metre sonra betonun bitip cimlerin basladigini goren yolcular dehset icinde cigligi basmislar.
Tam o anda da kaptan pilot levyeyi sonuna kadar cekmis.. Ucak tam pist biterken tekerleklerini yerden kesmis, havalanmis. Kaptan pilot arkasina yaslanmis. Derin bir nefes almis ve yardimci pilota donmus:
"Biliyor musun?" demis, "Bir gun ciglik atmayacaklar ve hepimiz olecegiz..






Bir arkadaşı, Ahmet'i aramış:
"Perşembe günü kardeşim seni ziyaret edip beş bin dolar getirecek.."
"Teşekkür ederim de nereden icap etti.?" diye sormuş Ahmet.
"Şimdi ben seni ziyaret edip beş bin dolarını alacağım da.."

*-*-

PAPA VE KRALİÇE

Papa ve İngiltere Kraliçesi, müthiş bir kalabalığın önündeymişler.
"Papa Hazretleri" demiş kraliçe, "Bir el hareketimle, bütün ingilizleri coşturabilirim.."
Papa inanmamış. Kraliçe elini kaldırıp kalabalığa doğru bir sallamış, bütün İngilizler coşku çığlıkları atmaya başlamışlar.
Alkışlar dinerken, Papa: "Majesteleri" demiş, "Ben de bir el hareketimle, bütün İskoçları ve İrlandalıları zevkten çıldırtabilirim."
"Bakın bunu görmem lazım işte" demiş Kraliçe.
Papa elini kaldırmış ve Kraliçenin suratına indirmiş..

*.*.
Karısından yıllar önce boşanmış adam..
O gün kızını çağırmış yanına..
“Al kızım bu zarfı..” demiş..
“Annene götür.. Sen bugün 18 yaşına bastın.
Bu annene vereceğim son nafaka çeki.
Bunu annene ver, sonra bir adım geri çekil ve annenin yüzündeki ifadeyi seyret!..”
Kız annesine gitmiş:
“Babam bu zarfı sana gönderdi” demiş.
“Ben artık 18 yaşıma bastığımdan bu sana gönderdiği son nafaka çekiymiş.
Zarfı sana verip sonra bir adım geriye çekilip senin yüzündeki ifadeyi seyretmemi istedi..”
Annesi, “Peki kızım şimdi babana git ” demiş..
“ 18 sene sonra ona aslında gerçek baban olmadığını söyle.
Sonra geri çekil ve yüzündeki ifadeyi seyret.”



FIKRALAR
BİZİM MİLLET 1:
Adam ölmüs ve öte yanda hesaplari tutulmus, cehennemde belli bir süre kalmasi gerektigi anlasilmis ve oraya gönderilmis. Ona önce biraz gezinmesi için izin vermisler. Cehenneme girdiginde, altinda ates yanan bir sürü devasa kazan görmüs. Içlerinde de insanlar kaynar suda bagira bagira haslaniyorlar. Biribirlerine yardim ederek kazandan disari çikmaya çalisiyorlar ama kazanlarin basinda birer zebani bekliyor ve elindeki çatal mizrakla kazandan çikanlari geriye deviriyor. Yalniz bir kazanin basinda zebani olmamasi adami sasirtiyor ve baszebaniye soruyor: "su kazan bos mu?" "O" diyor baszebani "Türklerin kazani." "Neden basinda görevli yok?" "Onlarin basina zebani koymaya gerek yok. Çünkü ne zaman aralarindan biri kazandan çikip kendini kurtaracak olsa digerleri onu çekip alasagi ediyor ve böylece hiçbiri kazandan çikamiyor."
BİZİM MİLLET 2:
Avrupa çapinda çesitli uluslarin çalisma felsefesi üzerine bir arastirma yapiliyor ve buna bagli bir de deney yapiliyor. Üç örnek ulus belirleniyor, çalisma tarzlari kendine özgü olan: Almanlar, Türkler, ve Fransizlar.
Deney için bir oda hazirlaniyor. Bir ütü masasi, ütü, ütüsüz bir gömlek, bir yatak ve yatakta da bir kadin. Deneyin konusu belli: denek belirli süre içinde gömlegi ütüleyecek ve kadini cinsel olarak tatmin edecek (bir nevi sikecek).
Önce Alman giriyor odaya. Süre dolunca deney kurulu odaya giriyor, görüyorlar ki Alman gömlegi ütülemekle mesgul. Kendini isine kaptirmis, büyük bir titizlik içinde gömlegin her bir kivrimini düzeltiyor. Kadinsa yatakta onu bekliyor.
"Neden görevi tam bitirmedin?" diye sorulunca Alman:
"Bizde önce is, sonra sikis !" diyor.
Sira Fransiz’a geliyor. O da odaya giriyor ve süre sonunda kurul odaya giriyor ve görüyorlar ki Fransiz yatakta kadinla sikise kendini kaptirmis, her türlü pozisyonu deniyorlar ve kadin mutluluktan çiglik atiyor. Gömlekse ütü masasinda burusuk, bekliyor. Ayni soruyu ona da soruyorlar. Fransiz: "Bizde önce sikis, sonra is !" diye yanitliyor.
Türk odaya girip kapiyi kapatiyor; süresi doldugunda deney kurulu odaya giriyor ve: kadin ütüyü almis gömlegi ütülüyor; Türk te arkasina geçmis pompaliyor. Bu manzara karsisinda hayrete düsen kurul üyeleri Türk’e bunu nasil becerdigini sorduklarinda : “Bizde" diyor, "çalisani sikerler !"

ÇAMASİR:
Yeni evlenmislerdi ve kanlari kayniyordu. Gel gör ki ikisi de utangaçti ve digerine nasil seks teklif edecegini bilemiyordu. Sonunda bir sifre gelistirdiler. Cani seks çeken digerine "çamasir yikayalim" diyecekti. Artik hangisi esrise esine "karicigim çamasir yikayalim mi?" ya da "kocacigim çok çamasir birikti, sunlari bir güzel yikayalim" gibisinden belli ediyor, birlikte çamasir yikiyorlardi. Bir gece yatarlarken adam karisina "sevgilim canim çok çekti, hadi çamasir yikayalim."dedi. Kadin "olmaz" dedi, "çok yorgunum, canim hiç istemiyor". Adam israr etti, yalvardi; kadin hiç orali olmadi. Adam da dönüp yatti. Aradan bir süre geçti, kadinin uykusu kaçti. Bir süre tereddüt ettikten sonra dayanadi ve kocasini dürttü:
"Sevgilim simdi de benim canim çekti; haydi çamasir yikayalim." Adam hafiften karisina döndü ve: "Bosver artik gerek kalmadi. Elimde çitileyiverdim."
MAYMUNUN TASSAGİ:
Adam barda içmektedir. Birden bir maymun peydahlanir, tasaklarini adamin içkisine daldirir ve kaçip yok oluverir. Adam sasirir, barmene sorar:
"Maymunun biri geldi, tasaklarini içkime daldirdi ve kaçti. Kimin bu maymun, neyin nesi, nasil olur burada böyle birsey?!."
"Beyefendi burada kimsenin maymunu olmadigi gibi hiçbirimiz de sözettiginiz maymunu görmedik."
Adam içmeye devam eder; maymun yine aniden belirir, tasaklarini içkiye daldirip kaçar. Çevrede kimse olayi görmemistir; adam bar müdürüne gider.
"Maymunun biri geldi, tasaklarini içkime daldirdi ve kaçti. Necidir bu, biliyor musunuz?" Müdür "hayir" der, "bilmiyoruz".
Adam yine bosverip yerine döner. Aradan çok geçmeden maymun yine görünür, ayni seyi yineler. Adamin artik sabri tasmistir. Herkese tek tek sorar, kimse maymunu görmemistir. Bar sahibini bulur ve durumdan sikayetçi olur:
"Maymunun biri geldi, tasaklarini içkime daldirdi ve kaçti, biliyor musunuz?" Bar sahibi "hayir, bilmiyorum. Benim barimda olmaz böyle seyler. Siz herhalde içkiyi fazla kaçirdiniz beyefendi" der ve adam umutsuz, yerine döner. Ayni olay bir kez daha tekrarlaninca adam çevreye bakinir ve piyanisti görür. Onun kesinlikle bu konuyla ilgili olabileceginden kuskulanir ve yanina gider:
"Maymunun biri geldi, tasaklarini içkime daldirdi ve kaçti, biliyor musunuz?" Piyanist: "Valla beyefendi, bilmiyorum ama, biraz mirildanirsaniz belki çikarabilirim."


RUS BALİKÇİ FİKRASİ:

Adam balik tutmak için yeni bir göl ögrenmisti. Takimlarini topladi, bir miktar solucan aldi ve göle gitti. Kiyida olta atan yasli bir adamdan baska kimse yoktu. Yasli adam da oltasini her atista balik çikariyordu. Adam yasli adamla selamlasip kendine uygun bir yer buldu ve takimini hazirlayip oltayi suya atti ve beklemeye basladi. Fakat hiç balik vurmuyordu. Takimini gözden geçirdi, derinligi degistirdi; sonuç yok. Yasli adama döndü ve: "amca" dedi, "ikimiz de olta atiyoruz, benim takimim seninkinden iyi, yemim taze, neden bana balik vurmazken sen sürekli oltani dolu çikariyorsun?" Yasli adam sordu:
"Yem olarak ne kullaniyorsun evlat?"
"Solucan"
"Olmaz. Balik bugün karidese geliyor. Al biraz karides vereyim ben sana da dene."
Adam karidesleri oltaya takti, gerçekten de baliklar gelmeye basladi. O kadar çok balik tuttu ki, ertesi gün 1 kg karides aldi ve ayni yere gitti. Yasli adam yine gelmisti. Adam ilk günki yerine gitti ve oltasini atti. Fakat hiç hareket yoktu. Ihtiyar ise düzenli bir sekilde balik çikariyordu. Adam dayanamadi:
"Amca yine vurmuyor balik, yine neyi yanlis yaptik?"
"Ne yem takiyorsun?"
"Solucan, sen demistin ya."
"O dündü. Bugün balik karidese geliyor. Ben sana biraz vereyim de dene ."
Gerçekten de o gün balik karidese geliyordu. Adam yine bol balik yakaladi ve ihtiyarin yanina gitti.
"Amca sen hangi gün baligin hangi yeme gelecegini nereden biliyorsun?"
"Oglum, bak. Sabah uyandigimda, yataktan kalkmadan önce sikimi tutup kaldirip birakiyorum. Saga düserse karides, sola düserse solucan is yapacak demektir. Bu hiç sasmaz. Sana da öneririm." Adam ihtiyara tesekkür edip oradan ayrildi.
Bir sonraki gün adam yine ayni yere gitti, bu kez dogrudan yasli adamin yanina vardi ve:
"Amca ya" dedi. "Senin dedigin gibi yaptim. Kalktigimda sikimi tutup kaldirdim ve biraktim. Fakat alet ne saga düstü, ne de sola. Oldugu yerde dimdik kaldi."
" A benim salak oglum," dedi yasli adam "o zaman ne diye balik tutmaya geliyorsun ki?"




ÜÇ KIZKARDES:

Üç kizkardes manava gitmisler. En büyükleri manava: "Bize dört adet muz verir misiniz?" demis. En küçük kiz atilmis: "Ama ablacigim, biz yalnizca üç kisiyiz; dört tane muzu ne yapacagiz?". Abla yanitlamis:" Birini de yeriz."

BILL GATES VE VOLKSWAGEN

Bill Gates, Comdex bilgisayar fuarini gezdikten sonra bir açiklama yapiyor ve buyuruyor: "Volkswagen( VW) kendi teknolojisini eger bilgisayar endüstrisi kadar gelistirmis olsaydi, su anda 25 dolarlik otomobiller bir depo benzinle 1000 kilometre gidiyor olurdu."
Volkswagen Bill Gates 'in bu örnegi vermesinden sonra bir basin açiklamasi yapti... "VW teknolojisi Microsoft teknolojisi gibi olsaydi otomobiller söyle olurdu:
1-Ortada hiç bir neden yokken otomobiller günde en az iki kere stop ederdi.
2-Yol çizgileri her yeniden boyandiginda yeni bir otomobil almak zorunda kalirdiniz.
3-Otoyolda giderken birdenbire otomobilin bütün göstergeleri kilitlenir ve sizin bunu kabullenip arabayi bastan çalistirmaniz gerekirdi.
4-Bazen saga dönüs gibi basit bir manevra, arabanin tamamen stop etmesine neden olur ve bu durumda motoru tekrar yüklemeniz gerekirdi.
5-Macintosh günes enejisiyle çalisan daha güvenli, çok daha süratli bir otomobil yapar ancak bu araba mevcut yollarin sadece yüzde besinde gidebilirdi.
6-Yag, hararet ve akü ikaz isiklarinin hepsi ortadan kalkar ve tek bir "Genel Koruma Hatasi" sinyali olurdu.
7-Yeni koltuklar herkesin ayni boy ve agirlikta olmasini gerektirirdi.
8-Hava yastiklari açilmadan evvel "Emin misiniz" diye sorardi.
9-Bazen araba durup duruken kilitlenir ve ayni anda kapi kilidini açip marsa basip bir elle de anteni tutmadikça blokaj çözülmezdi. (Ctrl+Alt+Delete)
10-VW her yeni model otomobili piyasaya çikardiginda müsterilerin araba kullanmayi bastan ögrenmeleri gerekirdi."



BU ENSEYE BU TRAS

(Bunlar ilk ve ortaokul ögrencilerinin vermis olduklari gerçek yanitlardir...)
*Asagidaki siirin ölçüsü nedir? / Yaklasik dokuz santimetredir.
* Türkleri Islamiyet'e yönelten sebep nedir? / Bilmiyorum hocam, biliyorsaniz yazin. Vallahi seneye okulu birakacam. N'olursunuz hocam.
* Cumhurbaskani'nin görevleri? / Cumhurbaskanimizin görevi ülkemizde olan degerli olaylari yorumlamak ve acilislari yapma görevine sahiptir.
* Meclisin görevleri nedir? / Toplanip konusmalari, zam yapmalari.
* Devletin temel amaç ve görevleri nelerdir? / Milletvekillerini korumak.
* Eski Türklerde sosyal hayat nasildi? /Eski Türkler ne ekerse onu biçerdi. At üstünde tavla oynuyorlardi.
* Orta Asya'dan göcün sebepleri nelerdir? / Elektrik kesintisi
* Sert su nedir? / Bir bardak suyu buzluga koyduk, donarsa sert su olur.
* Selçuklu Devleti'ni kim kurdu? / Atatürk Bey.
* Belediyenin görevleri? / Yol kenarlarinin yanlarina çukur mukur açip kapatmak.
* Açik dolasim hangi canlilarda görülür? Tüyleri dikenli canlilarda.
* "Ali cami kirdi" cümlesinin ögelerini bulunuz? / Vallahi hocam, sen benim diplomayi ver. Ali'nin kafasini da kirarim, cami da taktiririm. (Lise disardan bitirme sinavi)

VAJİNAL TUSE

Kadin jinekologa gitmis, muayene sehpasinda yerini almisti. Jinekolog eldivenlerini takip "vajinal tuse" (Isaret ve büyük parmaklarin bitisik vaziyette vajinanin içine sokup çikararak vajinanin muayene edilmesi) yapmaya basladi. Bir ara doktor kafasini kaldirip:
"Sevk aldin mi?" diye sordu. Kadin kizararak:
"Eh, biraz" dedi. Doktor kizdi:
"Sevk aldin mi hanim, sevk! Zevk degil!"



SEMSİYE:

80 Yasindaki adam genel kontrole gittiginde doktoru ona kendini nasil hissettigini sorar ve o da:
"Hiç bu kadar iyi olmamistim. 18 yasinda bir karim var ve o su anda benim çocuguma gebe. Ne diyorsun buna doktor?" der.
Doktor biraz düsünür ve :
"Sana bir öykü anlatacagim. Benim hastalik derecesinde avciliga merakli bir arkadasim var. hiç bir sezonu kaçirmaz. Fakat birgün yine ava giderken dalginlikla tüfek yerine semsiyeyi kapip çikiyor. Ormanda ilerlerken aniden önüne büyük bir ayi çikiyor. Arkadasim elindeki semsiyeyi kaldirip ayiya nisan aliyor ve dügmesine basiyor. Ne oluyor dersin? Ayi oldugu yere cansiz yikiliyor."
"Bu olanaksiz!" diye itiraz eder yasli adam, "ayiyi baska biri vurmus olmali."
Doktor atilir:
"Ben de onu anlatmaya çalisiyorum ya!"


IKİ KARDES

Kendilerine kötülügü is edinmis, kanunsuz yoldan para kazanan ve bu parayla çevrelerine sirin görünen iki kardestiler. Dindar idiler ve kiliseye devamli gidiyorlardi. Kilisenin yeni vaizi çok zeki ve basarili idi ve kisa zamanda cemmati katlanarak artmis, kilise binasini onarmak ve büyütmek gerekmis, bunun için bagis toplanmaya baslamisti. Kardeslerden biri bu sirada öldügünde, diger kardes vaize giderek cenaze töreninde kardesi için “o bir azizdi” derse bütün masrafi karsilayacak kadar bagista bulunacagini söyledi; vaiz kabul ederek parayi aldi. Tören sirasinda vaiz sözünü tuttu ve konusmasini söyle yapti:
“O çok kötü bir adamdi. Dürüst degildi, karisini aldatti, ailesini suistimal etti, kanunsuz isler yapti; ama kardesine kiyasla o bir azizdi.”





BANKAMATIKTEN PARA ÇEKME

ERKEK
Arabayi ATM nin
Karti sok
Sifreyi gir
Parayi, karti ve makbuzu al.

KADIN
Arabayi ATM önüne çek.
Arka aynaya bakarak makyajini kontrol et.
Arabayi stop et.
Anahtarlari çantana koy
ATM den çok uzaga durdugun için arabadan in
Karti çantanin içinde telasla ara
Karti sok
Üzerine sifreyi yazdigin tampon kagidini çantada ara
Sifreyi gir
En az 2 dakika ekrandaki talimatlari oku
"CANCEL" tusuna bas.
Dogru sifreyi bir daha gir.
Bakiyene bak
Zarf ara
Çantada kalem ara
Para yatirma kartini ara
Parayi yatirma islemini onayla
Para yatir
Talimatlari oku
Para çekme islemini yap
Arabaya bin
Makyajini kontrol et
Anahtarlari ara
Arabayi çalistir
Makyajini kontrol et
Arabayla hareket etmeye basla
DUR
Arabayi geri geri sür 2
Arabadan in
Karti, parayi ve makbuzu al
Arabaya tekrar bin
Karti cüzdana yerlestir
Makbuzu makbuz defterine yerlestir
Yatirilan ve çekilen para miktarlarini makbuz defterine yaz
Çantada cüzdan ve makbuz defteri için yer aç ve yerlestir
Makyajini kontrol et
Arabayi geri vitese tak
Arabayi birinci vitese tak
ATM den arabayla ayril
5 km arabayi kullan
El frenini indir!





PKK TERORU

PKK teroristleri bir köyü basmis, halki meydana toplamislardi. Herkesi öldürmek niyetinde idiler ama bu arada biraz da eglenmek istiyorlardi. Teroristlerin basi köylülere hitaben konusmaya basladi:
"Bütün kadinlar gözlerini baglayacak, bütün erkekler donlarini indirip siraya geçecek. Her kadin tüm erkeklerin siklerini elleyerek kendi kocasini tanimaya çalisacak. Kendi kocasini sikinden taniyamayan kadin ve kocasi öldürülecek, taniyanlar kurtulacak."
Erkekler siraya girdi, ilk kadin gözü bagli olarak erkekleri "tetkike" basladi:
"Bu degil, bu degil,bu degil, bu degil, bu bizim köyden bile degil, bu degil,..."

CAMCI

Çapkinligiyla ve agzibozukluguyla ünlüdür. Birgün dükkanina genç ve güzel bir kadin gelir ve evinde yatak odasi caminin kirildigini söyler. Camci:
"Bakalim amina koyiyim"der ve birlikte kadinin evine giderler. Kadin camciyi yatak odasina götürür ve kirik cami gösterir. Camci:
"Takalim amina koyiyim." der. Kadin :
"Siz çalisa durun, benim mutfakta biraz isim var. Bir ihtiyaciniz olursa lütfen çekinmeyin, bana seslenin." dedikten sonra mutfaga gider, camci da
"Tamam amina koyiyim" dedikten sonra ise girisir. Bir zaman geçer, kadin mutfakta iken kapi çalar.
"Kim o?"
"Camci amina koyiyim"
"Ama camci içeride cam takiyor."
"Düstüm amina koyiyim."












PİSKÜVÜT

Mose hastalanmis ve doktora gitmisti. Doktor muayeneden sonra durumunun oldukça kötü oldugunu, ender bir hastaliga yakalandigini ve bir kaç ay içinde ölecegini söyler. Tek bir kurtulus çaresi vardir: yeni dogum yapmis bir kadindan süt emmek. Bir ay boyunca her gün süt emmesi gerekiyor. Durumunun umutsuzlugu ile morali bozuk bir halde evine dönerken arkadasi Solomon'la karsilasir. Solomon neden böyle moralsiz oldugunu sorar ve Mose olayi anlatir; "nereden bulayim böyle birini? Kimse kabul etmez. Ben ölecegim artik."
"Üzüldügün seye bak," der Solomon, "biliyorsun bizim hanim yeni dogum yapti, bebegi emzirirken seni de aradan çikarir. Dostlar böyle zamanlarda belli olur."
Mose arkadasinin bu jestine sevinir ve o günden sonra her gün Solomon'un evine "emmeye" gider. Ancak Solomon'un karisi pek genç, güzel ve oynaktir. Mose sütü emerken o da "baska birseyler ister misin?" , "sütten baska birsey istemez misin?", "Daha tatli seyler de var eger istersen, sakin çekinme, sen yabanci degilsin" gibi imali sözlerle Mose'yi etkilemeye çalismaktadir. Ama Mose her defasinda naz yaparak, kibarca reddeder.
Yine bir gün Mose süt emerken kadin cilveli israrlarini sürdürür:
"Mose baska birsey ister misin?"
"Sagol, istemem"
"Bak çekinme, sen yabanci degilsin. Istedigin birsey varsa söyle."
"Tesekkür ederim. Vallahi baska birsey istemem."
"Hadi hadi naz yapma. Istiyorsun ama söylemeye çekiniyorsun."
"Peki o zaman; biraz pisküvüt olsa sütlen iyi giderdi."



IHTIYAR KIZILDERILI
Film ekibi, çölün kizgin gunesi altinda cekim yapmaktadir. Zor sartlar altinda calisirlarken, ihtiyar bir kizilderili sete dogru yaklasir ve yonetmenin yanina giderek ....
- "...Yagmur, yarin !" der ve gider ... Sasiran yonetmen, ertesi gun yagan yagmuru hayretle izler. Bu sirada ihtiyar kizilderili yine gelir ve
- ".. Firtina, yarin!" der ve yine aniden uzaklasir. Gercekten de muthis bir firtina cikar ve colu birbirine katar. Yonetmen emreder ..
- " Cabuk bana o kizilderiliyi getirin! istedigi parayi verin. O olmazsa biz bu filmi bitiremeyiz!". Adamlar, kizilderiliyi bulur ancak yasli apaci bir turlu razi olmaz.En sonunda teklif edilen bir milyon dolari reddedemez ve adamlarla birlikte kampa gelir. 1 ay boyunca,ihtiyar kizilderilinin soyledigi her sey tutar, yagmur der yagmur, col firtinasi der, col firtinasi, kavurucu sicak der,kavurucu sicak...Yonetmen gayet memnun mesut durumda filmi cekmeye devam eder. Derken bir gun yasli kizilderili susar ve hicbir sey soylemez. Yonetmen ...
- " Nasil olsa gecer" diye dusunurek bekler. 1 gun, 2 gun, 1 hafta, 1 ay derken yonetmenin sabri tasar ve kizilderiliyi bir kenara cekerek ofkeyle sorar ..
- " Bana bak! sana bu is icin dunyanin parasini odedim! Eger susmaya devam edersen, seni buradan atacagim en sonunda !" . Kizilderili omuzlarini silker ...
- "..Radyo,kirildi! ... "
KEKEME
Geceyarisi karakolun telefonu calar. Bir memur telefonu acar. Karsidaki ses soyle der:
- Iii iyi aksamlar. bbir iiihbarim olacakti.
- Buyrun.
- Bbbuu burada ooolu bir at var.
- Adresi verin, hemen aldiralim beyefendi.
- Mmmmmm... Mmmmaaaa...
- Maslak!..
- Hhhhayir. Mmmmm.. Mmmmmaaaa..
Polis Memuru:
- Yeter kardesim, konusmayi ogren, oyle ara, deyip telefonu kapatir. Daha bir dakika gecmeden karakolun telefonu yine calar. Karsidaki ses:
- Iiiyi aksamlar. Bbbir iiihbarim olacakti.
- Dinliyorum.
- Bbbuu burada ooolu bir at var.
- Tamam beyefendi adresi verin hemen aldiralim.
- Mmmmm. Mmmmaaa..
- Maslak?.
- Hhhhayir. Mmmmm.. Mmmmaa.. Polis memuru bir kez daha telefonu adamin suratina kapatir. Aradan tam uc saat gecer, telefon tekrar calar. Ses:
- Bbbbir iiih..
- Tamam! Biliyorum. Ihbarda bulunacaksiniz.
- Bbb bura..
- Tamam, orada olu bir at var, adresi ver kardesim!
- Mmmmmaaa...
- Maslak..
- Eeevet. Evet sms Mmmmmaslak'a gggetirene kkkkadar anam agladi esogluesek !..
DÖVMEK
Kösede müsteri bekleyen sokak kadinina yaklasan adam :
- Kaça, diye sordu... Saatiniz kaça?
- Onbin lira...
- Ben onbin degil, tam yüzbin lira veririm...
- Gerçekten mi?
- Gerçekten ya... Valla veririm hemde yüzbin lira... Ama döverim ben ...
- Amaaaaan. Yüzbini verde döv... Otele dogru yürüdükleri sirada adam yineledi :
- Bak söyleyeyim fena döverim ben ...
- Döv canim, yüzbini ver de... Soyunduklari sirada adam :
- Son defa söylüyorum fena döverim.
- Amaaaaan be!... Dövermis.... Ne kadar döversin yani?
- Vallaaa parayi geri alincaya kadar döverim...

GAZ
Kadinin biri doktora gitmis:
-"Doktor bey benim biraz garip bir problemim var ben cok sik ve fazla osuruyorum, ancak neyse ki hic ses ve koku cikmiyor, yine de her dakika her dakika bayagi rahatsiz olmaya basladim lutfen bir care bulun." demis.Doktorda birkac ilac yazmis ve 1 ay sonra kontrole gelmesini rica edip kadini yollamis. Aradan 1 ay gecer gecmez kadin yine pat damlamis.
-"Doktor bey ne yaptiniz? Yine cok sik gaz cikariyorum ama bu sefer bi koku cikiyor bir koku cikiyor, dayanilir gibi degil istediginiz kadar cam kapi acin saatlerce gitmek bilmiyor."
Doktor memnuniyetle cevap vermis:
-"Hmmm guzel, demek burnunuzu tedavi edebildik simdi sira kulaginizda."
V
FIRAVUN FIKRASI BILEM VAR BENIM SAYFAMDA KONULU FIKRA
Firavun bir gun , hiddetle katiplerini cagirtir ... hemen 4 bi yana haber salinir, katipler bulunur, sarayda firavunun tahti karsisinda yanyana toplanirlar ... Firavun bagirir .. :
- "Yazin bakalim .... BEN" . Katipler baslarlar bir elde civi, digerinde cekic onlerindeki tas bloka, bir firavun figuru kazimaya ... Firavun devam eder:
- "BU MISIRIN ...." . Katipler hemen firavun figuru yanina, bir piramit resmi kazimaya baslarlar ...
- "ANASINI ..." Hemen piramit gravuru yanina, elinde bebegi ile bir anne resmi ...
-" ZIKIYIM ...."
Derken katiplerden biri takilir kalir, once saga sola bakinir, sonra yanindakine donüp ..
- "zikiyim tek tasakla mi yaziliyodu, yoksa çift tasakla mi ...?"
-- Saol Tütü






TABLO
Clinton, Kuba'ya gelecekmis.. Kubalilar toplanmis, bir hosluk yapacaklar.. Ulkenin en iyi ressamina basvurmuslar.. Bir tablo yap.. Adi, 'Clinton Kubada' olsun" diye.. Ressam "Hadi ordan" demis.. "Ben adami gormedim bile.. Adam hayatinda Kuba'ya gelmedi. Simdi ben nasil 'Clinton Kubada' diye atmasyondan resim yaparim?.." Tesaduf bu ya.. Bizim Temel, puro almaya Havana'ya gelmis o sirada.. Sikintiyi duymus..
- "Ben size istediginiz tabloyu yaparim. Bana bir sandik puro verirseniz" diye.. Vermisler.. Temel bir hafta sonra, Kubalilar'i cagirmis.. "Iste tablonuz" demis.. Tuvalin uzerini orten bezi hizla asagi cekivermis.. Kubalilar da donuvermisler.. Tabloda, yatakta iki kisi, al takke ver kulah..
- "Bu ne" diye gurlemis, Turizm Bakani.. "Bu ne?.. Bu kadin kim?.."
- "Clinton'un karisi" demis, Temel..
- "Peki bu ustundeki adam kim?"
- "Clinton'un usagi!.."
- "Peki Clinton nerde ulan!.."
- "Clinton Kuba'da" demis Temel!..




TOMOGRAFI
Efendim, Temel'in karisi hasta.. Teshis koyamiyorlar.. Tomografi çekilmesine karar veriliyor. Karisi scanning odasina aliniyor. Temel'e "Sen kapida bekle" diyorlar.. Hasta boylu boyunca cihazin altina uzatiliyor. Her sey hazir. Fakat, çekimi yapacak asistan bir turlu scan aletini bulamiyor ve ofke ile bagiriyor: "Bunun scani nerde ?.." Temel paldir kultur odaya daliyor: "Burdayim doktor bey!.."

SEX ve SEYAHAT
Adamin biri is ariyomus ... Firmanin birinin gorusmelerine girmis ... Sorular.. Sorular.. Sinavlar .. Yetkililer de fark etmis ki herif biraz TIN TIN.. Pek bi ise yaramaz .. Neyse, Marketing istermisin demisler ...
Yok ben daha guzel.. daha kalifiye bi is ariyorum" demis..
Allah allah sansini zorlama.. peki Satis dusunur muydun?
"Yok o da olmaz, cok basit bi is o, ne varki mal satmakta, olmaz.."
Pekii icinde hem sex hem de seyahat olan bi is sunsak size :
"Iste bu yaa, bunu niye bastan soylemiyosunuz. Tam boyle bisey ariyodum.
Neymis o..??"
"Siktir Git"

ERMENI TEYZE ILE BALIKCI
Galatada bir balikci bagiriyor ..
- Canli balik canli balik . Ermeni bir teyze yaklasiyor ve ermeni aksaniyla soruyor.
- Evladim baliklar tazedir?
- Canli balik,canli balik!!!
- Evladim baliklar tazedir?
- Teyze canli diyoruz ya iste!!!
- Aa evladim ben de canliyim fakat tazeyimdir?



KOMPARTIMAN GEYIKLERI 1
Delikanli kompartimanda karsisinda oturan genç ve güzel kadindan gözlerini bir türlü ayiramiyordu.Kadinin kucaginda güzel bir köpek vardi.Delikanli bir ara :
- Ah, kucaginizdaki köpegin yerinde olmayi ne kadar isterdim.Kimbilir ne kadar mutlu olurdum, der. Kadin delikanliya alayli bir sekilde bakip cevaplar :
- Hata edersiniz.Çünkü köpegimi hadim ettirmek üzere baytara götürüyorum!
ECZACI
Genç kiz genç asigina telefon açmis :
- Jean, demis , seni çok arzuluyorum, geceleri uyku uyuyamiyorum.Ne olur bu hafta sonu bize yemege gel. Seni annem babamla tanistirayim.Sonra benim odamda ders çalisiyor gibi yapar doya doya sevisiriz... Jean ömründe hiçbir kizla sevismemis, toy bir delikanli Bir eczaneye gitmis.Babacan eczaciya :
- Bu hafta sonu önce bir aile yemegi , pesinden atesli bir ask yaayacagim, demis, o yüzden iyisinden iki kutu prezervatif istiyorum... Babacan eczaci kutulari vermis, oglanin sirtini sivazlayip yolcu etmis. Jean hafta sonunda bir büyük buket çiçekle Françoise'nin kapisini çalmis. Genç kiz kapiyi açmis.Jean'i dogrudan yemege almis. Delikanli çok mahçup biçimde masaya oturmus.Kizin ana babasinin yüzüne söyle bir baktiktan sonra basini önüne egmis.Baslamis dua etmeye.Ancak dua bir türlü bitmiyor.Françoise sonunda dayanamamis, fisiltiyla :
- Ben senin bu kadar dindar oldugunu hiç bilmiyordum Jean, demis... Jean adeta inlemis :
- Ben de babanin eczaci oldugunu bilmiyordum...
BIR KONU BIR KONUK
Rustada Gazetecinin biri 100 yasinda bir köylüyle roportaj yapiyor :
- Efendim, bu kadar zamanda kimbilir ne güzel olaylar yasamissinizdir. Güzel bir aninizi anlatirmisiniz", diye sormus. Ihtiyar baslamis :
- Bir gün bizim muhtarin esegi kayboldu. Bütün köy esegi aramak için daga çiktik. Saatlerce bir elimizde votka aradik durduk. Sonunda da bulduk.Basladik dag yolundan asagi inmeye. Birden bizim muhtarin esegi gözümüze bir güzel görünmeye basladi ... Derken gazeteci :
- Aman efendim, daha enteresan bir aninizi anlatsaniz. Ihtiyar köylü söze devam etmis :
- Bir gün bizim muhtarin kuzusu kayboldu. Bütün köy muhtarin kuzusunu aramak için daga çiktik. Saatlerce bir elimizde votka, hem yudumlanip hem yuruyerek aradik durduk. Sonunda da bulduk. Basladik dag yolundan asagi inmeye. Birden bizim muhtarin kuzu gözümüze bir güzel görünmeye basladi.. Demeye kalmadan gazeteci yine adamin sözünü kesmis :
- Aman efendim, oraya da girmeyelim. Siz en iyisi kötü bir aninizi anlatin. Adam yeniden söze baslamis :
- Bir gün ben kayboldum...
ELEKTRIKLI TESTERE
Trabzon'da bir grup laz cok agac kesebilmek icin Amerika'dan motorlu testere getirtmeye karar vermisler. Gerekli baglantilar kurulduktan sonra para odenmis ve birkac tane elektrikli testere alinmis. Garanti kagidinda da gunde enaz 500 tane agac kesecegi belirtiliyormus.Herneyse, bizimkiler koyulmuslar ise. Aksam oldugunda en fazla agac kesen Temelmis ve sadece 50 tane agac kesmis. Dogal olarak herkes sasirmis. Bir sonraki gun , Temel zorlayarak sayiyi 100'e cikarmis. Daha sonraki gun aksam Temel yerinden kalkamaz hale gelmis ama sadece 150 tane agac kesebilmis. Artik bizimkiler Amerika'dan bir yetkili cagirmaya karar vermisler. Yetkili gelmis ve birlikte ormana gitmisler. Amerikali motorun ipini cekip calistirmis ve cikan ses uzerine bizimkiler hep bir agizdan:
- Uyy o ne daa ?

KOMIK LOTARYOCU BENZINCI FIKRASI
Benzin istasyonunun önünde bir afis:
"Depoyu dolduran lotaryada tutturursa bedava seks kazaniyor."
Iki kafadar benzinciye "Doldur depoyu" der, sonra bedava seks için lotaryaya talip olur... Benzinci sorar: Kafamdan bir sayi tuttum, bilirseniz bedava seks.
- "Üç" derler... Benzinci, "Bilemediniz, ben bes tutmustum." Bir hafta sonra iki kafadar yine gelir, depo yine doldurulur, yine lotarya... Bizimkiler "Yedi" der. Benzinci "Olmadi, ben alti tutmustum". Üç gün sora yine depoyu "fullerler", yine lotarya... "Iki" derler, benzinci "Bir" der. Kafadarlardan biri arkadasina açilir...
- "Yahu bu bizi kandiriyor galiba, hep baska rakam söylüyor... Hile yapmasin!". Digeri cevap verir:
- "Yok yaw,canim kizkardesim arka arkaya iki kere kazandi."
MASKELI BALO vs SAHTE YUZLERI
Temel bir maskeli balonun yarismasinda kompozisyonuyla birinci gelmis. Cirilciplak, kafasinda gaz maskesi, elinde bir demet cicek ve orasinda sallanan bir prezervatif. Juriye gore: Ciplaklik fakirligi; Gaz maskesi hava kirliligini; Prezervatifde bedensel kirliligi, bir demet cicek ise dogayi simgeliyormus. Hayir diye itiraz etmis Temel.
- Punu temek istemistum. Kaput kullanmak, cicegi gaz maskesiyle koklamaya penzer. -
SINYAL
Temel'e bak bakalim arabanin sinyalleri calisiyormu, demisler.
- Calisayi
- Calismayi
- Calisayi
- Calismayi .....
CANG CING ve KARDESLERI
Çin'de bir çift yasamaktadir. Eski ve köklü aileden gelen çiftin bir çocuklari olur. Çocuk simsiyah saçli ve siyah gözlüdür. Isim vermek için bilge aile büyükleri toplanir ve çocuga siyah gözlü kahraman anlaminda ÇAN ÇING ÇONG koyarlar. Aradan iki yil geçer. Çiftin bir çocugu daha olur. Bu çocuk da ince uzun bir buruna sahiptir ve disli dogmustur. Yine bilge aile büyükleri toplanir ve çocuga uzun burun, sivri dis anlaminda TAI TING TONG adini verirler. 5 yil daha geçer ve çiftin bir çocugu daha olur. Ancak bu kez dogan çocuk sarisin ve mavi gözlüdür. Aile büyükleri hemen toplanir ve bu duruma bir anlam veremezler. Daha sonra diger ailelelerin bilgelerine ve ülkedeki yüce bilgelere danisilir ve çocugun adi kararlastirilir:
SOME THING WRONG


ER RYAN
Osmanli donanmasiyla Venedik donanmasi arasinda savas çikmis. Venedik donanmasinin komutani Andrea Doria imis. Gözcü Osmanli donanmasinin yaklastigini fark edince hemen Andrea Doria'ya haber vermis:
- Osmanli yaklasiyoor. Andrea Doria sormus:
- Kaç gemi var? Gözcü:
- 10-20 kadar. Komutan hemen emir erini çagirmis: Oglum bana hemen kirmizi gömlegimi getir. Emir eri sasirmis:
- Niçin komutanim? Andrea Doria:
- Savasirken yaralanacagiz. Kan izi belli olmasin ve de askerlerin cesareti kirilmasin diye... Bu arada gözcüden yine ses gelmis:
- Efendim 50 kadar oldular. Andrea Doria heyecanlanmis ve emir erine tekrar seslenmis:
- Gömlegi bosver. Sen bana kahverengi pantolonumu getir..
AJAN FIKRALARI 1
Rus gizli haber alma orgutu KGB, Ruslar hakkinda cok gizli sirlari ele geciren Amerikali, ingiliz ve laz ajanlari uc ajani yakalamislar. Bu ajanlar bilgiyi guvenlik acisindan uce bolmus ve herbirinin diger iki sirdan haberi yokmuscasina herseyi ayarlamislar. Neyse KGB bunlari konusturmak icin iskencelere baslamis. Amerikali kendisine ait bilgiyi 17.gun agzindan kacirmis. Sira ingilize gelmis.O da 9. gun cozulmus. Laz`i da konusturabilirlerse hersey tamamlanacak. Ama laz bir turlu konusmuyor. 25. gun sonunda, Ruslar toplanmis, tartismaya baslamislar;
- "Yaw biz bu Turk'lerin cok kuvvetli, guclu oldugunu bilirdik ama bu kadarini da bilmezdik, acaba bu kadar aciya, darbeye bu adam nasil dayaniyor ?" Artik 36. gun iskenceden getirip, bu adam bu kadar nasil dayaniyor, acaba teknigi nedir deyip, odasina bir kamera yerlestirmisler . Laz aksam bir saatte uyanmis, baslamis kafasini duvara vurmaya :
- Hatirla essoglessek hatirla .. oldirecekler senu ...
TEMEL BOGAZDA
Temel bogazda tekneyle turist gezdiriyo, bi gun bi amerikaliyi aliyor basliyolar gezmeye .. turist falanca sarayi goruyor .
- "Bu ne kadar zamanda yapilmis diyor" Temelde: "5 yilda diye cevap veriyor "... herif:
- "Yazik bizde olsa 1 yil .." biraz sonra filan camiyi goruyo
- "Bu nekadar zamanda yapilmis" diye soruyor .. Temelde ...
- " 2 yil" diye cevap veriyor ... turist:
- " Yazik be bizde olsa 3 ayda biterdi" diyor. Temel uyuz oluyo duruma .. biraz sonra bi tarihi yapi daha goruyolar..gene soruyor turist.. Temel..2 ay diyor, adam gene yazik be bizde olsa 1 haftada biter, diyor. Temel iyice killaniyor, tam o sirada bogaz koprusunun altina geliyor.. adam yukariyi gostererek bu kopru ne kadar zamanda yapildi diyor.. Temel saskin saskin bakislarla kafayi kaldirip ..
- "hangisi ? bu mu? bilmem, bu dun burda yoktu daa.."

KOMIK BIR FIKRA
Dünyanin bütün ülkelerinden davetli doktorlarin katildigi bir tip konferansi düzenlenmis. Konferansin düzenlendigi otelin barinda içkisini yudumlayan yakisikli doktorun gözü barin diger kösesinde oturan çok güzel bir kadina takilmis. Içinden "Inanilmaz bir güzellik bu. Kesinlikle tanismaliyim.' diye geçirmis. Sonra kadinin yanina süzülüp konusmaya baslamis:
- "Iyi aksamlar, hanimefendi. Sizin uzmanlik alaniniz neydi?"
- "Benim uzmanlik alanim, penis". diye yanitlamis kadin. Adam da bu hizli ve rahat yanita karsi saskinligini gizleyemeyip sadece "Ha?" diyebilmis. Adamin sasirdigini gören kadin:
- "Sanirim biraz sasirdiniz. Olayi biraz açayim size. Ben dünyanin çesitli yörelerindeki erkeklerin penislerini inceleyip karsilastirdigim bir arastirma yapiyorum. Bakin, örnegin Iranli ve Italyan erkekler kadinlari sekste çildirtmalari ile ünlüdürler. Iranli erkeklerin penisleri kisa ama kalindir. Bu klitoral orgazm saglar. Italyan erkeklerin penisleri ise uzun ama incedir. Derinlemesine yani vajinal orgazm saglar" seklinde ayrintili bir açiklama yapmis. Bu arada adam da bunlari gözleri faltasi, agzi bir karis açik dinlemis. Birden kadin duraklamis ve:
- "Ya pardon ama ben size bunlari niye anlatiyorum ki? Daha tanismadik bile. Benim adim Mary Hatcher. Ya sizin ki?" diye sormus. Adam da cevap vermis:
ROBERTO RAFSANCANI
AVCi TEMEL
Dört kisilik avci grubu, rehber olarak tuttuklari tecrübeli avci Temel'in önderliginde ormanda ilerlemektedirler. Karsilarina küçük bir delik çikar. Temel:
- Yatin yere, tavsan deligi ! Bütün avcilar yere yatarlar. Gerçekten bir müddet sonra delikten tavsan çikar. Avcilar hemen vururlar. Tekrar yürümeye baslarlar. Bir süre sonra büyükçe bir delik çikar karsilarina. Temel :
- Yatin yere, tilki deligi ! Yatarlar. Biraz sonra tilki çikar. Onu da vururlar. Tekrar yola düserler. Bu defa daha büyük bir delik çikar. Temel :
- Yatin yere, ayi ini ! Yere yatarlar ve çikan ayiyi vururlar. iyice keyiflanan avcilar yürümeye devam ederler. Kisa bir zamansonra kocaman bir deligin basinda dururlar. Acemiler hep birden Temel'e bakar. Temel :
- Usaklar ne çikacagini bilmiyorum. Ama yatin yere, ne çikarsa bahtimiza ! . . . Ertesi gün gazetelerde :
`Dört avci tren altinda can verdi...'
BIR LAZ ve GORILIN Enteresan Hikeyesi Konulu Fikra
Ingiltere'de bir hayvanat bahcesinde soylari tukenmekte olan bir cift goril kalmis. Insanlar bunlari ciftlestirip soylarini kurtarmaya calisiyorlarmis ki erkek goril birden olmus. Ortalik birbirine girmis. Gazetelere ilan verilmis ve disi gorile bir es bulana buyuk oduller vaad edilmis. Kimsenin elinden birsey gelmiyormus. Herkes caresiz caresiz otururken bir Turk cikmis ve bu isi halledecegini ancak 50 bin dolar istedigini soylemis. Hemen kabul etmisler. Turk ucaga atlamis once Istanbul'a sonra da Ankara'ya gelmis. Ankara'da otobuse binmis. Pozanti yolu uzerinde bir kahvede inmis. Kahveye girmis bakmis bir suru kamyon soforu oturuyor. Hepsine soyle alici gozuyle baktiktan sonra bir tanesine 'Sen gel' demis. Adam gelmis, bizimki de ona durumu anlatmis. Boyle boyle bir durum oldugunu, gorile bir es aradigini ve adamin bu is icin uygun oldugunu ve bunun bedelinin de 25 bin dolar oldugunu soylemis. Kamyoncu dusunmek icin 1 saat muhlet istemis. 1 saat sonra donmus ve demis ki :
- "Tamam kabul ediyorum ama 3 sartim var:
1. Hayvani dudaklarindan opmem ..
2. Dogacak cocuk erkek olursa babamin adini koyarim ..
3. 25 bin dolarim yok. Taksit taksit oderim ...
AYIPCI BIR FIKRA
Adam New York'ta luks bir randevu evinin kapisini calar:
- Merhaba, Samantha ile gorusmek istiyorum.
- Bir dakika efendim. Adami iceri alirlar. Bir sure sonra cok guzel bir kadin merdivenlerden iner:
- Beni aramissiniz.
- Evet. Geceyi seninle gecirmek istiyorum.
- Tamam ama benim tarifem biraz pahalidir. Geceligi bin dolar.
- Parasi onemli degil. Geceyi seninle gecirmek istiyorum. Beraberce yukari cikarlar. Geceyi birlikte gecirirler. Ertesi gun adam yine randevuevine gelir.
- Samantha ile gorusmek istiyorum.
- Beyefendi baska kizlarimiz da var.
- Umurumda degil, Samantha ile gorusecegim. Samantha gelir :
- Yine mi sen!
- Evet. Geceyi seninle gecirmek istiyorum.
- Yalniz fiyatimi hatirliyorsun degil mi? Bin dolar.
- Hic onemli degil. Ben geceyi seninle gecirecegim der adam ve birlikte yukari cikarlar, o geceyi de beraber gecirirler. Ertesi gun, ayni adam, ayni randevuevi:
- Merhaba, Samantha ile gorusmek istiyorum. Samantha asagi iner:
- Tanrim, yine mi! Bak, devamli musterilere indirim falan yapmiyorum. Fiyatim ayni, bin dolar.
- Onemli degil. Geceyi seninle gecirmek istiyorum. Yine yukari cikarlar. Islerini bitirdikten sonra:
- Benden bu kadar hoslanman cok guzel ama anlayamiyorum. Uc gece ustuste bana bin dolar odedin. Nerelisin sen?
- Tel Aviv.
- Tel Aviv mi? Benim kizkardesim de Tel Aviv'de yasiyor.
- Biliyorum, sana getirmem icin bana ucbin dolar verdi..

Iletisimin Ulastigi Nokta ..
Adamin birisi evde oturuken Yeni aldigi dürbünle baslamis sagi solu kesmeye... Bir o yan bir bu yan, bir o daire bir bu mutfak derken, karsi apartmanda en üst katta Balkon bir kadin ile bir erkek görmüs. Tamam demis kendi kendine bunlarda bir is var, baslamis Ront etmeye. bir saat iki saat derken, Kadin balkondan iceri eve girmis, adam halen balkonda.. kisa bir süre sonra Kadin cikmis, tekrar balkona, ve Ahhh iihhh gibilerinden agiz hareketleri ile memelerini göstermis, Bizimkisi iyice kafayi yemis, ve tamam bu gece Orda kesin icraat var gibilerinden ronta devam etmis, Kisa süre sonra adam kalkip eve girmis, ve tekrar balkona geldiginde bir elinde semsiye, Öteki elinde süt sisesi, siseyide Mala gecirmis, kadina kizar gibi herketler yapiyor. Tabi bizimkisi iyi ce kafayi yemis,ve bunlara bir anlam verememis. Sabah olur olmaz basmis gitmis O apartmanin Kapicisina.. Olayi anlatmis, bunlar kimdir nasil bir aile falan diye sormus.. KApici ise iyi yillardan beri tanirim namuslu kendi halinde bir aile demis.. Adami bu aciklamalar tatmin etmemis, arastirmis ve Ailenin Psikologunu bulmus, Gitmis psikologa. Olayi bir bir anlatmis, Kadinin memelerini tutup aglamaksi bir halde yaptigi hareketten Adamin Elinde semsiye ile MAla gecirdigi süt sisesine kadar her seyi anlatmis.. Psikolog baslmis gülmeye.. Adam meraktan cildirmak üzere iken, Psikolog Onlar yani O aile sagir ve dilsiz demis.. Adam ise eeee?? gibilerinden.. Psikolog, bak kadin memelerini tutup aglar gibi yapti ise, Herif evde süt kalmadi, cocuk agliyor, git süt al anlaminda yapmistir.. Kocasi ise, Elindeki semsiye ve Malina gecirdigi süt sisesi ile, Kadin Disarda yagmur yagiyor, Sikerim sütünü simdi demek istemis.. diyor.. Bence cok komik ama biraz uzun.. ehueheueheee
Penguen
Temel bir gün bir Penguen bulmus .. Boynuna bir ip takmis sagda solda gezdiriyor.. Derken yoldan gören vatandaslar, "Yaw Temel Yaziktir bu hayvana.. Bu sicakta bir oyana bir buyana gezdirme .. Götür bunu Hayvanat bahcesine .." demisler. Temel de basini onaylamis yola devam etmis. Ertesi gun ayni kisiler bakmislar, temel yiine sokakta , penguen ile yuruyor ...Hemen sormuslar :
- Yaw Hayvanat Bahcesine Dün gittik, bu gün sinemaya gidecegiz demis.
Noel Baba'nin da fikrasi mi olurmus demeyin konulun fikra
Adamin biri sabah gec kalkmis, dolaysi ile ise gecikmis. Hemen elbiselerini giyer taksiye atlar ve ise varir. Kapida patron beklemektedir. " Hic iceri girme, bu kacinci oldu, pilini pirtini topla, sittir ol" der. Adam ne yapsin atlar taksiye evine gider. Eve girer, birde ne görsün, karisi yataga bir zenci almis oynasiyor. Kocasini gören kadin hic istifini bozmaz ve adama :
" Senden zaten ayrilacaktim. Ev ve arabada zaten benim üzerime kayitli, sittir ol" der. Ve adam evde cikar ne yapacagini sasirir. En iyi intihar der. Bir köprüye varir, demir parmakliklara cikarki o anda noel baba gelir.
"Dur evlat ne yapiyorsun" der Adam basindan gecenleri anlartir. Noel baba gülümser ve
" Evlat sana bir sarisin hatun versem ... birde son modern araba .... bir de villa ... ne dersin .... vazgecermisin intihardan" Adamin hosuna gider " Tabiiiii " der. Ama bir sartla der Noel baba
" Seni bi kere tikecegim " Adam düsünür , ne olacakkii yaa der bi kereden " tamam " der . Ve noel baba arkadan veristirmeye baslar, ve sorar :
" Ismin ne " Adam:
" John"
" Kac yasindasin John ?"
"41 "
" Hayret John, 41 yasindasin ama hala noel babalara inaniyorsun" -
Ince Elenip SIk Dokunmus ...
Temelin 8 tane cocugu varmis ama hepsi de birbirinden salak, gerizekaliymis. Temel ve karisi Fadime doktora gitmisler.durumu anlatmislar. Böyle böyle biz artik cocuk istemiyoruz demisler. Doktor bunlara 1-2 kutu prezervatif vermis. Nasil kullanilacagini falan anlatmis yollamis. Neyse bunlar kullana kullana bir gün prezervatifleri kalmamis Temel kara kara düsünmeye baslamis . Ne yapsak ne etsek diye Fadime " dur ben sana dantelden örüvereyim demis" Olcüyü falan almis 1-2 gün icinde örmüs. aradan 9 ay gecmis Temel ile Fadimenin 1 cocuklari daha olmus . Zamanla cocuk büyümüs, 9-10 yaslarina gelmis. Ama nasi bi cocuk zeki mi zeki, firlama mi firlama . Önceki 8 ine hiç benzemiyo. Tum sinavlarda birinci, sporda tum sehrin en iyisi, Köyün en zeki,atilgan cocugu olmus. Bir gün Temel kahvede otururken sormuslar
" Ya Temel senin 9 cocugun 8'i deli mi deli bu sonuncusu nasi oluyor da bu kadar akilli oldu?" Temel gerine gerine cevap vermis :
" Suzme o, suzme."

KAYIP ..
Temel ile Dursun ayni köyde beraber büyüyen iki arkadas. Temel gençlik çagina gelince köyü terk eder, Dursun köyde kalir. Yillarca haber alinamaz Temel'den. Köyün ileri gelenleri toplanip Dusun'u çagirirlar:
- Sen Temel'in yakin arkadasisin, duyduk ki Almanya'daymis. Git bir gör, ölü mü diri mi ögren. Dursun gider ve bir süre sonra köye geri döner:
- Size bir kötü bir de iyi haberim var, der.
- Önce kötüyü söyle.
- Temel ibne olmus.
- Iyisi haber ne?
- Bi muamele var ...
NOT TESTED ON ANIMALS?
Her gecen gün araba sanayiinde Japonlara yenik düsen Amerikalilar bir gün araba teknolojilerini incelemek üzere Japonya'ya giderler. Fabrikayi gezerken bir kösede kutular içinde kediler görürler. Merak edip bu kedilerin ne ise yaradigini sorarlar. Japonlar cevap verir:
-Biz bu kedileri izolasyon testinde kullaniyoruz. Aksam giderken her bir arabaya bir kedi koyuyoruz. Sabah geldigimizde ise arabada kedi ölüyse problem yok, eger kedi yasiyorsa arabanin problemli oldugunu anliyoruz" diyorlar.
Amerikalilar çok sasiriyorlar. Amerikalilar geziyi tamamlayip ülkelerine dönerken bir Türkiyeye ugrayalim diyorlar. Türkiyede ise Tofas'i geziyorlar. Gezerken bir kösede kutular içinde kediler görüyorlar. Sasiriyorlar. Dayanamayip bu kedilerin ne ise yaradigini soruyorlar. Tofas yetkilileri cevap veriyorr:
-Biz bu kedileri izolasyon testinde kullaniyoruz. Aksam giderken her bir arabaya bir kedi koyuyoruz. Sabah geldigimizde eger kedi arabada ise problem yok, ama kedi arabadan kacmissa arabanin problemli oldugunu anliyoruz.
HEM GULDUREN HEMIDE DUSUNDUREN BIR FIKRA DAHA ...
Kayserili'nin biri Ilahiyat okumak icin Misir'a EL-Ezher Üniversitesine gitmis. Yedi senelik okulu memleketine hasret kaldigi icin alti sene sonra birakmak istemis. Hoca'si buna üzülmüs ve ona demiski:
- "Oglum gel bir sene daha okuda Islam'da siyaseti ögren" Yok bizim Kayserili israr etmis, bana siyaset miyaset lazim degil demis. Kayserili köyüne geldikten sonra Camiye gitmis ve hocanin vaazini dinlemeye baslamis, duyduklari ögrendiklerinin tam tersiymis, hoca kafirlerden dinsizlerden bahsediyormuski, bizim kayserili ayaga kalkmis ve hocaya:
- "Hocam anlatdiklarinizin hepisi yanlis" demis. Bunun üzerine hoca:
- "Aha kafirin teki'de bu" demis ve bütün cemaat bizim kayserilinin üstüne yürümüs. Canini zor kurtaran kayserili hemen Misir'a geri dönüp basindan gecenleri hocasina anlatip son senesini okumus ve tekrar köyüne dönmüs. Yine Cami'ye girmis ve ayni hoca'yi dinlemeye baslamis. Bir müddet sonra ayaga kalkmis ve:
- "Hocam kusura bakmayin gecen sene cok büyük bir hata yaptim, Misir'da hocam'la konustum, siz hakliymissiniz, hatta sizden bir kil koparan Cennete gidecekmis" deyince bütün cemaat ayaga kalkip hocanin üstüne yürümüsler (kil koparmaya eki eki ehm komik hemide ders verici , fikra bole olur iste)... --
ESKIYA
Bir eskiya grubu köyün birini basar ve ne var ne yok alir. Eskiyalarin reisi köylüleri öldürmeye karar verir, ama buna biraz eglence katmak ister:
- "Kadinlarla erkekleri ayirin. Kadinlarin gözlerini baglayin ve erkekleri teker teker önlerine getirin. Her kadin önüne gelen erkegin aletine elleyerek kendi kocasini bulmaya çalisacak. Tabi bulamayacak ve ceza olarak ikisini de öldürecegiz." Adamlari da bu ise çok sevinir ve "Eglence basliyor" derler. Ilk kadinin gözleri baglanir ve erkekler teker teker önünden geçmeye baslar. Kadin sirayla erkeklerin aletine elleyerek:
- Bu degel, bu degel, bu degel, ha budur ! der. Ilk kadin kocasini bulur ve affedilir. "Sans" der reis. Ikinci kadin gelir ve gözleri baglanir:
- Bu degel, bu degel, bu degel, aha budur ! O da bulur kocasini ve affedilirler. Reis bu ise kizmaya baslar. Gelenlerin hepsi teker teker:
- Bu degil, bu degil, aha bu! diyerek kocalarini bulurlar. Reis bakar bu böyle olmayacak kendi adamlarina:
- "Erkeklerin arasina girin de kadinlarin kafasi karissin, kocalarini bulamasinlar" der. Eskiyalar da pantolanlari indirip siraya girerler. Gözleri bagli kadin ellemeye baslar:
- Bu degel, bu degel, bu degel, bu bizim köyden degel .....

INTIHAR
Bir kadin intihar etmeye karar vermis ve bir otelin 35 katindan kendini asagi birakmis. Tam 30. katta, o an disariyi seyreden bir Italyan kadini kolundan yakalamis.
"Dur, ne yapiyorsun? Hayat çok güzel. Simdi intihar etmekten vazgeç seninle konusalim, bir yerlerde yemek yiyelim sonra evime gidelim." demis. Kadin da: "Sonra?" diye sormus. Adam:
" Sonra seninle birlikte oluruz." deyince kadin "Siz erkekler hepiniz aynisiniz, baska sey düsünmezsiniz " deyip, kendini asagi birakmis, kadin düsmeye devam etmis. Bu sefer 20 katta bir Alman kadini kolundan yakalamis.
" Dur ne yapiyorsun? Neden intihar etmek istiyorsun? Vazgeç. Seninle konusalim, bir seyler yiyelim. Evine birakayim."
"Sonra?" demis kadin.
"Sonra seninle bilikte oluruz." deyince, kadin gene köpürmüs: "Siz erkekler hep aynisiniz. Seksten baska sey düsünmezsiniz zaten!" kadin onun da kollarindan kurtulup, düsmeye devam etmis. Bu sefer onuncu katta bir Temel kadini kolundan yakalamis.
" Dur ne yapiyorsun? Neden ölmek istiyorsun. Vazgeç. Seninle bir seyler yiyelim, konusalim, seni evine birakayim."
" Sonra?" demis kadin. Türk de:
" Sonra ben de evime giderim. Istersen ararsin daha sonra görüsürüz tekrar." Kadin sasirmis:
" Ne yani, benimle yatmak istemiyormusun?"diye sormus. Bunun uzerine Temel
" Tuh Fahise !" demis ve birakmis kadinin kolunu...
KOY ADETLERI
Iki falci kadin fal bakmak icin bir koye gider.Derken hava kararir.Kadinlar korkmaya baslar. Koyun alt mahallesindeki ilk eve misafir olular.Yemekler yenir , fala bakilir.Iyice gece olmaya baslamistir. Ev sahibi karisina
- "Kari kari kalk daha inek var sagilacak ,bulasik var yikanacak,misafir var sikilecek.." der . Bunlari duyan kadinlar alelacele evi terk eder bu seferde koyun en ust mahallesindeki eve konuk olurlar. Sohbetler ilerler. Kadinlardan biri ilk ev sahibinin karisina soylediklerini anlatmaya baslamistir ki ikinci ev sahibi
- "Lan o amina koydumun ogluda zaten sikemediklerini hep bana gonderir.. "
..
TEMEL ILEN KRALIN ATI
Bir kral vardi ve bununda sevdigi cok guzel bir beyaz ati var imis.Fakat bu at hic gulmezmis ki kral da buna hep cok uzulur.Bunun uzerine kral bir karar verdi ve `Her kim benim atimi guldure, bir oda dolusu altini ala ancak guldurmeyi beceremeyen kisinin kellesi kopa` der.Tabii fikranin bundan sonrasinda butun halk ati guldurmek icin siraya girsin ancak kimse ati gulduremesin ve kafalari ucmus`. Sonra tabi bizim asil kisi Temel geldi ve denemek ister, kapida ki bekci buna girme kardes senin de kellen ucar dediyse de bizim Temel ona `Yok ben mutlaka denemek istiyorum` diye cevap verecek. Bizim Temel israr edince peki o halde ne halin varsa gor demis kapici ve iceri soktu. Bizim Temel ata yaklasir ve kulagina birseyler fisildiyor ve at basliyor gulmeye, kralda verdigi sozu tutar ve bir oda dolusu altini bizim Temel'e verirmis. Bu at bir hafta iki hafta hic gulmezde guler ,artik kral bundan bikar ve der ki ,yahuu bu ati guldureni bulun ve bu ati tekra susturabilirse tekrar ona bir oda dolu altin verecegim dedi. Tabii vezirler ararlar ve Temel'i bulurlar. Kral bizim Temel'e der ki sen bu ati sustur sana tekrar o kadar altin verecagim. Temel tekrar atin yanina gitti , yani atin odasina ve bir kac saniye sonra at susmus. Kral tabii buna verdigi sozu yerine getirir ve buna bir oda dolusu altin verdi ve fakat kral cok merak ediyor ve sorar , bu ati hic kimse ne guldure bildi ne de sustura bildi ,sen bu ata ne yaptin veya dedin de at hem gulmeye basladi ve sonrada sustura bildin benim atimi. Bizim Temel tabii kralim siz istersiniz de ben size demem mi ne dedim ve ne yaptigimi der ve aciklar.
- Ben bu ati guldurmek icin kulagina benim seyim seninkinden buyuk dedim ,at da basladi gulmekden yerlere yatmaya ..... sonrada actim gosterdim ve at'da susdu diyor ve fikra iste bole nihayete erer. :-o
TEMEL AMERIKADA ..
Temel amerika'ya çalismaya gider. Bu arada kendine bir ev kiralar, fakat evin üst katinda bir rock grubu oturmaktadir. Çok gürültü oldugu için temel sikayete gider prova apan rockcilar temeli baslarindan savmak için temel'i today prova, tomorrow konser diyerek yollarlar. Bu olay haftalarca devam eder. Bir kaç hafta sonra temel yukari sikayete çikmayinca rockcilar merakeder ve asagiya temelin yanina inerler birde bakarlarki temel masturbasyon yapiyor.
" Ne yapiyorsun" Temel el cevap ...
"Today Prova, Tomorrow Mother..........."

Temel len Oglu.
Temel aksam evde ogluna sorar:
-Bugün okulda ne yaptiniz?
-Dinamit yaptik.
-Yarin ne yapacaksiniz?
-Okulu yapacağiz.
Prezervatif...
Kadininin biri yatak odasini düzenlyior cocuguda yaninda oynuyormus. Bir ara cocuk cekmeceleri karistirir ve bir kut Prezervatif bulur. Kosarak annesine:
"Anne, bunlar ne?" diye sorar.
Anne tabii cok sasirir ama cevabida geciktirmez.
" Seyy , baban onunla fareleri öldürüyor." der
Cocuk hemen ikinci sorusunu yapistirir:
" Anne , babam fareleri sike sikemi öldürüyor "
YABANCI
Adamin biri yabanci bir sehirde, bir evin kapisini çalarak su ricada bulunur :
-Pek susadim, buralarda su bulamadim, lütfen bana bir bardak su verir misiniz? Kapiyi açan çocuk, adamin yüzüne bakarak, kisa bir tereddütten sonra :
-Istersen ayran getireyim, der. Adam bu teklifi tesekkürle kabul ettikten az sonra, çocuk bir çanak ayran getirir. Adam ayrani içtikten sonra çocuk :
-Istersen daha getireyim, diye sorar
-Zahmet olur yavrum.
-Hayir, zaten bu ayranin içine fare düstüğü için nasil olsa dökecektik!
Bunun üzerine, adam iğrenerek, elindeki ayran çanağini hiddetle yere atip parçalayinca, çocuk feryadi koparir :
-Anne, kapidaki adam köpeğin çanağini kirdi!
RAHIP, DOKTOR ve MUHENDIS
Bir rahip, bir doktor ve bir muhendis golf oynamak icin golf sahasina gidiyorlar. Randevuda almislar lakin o saatte baska uc adam golf oynuyormus. Ama adamlarda o kadar kotu oynuyorlarmis ki dayanamamislar oradaki yetkiliye gidip sikayet etmisler. Yetkili golf oynayanlarin kör oldugunu ve ayrica o tesisin kurucularindan oldugunu anlayis gostermelerini rica etmis. Bunun uzerine bizimkiler utanmis, kendilerini cok kotu hissetmisler.
Rahip hemen ozur dileyerek onlar icin yapabilegi birseyin olup olmadigini soyleyip onlar icin dua etmek icin kiliseye gitmis.Doktor da yine ayni sekilde onlar icin elinden geleni yapacagini soyleyerek hemen hastanesine kosmus Bizim muhendis ise biraz mahcup bicimde ..
- EEee iyide niye gece oynamiyorlar ?

Dusen Ucak Fikrasi

Atlantik seferini yapmakta olan bir yolcu ucagi havada siddetli bir firtinaya yakalanir. Siddetli yagmur, gokgurultusu ve simsekler derken ucak dengesini kaybetmeye baslar. Yolcular feryat etmektedir. Herkes artik ucagin dusmek uzere oldugundan ve son dakikalarini yasadiklarindan emindir. Ucak bir kez daha sarsilirken arka siralardan bir kadin ayaga firlar ve bagirir:
- Artik dayanamayacagim. Burada oturup koltuga bagli sekilde, bir hayvan gibi olmeyi bekleyemem. Oleceksem, bari kadinligimi hissederek oleyim. Aranizda bana kadinligimi son bir kez tattiracak bir erkek var mi?
On siralardan bir el kalkar ve kadin ele dogru yurur. Kadin yaklasirken, adam da ustundeki gomlegini cikarir. Firtinadan gidip gelen isik aralarinda kadin, erkegin kasli, ucgen vucudunu secer. Sonra erkek ayaga kalkar ve kadinin tam onunde durur ve:
- Olmeden once sana kadinligini ben tattirabilirim. Hala istiyor musun ?
Kadin bir erkegin vucuduna, bir gozlerinin icine bakar ve hevesle:
- Evet, istiyorum, diye cevap verir. Bunun uzerine erkek elindeki gomlegi kadina uzatir ve soyle der:
- Pekala, oyleyse sunu utule bakalim!

O ibneyi istiyom
Hollywood'da guzel bir evde bir parti veriliyor, Partinin sahibi hafif cakirkeyif partiye heyecan ve degisim katmak icin mikrofonu eline alip basliyor:
- "Arkadaslar akvaryumdaki on piranha'yi bu havuza atacagim.Havuza atlayip karsiya cikan kisi su gordugunuz sarisin garson kiz ile sabaha kadar eglenebilir."
Kimsede ses seda yok.
- "Peki isteyene su esmer hizmetciyi veriyorum" . Yine kimsede ses yok.
- "Bu kumral bayani da hediye ediyoruz."
Yine ses yok.
- Peki tamam, isteyene su ibne garsonu da veriyorum.
Slaaaaash!...
Adamin biri suda hizla yuzuyor ve karsiya geciyor.Tekrar kosup havuzun obur kenarina geliyor: - Nerede o ibne!
- Beyefendi o havuzun karsisinda!
Adam saskin saskin:
- O degil! Beni havuza iten ibne nerede......
Kor Bir Pilot Fikrasi
Yolcular ucagin yaninda otobusten inmisler.. Bavullarini gosteriyorlar. Bir bakmislar ucak sirketinin minibusu yanlarinda durmus Icinden kaptan pilotla, yardimci pilot inmisler..Yolcular fena halde sasirmislar.. Nasil sasirmassnlar.. Kaptan pilotun elinde bir beyaz baston. Kolunda uc noktali bant,yardimci pilotun elinde bir kopek tasmasi.. Tasmanin ucunda bir kopek.. Saga sola carparak oyle ilerliyorlar ucaga..
Gunlerden bir nisan degil ama, "saka herhalde" demis yolcular, dolusmuslar ucaga.. Ucak pistte hizla ilerlemeye baslamis.Yolcularin gozleri camda.Ucak hizlanmis..Yolcular endiselenmeye baslamislar..
Ucak daha hizlanmis. Pistin sonu hizla yaklasmaya baslamis..Ucak iyice hizlanmis.. Bazi yolcular paniklemis dua etmeye baslamislar.Ucak son hiza ulasmis. Bu arada pistin sonuna da ulasmis. 10 metre sonra betonun bitip cimlerin basladigini goren yolcular dehset icinde cigligi basmislar.
Tam o anda da kaptan pilot levyeyi sonuna kadar cekmis.. Ucak tam pist biterken tekerleklerini yerden kesmis, havalanmis. Kaptan pilot arkasina yaslanmis. Derin bir nefes almis ve yardimci pilota donmus:
"Biliyor musun?" demis, "Bir gun ciglik atmayacaklar ve hepimiz olecegiz..
RAHIBE GEYIKLERI 1
DAG basindaki manastirdan, genc bir rahibeyi alisveris icin kasabaya yollamislar... Rahibe alisveristen sonra ormandan gecerken, birkac serseri yolunu kesmis ve olanlar olmus... Rahibe kan ter icinde manastira donmus, hemen bas rahibeye cikarmislar, genc rahibe basina gelenleri allayip, pullayip anlatirken cok uzuldugunu, bu gunahtan nasil kurtulacagini soruyormus.
Bas rahibe "Sen simdi asagiya in, mutfaktan bir limon al, ortasindan kes ve yala!" demis... - Genc rahibe heyecanlanmis:
"Limon yalayinca gunahtan kurtulacak miyim?"
"Hayir kizim, hic olmazsa suratin ugradigin tecavuz yuzunden burusacak! Baksana simdi agzin kulaklarinda!"


BIR EVLILIK IRONISI KONULU FIKRA
Adam karisi ile birlikte doktora muayene olmaya gider. Muayene biter ve doktor odasindan cikarak kadinin yanina gelir ve "Kocanizin olmemesini istiyor saniz su kagida yazdiklarimi uygulayacaksiniz" der:
1- Sabahlari guler yuzle guzel bir kahvalti hazirlayin ve ise mutlu gitmesini saglayin.
2- Ogleleri eve geldiginde guler yuzle karsilayin ve guzel bir ogle yemegi i le takdir edildigini hissettirin, boylece gunun geri kalan kismini da iyi gecirmesini yardim edin
3- Aksamlari eve geldiginde yemek ozellikle guzel olmali. Eve gelince eline bir kadeh icki verin dinlenmesini saglayin.
4- Haftada en az uc kere sevisin, eger isterse daha fazla sevisin. Ve tamamiyla tatmin oldugundan emin olun.
5- Eger bu dediklerimi harfiyyen uygularsaniz kacanizin saglik yonunden hicbir problemi olmayacak der doktor.
Eve geldiklerinde adam karisina sorar,
- Ne dedi doktor sana?
Kadin cevaplar:
"ÖLECEKMISSIN!"
AJAN
Amerika ile eski SSCB arasindaki soguk savasin en hareketli yillari... Amerika, Rusya'dan istihbarat almak icin oraya bir gizli ajan gondermeye karar veriyor. Ajan icin yuzlerce aday arasindan en iyi ozelliklere sahip bir tanesi seciliyor.
Ajan 7 yillik ozel bir egitime aliniyor, yapilan tum testlerden mukemmel sonuclar aliyor, Ruscasi mukemmel, hatta yerel Siveleri dahi cok iyi derecede konusabiliyor, her turlu silahi basariyla kullanabiliyor, diplomatik yetenekleri olaganustu...
Yillar sonra gorev zamani geliyor ve Rus Hava sahasina gece gizlice giren kucuk bir ucaktan parasutle atlayarak gorevin oldugu sehire yakin koylerden birinin civarina birakiliyor. Yere basariyla ve sessizce inen ajan parasut ve yanindaki diger donanimi kamufle ediyor ve yaninda getirdigi yerel giysileri giyerek civar koye dogru yola cikiyor. Sabaha karsi havanin aydinlanmasiyla koye yaklasan ajan, tarlasina gitmek icin yola cikan bir koyluye rastliyor ve ona yanasarak yerel aksanla ve mukkemmel bir rusca ile gidecegi sehre nasil vasita bulabilecegini soruyor. Koyle cevap veriyor:
- Amerikali misin?
Soka giren ve hayretler icinde kalan ajan cevap veriyor:
- Onu da nereden cikardin?
- Bizim buralarda pek zenciye rastlanmaz da!
GUTUP AYISU
Yavru kutup ayisi babasinin yanina gelip sormus
-Baba ben gercekten kutup ayisi miyim?
-Elbette yavrum
-Peki senin babanda kutup ayisi miydi ?
-Tabiki evladim nereden cikardin bunu?
-Allah Allah?!.. deyip gitmis yavru ayi.
Bu sefer annesinin yanina gitmis ve sormus
-Anne ben gercekten kutup ayisimiyim?
-Tabii evladim kutup ayisisin.
-Peki senin baban, ya onun babasi ..
-tabiki onlarda ole, neden sordun ?
-Yani sen babami hic aldatmadin degilmi, ben gercekten babamin ogluyum.
-O ne bicim soz, baban duymasin ikimizi de oldurur.
Yine Allah Allah?!.. deyip, yeniden babasinin yanina gitmis yavru ayi. Bir daha sormus yav baba Allahaskina doru sole bak beni evlatlik falan almadiniz degil mi? yani ben sizin oz oglunuzum.
Baba dayanamamis artik oglum sen manyakmisin dedim ya sana bizim oglumuzsun diye, hem sen neden ikide birde soruyosunki bunu?
- Yaaa MAdem Oleeee .. ben niye usuyorum beee ???...
CIV CIV ve TEMEL
TEMEL TAVUK CIFTLIGI KURMAYA KARAR VERIR. PAZARDAN 30 ADET CIVCIV ALIR VE BUNLARI BACAKLARINDAN TOPRAGA GOMER. BIR HAFTA SONRA KONTROLE GITTIGINDE CIVCIVLERIN HEPSI OLMUSTUR. HER HALDE BIR YANLISLIK YAPTIM DER VE 30 CIVCIV DAHA ALIR. BUNLARI KAFA USTU GOMER VE HERGUN SULAR, CIVCIVLER YINE OLMUSTUR. TEKRAR 30 CIVCIV ALIR VE BUNLARIYAN GOMEREK IKI GUNDE BIR GUBRELER CIVCIVLER YINE OLMUSTUR. BOYLE OLAMAYACAGINA KANAAT GETIRIR VE KARADENIZ UNIVERSITESINE YAZI YAZARAK BUTUN HERSEYI DENEDIGINI YINEDE CIVCIVLERIN OLDUGUNU ANLATIR VE CEVAP ISTER ....
IKI HAFTA SONRA KARADENIZ UNIVERSITESINDEN CEVAP GELIR.
-LUTFEN TOPRAK NUMUNESI GONDERIN, BIZDE ANLAYAMADIK!!!!...


TEMEL DOKTORA GIDER VE FIKRA BASLAR
Temel doktora gitmis, baslamis dert yanmaya .. bir yandan parmagi ile vucudunda cesitli yerlere dokunuyor, bir yandan da :
- Doktor bey, derdime bir care, burama dokunuyorum agriyor, surama dokunuyorum aciyor, burama dokunuyorum agriyor, her tarafim agri icinde ..
Doktor bir muayene yapmis, hic bir sonuc alamamis, Temel sapasaglam .. Bakmis olacak gibi degil, genel bir checkup yapmaya karar vermis ....
- Temel'in parmaginda kirik cikmis.
TIPIK LOKANTA FIKRASI
Adamin biri hergun lokantaya geliyormus ve kendisine servis yapilinca (bos buyuk bi tabak, catal+bicak+kasik vs) menuye bakmadan catali veya bicagi soyle boydan boya bi koklayip, garsona donuyor ve ...
-Bugun menunuzde falan filan mi var ?
Garson hayretler içinde
- Aaaa, nasi bildiniz efendim? Adam sakin ve hafif gururla
- Ben bilirim delikanli deyip siparisini verip yemegini yiyip gidiyormus. Bu bir sure hep boyle devam etmis ama garson bi turlu bunu nasi yaptigini ogrenememis ve en sonunda gidip sefe butun herseyi oldugu gibi anlatmis, ... Sef bunun üzerine eger o musteri tekrar gelirse servisi yapmadan kendisine haber vermesini soylemis. Adam ertesi gun ayni saatte yine gelmis ve garson elemani gorur gormez sefe haberi ulastirmis. Sef orada calismakta olan bi bulasikci kadini cagirmis, kadin terden pislikten batmis zaten; tutup bay musteriye gidecek catali kasigi tabagi ne varsa hepsini o kadinin koltuk altina yuzune gozune butun terini silecek kadar surmus ve bir iki dk catal vs.deki terin kurumasini bekleyip vermis garsona ve pis pis gulerek
- Hadi bugun de bilsin bakalim menude ne varmis ... garson servisi yapmis ve siparisi beklerken adam almis eline catali ve boydan boya bi koklamis ve hayret ve saskinlik icerisinde
- Allah Allah , Kezban sizde mi calisiyo ??
Amina Kodumun Bankasi ...
Adamin biri bir bankaya girmis ve bankadaki gorevli kadina yaklasmis ve
- "Amina kodumun bankasinda boktan bir hesap actirmak istiyorum " demis. Kadin bir anda afallayip ...
"Afedersiniz anlayamadim tekrar eder misiniz ?" demis. Bunun uzerine adam
"Anlamayacak bisey yok, Amina kodumun bankasinda boktan bir hesap actirmak istiyorum " demis , kadin cok bozulmus ve
" Aman beyfendi sozlerinize dikkat edin lutfen ve ne istediginizi kibarca soyleyin " demis.Neyse adam da hicbir degisme yok ayni lafi tekrar tekrar soylemis...En sonunda kadin dayanamamis ve muduru yanina cagirmis .. Mudur ters ters yanlarina yaklasmis, kadin durumu iletmis, bunun uzerine mudur adama donup
"Beyfendi mesele nedir ?" diye sormus. Bunun uzerine adam ..
" Ulan Azina sictimin sayisal lotosundan en buyuk ikramiye bana cikti ve bunu amina kodumun bankasinda boktan bir hesap actirarak degerlendirmek istiyorum" demis... Bu lafi duyan mudur eliyle bankodaki bayani isaret ederek .....
" VE BU AMINA KODUMUN ORROSPUSU SIZE YARDIMCI OLMUYOR HAA...? "
CEVIR KAZI YANMASIN
Adamin biri hipermarketin manav bolumunde saticiyi ikna etmeye calismaktadir:
"Kivi alacagim, fakat yarim istiyorum..."
"Sacmalamayin beyefendi yarim kiwi mi olurmus !"
"Yok ben hepsini yiyemem, ben yarim kiwi istiyorum" . Olurdu-olmazdi tartismasi girerler, sonunda satis elemani ....
"Ben icerde mudure sorayim, kivinin yarisini satabilirmiyiz diye..." deyip adamin yanindan ayrilir. Mudure olayi anlatmaya koyulur:
"Patron, bir orospu cocugu geldi, yarim kivi istiyo, ne diyeyim?" Lafini bitirir bitirmez arkasinda birisi oldugunu farkeder, donup baktiginda kivi isteyen musteriyle karsilasir ve konusmasina bozuntuya vermeden devam eder:
"Bu beyefendi de diger yarisini istiyor..."
Mudur "tamam" der. Gonderirler musteriyi. Sonra mudur satis elemanini yanina cagirir:
"Akilli bir adama benziyorsun. Zor durumdan cok iyi kurtardin kendini ... Nerelisin sen?"
"Yeni Zellandali'yim"
"Neden geldin peki Amerika'ya?"
"Orada iki cesit insan vardir ... fahiseler ve rugby oyunculari"
"Benim karim da Yeni Zellandali !"
"Oylee miiii, hangi takimda oynuyordu efendim?"


FIZIK DERSI
Temel, idris ve Dursun fizik dersindeler. Hoca sozlu yapmak icin Dursun'u kaldirmis.
- Kalk bakalim, Dursun. Sicak bir gunde arabanla gidiyorsun. Sicak bastirdi. Ne yaparsin?
- Cami acarim, hocam.
Hoca atlamis;
-Hah iste, o camdan giren ruzgarin ivmesi nedir?
Dursun'da yanit yok tabii. Oylece kalakalmis. Sifirini almis oturmus. Bu arada Temel fizikcinin lazlara gicik oldugunu bildiginden sira kendine gelecek diye korkmaya baslamis. Hoca bu kez,
-Sen kalk bakalim, idris. deyince Temel iyice sinmis. Hoca,
- Soyle bakalim idris. Sicak birgun ve arabanla gidiyorsun. Sicak bastirdi. Ne yaparsin?
- Ceketimi cikaririm, hocam.
- Daha sicak oldu.
- Cami acarim, hocam.
- Hah iste, o camdan giren ruzgarin ivmesi nedir?
Idris de yanit verememis ve sifiri alip oturmus. Temel'i iyice bir telas almis. Hoca Temel'e donup,
- Temel, kalk bakalim. Sicak birgun ve arabanla gidiyorsun. Sicak bastirdi. Ne yaparsin?
- Ceketimi cikaririm, hocam.
- Daha sicak oldu.
- Gomlegimi cikaririm, hocam.
- Daha da sicak oldu.
- Pantolonumu cikaririm, hocam.
- Cok sicak oldu.
- Atletimi cikaririm, hocam.
- Daha sicak.
- Donumu cikaririm, hocam.
- Daha sicak.
- Herseyimi cikaririm, hocam.
- Daha sicak, daha sicak ..
- Anami sikseler acmam o cami, hocam.
PAPAZ ilen HAHAM BIRGUN
Papaz her pazar oglen kasabadaki ahalinin gunah cikartmasini dinler ve de onlara yol gosterirmis. Olur ya rahibi baska bir kasabadan bir davet icin hafta sonu icin cagirmislar. Papaz hem gitmek istiyor hem kiliseyi kime birakacagini bulamiyormus. Sonunda kilisenin tam karsisindaki sinagoga gidip durumu kasabanin hahamina anlatmis. Haham nasil olur, ben sizin kurallari hic bilmem ki dese de, papaz ben vaaz verdikten sonra sana ogretirim cok kolay bir iki kere beraber gunah cikartanlara nasil cevap verdigimi gorsen hemen anlarsin demis.
Haham da Tanri katinda bir din adamina yardim edecegi icin boynu bukuk kabul etmis. Pazar gunu gelmis papaz ile haham birlikte odaya girip gunah cikartmaya gelen birinci kadini dinlemisler
- Muhterem peder
- Evet yavrum demis papaz. hahamda dinlemede.
- Muhterem peder. ben tam uc kez zina isledim. Ama cok pismanim. bana bir yol goster de bu gunahtan arinayim.
- Yavrum horan tarafina don ve Kutsal bakire meryem ana ile ilgili bir dua oku cikarkende kumbaraya 100 dolar at gunahindan arinmis olursun.
Kadin papazin dedigini yapmaya gider. Derken baska bir kadin gelir.
- Muhterem peder.
- Efendim kizim. haham bu sefer de sesiz dinliyor.
- Muhterem peder. ben tam uc kez zina isledim. Ama cok pismanim. bana bir yol goster de bu suclardan arinayim.
- himmmm. Yavrum horan tarafina don ve Kutsal bakire meryem ana ile ilgili bir dua oku cikarkende kumbaraya 100 dolar at gunahindan arinmis olursun der.
Kadin tesekkur edip papazin dedigini yaparken Papaz da hahama doner ve anladin di mi der ve bir kosu arabaya binip yola cikar.
Bizim haham bir baska gunahkar beklerken bir kizin geldigini duyar.
- Muhterem peder.
Haham ogrendigi gibi "evet yavrum" der
- Muhterem peder. ben tam iki kez zina isledim. Ama cok pismanim bana bir yol goster de bu suclardan arinayim. Cok utaniyorum der.
Tabi haham duruma idmanli oldugu icin dusunur ve cevap verir:
- Yavrum uzulme. Su anda bir kampanyamiz var. Sen git bir zina daha yap. sonra gel horan tarafina don ve Kutsal bakire meryem ana ile ilgili bir dua oku cikarken de kumbaraya 100 dolar at yeter.
SU AMERIKAN EYALETLERI'nin ISMI NERDEN GELIYOR KONULU ESKI FIKRA
Lazlar belki duymussunuzdur bir aralar sikilip, donmus bering bogazini gecerek Amerika kitasina varmislar. Burada hemen kendi adet ve goreneklerine gore kasaba kurup, toprak islemeye baslamislar ... tabi oncelikle de kara lagana ... buna yabanci olan yerliler dilleri donup de soyleyemediklerinden, buraya KAROLAYNA ismini takmislar .. zaman gecmis ... lazlar arasinda husumet cikmis ve bu husumet daha da buyunce en sonunda ikiye bolunmusler .. kuzeydekilere Kuzey Karolayna .. Guney'dekilere Guney Karolayna denmis ... Zamanla yoredeki lazlarin diger halklarla kaynasmasi ile beraber, Capkin Temel bir ingiliz kiz bulup evlenmis ve yoreden uzaklasarak kendine bi ciftlik kurmus ... bu bolgeye de simdilerde LAZinciluz denmektedir ... bu arada kara lagana bazi lazlara gaz yapmis .. ayiptir solemesi gece gunduz osurmaya baslamislar .. en sonunda halk caresiz bunlari sehirden atmak zorunda kalmis .. bu kimseler da boynu bukuk ayrilip kendilerine yeni bir sehir kurmuslar .. buralara da LAZveGAZ denir ....
Maceraperest Temel ile Idris ise bir aralar bi yolculuga cikmislar. Temel'in arkasinda saz, Idris'in sirtinda azik, dag tas demeden batiya ilerlemisler ... dolasirken birden etraflarini kizilderililer sarmis. Napicaz derken Temel: "Ben sazimi cikartip caliim, bunlar boyle bi sey gormemislerdir." diyip baslamis saz calmaya. Temel'in saz calisini duyan butun kizilderililer, panik olup son hizla kacmis. Bunun uzerine beraberlerindeki kovboy'lar "Vay be, bi tek saz ile olayi halletti, buranin adi TekSaz olsun" demisler. Gene yola koyulmuslar.... Dolasmaya devam ederlerken bi gece Temel yine baslamis saza, ama bu sefer sazi duyan kizilderililer cok sinirlenip almislar sazi Temelin munasip yerine monte etmisler ve gitmisler.Bunun uzerine oraya da ArkanSaz adini verilmistir ...
IKAZ
Bir kovboy ciftligine donmektedir. Bindigi ati yeni satin almistir. Atin ustunde bir gun evvel evlendigi genc bir kadini da getirmektedir. Sel yatagi boyunca ilerlediklerinden, kotu bir rastlanti sonucu at kayar.
- "Bir", der kovboy kisaca. Ve on dakika sonra at yine bir yoldan sapma yapar.
- "Iki",der kovboy.Biraz daha ileride,at bir engel karsisinda,az kalsin dengesini kaybeder gibi olur,bu kez kovboy hic birsey solemeden iner. Kadini attan indirir ve :
- "Uc", der! Ve bir mermiyle ati oldurur. Genc evli kadin, dehsete dusmustur.Baslar bagirmaya.
- "Ne yaptigin saniyorsun sen ? Herseye karsin, biraz daha toleransli davranmaliydin! Her aklina estiginde bir at vuramazsin ... yazik degil mi hayvana ..."
Ve kovboy sayar :
- "Bir!"


CEZAEVI YOLUNDA
Aralarinda Temel'in de bulundugu üç mahkum cezaevi yolundadir. Herbirine, hapiste geçirecekleri günler için bir esya getirilmesine izin verilmistir. Otobüste, biri digerine döner ve sorar:
- Eeee sen ne getirdin ?
Diger mahkum bir boya kutusu çikarir ve bununla her seyi boyayabilecegini söyler. Ikinci mahkum bir deste iskambil kagidi çikarir
- Bunalarla poker oynayabilir, fal bakabilir veya herhangi bir kagit oyunu oynayabilirim. Üçüncü mahkuma merakla sorarlar:
- Sen ne getirdin ?
Temel bir kutu çikarir ve gülerek :
- Bu tamponlari getirdim. der.
Diger iki mahkumun kafasi karismistir. Merakla sorarlar :
- Bunlarla ne yapabilirsin ki ?
Temel siritir ve elindeki kutuyu göstererek,
- Kutuda yazdigina göre, bunlarla Ata binebilir, Yüzmeye gidebilir, hatta paten kayabilirmisim.


BEN SANA KODUM HIKAYESI
Temel elleri, kucagi odun dolu, ormandan donuyomus. Yolda arkadasi Idrise rastlamis. Idris sormus ..
- Temel o elindekiler ne?
- Odun
- Ben sana kodum ... hihoaaaaa
Bu laf Temel'e cok koymus ama bi cevap da verememis. Bu olayin intikam atesi ile yanip tutusurken bu sefer de o bir gun Idris'i ormandan donerken yakalamis.
- Ula idris o elindekiler ne?
Olaya uyanan Idris cevap vermis :
- Balta
- Ben sana kodum ..
Idris baslamis gulmeye ... "Eeee kafiye olmadi ki .. "
Temel cevap vermis :
- "Farketmez, olsa da koduuum, olmasa da koduum !"


VISKI ve LIMON
Adamin biri bara gitmis .. garsonu cagirmis:
- Garson bana bir viski, limon koymayin . Biraz sonra garson geri donmus:
-Beyefendi, limon kalmamis, portakal koymasak olur mu?
HOT DOG
Yukardaki adam bir bufeye ugramis, bufedeki cocuga:
-Bana iki hot dog, biri hardalli olsun. Bufeci sormus :
- Hangisi ?
SIYAH ve BEYAZ
Adamin biri bi arkadasinin ciftligini ziyarete gitmis .. arkadasi kendisini kapida karsilamis ve baslamislar ciftligi gezmeye ..
- Bak su beyaz atlari goruyomusun ... bunlar var ya .. ruzgar gibi kosar
- Peki ya siyah olanlar ?
- Eh iste, onlar da fena sayilmaz
- Bak bak, surda gordugun beyaz inekler var ya .. sabah 20 kilo, aksam b, 20 daha sut veriyolar ...
- Peki ya su siyahlar ..
- Onlar da gunde 40 kilo filan veriyo iste .
- Sen onu birakta, su kumesteki beyaz tavuklari gordunmu .. bunlar sabah , aksam 3er tane yumurta veriyolar ..
- Peki ya siyahlar ..
- Onlar da gunde 5-6 tane aliyoruz ..
- Hele bide su beyaz koyunlari gordun mu .. bunlarin bir yunu olur offff offf
- Peki siyahlarin ki kotu mu?
- Yooo, onlar da fena sayilmaz iste
En sonunda patlamis bizimki:
- Yaw bisey soracam, neden beyaz hayvanlari hep ayri tutup kayiriyorsun ..?
Arkadasi cevaplamis:
- O beyaz hayvanla var ya ... onlarin hepsi benim
- Peki ya digerleri
- Onlar da benim
KATiL TEMEL
Temel 18 kisiyi oldurmekten yargilaniyor. Hakim son olarak soruyor:
- Oglum bak .. 18 kisiyi oldurmekten suclaniyosun, diyecegin birsey varsa sole ..
- Yoktur Hakim bey.
Yargic caresiz, kiriyor kalemi ve idam veriyor. Idam gunu gelip cattiginda .. temeli cikariyorlar sehpaya .. boynuna geciriyorlar ilmegi .. Izlemekte olanlar son kez birdaha soruyolar ..
- Anlatacagin bisey varsa sole
"Yok" cevbini alinca da, cellat basiyor tekmeyi .. ancak Temel, asilir asilmaz, basliyor debelenmeye .. ama ne debelenmek ... Izlemekte olan savci, hemen mudahele ediyor :
- Durun, kurtarin, birsey anlatmak istiyor sanirim
Cellat hemen mudahele ediyor, Temeli tutup kaldiriyor, ve altina sandalyeyi tekrar yerlestiriyor. Savci soruyor :
- Anlat evladim, solemek istedigin birsey mi var?
Elleri cozulen Temel, hemen boynundaki ipi sole bir gevsetiyor ...
- Of be nerdeyse boguluyordum !
MAFIA FIKRASI
Mafya babasi korumaya aldigi muesseselerden haraclari toplamak icin yeni bir tetikci buldu.Sectigi adam sagir ve dilsizdi. Baba, yeni tetikcinin polisin eline gecerse, fazla bir sey anlatmasinin mumkun olamayacagini dusunuyordu boylece..
Baba, bir gun odemelerin geciktigini fark etti ve tetikciye adamlarini gonderdi. Adamlarin sagir dilsizle anlasmalari mumkun olmadi tabii. Bunun uzerine "Baba" sagir dilsizi odasina aldirtti. Bir de isaret alfabesi bilen tercuman buldular. Tercuman isaretle sordu:
"Para nerde?.."
Sagir dilsiz isaretle yanit verdi:
"Ne parasi.. Benim paradan haberim yok.. Neden bahsettiginizi anlamiyorum." Tercuman tercume etti.
"Neden bahsettiginizi anlamiyormus.."
Baba 38'ligini koltuk altindan cekip sagir dilsizin beynine dayadi...
"Simdi sor bakalim, para nerde?.."
Tercuman isaretle sordu:
"Para nerde?."
Sagir dilsiz kan ter icinde isaretle yanit verdi:
"Central Park'ta, Bati 78'inci Caddeye acilan kapidan girince soldan ucuncu agacin kovugunda 100 bin dolar var."
Baba ofkeyle gurledi:
"Ne dedi?.."
Tercuman yanitladi:
"Dediki hala neden bahsettiginizi anlamiyormus. Ayrica diyor ki, o tetigi cekmeyi de kiciniz yemezmis!.."
-- Tesekkurler Naci
TEMEL ORMANDA CEVRECILERLE TARTISIYOR
Temel ormanda agac kesiyormus, o siradada cevreciler ormanda yuruyuse cikmislar , temeli bu vaziyette gorunce bi guzel pataklamislar..Ustu basi perisan Temel aksam koye donerken Dursun'a raslamis, Dursun 'Ula Temel ha bu ne hal ..' diye sormus, Temel de annatmis:
' Ormanda agac keseydum, birden kalabaluk pir grup Dogan'in yengesini bozmisum diye dovduler peni, halbusam ne Dogan'i taniyruuum, ne de yengesuni.....'..
TEMEL BANYODA
Temel dus almaya girer, sampuani saclarina bosaltip ovalamaya baslar.Sirtini keselemeye gelen annesi sorar:
- "Olum kafani islatmiyacakmisin ?".Temel cevap verir:
- "Yok anne bu sampuan kuru saclar icinmis !"

ERBAKAN-CLINTON
Erbakan'la Clinton ilk bulusmalarinda birbirlerine hava atarlar. Clinton Erbakan'a
"Bizde oyle bir teknoloji var ki, oluyu diriltiriz" der.Erbakan altta kalmaz ve karsilik olarak ..
''Bizde sportmenlik oyle bir boyuta ulasti ki, partimizin butun uyelerine 100 metreyi 3 saniyede kosmayi sart kosuyoruz" der. Turkiye'ye donduklerinde Erbakani bir dusuncedir alir. Danismanlarini cagirtir ve attigi palavrayi anlatir. "Haftaya Clinton geliyor. Yalanimiz ortaya cikacak acaba ne yapsak?"
Danismanlardan biri hemen yanitlar :
"Hic korkmayin Hoca Efendi. Alin Clintonu Anitkabir'e goturun. Ataturku diriltmesini isteyin. Diriltmezse o rezil olur. yok eger diriltirse, siz 100 metreyi zaten 2 saniyede kosarsiniz."
Tesekkurler Emine
PAPAGAN FIKRALARI IV
Gece bekciligi yapan bir adam karisinin kendisini aldattigindan supeleniyordu, bir gun dayanamayip bu sikintisini bir dostuna acti, amaci ondan fikir alip bu soruna bir cozum bulmakti.Dostu onu dinledikten sonra ona bir papagan almasin tavsiye etti, boyle akilli bir papagani nerde bulabilecegini de soyledi. adam hic beklemeden aldigi adrese gitti ve papganlara bakmaya basladi, dukkan sahibi gelip nasil bir sey aradigini sorunca ona cok akilli bir papagan istedigini ne gorurse ne duyarsa soyleyen bir papagan istedigini anlatti. dukkan sahibi hemen onu bir papaganin yanina goturdu. dukkan sahibi, "bu papagan cok zekidir tam senin istedigin gibi yalniz bir kusuru var,ayaklari yokt ve kafesinin ortasindaki ustunde oturmaya yarayan tahtanin ustunde ayaklari olmadigi icin seyini sarip oyle durabiliyor ama cok akilli bir papagandir." adam, "hic problem degil yeterki gordugunu duydugunu soylesin" deyip hemen papagani satin alip eve gitti,ve karisina bu gece calisacagini bu yuzden eve gelemeyecegini soyleyip papagani evin her tatarafini gorebilecegi bir yere yerlestirip gitti. kapiyi cikarkenden evin yakinina saklanip neler olacagini beklemeye basladi. iki saat sonra eve birinin girdigini gordu,beklemeye devam etti. sabah olunca hemen eve girip papaganin yanina gidip neler oldugunu sordu.
"neler oldu bisey oldumu"
"evet sen gittikten iki saat sonra biri geldi"
"eeee .."
"karin onu cok seksi bir gecelikle karsiladi"
"eeee .."
"onunla hemen opsmeye basladi"
"eeee .."
"adamla beraber soyunup yatak odasina dogru yurumeye basladilar"
"eeee .."
"adamla sarilip yatagin ustunde cirilciplak kaldilar ve"
"eeee ...."
"ne eeee'si be iste tam o vakit benim dalga galkti ve ben kafa ustu kafesin ortasina dustum ... "
Tesekkurler Mustafa
Altindan Pisuar Olayi
Temel Istanbul'a ilk kez gelmis ve Bebek koyunda methedilen sinek bari arayip durmus.En sonunda sinek bari bulmus ve iceri girmis. Ickisini icerken kendi kendine dusunmus "ulan bu sinekli barin ne ozelligi var herkes methetti hic bir ozelligi yok". Ihtiyactan tuvalete gittiginde bir de ne gorsun pisuvar altindan ;
"Ulan demek buranin ozelligi buymus" deyip, keyiflice yapmis cisini ... Geri donup ickisini bitirip cikmis bardan. Ertesi aksam yine ayni bara ugramis. Ickisini bitirince heyecanla tuvalete gitmis, bir de bakmis altin pisuvar orada yok. Kizgin bir sekilde geri donmus. Barmene catmis:BR "Hani buranin altin pisuvari kardesim, bir ozelliginiz vardi o da yok simdi". Barmen kenarda duran iri yari adama seslenmis hemen:
"Sadullah abi gel gel, dun aksam senin saksafona iseyen adami buldum".
Tesekkurler Tunc (Nami diger TOZ)

YILLARIN ESKITEMEDIGI, ESKI 3'LÜ ÇIN ISKENCESI FIKRASI
Cin'i kesfe cikan bir seruvenci, ucsuz bucaksiz bozkirlarda kaybolmus. Tam uc ay, otlar yiyerek, agaclar altinda uyuyarak yasamis.Bir gun bir eski ciftlik evi cikmis karsisina.. Kapiyi calmis. Bir yasli Cinli acmis..
"Uc aydir sefil haldeyim. Bir kap sicak yemek, bir sicak yatak.. Size hic dert olmam, ne olur" diye yalvarmis adam.. "Peki" demis, ihtiyar Cinli..
"Bu lafini unutma.. Guzel torunuma askinti olursan, Cin'in en korkunc uc iskencesini sana uygularim.." Guzel torun da aksam yemegine katilmis. Dunyalar guzeli bir kiz. O da dogdugundan beri dedesi ile yalniz. Erkek yuzu gormemis. Adamin da karni doydukca icinde kipirdanmalar baslamis. Gizli gizli bakislar, vaatlerle gecmis yemek. Yemekten sonra herkes odasina cekildikten az sonra, adamin tavan arasindaki odasinin kapisi acilmis, bir Cin ipegi tul gecelik icinde huri torun adamin once odasina, sonra yatagina suzulmus.. Adam kiza sarilirken
"Boyle bir gece uc degil, bin iskenceye deger" demis icinden.Muhtesem bir gece gecirmisler birlikte.. Sabaha kadar. Gun isirken kiz odasina donmus, adam tum yorgunlugu ile derin uykulara dalmis.Ogleye dogru bir uyanmis ki, gogsunun uzerinde muthis bir agirlik.Birden fark etmis ki, uzerinde tam 50 kiloluk bir kaya parcasi var.Kayanin uzerinde de bir yazi:
"Birinci Cin iskencesi.. Gogus uzerinde 50 kiloluk kaya.."
"Bunun nesi iskence" demis adam icinden.. Kayayi kucaklamis, pencerenin onune gelmis, asagi firlatmis. Tam o anda da, kayanin dibindeki ikinci yaziyi okumus:
"Ikinci Cin Iskencesi.. Sag testisin kayaya bagli.."Asagi ucan kayayi yakalamasina imkan yok ya.. Adam kendisini de firlatmis kayanin ardindan, hayati pahasina teskilati kurtarmak icin. Ikinci kattaki ihtiyarin odasinin onunden duserken,camda ucuncu yaziyi okumus:
"Ucuncu Cin Iskencesi.. Sol testisin karyolaya bagli!.."
CENAZEYE SAYGI
Iki arkadas golf oynayarak ve iyi vakit geçirerek hali gibi çimenlerle kapli sahada dolasmaktadirlar. Sahanin yanindan geçen yolda büyük ve kalabalik bir cenaze konvoyu görürler. Adamlardan biri, sapkasini çikartir, büyük bir saygiyla cenazeye dogru dönerek diz çöker, içinden bir kaç küçük dua mirildanir ve yine ayni saygi ile ayaga kalkar. Arkadasi çok etkilenmistir.
"Hey!" der, "Sen gerçekten temiz yürekli iyi bir insansin!.."
"Tabii," der adam. "Ne de olsa 35 yillik karimdi."
KARI KOCA ILISKILERiNE FARKLI BIR BAKIS
Bir is seyahati sonrasi soguk ve karli bir gecede tipiden yolunu kaybeden bir isadami ve sekreteri bozulan arabalarini terketmek zorunda kalirlar ve uzun bir yürüyüsten sonra üsümüs ve islanmis durumdayken bir kulübe bulurlar. Kulübede bir yatak, bir uyku tulumu ve bir sürü battaniye bulunmaktadir. Geceyi geçirmeye hazirlanirlar ve isadami bir centilmen olarak, yatagi sekreterine verir
"Ben yerde uyku tulumunda uyurum" der. Sekreter yatagina yatar, adam uyku tulumunun içine girerek fermuari çeker. Bir süre sonra tam uyumak üzereyken, sekreterinin sesini duyar ..
"Efendim, ben çok üsüyorum." Adam fermuari açar, uyku tulumundan çikar, bir battaniye alip kadinin üzerine örter, tekrar uyku tulumuna girer, tam uyumak üzereyken yine sekreterinin sesini duyar ..
"Efendim, ben hala çok üsüyorum." Adam yine fermuari indirir, tulumdan çikar, bir battaniye daha alip kadinin üstüne örter, uyku tulumuna girerek fermuari çeker. Tam uykuya dalacagi sirada yine duyar ..
"Ben çoooook üsüyorum." Adam yattigi yerden ..
"Bir fikrim var." der, "Burasi issiz bir yer. Neler oldugunu kimse görmez. Istersen evliymisiz gibi davranabiliriz." Genç kadin kikirdar ..
"Tamam, bana göre hava hos." Adam yattigi yerden avazi çiktigi kadar bagirir;
"Öyleyse kalk, kahrolasi battaniyeni kendin al!"
Tesekkurler Serdar

YANLIS ANLAMA FIKRASI
Dünyaca meshur, zengin, yakisikli bir isadami, Istanbul'un ünlü bir restoraninda 10 kisilik bir rezervasyon yaptirip, masada kus sütünün bile eksik olmamasini söyler. Restoran, aksama gelecek konugu agirlamak için tam tesekküllü bir masa hazirlar. Saat 20:00 gibi, beklenen konuk gelmistir. Fakat 10 kisi degil, sadece kendisi ve omuzundaki bir kus ile. Adam yavas yavas tabagindaki eti yer ve sarabindan bir yudum içtikten sonra parmagini siklatir. Omuzunda oturan kus uçarak 5 dakika içerisinde masada ne var ne yok yer bitirir ve tekrar adamin omuzuna konar. Restorandakiler saskin saskin bakarken Adam garsonu çagirarak masayi yeniden donatmasini ister. Masa tekrar donatilir ve adam yine yavas yavas tabagindaki eti yer ve sarabindan bir yudum içtikten sonra parmagini siklatir. Omuzunda oturan kus uçarak 5 dakika içerisinde masada ne var ne yok yer bitirir ve tekrar adamin omuzuna konar. Restorandakiler iyice sasirmis bir halde bakarken adam garsonu çagirarak masayi yeniden donatmasini ister. Buna dayanamayan garson sorar : "Beyefendi affedersiniz ama bir açiklama yapar misiniz?" Adam gayet sakin : "Tabi" der ve anlatmaya baslar. "Günün birinde yolda ihtiyar bir adama yardim ettim, meger adam cinmis. Benden üç dilek istememi söyledi. O zamanlar fakir oldugum için ilk dilegim çok para sahibi olmakti, o günden beri kürekle para harcarim bitmez. Ikinci dilegim çevremde çok kadin olsundu; hiç eksik olmadilar, üçüncü ve son olarak ise doyumsuz bir kusum olsun dedim, yanlis anladi Pezevenk .."
YATAK TERBIYESI
Bir ingiliz lordu karisini yatakta bir genc adamla basmis...onlari oyle gorunce kadina :
"Sayin leydim bu yaptiginiz genel ahlaka sigmaz ben size guvenmistim, guvenimin sonsuza kadar surecegini tahmin ediyordum ... bana bunu yapmamaliydiniz....", diye yarim saat nutuk ceker. Ama sonunda dayanamaz ve yataktaki gence doner:
"Ve siz sevgili genc, en azindan ben konusurken durmak nezaketini gosterebilirdiniz..."
VIBRATOR ilen UTANGAC KADIN
Acaip utangaç bir kadin bir sex-shop tan içeri girer. Binbir güçlükle saticiya, "Sey," der, "Ben bir vibrator alacaktim." Satici gayet rahat, "Vibratörler karsi duvarda hanimefendi, siz secin begenin, ben begendiginizi getiririm." der. Ay kadin nasil utangaç! Terler bosanir, kizarir, bozarir en nihayetinde, "O zaman," der, "Su kirmizi olani istiyorum." Satici derin bir nefes alip sabirla, "Hanimefendi," der, "Vibratörler yangin tüpünün sagindakiler..."
RAHIBE FIKRALARI VI
Üç Rahibe günün birinde bir defalik seytanlik yapmaya karar vermisler. Yaptiklarini da birbirlerine anlatacaklarmis. Bir hafta sonra bulusmuslar.....
Birinci Rahibe seytanligini anlatmis :
"Ben bas rahibin yataginin basina prezervatif koydum..."
Ikinci :
" Aaaa" demis . "Sen mi koymustun onu .. Ben de igne ile delikler açtim üzerinde .."
Üçüncü Rahibe bayilmis !!.
AYNI YERDE
Temel uzun zamandir görmedigi arkadasi Cemal'le Istanbul'da karsilasinca :
- Usak nasilsun pakayum?
-Iyiyum...
-Çocuklarin nasildur?
-Onlar da iyidur.
-Peki karin nasildur?
Temel böyle sorunca Cemal'in birden yüzü degisir...Temel arkadasinin karisinin geçen yil öldügünü hatirlayip hemen söyle der :
-Yani hala ayni mezarda mi yatiyii?
BULASIKÇI
Temel bir lokantanin önünden geçerken "Bulasikçi Araniyor" ilanini görmüs. Hemen içeri girip patrona :
-Pen ha purada pulasikçiluk yapapilirum.
Patron sormus:
-Kaç dil biliyorsun?
Temel hiç duraksamadan cevap vermis :
-On tört
Önce biraz sasiran patron sonra sinirlenmis ve :
-Sen benimle alay mi ediyorsun?
Temel :
-Valla önce sen paslattun...
PES KISILUK
Cemal silahçi dükkanina girer
-Ha pi tapanca almak isteyrum.
Satici sorar :
-Nasil bir tabanca?
Cemal :
-Pes kisiluk...
SUPERMAN FIKRASI
Superman'in önemli bir toplantiya katilmasi gerekiyormus ama bir saat geçikmis.Ve toplanti odasina girdiginde hali perisanmis.Batman sormus ...
"Hey, Superman ne oldu sana böyle?" Superman cevap vermis ...
" Bir saat kadar önce buraya dogru uçuyordum ,ama kumsalin üzerinden geçerken WonderWoman'in orada çiplak ve yanliz yattigini , ileri geri hareket edip sallandigini gördüm." Batman atilmis ...
"Obaaaaaaaa !!!! Peki sen ne yaptin ? Superman ...
"Tabi ki , dogal olani yaptim .Fermuarimi açtim ve mümkün oldugu kadar hizla pike yaptim ." Heyecanlanan Batman bagirmis ...
" Wonder Woman sasirmis olmali !!!" Superman kasini kaldirmis ve aciyla ..
" Görünmez adam daha çok sasirdi ..."

ASK ELBISESI
Buyukannesi torununu ziyarete gitmis. Kapiyi caldiginda torunu genc kiz kapiyi ciril ciplak acmis. Buyukanne bunu gorunce dehsetle kizim bu ne kilik ? kapiya boyle cikilirmi deyince genç kiz ...
- "Buyukkanne ben ciplak degilimki, uzerimde ask elbisesi var" der. Daha sonra buyukkanne evine gider ve aksam buyukbaba eve gelip kapiyi calar ne gorsun karisi karsisinda cirilciplak hanim der "Bu ne kilik boyle" diye sorunca..
Buyukkanne "Ciplak degilim uzerimde ask elbisesi var" der. Buyukbaba da ..
- "Iyi ama bundan sonra utulemeyi unutma".

IKI VAKTE KADAR
Eski deyimle basur (yeni ve bilimsel söylenisiyle hemoroit) çekenler bilir, çok istirap veren bir hastaliktir. Adamcagiz da hemoroitten öyle çekmis ki...Derken biri Kahve telvesi sür deyince, bir yerlerden kahve bulmus.Bol bol koyup pisirmis.Sonra da avuçladigi gibi ürmüs, sürmüs ama ... Aglaya sizlaya doktora zor kosmus. Soyunmus, egilmis. Doktor da egilmis, bakarken...Hasta sormus :
-Ne var doktorcugum? Ne gördün?
-Vallahi iki vakte kadar bir yol görünüyor.Birde uzun boylu birinden toplu para alacaksiniz. Haaa Bir de mektup var.


GÖRMÜS
Kekeme ile bir arkadasi yolda gidiyorlarmis.Kekeme, birden atilmis :
- Gö...Gö...Gördün mü?
Arkadasi sormus :
-Neyi gördün mü?
- Ha...Ha...Harika bir ka...ka...kadin...Bir de mi...mi...mini bir etek giymis...
- Hani? Nerede?
- Se...Se...Sen ba...ba...bakana ka..ka..kadar ma...ma...magazaya girdi!
Biraz daha yürümüsler.Kekeme yine atilmis :
- Gö...Gö...Gördün mü?
- Neyi gördün mü?
- Sa...Sa...Sahane bir ara...ara...araba!
- Hani nerede?
- Sen ba...ba...bakana ka...ka...kadar geçti git...git...gitti!
Daha yürümüsler.Kekeme yine atilmis :
- Gö...Gö...Gördün mü?
Ama arkadasi bu sefer sinirlenmis:
- Gördüm lan! demis.Gördüm iste!
Kekeme de öfkeyle çikismis :
- Ma... Madem gördün de, ne diye bo...bo...boka bastin be adam ... !

AVCI
Avdan dönen avci, basina gelenleri anlatiyormus :
- Ormanda ilerlerken, karsima kocaman bir Ayi çikmaz mi? Çifteyi dogrultacak vakit yok!..Silahi bir kenara attigim gibi basladim kaçmaya.Fakat Ayi pesimde!Benden hizli kosuyor.Bir ara ayinin sicacik nefesini ensemde hissettim.O kadar yaklasmisti.Derken Ayinin ayagi kaydi, yere düstü...Firsat bu firsat, tabana kuvvet arayi açtim.Ama Ayi toparlandi, kalkti, bana yetisti.Yine nefesi ensemde... Pençesini uzatsa omuzumdan yakalayacak.Allahtan tam o sirada yine Ayinin ayagi kaydi, yere düstü.Talih bana gülüyor!Hizimi arttirabildigim kadar arttirdim, yeniden arayi besyüz metre kadar açtim.Tanri sizi inandirsin arkadaslar, Ayi yine bana yetisti.Yine nefesi ensemde...sansa bakin...Ayinin tekrar ayagi kayip yere düsmez mi?
Serüveni dinleyenlerden biri dayanamamis :
- Sen de çok yürekliymissin kardesim!...Hayvan bana üç defa nefesi enseme gelecek kadar sokulsa, çok ayiptir söylemesi, ben korkumdan altima ederim. Avci dönüp ters ters sözünü kesene bakmis ...
- Lafi karistirma yahu! Ayi üç kez neyin üstüne basti da ayagi kayip yere düstü saniyorsun?


Ben Bunlara Gülüyom

Kurtlarla Dans
Adam'in biri aniden cikan kar firtinasindan yolunu kaybedip dag basindaki kucuk bir kasabada bir bara siginmis.Hemen icini isitmasi icin kendine bir icki ismarlamis ve daha ilk yudumunu alamadan iceri kan ter icinde bir adam dalip
"Kurtlar geliyor, kurtlar geliyor" diye bagirmaya baslamis. Hemen zemindeki hali cekilmis.Altindan bir kapak acilmis ve herkes oradan bodrum gibi bir yere dolusmus.Bizim adam da o panikle dalmis iceri.Bir bakmis bir suru kisi itis kakis kapkaranlik bir yerde bekliyor.Biraz sonra iclerinden biri herhalde gitmislerdir deyip kapagi acmis.Adam disari cikip bir bakmis hersey yerliyerinde ancak ickisinin yerinde yeller esiyor.Biraz killanmis ama birsey soylemeden ikinci bir icki istemis.Daha 10 dakika gecmeden baska biri
"Kurtlar geliyor,kurtlar geliyor" diye bagirarak iceri dalmis.Tekrar hali cekilmis,kapak acilmis,herkes karanlik bodruma tikismis ve bir sure sonra ciktiklarinda adam yine herseyin yerli yerinde oldugunu ama bardaginin yine bosalmis olgudunu farketmis.Sinirli bir tavirla 3. bir icki istemis ve daha yarim saat olmadan 3. bir kisi iceri dalmis
"Kurtlar geliyor,kurtlar geliyor". Yine hali cekilmis,kapak acilmis herkes dolusmus ama bizim adam yerinden kimildamamis.Iceri son giren kisi "cabuk gel kurtlar geliyor,salak herif" diye bagirinca bizimki okkali bir kufur sallayip adami terslemis.Kasabali da ne halin varsa gor deyip kapagi kapatmis.
Biraz sonra kurtlar gelmis,adami yemisler ve ickisini de icip gitmisler.
Olta
Adamin biri en iyi arkadasinin karisinin cenazesine gitmis.Cenazede bir bakmis tabutun ustunde bir olta.Hemen cenaze merasiminden sonra taziyetlerini bildirmek uzere arkadasinin yanina gitmis.Bas sagligi diledikten sonra "Tabutun uzerinde bir olta gordum her halde esinizle ilgili ozel bir anisi vardi" diye sormus .Adamda :
- Yooo, cenazeden sonra baliga gidicem de diye cevap vermis.
Devekuslari ve Savas
Iki deve kusu ordusu amansiz bir savasa girmisler.Ordulardan birinin agir kayiplar vermesi uzerine komutanlari geri cekilme emri vermis . Galip gelen ordu da aynen arkalarindan takibe baslamis.Malup komutan bakmis ki daha fazla kacamiyacaklar herkes basinin caresine bakip biryerlere saklansin diye bagirmis ve tum ordu aynen orada kafalarini kuma gommusler.
Bir dakika kadar sonra galip devekusu komutan ve ordusu yetismisler.Komutan soyle bir etrafa bakmis :
"Nereye gitti lan koskoca ordu" demis.
VERSION 1
HITLER TOPLAMA KAMPINA GITMIS
YAHUDILERDEN BIRINI CAGIRMIS
2+2 KAC EDER DEMIS..ADAM DA 7 DEMIS
DONMUS ARKASINDAKI YUZBASIYA "BU NE BICIM TOPLAMA KAMPI " DEMIS....
VERSION 2
AMIRAL GEMIYE CIKMIS
DENIZCILERDEN BIRINE 9-3 NE EDER DEMIS
DENIZCIDE 7 DEMIS
AMIRALDE KAPTANA DONMUS VE "BU NE BICIM CIKARMA GEMISI " DEMIS....
VERSIYON 3
KOLORDU KOMTANI TERRORISTI YALALAMIS VE SORMUS
9 / 2 NE EDER DIYE..
TERORIST 6 DEMIS
O DA DONMUS DEMISKI...
" BU NE BICIM BOLUCU ORGUT"
VERSIYON 4
ADAMIN BIRI KARSIDAN GELMEKTE OLAN COK GÜZEL BIR BAYANA SORMUS ..
- "3 x 3 ?" KIZ DA ..
- "11" DIYE CEVAP VERMIS VE YOLUNA DEVAM ETMIS. ADAM ARKASINDAN KENDI KENDINE SÖYLENMIS..
- "ULAN BU NE BIÇIM ÇARPICI KADIN !" Tesekkürler Didem
VERSIYON 4 - b
TURGUT ÖZAL ZAMANINDA YILDIRIM AKBULUT'U YANINA ÇAGIRMIS VE ..
- "YAW YILDIRIM 3 x 4 KAÇ EDER ?" DIYE SORMUS. YILDIRIM DA DEMIS KI
- "11" O ZAMAN ÖZAL DA DEMIS KI ..
- "ULAN BU NE BIÇIM YILDIRIM ÇARPMASI" Tesekkürler Emine
The Fantastic Four I
Bir ingiliz, bir Fransiz ve bir Alman barda oturuyorlarmis.Birden iceri bir Laz girmis:
-"Ulan yeter be yine mi siz?"
The Fantastic Four II
Bir Ingiliz, bir Fransiz, bir Alman ve bir Laz oturuyorlarmis.Birden Fransiz:
-"Abi varya biz Fransizlar acayip bahce yapariz"demis.Alman da cevap vermis:
-"Lutfen yine baslamayalim, hic havamde degilim!"
The Fantastic Four III
Bir Ingiliz, bir Fransiz, bir Alman ve bir Laz barda oturuyorlarmis.Birden iceri bir Belcikali girmis.
-"Abi azicik yana kayin yaa biraz da biz oturalim.
The Fantastic Four IV
Bir Ingiliz, bir Fransiz, bir Alman ve bir Laz barda oturuyorlarmis.Birden iceri bir Belcikali girmis.
-"Abi varya bizim Belcika'da elma agaclari o kadar yuksektir ki, insanlar elmalari toplayabilmek icin once astronot egitimi alirlar
Bizimkiler de cevap vermis.
- Eeeeee..?"
(Bu sununcuyu ben yazmistim verdigim gecici rahatsizliktan dolayi ozur dilerim :)* )

Selamlar , demek hala uyumadiniz ha? Cok iyi , bari buraya kadar gelmisken fikralarima ortalama 1 ile 10 arasi bir Puan verebilirseniz cok sevinirim (Yalniz son fikrayi dikkate almayin lutfen).
TEKNEDE BI GUN
CMAS ve PADI 'den iki grup, bir dalis teknesi ile denize acilirlar. Ancak, birkac saat icerisinde son derece guzel gitmekte olan hava aniden bozar ve bir firtina patlar. Teknenin bu firtinayi kaldiramayacagi ve birazdan batacagi anlasilinca iki grubun lideri de ogrencilerini toplar. CMAS lideri:
- Cocuklar, sanirim birazdan tekne batacak, sakin olun, panige gerek yok. Simdi scubalarinizi kusanin, teknenin batmasina yakin sira ile atlayip, kiyiya cikiyoruz.
Ayni anda PADI lideri de grubunu toplamistir:
-Arkadaslar, 15$ daha verirseniz, batik dalisi yapiyoruz.
BALIK ilen BALIK ADAM
Lapinin biri sersem sersem suda ilerlerken once bi ahtapota carpar, ordan ters yonden gelen bi balik surusunun icine dalar, daha sonra once kafasini bir kayaya carpip,ordan da bi kac balik'a daha tosladiktan sonra en son bir mercana carpar. Mercandan bir parca kopar ve asagida keyif yapmakta olan yasli bir iskorpitin kafasina duser .. yasli iskorpit baslar saydirmaya:
-Ulan bu yasima geldim, onca deniz dolastim, senin gibi salak, senin kadar sakar, beceriksiz, ahmak ...
Tam o sirada 3-4 dalgic ust ust bi dalis teknesinden suya atlarlar. Iskorpit yukari bakar ve devam eder ;
"Tamam tamam yok bisey, sen devam et ..... "
Bir Makina,Elektrik ve Bilgisayar Muhendisi Birgun
Bir Maikina,Elektrik ve Bilgisayar Muhendisi Birgun eski bir araba ile yola cikmislar .. issiz bir otobandan gecerken, araba aniden durmus ... baktilar olacak gibi degil, makina muhendisi "Ben simdi hallederim" diyerek atilmis, once arabanin altina yatmis, kaputu acmis, bi kac girisi sikistirip, bi kac yere cekicle filan vurmus ama tik yok .. basi egik arabaya geri donmus. Bunun uzerine elektrik muhendisi atilmis hemen, o da elektrik girislerini, sigortalari kontrol etmis, kablolarla oynamis ama hareket yok .. bunun uzerine ikisi birden donup, bilgisayar muhendisine bakmislar. Siranin kendisine geldigini anlayan Bilgisayarci ...
- Eeee sey, arabadan bi cikip tekrar girsek ?
ESKI HELIKOPTER HIKAYESI
Haber takibi yapan bir gazeteci helikopteri, tam geri donmek uzereyken, tum sehrin elektrikleri kesilmis .. tum baglantilari kesilen helikopter, zifiri karanlikta kala kalmis. Tam umutlarini yitirmek uzereyken, bi isik gormusler ve o yone hareket etmisler .. pilot bi bakmis, balkonda elinde fener oturan bi adam .. hemen alcalip sormus:
- Afedersiniz, biz nerdeyiz acaba ?
- Helikopterin pilot kabinindesiniz !
Bunun uzerine pilot helikopteri aniden dondurup, bi kac dakika icerisinde, havaalanina indirmis. Olayi goren gazetecilerden biri sormus:
- Yahu bu cevapla, bu karanlikta nasil bu kadar kolay bulabildin inecegin yeri ?
Pilot cevap vermis
- Adamin cevabi yuzde yuz dogru bir tanimlama idi, ama benim hic bir isime yaramiyordu. Bu cevaptan oranin microsoft oldugunu anladim. Microsoft binasi da, havaalaninin 2-3 mil kuzeyine duser. Gerisi kolay oldu zaten ...
ISSIZ ADA FIKRASI
Bir transatlantik batmis, ve bir bilgisayar muhendisi yuzerek issiz bir adaya cikmis. Iki ay kadar sadece topladigi bikac tur meyve ile karnini doyuran adam, bir sure sonra adayi kesfe cikmis, ve tam adanin arka tarafinda, cok guzel bir kizla karsilasmis. Yapilan konusma sonucunda, kizin da ayni gemide bulundugu, kazadan sonra yuzerek adanin arka tarafina ciktigi anlasilmis. Kiz bunu yasadigi yere cagirmis.Kovuk ile magara arasi bir yer bekleyen adam, bambular ve agactan yapilmis, dublex kulubeyi gorunce sasirmis, kiz buna isterse bir dus alabilecegini solemis. Adam kulubenin hemen arka tarafinda, selaleden gelen sularin bambular ile tasinip getirildigi, kayadan oyulmus bir kuvette banyosunu yapip, kizin getirdigi deniz kabuklarindan yapilmis bir jiletle tras olmus .. adam kulubeye donup, tam kizin yetenegine iltifatler yagdiracakken, av etleri ve kizin bahcede yetistirdigi sebzelerle bezenmis harika bir masa ile karsilasmis ... yemekten sonra kiz, ipek boceklerinden elde ettigi iple dokunmus cok zarif bir gecelik giyip, tropikal icecekleri kendi yaptigi bir duzenekte tamitarak yaptigi alkollu bir icki getirmis ve adamin yanina iyice sokulup ..
- Aklinda gecen yapmak istedigin baska birsey yok mu? .. Bizimki cevap vermis :
- Eeee ,E_maillerimi check edebilecegim bir aletin yoktur herhalde ....
Dalai, Jordan, Hippi, Gates birgun ...
Ucakta bes kisi varmis. Pilot, Michael Jordan, Bill Gates, Dalai Lama ve bir hippi. Oldukca yuksek bir irtifada urarlarken, ucagin motorlari birdenbire bozulmus ve ucak hizla dusmeye baslamis. Pilot buyuk bir telasla yolcularin yanina gelmis.
"Beyler" demis "Size bir iyi bir de kotu haberim var. Kotu haber, biraz sonra yere cakilacagiz. Iyi haber ise, dort tane parasutumuz var ve biri bende!" deyip parasutu ile ucaktan atlamis. Michael Jordan hemen ayaga firlayarak ..
"Beyler" demis "Biliyorsunuz ben dunyanin en buyuk atletiyim ve dunyanin benim gibi insanlara ihtiyaci var" ve bir parasut kapip ugaktan atlamis. Derken, Bill Gates de hemen ayaga firlamis
"Beyler" demis "Biliyorsunuz ben de dunyanin en zeki adamiyim ve dunyanin benim gibi zeki insanlara ihtiyaci var" ve o da parasutlerden birini kapip atlamis. Dalai Lama ve hippi birbirlerine bakmislar. Dalai Lama
"Evlat, ben oldukca verimli ve bereketli bir yasanti gecirdim, gercek aydinligi buldum. Oysa senin onunde uzun ve guzel bir hayat var. Parasutu al ve atla, kendini kurtar"
Hippi gulmus:
"Endiselenme dede, dunyanin en zeki adami az once benim sirt cantamla atladi!"



Fred'in son notu
Yaşlı Fred efendi, hastaneye kaldırılmış. Aile dindar; papazı da kendilerine eşlik etmesi ve gereği halinde görevini yapması için yanlarında götürmüşler.
Papaz ve aile efradı yatağın etrafında beklerken, Fred'in durumu aniden kötüleşmiş. Yatağından doğrularak, el kol işaretleri ile bir şeyler anlatmaya çalışmış...
Papaz, bakmış ki adam konuşamıyor, bir kâğıt-kalem uzatmış gayet anlayışlı bir şekilde.
Fred, titreyen elleriyle hızlı hızlı bir şeyler yazıp kâğıdı papaza uzatmış ve âniden ölmüş.
Papaz, böyle acılı bir anda yazılanları okumanın doğru olmayacağını düşünerek, kâğıdı cebine sokmuş.
Fred'in cenazesi sırasında kâğıdı hatırlamış. Gömüldükten sonra, Aziz Peder, ileri çıkarak "Sevgili Fred, ölmeden hemen önce benden kağıt-kalem istemiş ve birşeyler yazmıştı. Zamanı uygun olmadığı için o anda bakamadım. Şimdi hepinizin önünde bu notu okumak istiyorum" demiş ve cebinden kâğıdı çıkararak yüksek sesle okumuş:
- Lütfen bir adım yana çekil, oksijen hortumuma basıyorsun.
Düşünce, suç olmaktan çıksın; düşmeyince suç olsun!..
(Karga)
Utançtan kurtulmanın yolu
Halk tabakasının ilk defa eski Yunan ve Roma'da bugünküne benzer bazı demokratik haklar elde ettiği bilinir. Halk politik etkinliklere katılır, düşüncelerini açıklayabilirdi. O dönemde birçok hatip türemişti. Bunların en büyüklerinden biri olan Antistenos, bir gün Atinalılar'a şöyle seslenmiş:
- Ey Atinalılar, hiç vakit kaybetmeden bütün eşeklerin "at" olduğunu ilan edelim...
Kalabalık biraz hayret, biraz merakla sormuş:
- Ne yararı olacak bunun?
- Hiç değilse eşekler tarafından idare edilmek utancından kurtulmuş oluruz.
İsmail Özcan, (Tarihten Günümüze Espri ve Fıkralarıyla Ünlüler)
Çağın tanığı olmak istemem. Neme lazım, şahit mahit yazarlar...
İbrahim / Suavi
Çet dili
Chat sohbetlerinde çok kullanılan kısaltmaların ve işaretlerin anlamını sunuyoruz. İlginize, bilginize...
:-) Gülüyorum (Ençok kullanılan smiley karakteridir.)
:) Gülüyorum (Ama burnumu çizmeyi unuttum.) [Anlamsız geldiyse, kafanızı yan çevirip bakmayı deneyin.]
:@ Nasıl yani?
:( Üzgünüm (Üstelik yine burunsuz.)
.-( Pek mutlu değilim.
8-) Gözlük kullanıyorum.
8:-) Güzlüğü kafama taktım. (Yan baktığı halde, yine anlamayan varsa, bundan sonrasını okumasa da olur.)
:-() Bıyığım var.
:'-( Sonunda beni de ağlattın.
=:-) Kirpi saçlarım var.
O:-) Ben bir meleğim.
:-D Gülüyorum.
:-X Dudaklarım mühürlü.
C=:-) İyi yemek yaparım.
:-o Yapma yaw.
@:-( Kıvırcık saçlarım var.
X-( Öldüm.
@}>-'-,'-, Gül.
u (you) sen.
4u (For you) Senin için.
SYL (See You Later) Sonra görüşürüz.
IMO (In My Opinion) Bence...
BTW (By The Way) Bu arada...
NRN (No Reply necessary) Cevap yazmana gerek yok.
Top of Form 1
GENEL 1
DEHŞET FIKRALARADINI BİR TÜRLÜ EZBERLEYEMEDİM YENİ
Adam eczaneye gelmiş :
-Sizde asetilsalisilik asit var mı? Eczacı adama dönmüş :
-Yani aspirin istiyorsunuz değil mi ?
-Evet evet, şu meredin adını bir türlü ezberliyemedim de.
Mahmut YAMAN

AŞK DİLİ
Hayvanat bahçesinde iki ahtapot kollarını birbirine sarmış, dolaşıyorlardı.Erkek ahtopot eğildi, hafif sesle dişi ahtapotun kulağına fısıldadı :
-Ne güzel bir gece, değil mi sevgilim?...Mehtap, yıldızlar, sen, ben...Ve bu güzel gecede seninle ikimiz böyle kolkola kolkola kolkola kolkola kolkola dolaşıyoruz


AYIP OLUR
Uçakta hostes, papaza sormuş :
-Viski, cin, şarap...Ne emredersiniz?
-Kaç metrede uçuyoruz kızım?
-On bin metredeyiz peder!
-O halde sen bana su getir kızım, patrona çok yakınız, ayıp olur

BABA YÜREĞİ
Çocuğun birisi birgün babasına sorar :
-Baba ben nasıl dünyaya geldim, diye. Babasıda verecek cevap bulamayınca :
-Oğlum ben birgün ekmek yiyordum, ekmek kırıntıları yere döküldü sabah kalktım baktım ki sen ordasın. Cevaba inanan çocuk ertesi gün yatarken yatağının altına ekmek kırıntıları koyuyor ve yatıyor ekmek kırıntılarına gelen karıncaları sabah kalktığında gören çocuk yatağın altındaki karıncalara eğilerek :
-Ben sizi öldürmesini biliyorum ama Baba yüreği işte dayanmıyor.
Şahin İNCE
BABALARI KİM
Mahkemede boşanma davası görulmekteydi. Yargıç kocaya sordu :
-Karınızın ailesini geçindirmek zorunda kalmaktan şikayetçisiniz, değil mi?
-Evet.
Yargıç :
-Bu aile kimlerden ibaret?
-Beş çocuktan yargıç bey.
-Babalari kim?
-Şey...Benim yargıç bey.
Nilsu
BASKÜL YENİ
Adam akıllı şişman bi adam, bi müddet sözde rejim yapar. Zayıflayıp zayıflamadığını anlamak için bi tartı üzerine çıkınca, elektronik makinada biyazı belirir :
"Lütfen teker teker tartılınız"
Gökhan
BAŞI BELAYA GİRMEZ
-İnsanlarla balıklar aynı tabiata sahiptirler.
-Nereden biliyorsun?
-Ağızlarını açmadıkları müddetçe hiç birinin başı belaya girmez.
Nilsu
BEN TOKATLIYIM KARIMI
Otomobil nasıl olduysa yoldan cıktı, kenardaki yara doğru yuvarlandı. Beye birşey olmamıştı, ama kadın bayılmıştı. Bir başka arabadan tesadüfen bir doktor indi ve bayılan kadını ayıltmak için başladı yanaklarını tokatlamaya. Koca utanarak doktora sokuldu :
-Lütfen doktor bey, müsade edin de ben tokatlıyım karımı... Böyle bir firsatı tam 25 yıldır bekliyordum.
Nilsu
BEN ZEBRAYIM
FBI Alman , Türk ve İngiliz arasında bir seçim yapacaktır. Alman'dan en kısa sürede en uzun hortumlu fili getirmelerini isterler. 5 dakika sonra fil gelir. Sıra İngiliz'de, FBI İngiliz'den de en uzun kuyruklu fareyi getirmesini ister, 5 dakika sonra fare de gelir. Sıra Türk'e gelir, Türk'den bir zebra getirmesi istenir, aradan 1,2 saat geçer ve Türk bir fille gelir, FBI sorar zebra nerde diye. Türk :
-İyice bakarsanız görürsünüz, der. Herkes file bakar ve fil şöyle sayıklamaktadır :
-Ben Zebrayım, ben Zebrayım, ben Zebrayım.
Esra AYDIN
BERABERE
Futbol maçı başlamadan önce iki takımdan birinin kaptanı, hakemi bir köşeye çekip :
-Hocam, der.Sen bizim takımın durumunu bilmezsin...
-Bu maçı bize kaybettirecek olursan, bizimkiler seni ne yapar bilirmisin?
-Ne yapar?
-Seni parça parça ederler...
Hakem cevap verdi :
-Anlaşıldı, siz bu oyunda berabere kalacaksınız...
-Neden?
Öteki, takımın kaptanı da bana aynı sözleri söyledi de ondan!... BERDUŞLAR
İstanbul'un her şeyinin meşhur olması gibi sokaklarda başıboş gezen berduşlarıda meşhurdu. Bunlardan ikisi ayrı birer suçtan dolayı karakol nezaretinde bir araya gelince biri diğerine :
-Yahu, birader, sen nerde oturuyorsun bakayım? Deyince, o da :
-Ben hiç bir yerde oturmuyorum.
-Haaa!Seni bir yerden gözüm ısırıyordu.Demek ki komşuymuşuz.
Haşim Albayrak,04.05.1999 İstanbul

BİLGİLİ OLMAK
Hanimin biri hizmetçisini cağırdı.
-Fatma, kızım göruyor musun, bu konsolun üstündeki toza ismimi yazabiliyorum...
Hizmetçi içini çekti :
-Ah hanım, bilgili olmak ne iyi şey...
Nilsu
BİR DİL YETİYOR
Karısı lisan kursuna gitmek isteyen adam :
-Katiyen olmaz, diye karşı çıktı. Zaten bir dille kafamı yeteri kadar şişiriyorsun!...
Nilsu
BİLET LÜTFEN
Üç işletmeci ve üc mühendisin iş icabı trenle bir seyahate çıkmaları gerekir. Tren garına giderler. Üç işletmeci 3 bilet aldığı halde mühendisler tek bilet alır. İşletmeciler bunun sebebini sorduklarında
mühendisler :
-Bekleyin ve görun, derler.
Trene binerler ve tren hareket ettikten bir süre sonra üc muhendis kalkıp hep beraber trenin tuvaletine girerler. Biraz sonra kondüktor gelir ve üç işletmeciden üc bileti alır. Tuvaletin önünden geçerken kapıyı tıklatıp :
-Bilet lütfen, der.
Kapı açılır ve bir el bileti uzatır. İşletmeciler bunu görürler. Taktiği kapmışlardır. Donüş yolculuğu için yine gara giderler.İşletmeciler bu sefer tek bilet almışlardır. Muhendisler ise hiç bilet almaz. İsletmeciler yine şaşirıp sebebini sorduklarında mühendisler yine bekleyip görmelerini söylerler. Bir sure sonra yolculuk başlar. Önce işletmeciler kalkıp bir tuvalete girer. Ardından da mühendisler karşısındaki tuvalete. Kondüktörün gelmesine yakın bir mühendis çıkıp karşı kapıyı tıklar ve :
-Bilet lütfen, der. Açılan kapıdan bir el bileti uzatır. Bileti alan mühendis diğer tuvalete geri girer!..
Rıfat GÜNLÜHAN BUYURUN BEYEFENDİ
Tiyatroda, ünlü oyuncu rolü gereği uşaklarına bağırır :
-Atımı getirin!
O sırada münasebetsiz bir seyirci :
-Eşek olsa olmaz mı? diye seslenir. Oyuncu hiç istifini bozmaz :
-Hay hay! Buyrun beyefendi!...
Kerem GÜRSOY(Netin en bücürlerinden 12)


GENETİK BULUŞLAR
Hepsi de birbirinden iddiali 3 genetik uzmanı, yeni buluşlarını karşılaştırıyorlar. Hayvanlar konusunda uzman olan birincisi anlatıyor.
"İnek ve tavuk genlerinden harikulade yeni bir hayvan meydana getirdim. Hem süt veriyor, hem yumurtluyor. Eti kırmızı et tadında ama beyaz et kadar faydalı. Bence bu yüzyılın buluşu. İnsanlara istedikleri kadar sağlıklı et, süt, yumurta yedireceğim."
Böcek genetiği uzmanı çalışmasını açıklıyor.
"Arı ile bok böceği genlerini birleştirdim. Yeni türümüz, pisliklerden bal yapıyor. Hem bol miktarda, hem de inanılmaz kaliteli bal imkanına kavuşmuş bulunuyoruz. İnsanlık için çok faydalı bir gelişme sağladım."
Genel genetikçi Dr. Temel iki meslekdaşına bakıyor.
"Valla ben de karpuzla, karafatma genlerini birleştirdim. Karpuzu kesiyorsun, bütün çekirdekler yürüye yürüye gidiyor."


1. İki Yahudi arkadaş, piyasayı araştırmışlar ve o sene haki renkteki kumaşın
moda olacağını öğrenmişlerdi. Bütün varlıklarını paraya çevirdiler.Piyasadaki
bütün haki kumaşları satın aldılar. Depoları bu renkteki kumaşlarla doldu ancak
kimsenin bu kumaşlara talip olmadığı görüldü. İki kafadar artık iflasın eşiğine
gelmişlerdi. Moiz ve Aron dertli dertli oturuyorlardı. Artık bıçağın kemiğe
dayandığı bir gün kapı çalındı ve içeriye bir albay girdi: "Siz de dedi haki
renkte kumaş var mı?" Kulaklarına inanamadılar. Hemen atıldılar: "Evet albayım
var, gösterelim" dediler. Albay, dikkatle kumaşları inceledi. "Çok beğendim",
dedi. "Bu sene askerlere 200.000, subaylara 50.000 adet haki renkte elbise
yaptıracağız. Ancak tabii ki benim tek başıma beğenmem yetmez. Generalimin de
oluru lazım. Bana bir parça numune verin. Yarın öğlen 12'ye kadar telgraf
çekersem iptal ederim. Eğer telgraf gelmezse kumaşları kesip imalata
başlayabilirsiniz." O gece bitmek bilmedi. Kimi zaman ümitlendiler, kimi zaman
"ya iptal olursa" diye düşündüler. Ertesi gün saat 11, 11.30, 11.45, gözleri
yolda, korku ile postacıyı beklediler. Gelmesin diye dua ederek. 12'ye 5 kala
postacı sokağın köşesinden gözüktü. "Belki bize gelmiyordur" diye ümitlendiler.
Ancak postacı gelip kapılarını çaldı. Moiz, büyük bir kederle koltuğa çöktü.
Aron da çaresiz kapıyı açtı. Postacının elinde bir telgraf vardı. Aron titreyen
elleri ile telgrafi açtı, okudu ve sevinçle seslendi:"Müjde Moiz, baban
ölmüş!.." Gön..:Tülay Ok

1Dursun bir gün Amerika'ya çalışmaya gitmiş. Aylardan sonra köyündeki arkadaşı
Temel'e mektup yazmış. "Sevgili Temel buranın taşı toprağı para,her yerden para
fışkırıyor." Temel bu mektup üzerine ilk uçağa biner ve Amerika'ya gider. Hava
alanından iner inmez terminalin girişinde yerde bir 100$ görür.
"İlk gündende işe başlayamam" der ve yoluna devam eder.
2Temel
hayvanları araştırma konusuna oldukça ilgi duymaktaymış. Birgün bu merakını
gidermek için laboratuarını kurarak çalışmalara başlamış. Örnek hayvan olarak
bir PİRE almış. Çok hassas aletler ile bu işe başlayan Temel, eline çok hassas
bir neşter alarak pirenin ayaklarının ucundan biraz kesmiş ve masanın üzerine
bırakmış ve pireye ZIPLA BAKAYIM diye seslenmiş, doğal olarak zıplayarak dolaşan
bir hayvan olan pire yarım yamalak da olsa zıplamış, o sırada Temel hemen
yakalayarak ayaklarının tamamını yontmuş ve masanın üzerine tekrar bırakarak
seslenmeye başlamış. ZIPLA BAKAYIM, ULA ZIPLASANA, ZIPLA BE HAYVAN. Fakat
ayakları kesilen pireden hiçbir hareket yok..... Temel hemen kalem kağıdı alarak
raporu yazmaya başlamış. PİRE incelendi. SONUÇ: "PİRE'nin ayakları kesilince
kulakları duymamaktadır." Gön..:SİNAN BAYRAKTAR3.
Temel bilim adamı iken bir
arkeoloji arastırmaları konferansına davet edilir. Amerikalılar anlatmaya
başlar; -Biz ülkemizde yaptığımız kazılarda 25 metre aşağı indik ve telefon
kabloları bulduk. Öyleyse bizim atalarımız asırlar önce telefon kullanmışlardır.
Sıra türkiyeye gelir ve Temel başlar anlatmaya -Biz ülkemizde yaptığımız
kazılarda 50 metre aşağı indik ama birşey bulamadık. Öyleyse atalarımız telsiz
telefon kullanmışlardır. Gön...Soner Conkara 4. 5. Temel eczacılık fakültesini
bitirmiş. Fakat eczane açacak parası yok, Girmiş bir eczaneye:- Beyefendi sizde
soğan var mı?Adam Temel'i başından savmış.Temel bu durur mu? Hergün yeni saçma
soru larla geliyormuş. Birgün eczacı Temel'e: -Kardeşim senin derdin ne? -Burayı
bana sat.Eczaci kurtulmak icin eczaneyi satmış,birkaç gun sonra Eczaneyi satan a
dam içeri girmiş,Temel'e:-Siz de soğan varmı? demiş...Temel adama 'biz de soğan
var ama senin reçeten var mı?'demis.... Gön...Soner Conkara6. Titanik battığında
üç kişi kurtulur. (İngiliz,Fransız ve Temel)İngiliz sadece golf sopasını,
Fransız sadece golf topunu, Temel de hamsi konservesini kurtarabilmiş. Bunların
canları çok sıkılmış. Fransız hadi golf oynayalım demiş. İngiliz de katılmış.
Temel de çok sevinmiş sonra da benim hamsiyi yeriz ,ama ben nasıl oynandığını
bilmiyorum deyince ,çok kolay, Sopa, top ve delik lazım demişler. İngiliz: Bende
sopa var.Fransız: Bende de top var.Temel: Ben oynameyrum.Gön..:Savaş Aylan7. Bir
Fıransız bir İngiliz ve bir de Temel bir gemi kazasından sonra ıssız bir adaya
çıkarlar. İngiliz kumsalda bir lamba bulur. Fıransız bunun Aladdin'in lambası
olabileceğini söyler ve lambayı ovuşturur. Gerçektende lambadan bir cin çıkar.
"Ne dilerseniz dileyin benden" der. İngiliz "Ben ailemin yanına İngiltereye
gitmek istiyorum" der. Cin isteyi yerine getirir. Sıra Fıransız'a gelir. Oda
ailesinin yanına Fıransaya gitmek ister. Onun isteyide yarine gelir. Sıra
Temeldedir. Temel biraz düşünür. Cin çabuk olmasını söyler. Temel etrafına bakar
ve cin'e dileyini söyler. "Arkadaşlarımda gitti ben bu ıssız adada yalnız kaldım
onun için arkadaşlarımı geri getirmeni istiyorum" der.8. Temel Londıra'da otelin
birinin odasında kara kara düşünüyor. 'Ulan' diyor, __Ben asağıdan içki isterken
laz olduğum anlaşılır mı acaba? Geçiyor aynanın karşısına ve purova yapıyor...
__Bana bir fvisku,,,,,yok böyle anlarlar __Bana bir raki......'yok' diyor 'böyle
de anlarlar.__Bana bir bira.... Tamam diyor böyle iyi anlamazlar.... Ve aşağıya
iniyor, masaya dirseklerini dayıyor ve sesleniyor. Barmen bana bir bira. Barmen
Temeli biraz süzdükten sonra soruyor: __Birader sen laz mısın? Temel _uuuy nasıl
anladın diyor;_burası resepsiyon da bar karşıda......! 9. Temel şehre inmiş.
Bakmış pencere kenarında bir papağan. İçinden: _Allah allah kuşa bak
yav....demiş. Tabi bu arada papağan da Temel'in kendisine baktığını görüp: _Ne
bakıyorsun hemşerim... demiş. Temel biraz şaskınlık biraz da saflıkla:
_Afedersun hemşerum. Ben seni kus sandiydum. 10. Temel kamyonuyla yokuş aşağı
inerken freni patlar ve kamyonu son sürat gitmeye başlar, ve kamyon bir kavşağa
gelir temel bir bakar sağ tarafta pazar kurulmuş yüzlerce insan ,soluna bakar
bir tane çocuk. Pazara girip yüzlerce insanı öldüreceğine çocuğa çarpmayı tercih
eder. Ertesi gün gazeteler şöyle yazar TEMEL KAMYONUYLA PAZAR YERİNE GİRDİ 20
ÖLÜ 50 YARALI. Temele sorarlar niye pazara daldın? Diğer yöne gitmedin? -Temel
cevap verir -BENİM NİYETİM ASLINDA ÇOCUĞU EZMEKTİ. ÇOCUK PAZAR YERİNE KAÇINCA
....... Gön...:SERHAT SADIKOĞLU 11. Temel bir gün bir hayvanat bahçesine gitmiş.
Akvaryumların yanında birini görmüş. Adam elini akvaryumun neresine götürse
balık da takip ediyormuş. Temel sormuş: - Ula bu nası oliyi?Adam: - Her zaman
daha zeki olan yaratıklar kendinden daha az zeki olanları yönetebilirler
demiş.Adam oradan uzaklaşmış. Bir kaç dakika sonra geldiğinde bir de ne görsün?
Temel akvaryuma ağzını yapıştırmış. Balık gibi bir açıyor bir
kapıyor.Gön..:Hakan Ataç 12. Temel Dursun'a sordu. Yahu dursun aristo mantığı
nedir. Dursun nasıl anlatacağını düşündükten sonra: --Bak
Temel..Temel:efendimDursun:senin akvaryumun varmu?Temel:varDursun:akvaryumunu
severmisin?........evetDursun:o zaman balıklarıda seversin?........evetDursun:o
zaman denizi de seversin?.............evetDursun:o zaman plajı da
seversin?............evetDursun:o zaman plajdaki kızlarıda
seversin?..........evetDursun: o zaman o kızlarla yatmayı da
istersin?.........evetDursun:iste aristo mantığı budur Temel'ciğim.Bu olay
Temel'in kafasına yer etti. Yolda rastladığı birini cevirip sordu:--Kardeş senin
akvaryumun var mı?Adam:Hayır birader.Temel:Ulan sen ipnemisun? 13. Temel Kamyon
şöförü.. Kamyon çok yüklü, yükseklik 6 metre... Bir köprüye yaklaşıyor..
Köprünün üstünde azami yükseklik 4 metre yazıyor. Temel sağına soluna bakıyor
ve: " Polis yok geçerim" diyor.Gön..:Ozan Bacak14. Temel ile Dursun hepten
çaresiz kalınca hırsızlık yapmaya karar verirler. Zifiri karanlıkta içeri
girmeyi başardıkları dükkanın alarmı çalar. Kaçmaya başlarlar. Peşlerine bir
bekçi takılır.Bekçi "Durun kaçmayın ulan orospu çocukları."Dursun "Ula Temel
bekçi penu tanıdu ben teslimolayrum."Gön..:Erdoğan Köseoğlu15. Temel birgün
yolda ilerlerken eski arkadaşı Dursun'la karşılaşıyor. Bu eski arkaşı Dursun çok
zengindir. Merhabalaştıktan sonra Dursun Temel'e yemek ısmarlamak ister. Temel
çok sevinir ve gider. Restoran'a geldikten sonra garson siparişleri almak için
masaya gelir. Siparişleri sorduğunda Dursun -Bana pilav,kurufasulye üstüne
et.Temel -Banada aynısından ama üstüne etme.Gön..:Cuma Duman16. Temel Laz olduğu
için kendinden nefret ediyormuş. Amerikaya gitmiş ve birçok ameliyattan sonra
burnunu düzelttirmiş, iyi şekilde ingilizce öğrenmiş ve meşhur bir piyanist
olmuş. Birgün büyük bir topluluğa konser verdikten sonra seyircileri selamlarken
ön taraftan bir ses duymuş:-Helal sana hemşerum, çok iyi çalayusun da! Temel: -
Benim Laz olduğumu nereden anladın yahu. Halbuki lazlara benzememek için bir
sürü ameliyat oldum. - Nasıl anlamayayım, demiş adam. Bütün piyanistler
otururken sandalyeyi kendilerine çekerler, sen ise sandalyeye oturup piyanoyu
kendine çekeyusun da!!!!!!Gön..:Yaşar Öz17. Temel arabayla giderken bakmış
benzini bitiyor. Hemen en yakın benzinciye girmiş, pompanın yanında durmuş,
arabadan inip benzindeposunu acmış, başlamış işemeye. Temel'in işediğini gören
pompacı "-Ya sen ne yapıyorsun, bu yaptıgın normal mi?". Temel "yooo Süper."
Gön:ALİ GÜLER18. Temel kahvede otururken başı kaşınır. Şapkasının üstünden
başını kaşır. İdris sorar: -Ula Temel niye başinu şapkanın üstünden kaşidun?
Temel cevap verir: Haçan sen kıçinu kaşurken donunu çıkariyurmusun ?Gön..:GÖZDE
TATLI19. İş adamı Temel Amerika'ya gider, işlerini bitirdikten sonra alış veriş
merkezlerinde dolaşmaya başlar. Pet shoplardan birinde akıllı ve hazır cevap bir
papağan görür, papağanla biraz sohbet ettikten sonra yetkiliye gider ve papağanı
satın almak istediğini söyler. Satıcı papağanın satılık olmadığını söyler fakat
Temel bir türlü vaz geçmez paraysa para illaki bunu bana satacaksınız diye israr
eder. Satıcı bakmış kurtuluş yok Temel'e, bak bizde papağanın dört tane
yumurtası var bu yumurtaları sana verelim hem daha ucuz olur hemde dört tane
birden papağanın olur demiş. Temel biraz düşünüp kabul etmiş. Trabzona döner
dönmez hemen yumurtaları kuluçkaya yatırmış. Bir süre sonra yumurtalar çatlamaya
başlamış. Birinciden civciv, ikinciden güvercin, üçüncüden muhabbet kuşu,
dördüncüden ise ördek çıkmış. Temel bu işe epey bozulmuş. Bir kaç ay sonra Temel
yine Amerikaya gitmiş, işlerini bitirince doğru papağanın olduğu dükkana gitmiş.
Papağan Temeli uzaktan görür görmez başlamış kahkahalar ile gülmeye. Temel ne
güleysun ula demiş. Papağan niye gülmiyeyim, New York'da herkes senin
enayiliğini konuşuyor deyince Temelde, oda birşeymi ulan Trabzonda herkes senin
fahişeliğini konuşuyor demiş.Gön..:Mehmet Ali Saltan20. Temel ve Dursun bir gün
ellerinde sazla Amerikaya giderler. Baya dolaştıktan sonra yorulurlar ve
uyurlar. Sabah kalktıklarında etraflarında birsürü kızılderili görürler, çok
korkarlar, Temel Dursun'a "Dur bunlar hayatta saz görmemiştir, bi saz çalayım da
kaçsınlar" der. Temel'in saz ı çalmasıyla kızılderililer hızla kaçarlar. Dursun
"waay sen bunları sadece bir sazla kaçırdın...o zaman buranın adı TEKSAZ
olsun"der. Ertesi gün dolaştıktan sonra tekrar uyurlar sabah kalktıklarında
etraflarında gene kızılderilileri görürler. Bu sefer Dursun "bide ben saz
çalayım de korkup kaçsınlar" der. Dursun sazı çalar ama kızılderililer korkmaz
ve sazı Dursun'un ?ötüne sokarlar. Temel de "ehe...bu sazı senin ?ötüne soktular
zaman buranın adı ARKANSAZ olsun." der. Ertesi gün uyurlar uyandıklarında gene
karşılarında kızılderilileri görürler. Bu sefer Temel "dur başka bi yöntemim
var." der ve güçlü bir sesle osurur. Ve adamlar kaçmaya başlarlar. Dursun da
"mademki adamları osurup ta kaçırttın buranın adı LAZVEGAZ olsun" der.
Gön..:TOGAY 21. Nasa uzay araştırma merkezi, günlerden bir gün Mars'a
gidebilecek bir mekik yapar. Bu mekiğe üç ayrı ülkeden üç astronot binecektir.
Bunlar bir Fransız, bir Alman ve Türkiye'den de Temel'dir. Bunlara orada uzun
süre kalacaklarını ve bu yüzden yanlarına en çok sevdikleri şeyi almalarını
söylerler.Alman: "Ben içki içmeden yapamam bana içki verin der."Fransız: "Ben
karım olmadan yapamam onuda götüreyim der."Temel: "Ben da sigarasuz edemam," der
ve sigara ister.Aradan yıllar geçer artık mekiğin döneceği gün gelmiştir. Onlar
için büyük bir tören düzenlenir. Önce Fransız iner mekikten yanında karısı ve
iki küçük çocuğu vardır. Sonra Alman, gözleri kan çanağı gibi, sendeleyerek iner
mekikten. En son Temel fırlar ve elinde bir sigara, bağırır:"Uyy hemşerum! Ateşi
olan var mi??"Gön..:Suphi Ertan22. Dursun Temel'e sormuş - Uşağum oruçlu oruçlu
kaç hamsi yiyepilursun?Temal - 100 tane demiş.Dursun - Hadi ordan yesen yesen 1
tane yersin geriye kalan 99 hamsiyi oruçsuz yersin demiş. Bu espri Temel'in çok
hoşuna gitmiş. Yolda Cemal'i görmüş ve hemen sormuş- Uşağum oruçlu oruçlu kaç
hamsi yiyepilursun ?Cemal - 50 demiş.-Ha uşağum 100 deseydun sana müthiş bir
espiri yapacaktum demiş.Gön..:Alel23. Temel ile Dursun bir yarışmaya katılırlar.
Bu yarışmada en çok yerli öldürene, 100.000$ verilmektedir. Bunlar yerli avlamak
için Amerika'ya giderler 3-4 gün aramalarına rağmen bir tane bile yerli
öldürememişlerdir. Bunlar bir gün sabah kalktıklarında etrafların da 100'ü aşkın
yerli bulurlar.Temel Dursun'a: La Dursun kalk zengin olduk! Gön..:TOGAY 24.
Amerika'da bir beyin fuğarı açılmış. Burada ünlülerin beyinleri kavanoz içinde
sergilenip kavanozun üzerine fiyatları yazılıymış. Amerikalı bir aile bu fuğarı
gezerlerken garip bir şey farketmişler ve danışmaya gidip demişlerki:
-Efendim... Her şey mükemmel Einstein'in beyni onbin dolar..güzel.. George
Washington 'un beynini de yirmi bin dolara kavanoz içinde satıyorsunuz... Bunlar
meşhur insanlar, fakat yüzbin dolarlık bir beyin gördük. Bu kişiyi daha önce hiç
duymamıştık. Meşhur olduğunu da pek sanmıyoruz. Niye yüzbin dolar. Üzerinde
şöyle bir yazı vardı. "Türkiyenin Karadeniz Bölgesinden TEMEL" kim bu?. Ve niye
bu kadar pahalı? Görevli cevap vermiş. -Efendim. Bu beyinlerden yüz tanesini
kesiyoruz ancak bir tanesi dolu çıkıyorda ondan. Gön..:Yüksel aygut25. Temel ile
Dursun Trabzon'un dağlık bölgesinde ava çıkmışlar. Uzun uğraşlardan sonra elleri
boş dönmek üzere iken oldukça iri ve heybetli bir geyiğe rastlamışlar. Her ikisi
de epeyce uğraştıktan ve kovaladıktan sonra köye 5-6 kilometre kala geyiği
vurmuşlar. Aslında küçük hayvan avına çıkmış olan iki arkadaşın yanında geyiği
taşıyabilecekleri herhangibir araç veya alet olmadığından düşünce üretmeye
başlamışlar. Temel ,Dursun'a "Ula dursun habu hayvanın bir boynuzunu sen tut
diğerini ben diyerek çektirmeye başlamışlar. Tahmin edileceği gibi çok zor olan
bu şekilde köyün yolunun başına kadar kan ter içerisinde gelirlerken köyden
birine rastlamışlar. Onların bu halini gören arkadaşları "Yahu siz delimisiniz
bu böyle taşınır mı? Sizin kafanız hiç çalışmıyor kardeşim, ikiniz bir olun şu
hayvanı kuyruğundan çekin daha rahat taşırsınız " önerisini yaparak yola devam
etmiş. Bu fikri çok uygun bulan iki kafadardan biri olan Temel yaklaşık yarım
saat sonra Dursun'a dönerek "ULA DURSUN BU HAYVAN BÖYLE ÇOK KOLAY ÇEKİLİYORMUŞ,
AMA ANLAMADUĞUM BİR ŞEY VAR BUNU KUYRUĞUNDAN ÇEKTUĞUMUZDAN BERİ KÖYDEN GİTTİKÇE
AZAKLAŞIYRUK.!! Gön..:Sinan Bayraktar26. Temel ile Dursun ormanda uyuyorlar. Bir
ara Temel Dursun'a sesleniyor._Dursun ormanın güzelliğine bak.Dursun:
_Ağaçlardan göremiyorumkiGön..:Bülent Uslu27. Temel devamlı yabancı kadınlarla
düşüp kalkıyormuş. İdris sormuş; -Yahu sen Türkçeyi zor konusiyisun habu
Ruslarla nasıl anlasiyisun ? -Temel tercumanum sayesinde Temel 71 yaşına gelmiş.
İdris sormuş ula Temel tercumanunla aran nasıl ?-Temel " Sorma İdris ana dilini
bile unutti pokyiyen"Gön..:İrfan Demirci28. MİT eleman alımı için duyuru yapar.
Üç kişi başvurur. MİT binasında adayların hepsiyle tek tek görüşmeler
yapılmaktadır. İlk adam içeri alınır ve su sorular sorulur. "Karını
seviyormusun?" "Evet, efendim" "Ülkeni seviyormusun?" "Evet , efendim" "Pekala ,
biz karını da getirdik. Şu an yan odada." denir ve masanın üzerine bir tabanca
konur. "Şimdi odaya gir ve karını öldür.!" Adam silahı alır yan odaya geçer. 5
dakika hiç ses duyulmaz. Adam tekrar ilk odaya geri döner. Kravatı gevsemiş, ter
içinde kalmıştır. "Yapamıyacağım efendim." der ve orayı terk eder. İkinci adam
içeri alınır. Aynı sorular sorulur. Aynı yanıtlar. Ve ona da içeri girip
karısını öldürmesi söylenir. Adam yapamayacağını söyler ve ayrılır. Son adam
Temel girer. Aynı sorular. Aynı cevaplar. Ona da içeri girip karısını öldürmesi
söylenir. Temel içeri girer. 5-10 saniye sonra içerden silah sesleri gelmeye
başlar. BAM,BAM,BAM,BAM,BAM,BAM .... Derken kısa bir sessizlik ve ardından
gürültülü bir cam kırılması duyulur. Temel içeri girer , biraz terlemiştir. MİT
personeli sorar "Ne oldu ?" Temel cevaplar.. "Efendim bana verdiğiniz silah
kurusıkı çıktı, o yüzden onu pencereden aşağıya atmak zorunda kaldım" 29. Temel
ölümcül bir hastalığa yakalanmış. Karısı fadimeye sorar -Fadime, ben ölünce
yeniden evlenecekmisin ?Fadime de Temel üzülmesin diye evet cevabını verir.
Bunun üzerine Temel-Onu benim kadar sevecekmisin ? -(ağlayarak) Evet -Onu eve
alacakmısın ?-Evet-Ona güzel yemekler yapacakmısın ?-Evet Temel'im.-Ona
sarımsaklı yoğurtlu mantı da yapacakmısın ? -O SEVMEZ. Gön..: Ahmet Çavuş 30.
Temel bara gitmiş. Geçmiş bir kenara oturmuş, biraz sonra bara bir adam girmiş
ve sıska uzun boylu bir adamın kafasının üstüne şişe koymuş, çekmiş silahı ateş
etmiş şişe paramparça ateş eden adam elini kaldırmış " I'am Pekosbill " demiş ve
çekmiş gitmiş. Daha sonra bara bir başka adam girmiş ve yine o sıska adamın
kafasının üstüne konserve kutusu koymuş çekmiş silahı ateş etmiş kutu paramparça
ateş eden adam elini kaldırmış." I'am Redkit " demiş ve çekmiş gitmiş. Temel
bunları seyrettikten sonra dayanamamış eline bir elma almış ve o sıska adamın
kafasının üstüne elmayı yerleştirmiş çekmiş silahı ateş etmiş ve o ne adamı tam
anlının ortasından vurmuş. Temel'de elini kaldırmış ve I'am sorry demiş.Gön..:
Izzet KAVADAR 31. Temel Dursun'a yatılı ziyarete gitmiş. Yemişler içmişler sıra
yatmaya gelmiş. Dursun: "Bak Temel, yatak odandan tuvalete gitmek için bizim
odadan geçmen gerekecek. Bu olmasın istiyorsan şimdiden tuvalete git de gece
gelmesin." Temel: "Tuvaletim yok. Merak etme, gelse de tutarım zaten." Bu
dialoğun ardından yatmışlar ama gece yarısı Temel fena halde sıkışmış. Yatak
odasından geçmek de istemiyor. Bakmış pencerede bir saksı içinde çiçek var.
Çiçeği toprağıyla birlikte çıkarıp hacetini gidermiş, toprağı tekrar yerine
koyup uyumuş ve ertesi sabah da çekip gitmiş. Aradan birkaç ay geçtikten sonra
Dursun Temel"i aramış telefonla: "Temel, nereye sıçtın çabuk söyle, 4 ev
değiştirdik ev hala kokuyor" Gön..:Özgen Bilir32. Bir gün Amerikalı bir bilim
adamı mavi maymunları incelemek üzere Türkiye'ye gelir. Mavi maymunların da en
sık olduğu bölge Temel'in köyünün olduğu bölgedir. Bilim adamı köye gelir ve köy
kahvesinden birine köyün en iyi nişancısının kim olduğunu sorar. Adamın biri bu
köyün en iyi nişancısının Temel olduğunu söyler. Bunun üzerine bilim adamı
Temeli çağırtır. Temel gelir bilim adamı bir bakar Temel'in bir tane eski tüfeği
bir tanede uyuz köpeğinden başka bir şeyi yoktur. Kendi kendine en iyi nişancı
buymuş neyapalım der. Bilim adamıyla Temel ormana giderler. Temel bilim adamına
"Bak şimdi ben ağaca çıkacağım ve sallayacağım, maymun düşerse sen bir şey yapma
köpek onu becererek bayıltır. Bilim adamı merakla sorar "Peki tüfek ne işe
yarayacak." Temel " Ağaçtan maymun yerine ben düşersem o silahla köpeyi
vuracaksın" Gön..:Yaşam Ekinci33. Temel İngiltere'ye gidecekmiş. Arkadaşı Cemal
İngiltere'de trafiğin soldan olduğunu ve bunun Temel için oldukça tehlikeli
olacağını söyleyip, dikkatli sürmesini ögütlediğinde, Temel: "Merak etme yegen
dün Rize'den Samsun'a soldan gittim, bunun ne kadar tehlikeli olduğunu bilirim
daa !!!"GÖN:Erol Kütük34. Temel,Amerikalı ve Japon oturuyor. Birden bir telefon
çalar. Temel bakar çalan yeni aldığı cep telefonu değil. Amerikalıya bakmış
elini kulağına koymuş kendi kendine konuşuyor. Temel herhelde deli diye
düşünmüş. Merakdan sormuş. -Abi sen delimisin nesin kendi kendine konuşuyorsun.
Amerikalı -Bizdeki teknoloji sizdekinden gelişmiştir. Elimize bir mikrochip
koyup konuşuyoruz. Temel düşünmüş acaba kendi telefonunun modası geçtimi diye.
Oysaki o kadar da para vermişti son model diye. Bozulmuş haliyle. Bir daha
çalmış telefon. Bakmış Temel in telefonu değil. Amerikalının da değil. Bakmışlar
ki Japon kendi kendine konuşuyor.Temel gülmüş. Konuşma bittikten sonra
sormuşlar. -Delimisin sen arkadaş diye. Japon da kendi teknolojilerinin
dünyadaki en gelişmiş teknoloji olduğunu söylemiş. Ağıza ve kulaga bir chip
koyarak konuştuklarını söylemiş. Temel ile Amerikalı bozulmuş.Kazıklanmanın
verdiği moral bozukluğu ve sabah yediği kurufasulyeyle soğanın etkisiyle bir gaz
bombası atmış. Amerikalı ile Japon sormuşlar Temele -Kardeş ne yaptın sen
demişler o neydi? Temel de -Fax çektim demiş!!!! Gön..:Erdem Aydınsoy35. Dursun
bir gün Amerika'ya çalışmaya gitmiş. Aylardan sonra köyündeki arkadaşı Temel'e
mektup yazmış. "Sevgili Temel buranın taşı toprağı para,her yerden para
fışkırıyor." Temel bu mektup üzerine ilk uçağa biner ve Amerika'ya gider. Hava
alanından iner inmez terminalin girişinde yerde bir 100$ görür."İlk gündende işe
başlayamam" der ve yoluna devam eder.



Ateist bir adam bir gün ormanda geziyor ve etrafındaki güzelliklere bakıyormuş. "Evrim ne güzellikler yaratıyor!" diye düşünüp mest oluyormuş. Birden arkasında kocaman bir ayı belirmiş ve onu kovalamaya başlamış. Adam bütün gücüyle kaçıyormuş ama her arkasına bakışta ayının daha yaklaşmış olduğunu fark ediyormuş. Dakikalarca süren bir kaçışın sonunda adamın ayağı yerdeki dala takılmış, ayı adamın üzerine atlamış, pençesini kaldırmış. Tam vurmaya hazırlanırken adam "TANRIM!!!" diye bağırmış. Bir anda zaman durmuş, ayı donmuş, ormandaki nehir bile akmaz olmuş.Bir anda orman kararmış ve gökyüzünden bir ışık huzmesi adamın üzerine parlamış. Çok derinden gelen ilahi bir ses adama: "Yıllarca bana inanmadın, yaratılışı kozmik bir kazaya bağladın, sana bu durumda yardım etmemi mi istiyorsun? Seni sevgili bir kulum mu saymalıyım?"demiş. Adam utanç içinde: "Biliyorum bunca yıldan sonra dindar biri olmayı istemem haksızlık, ama belki AYIYI dindar yapabilirsiniz." demiş. Ses: "Peki." diye karşılık vermiş ve ışık kaybolmuş. Nehir tekrar akmaya başlamış. Her şey eski haline dönmüş. Ayı pençesini indirmiş, iki pençesini de göğe doğru çevirmiş ve konuşmaya başlamış: "Allah’ım, senin rızkınla orucumu açıyorum, hamd olsun verdiğin nimetlere."

Askerde kamuflaj yarışması var... Herkes
cuvallara giriyor,, komutan gelip tekme atıyor onlarda hayvan sesleri
çıkarıyorlar komutan onaylıyor... Birinci çuvala vuruyor.. Hav hav hav. Komutan
aferin diyor köpek çuvalı.... İkinci çuvala vuruyor, miyav miyav.. Komutan gene
beğeniyor.. Böyle on onbeş çuval geziyor. Hepsi çok iyi taklit yapıyorlar...
Enson çuvala vuruyor ses yok... Daha sert vuruyor gene ses yok, tekme, tokat,
tahta, tüfek, ses yok... Askerlere emir veriyor iyicene tekmeleyin... Çuvaldan
kan sızmaya başlıyor.. Beş dakika sonra da ince, bitkin bir ses:
"Patateeeeeees
KARADENİZ I
DEHŞET FIKRALAR
ADAMI GÖZÜMÜN ÖNÜNE GETİRİRİM
Arkadaşı Karadenizliye sormuş:
-Yalnızken kendi kendine konuşma huyun var mıdır?
-Ben kendi kendime konumam, demiş karadenizli.Adamı gözümün önüne getiririm, öyle konuşurum. AĞAÇLARADAN GÖREMİYORUM
Temelle Dursun ormanda yürüyorlar.Bir ara Temel Dursuna sesleniyor :
-Dursun ormanın güzelliğine bak.
Dursun:
-Ağaçlardan göremiyorumki.
AIDS
İdam cezalarında mahkum istediği ölüm tarzını seçebiliyormuş. Temel, AIDS ile ölmek istediğini belirtmiş. Şırıngayla HIV virüsü zerkedip sonra salıvermişler. Temel sevinç icindeymiş.
-Aldattum onları, diyormuş. Kurtuldum sayılır. Şırınga yapılırken prezervatif kullandum.
AKŞAM YEMEĞİ
İkisi de fakir olan Temel ile Fadime evlenirler.Aralarında şöyle anlaşırlar :
-Her icimizde aşk içun yaşiyacağuk.
Bir hafta sonra Temel evine geldiğinde Fadime'nin radyatörün üzerine oturmuş olduğunu görür ve sorar :
-Ne yapayisun orada kariciğum?
Fadime :
-Akşam yemeğini ısıtıyirum sevgilum, der.

AKŞAM SERİNLİĞİNDE
Bir mecliste konuşulurken,
Amerikalı :
-Biz Mars'a gideceğiz, demiş.
Alman :
-Biz yakıtsız giden otomobil üreteceğiz, demiş.
Fransız :
-Atom bombasını etkisiz hale getirecek projelerimiz var, demiş.
Bizim Karadenizli de onlardan geri kalmamak için :
-Biz de güneşe gideceğiz, demiş.
-Güneşe gidemezsiniz, demişler. Güneş yakar.
Karadenizli gülümsemiş :
-O kadar da enayi değiliz, tabi, demiş. Akşam serinliğinde gideceğiz. ALERJİ YENİ
Temel, Cemal'e :
-Fadime'nin kürke alerjisi var.
-Nerden pileysun?
-Ne zaman kürk giymiş pi avrat cörse hastalanayı.
Emine ASOĞLU

ALMANYA
Bir gün Temelin aklına esmiş ve herkese :
-Almanya'ya gidicem, deyip eve saklanmış.Karısına da tembih edip :
-Kimseye evde olduğumu söyleme, demiş.
Ertesi gün Temel'e ihtiyacı olanlar gelmiş Temel'in evine karısına sormuş.Karısı da :
-Yok, demiş.Almanya'da, demiş.Bunu duyan Dursun hıncı olan Temel'in karısının yanına gitmiş ve bunu temiz bir dövmüş.Temel de evde saklandığı yerden Dursunun karısını dövdüğünü görünce :
-Ulan Tursin Almanya'da olmasaydım seni öldürürdüm, demiş.
Sercan IŞIK

ANADOL YOL İSTİYO YENİ Temel b gün otobanda, Anadol marka arabasüyla gidiyormuş. Aksilik bu ya arabanın arızalanacağı tutmuş. Ne yapsın? Çaresizce çekmiş emniyet şeridine ve beklemeye baslamış. Epey bi süre bekledikten sonra gürültüyle, bir arabanın hemen yanında durduğunu görmüş. Son model bir FERRARI ve içinde garnd tuvalet, kara güneş gözlükü, saçları joleli, traşlı ve kısacası varlıklı ve cok zengin olduğu her halinden belli olan bi adam hafifce eğilerek seslenmiş:
-Hemşerim! istersen otobanın sonuna kadar seni yedeğe alıp çekim! Çaresiz Temel elbette kabul etmiş. Bağlantıları yapmışslar ve sonkontrolleri de yaptiktan sonra zengin sürücü : -Arkadaş bak, ben de hız hastalığı vardır, eğer dalğınlıkla hızımı arttırırsam sen arkadan selektör yaparsın ben de yavaşlarım olur mu?, demiş. Temel buna anlam verememiş ama yinede :
-Peki!, demiş. Nihayet yola koyulmuşlar. Önde FERRARI ve arkasında ANADOL bir süre sakince yol almışlar. Ama bi sure sonra da Temel adamın neden bahsettiğini anlamış. 60 km/h..... 80km/h..... 120km/h.....150km/h derken Temel bakmış olacak gibi değil. Direksiyon zangırdamaya motordan boğuk sesler gelmeye baslayınca Hemen hatırlamış ve öndeki sürücüye selektör yapmaya başlamış. Selektörü farkeden sürücü de durumu anlayıp yavaşlamış. 150km/h....120km/h..... 60km/h. Ancak gel zaman git zaman bi sure sonra öndeki sürücü yine kendini kaptırıp hızlanmaya başlayınca Temel bu sefer atik davranmış ve malum. Bu olay birkaç defa daha tekerrür etmiş. Uzun bi sure sakince yol almışlar. Ta ki büyük bir gürültüyle Temel'in yanından geçip öndeki FERRARI`nin yanına yanaşan son model LAMBORGINI`nin şoförü FERRARI`nin şoförune kapkara gözluklerinin üzerinden bakıp :
-Kapisalım mı Moruk! 140 km ilerideki benzinciye son varan. İlk gelenin deposunu fuller. Ne dersin? FERRARI`nin sürücüsü.
-Pekala, paraları hazırla. Çünki kaybeden sen olacaksın, demiş ve başlamışlar yarışa 80 km/h.... 120km/h..... 200km/h.... 280km/h.... Tam bu sırada helikopter ile otobanın üzerinde trafik denetleme devriyesi gorevini yapmakta olan Dursun durumu farkeder ve eline telsizi alarak şu mesajı geçer...
-Alo... Alo.. Breykk... Uçan Hamsi`den tüm ekiplere... Şu anda otoyolun 85. mevkiinde seyir halinde olan üç araba otoban emniyetini bozacak şekilde aşırı hız yapii... Arabaları tanımlıyorum. FERRARI-LAMBORGINI-ANADOL.... FERRARI ile LAMBORGINI kapışii, Arkadan ANADOL gecmek için yol istii
Cem


ARABAM DIŞARIDA
Temel kırtasiye'ye girmiş, tezgahtara :
-Pana pir roman lazum, demiş.
Kırtasiye tezgahtarı sormuş :
-Efendim agır mı olsun hafif mi?
Temel :
-Farketmez, nasul olsa arabam dısarudadur
ANLAMLI ANLAMLI
Karadenizlinin biri hemşerisine anlatıyor :
-Dün belediye otobüsüne bindim; yan koltuktaki adam bilet almamışım gibi bana anlamlı anlamlı baktı.
-Sen ne yaptın?
-Bende bilet almışım gibi anlamlı anlamlı ona baktım
Akıl hastanesinde bir gün bir hasta bakıcıyı yanına
çağırır. "Bana çabuk 5 şişe kola getir" der. Hasta bakıcı buna kızar ve hastaya
beş tokat atar ve "al işte kolalarını" der. Aradan zaman geçtikten sonra yine
aynı hasta, bakıcıyı yine çağırır. Bu sefer hasta bakıcıyı tokatlar."Bakıcı ne
oluyor?" der. Hasta cevap verir. "Şişeleri getirdim abi".
Laz sorulari:

1.Bir laz pilot ucagi nasil ucurur?..
Dinamitle.
2.Bir laz gülmekten katila katila ölmüs..
Otopsi yapmislar... Espiriyi bulamamislar.
3.Bir lazi sinifta nasil teshis edebilirsiniz?..
Ögretmen tahtayi silerken o da defterini siler...
4.Bir lazi cenazede nasil teshis edebilirsiniz?...
Sadece o hediye getirmistir...
5.Istanbul-Trabzon ucaginda nicin film gösterilmiyormus?...
Film bitince ucaktakiler arka kapidan cikiyorlarmis...
6.Lazlar nasil kürtaj yaparlar?...
Leylekleri tasliyarak...
7.Laz hayat kadini ne zaman kafayi üsütmüs?...
Diger kadinlerin bu isi para karsiligi yaptigini ögrenince...
8.Dolapta iskelet ne anlama gelir?...
Laz saklambac oynamis...
9.Rize'deki köpeklerin burnu neden basiktir?...
Park etmis otomobilleri kovaladiklari icin...
10.Lazlar buz dolabinda nicin bos sise bulundurur?...
Icki icmeyen misafirler icin...
LEMANDAN
OSYM sorulari :
>
>1. Ahmet bir isi 9 gunde bitiriyor. Mehmet ise ayni isi 43 gunde
>bitiriyor, o da yarim yamalak, tam bitmis de sayilamaz yani. Mehmet kadar
>sorumsuz, lakayit adam olamaz. Haa, eglence olsun, Mehmet hemen devreye
>girer. Ama is deyince kacar. Bu durumda Ahmet'le Mehmet beraber
>calisirlarsa, o isin akibeti ne olur?
>a) Ahmet, Mehmet'i daha ilk gun kalasla dover!
>b) Ahmet isi birakir, yuk gemisine kalfa olarak binip Nikaragua'ya
>gider!
>c) Mehmet hepimizi sasirtip isi 5 saatte bitirir! (Asla olmaz boyle
>bisey abi!)
>d) Mehmet, Ahmet'i de kendine benzetir, o is yillar yili bitmez!
>e) Hepbiri
>
>2. Modern matematigin en onemli ozelligi asagidakilerden hangisidir?
>a) Modern matematikte islemler, hesap makinasiyla yapilir!
>b) Modern matematikte bilinmeyenli denklem yoktur, her sey seffaftir!
>c) Modern matematik diye birsey yoktur, dogrusu postmodern matematik
>olmalidir!
>d) Modern matematikte, dogal sayilar evlerinde, kilimlerin uzerinde
>ayakkabilariyla gezerler!
>e) Modern matematikte, bir rakama ortam icinde karekokunu sormak,
>ayiplanagelen bir tutumdur!
>
>3. Bir baba, yaslari 5, 8 ve 33 olan cocuguna 120 milyon lira harclik
>vererek, yaslari ile orantili olarak bolusmelerini istemistir. 33
>yasindaki
>buyuk cocugun (ismini soracak olursaniz Ragip'tir) paranin buyuk kismini
>alacagi aciktir. Bu yasta hic utanmadan babasindan
>harclik isteyen bu kisi, isi daha da azitip iki kardesine toplam 2.500.000
>TL. birakip, geri kalani almistir. Bu problemdeki babaya matematikte ne
>denir?
>a) Etkisiz Eleman
>b) Caresiz Eleman
>c) Ragipsal Eleman
>d) Ä°kinci Evliligini Yapmis Eleman
>e) Hayirsiz Oglundan Eleman Diyen Eleman
>
>4. "TERKOS" kelimesindeki harflerle anlamli ya da anlamsiz 6 harfli kac
>kelime yazilabilir diye sormuyoruz, biz hesapladik, 720 farkli kelime
>yazilabiliyor. Bu kelimeler icerisinde dogru anlama sahip olani,
>asagidakilerden hangisidir?
>a) SEKTOR - Yeni bir sektor anlaminda
>b) KOTRES - Sisman metres anlaminda
>c) ROSTEK - Rosto ile biftek karisimi bir yemek anlaminda
>d) KOSTER - Posterin yanlis yazilmisi anlaminda
>e) TOSREK - Gizli gizli titreyen anlaminda
>
>5. Fizikte makara problemleri anlatilirken, konuyla ilgilenmeyip makara
>yapan ogrencilere ne denir?
>a) Silindir yaricapi
>b) Iletisim sigasi
>c) Kaynatma noktasi
>d) Eriyik arsizi
>e) Cikrik (Cik disari'nin hizli soylenisi gibi)
>
>6. Periyodik cetvelle kafasina dokuz kez vurulan bir insanin kimyasinda
>nasil bir degisim olur?
>a) Sodyum fizik azalir, direnyum artar
>b) Sulfat anlamini yitirir
>c) Fosfor urker, siner
>d) Alkali metaller cosku gosterir (Alkali:Alakali)
>e) Hicbirisi (Yasayan bilir anlaminda)
>
>7. Bir bitkinin, gunes isigini engelleyen bir baska bitkiyi budamaya
>calismasina ne denir?
>a) Fotosentez
>b) Fotomontaj
>c) Foto Namik (Yaniltma sikki)
>d) Eseyli takilma
>e) Eseysiz takilma (Esey sakasi)
>
>8. "Nusret'in yuzune mahsun bir ifade gelmisti, belli ki sakal istiyordu."
>cumlesinde hangi degisiklik yapilirsa anlam degismez?
>a) "Sakal" yerine "avanta" gelirse!
>b) "Sakal" yerine "top sakal" gelirse!
>c) "Mahsun" yerine "vurdumduymaz" gelirse!
>d) "Nusret" yerine "Basri Can" gelirse!
>e) "Mahsun" ile "Nusret" yer degistirirse!
>
>9. Asagidaki cumlelerin hangisinde bariz bir sive gorulmektedir?
>a) Gurt gapan da, amanin furdu ki ne furdu!
>b) Ne ki olam ombudsman, niye ki hep?!
>c) Uyy, ne bakiysunuz ha buzagi cibu ula daa?!
>d) Ben vapora binecegim! (Itanbul Turkcesi)
>e) Gel la gel, metroya binek! (Turkce Istanbul'u)
>
>10. "Italya-Italyan" iliskisi asagidakilerden hangisinde vardir?
>a) Antalya-Antalyan
>b) Almanya-Ispanyol (Turist)
>c) Korsika-Kosta Rika
>d) Porto-Porto Riko
>e) Mugla-Muglak
>
>11. Tarihte ilk lotarya, hangi isim altinda, hangi kavimde oynanmistir?
>a) Sayisal Tablet-Frigyalilar
>b) Kizma Abicim-Selcuklular
>c) Kavimi Piyango-Etiler
>d) Piramitin Sirrini Coz Kazan-Eski Misir
>e) Olimpik Toto-Eski Yunan
>
>12. Yazlarin akrabali, neseli ve patlican kizartmali; kislarin ise beyaz
>sakalli, dedeli, soba ve kestaneli ve bol masalli gectigi iklim turu
>asagidakilerden hangisi ola ki?
>a) Dravdan iklim
>b) Nostaljik iklim
>c) Dekorsal iklim
>d) Sahane iklim
>e) Ikandinav tipi iklim
>
>13. "Ali told somethink and cheered her up." cumlesinin dogru cevirisi
>hangisidir?
>a) Ali sen-sakrak, muhabbete doymayan bir kisidir!
>b) O kiz nesesizdi son gunlerde, Ali ne yapti da neselendi?
>c) Ali'ye bak, nasil yaziliyo manitaya!
>d) Ali, elleriyle tavsan yapti duvarda, kiz acaip keyiflendi!
>e) Vay yavsak Ali, gene pundunu buldu, baglama cekiyor ona!
>
>_________________________________________________________________________
>Get Your Private, Free E-mail from MSN Hotmail at http://www.hotmail.com.
>
>
>To unsubscribe from this group, send an email to:

MOTORLU TESTERE
Temel bir gün agaç kesme isine soyunmus.baslamıs baltayla kesmeye fakat bu sekilde çok yavas kesebildigi için az para kazanıyormus.Agaç kesme aletleri satan bir dükkana gitmis ve derdin anlatmis dükkan sahibi ona bir motorlu testere vermis ve; -bak bununla günde en az 100 agaç kesersin demis Temel baslamis kesmeye. Fakat tüm ugraslarina ragmen baltaylakestiginden daha az kesiyormus.bunun üzerine dükkana gitmis ve ; -sen bana bu aletle günde 100 tane kesersin dedin ama ben 10 tane bile kesemiyorum yoksa sen beni kaziklasun mi da? demis. -Dükkan sahibi nasıl olur ya ver sunu bir bakayım demis ve testerenin ipini çekerek "vrrromm" diye calistirmis Temel -Ula!! o da ne la?


FIKRA
temel afrikaya safariye gitmiş. ilk günün sonunda gece otelin lobisinde avcılar konuşuyormuş. İngiliz ben bugün 1 gergedan vurdum demiş. fransız ben de 1 aslan vurdum demiş. temel de ben de 1 noşut vurdum demiş. İngilizle fransız anlamamış ama cehaletleri belli olmasın diye de sormamışlar. Ertesi gün yine ava gidilmiş gece yine toplanmışlar. ingiliz ben 2 kaplan vurdum demiş. fransız ben de 1 fil vurdum demiş. temel ben 4 noşut vurdum demiş. ingiliz dayanamamış sormuş. kusura bakma ama noşut nasıl birşeydir. bunca yıllık avcıyım hiç duymadım. temel de ben de ilk defa burda gördüm. kara kara birşeyler insana benziyorlar. ellerini kaldırıp no şut no şut diye bağırıyorlar demiş. not: no şut = no shoot = ateş etme
Subject: noel baba


Bir Noel Baba var mı?

Hollandalı göçmenlerin Amerika'ya getirerek orada folklorik bir nitelik
kazandırdıkları kişi. 6 aralıkta hatırlanır. Çocukların koruyucu azizi
olduğuna inanıldığından standart Noel Baba kıyafetine girmiş kişiler o
günlerde çocuklara hediyeler dağıtır. Gerçek Noel Baba Ren geyiklerinin
çektiği kızağıyla uçarak o gece bütün evleri dolaşır ve bacalardan evlere
girerek iyi çocuklara hediyeler bırakır.
Bugünkü geyik perşembesinde Noel Baba ve geyikleri hakkındaki gerçekleri
arıyoruz.



Bilinen hiçbir ren geyiği türü uçamaz. Fakat bu Noel Baba hakkında kuşkuya
düşmemiz için yeterli bir sebep değildir. Çünkü yeryüzünde henüz tasnifi
yapılmamış 300,000 organizma yaşıyor. Bu türlerin çoğu böcek ve
mikroorganizma olması sadece Noel Baba'nın gördüğü uçan ren geyiklerini
tamamen ihtimal dışı bırakmaz.


18 yaşının altındakileri çocuk sayarsak dünyada 2 milyar çocuk var, ancak
Noel Baba'nın Müslüman, Yahudi, Hindu ve Budist çocukları ziyaret etmediğini
düşünürsek, bu sayının sadece %15 i olan 378 milyon çocuğu ziyaret edeceği
ortaya çıkar. Nüfus Referans Bürosuna göre her evde ortalama 3.5 çocuk
olduğundan ziyaret edilecek ev sayısı 91.8 milyon olur. Her evde hiç olmazsa
bir iyi çocuğun var olduğunu kabul edebiliriz.


Noel Baba'nın bütün bu çocukları ziyaret edebilmesi için toplam 31 saat
zamanı var. Neden 24 değil de 31? Çünkü dünya üzerindeki farklı zaman
dilimleri Noel Baba'nın lehine çalışır ve ona fazladan 7 saat kazandırır.
Elbette ki o akıllı bir aziz olduğundan evleri ziyaret etmeye Noel gecesinin
girdiği en doğudaki bölgelerden başlayacak ve batıya doğru ilerleyecektir.
Bu durumda her saniyeye 822.6 ziyaret düşer.
Bu da şu demektir: Noel Baba en az bir iyi çocuğun bulunduğu bir evde kızağı
park etmek, kızaktan inmek, bacadan aşağı kaymak, hediye konması için
ayrılmış çorap vs gibi şeyleri doldurmak, diğer hediyeleri Noel ağacının
altına dağıtmak, yiyecek olarak bırakılan şeyleri yemek, bacadan tekrar geri
çıkmak, kızağına binmek ve başka bir eve gitmek için saniyenin yaklaşık
binde biri kadar bir zaman harcayabilir.

Bu durmaların bütün dünya üzerinde düzgün olarak gerçekleşeceğini kabul
etmek yanlış olur, ancak hesaplamalarda kolaylık olması için öyle kabul
edelim. Bu da yaklaşık olarak 120 milyon kilometrelik toplam yola karşılık
gelir. Tabi bu arada yeme, içme ve diğer beşeri ihtiyaçları için arada bir
durması gerektiğini de ihmal ediyoruz. Buradan basit bir hesapla da görülür
ki Baba'nın kızağı saniyede 1040 km hız yapmalıdır. Bu ses hızının 3.000
katı kadardır.

Bir karşılaştırma olması için söyleyelim ki, yeryüzünde insan eliyle yapılan
en hızlı araç olan Ulysses uzay keşif aracı saniyede 44 km gibi basit bir
hızda hareket eder. Bildiğimiz ren geyikleri ise saatte en fazla 15 km hızla
koşar.



Kızaktaki yük te başka ilginç bir noktadır. Her çocuğa yaklaşık 1 kg
ağırlığındaki orta boy bir lego takımı hediye getirildiğini kabul edersek,
kızaktaki hediyelerin ağırlığının yaklaşık 322 bin ton olması gerektiğini
buluruz. Tabi bu hesaplamaya Noel Baba'nın ağırlığı dahil değildir.
Resimlerini görmüş olmalısınız, kendisi epey okkalı bir şahsiyettir.
Yeryüzündeki aşina olduğumuz geyikler 130 kg dan fazla yükü çekemez. Uçan
geyiklerin bundan 10 kat daha fazla yük taşıyacağını kabul etsek bile 8 veya
9 geyikle bu işin yapılamayacağını anlarız. Hesaplanırsa bu kadar yükün
taşınabilmesi için 214,200 geyiğin gerektiği görülecektir. Geyiklerin
ağırlığı da hediyeler ve Noel Baba'nın toplam ağırlığına eklenirse 354,430
ton yük olacaktır. Buna kızağın kendi ağırlığı dahil değildir. Kıyaslamak
gerekirse bu bir transatlantiğin yaklaşık 4 katı kadardır.



1040 km/sa hızla giden yaklaşık 360,000 tonluk bir kütle muazzam bir hava
sürtünmesi oluşturacaktır. Bunun sonucunda geyikler dünya atmosferine giren
uzay araçları veya meteorların ısınması gibi ısınacaktır. Bu ısınma öndeki
geyik çiftinin her birine saniyede 14.3 quintillion joule ısı enerjisi
verecektir. Kısaca ikisi de derhal alevler içinde kalacak ve bu alevleri
arkadaki çifte ulaştırarak onları tutuşturacaktır. Bunu sağır edici şiddette
sonik bir patlama izleyecektir. Yanmaya başlayan her yeni çift aynı etkiyi
sağlayacaktır. Tüm ren geyiği filosu saniyenin 1000 de 4.6 gibi bir kesri
içinde buhar olacaktır. Bu arada Noel Baba'nın kendisi yerçekiminden 17,500
kat daha büyük bir merkezkaç kuvvetin etkisinde kalacak ve 120 kiloluk
cüssesi kızağın arkasına 1941756.75 N'luk bir kuvvetle yapıştırılacak ve
vesikalık fotoğraf gibi kalacaktır.
Sonuç olarak, Noel Baba herhangi bir Noel zamanında hediye dağıtmaya
kalkıştıysa, şimdi ölü olmalıdır.

***
Yukarıda yazılanlar Baba'yı ölüme mahkum etmişti, ancak tamamen klasik fizik
yasalarına dayalı açıklamalardı. Aslında Baba'yı kurtaracak bir yol var: O
da quantum ve relativite fiziğinin yasalarıdır. Şimdi quantum ve relativite
fiziğinin yasalarını kullanarak Baba'yı kurtarıp kurtaramayacağımıza
bakalım.
Evet. Doğrusunu isterseniz, quantum fiziği Baba'yı kurtarır. Çünkü o
analizde Baba'nın özel durumunda önemli hale gelen quantum olayları hiç göz
önüne alınmadığından, açıklamalar ciddi bir şekilde yanlıştır. Nedenlerimizi
yine madde madde sıralayalım.



Verilen bilgilerden de açıkça anlaşılıyor ki, Noel Baba'nın bazı fiziksel
niceliklerini %100 kesinlikle biliyoruz. Örneğin, kuru bir Aralık
atmosferinde uçan bir ren geyiğinin limit ya da terminal hızı kesinlikle
biliniyor. Baba'nın, geyiklerin, kızağın ve hediyelerin toplam kütlesi de,
Baba hediye dağıtımına başlamadan hemen önce kesinlikle biliniyor. Hatta
Baba'nın doğudan batıya doğru uçması gerektiğini, yani hız vektörünün yönünü
de biliyoruz. Bütün bu bilgileri birleştirdiğimizde % 100 kesinlikle neyi
bilmiş oluyoruz? Tabii ki Baba'nın momentumunu. Momentum nedir? Bir cismin
kütlesi ile hızının çarpımıdır. Örneğin 1000 kg'lık bir araç saniyede 30 m
hızla batıya doğru gidiyorsa, aracın momentumu 1000*30 dan 30,000 batıya
doğrudur. Demek ki bu bilgiler bize Noel Baba'nın momentumunu kesinlikle
bilme imkanı sağlıyor.
Pekii, Heisenberg belirsizlik ilkesine ne oldu? O da nedir? Bir cismin
nerede olduğunu % 100 kesinlikle bilirseniz, onun momentumunu hiç bir
şekilde bilemeyeceğinizi, ya da bir cismin momentumunu % 100 kesinlikle
bilirseniz onun her hangi bir anda nerede bulunduğunu asla bilemeyeceğinizi
söyleyen quantum fiziği yasasıdır.

Bu yasayı Noel Baba'nın durumuna uygularsak görürüz ki, Noel arifesi gecesi
verilen herhangi bir anda Baba'nın nerede olduğunu bilmenin hiç bir yolu
yoktur. Hatta quantum saçılması sebebiyle herhangi bir anda yeryüzünün her
hangi bir yerinde olabilir. Dahası her yerde olabilir. Yani, Baba'nın bütün
hediyeleri dağıtmak için bırakın 31 saati, 24 saate bile ihtiyacı yoktur.
Hepsini aynı bir tek anda dağıtıp, sonra da kızağına atlayarak gelecek
Noel'i beklemek üzere Kuzey Kutbu'ndaki evine gidebilir. Hediye dağıtma
işini bütün geceye yayıyorsa, bu sadece evlere herkes uyurken girmek
istemesinden dolayıdır.



Sadece quantum fiziği değil, relativistik fizik yasaları da Noel Baba'nın
lehine işler. Baba'nın ren geyiği filosu ışıktan hızlı giderek zamanda
geriye gidebilir. Yani, Baba ara sıra takyonik hale geçerek zaman yolculuğu
yapabilir. Bu durumda hiç bir sorun kalmaz, çünkü bizim ölçümlerimize göre 1
gecede gerçekleşen hediye dağıtma işini Baba kendi zaman akışına göre
istediği kadar uzun sürede tamamlayabilir. Hatta bütün hediyeleri bir anda
kızağına yüklemek zorunda bile kalmaz. Parça parça taşıyarak ta dağıtabilir.

Olay ODTU'de bir amfide geçiyor.
Ama bu amfilerin bir özelliği var.
İki tane kapıları var ve ortada da öğretmen kürsüsü.
Hoca birgün ders anlatırken, bakmış tebeşir kalmamış.
Arkalarda uyuklayan birisini kaldırıp
- Hadi kocum! Yan taraftaki amfiden tebeşir al da gel.
Bizimkisi çıkar kapının birinden, diğer kapıya gelir, çalar.
- Hocam bizim amfide tebeşir kalmamış da, acaba sizde var mı?
diye sorar. Hoca da:
- Bizde de yok.
- Az evvel ben de bir öğrenciyi tebeşir alması için göndermiştim.
der. Bizimkisi de caresiz çıkar ve ilk çıktığı kapıdan tekrar girer.
Ve hocaya:
- Orada da tebeşir yokmuş.
der. Hoca da:
- Tamam şimdilik kırıntılarla idare edelim.
der ve bizimkisi hiçbir şeyin farkında olmadan geçer yerine oturur.
Bu arada hocanın da hiçbir şeyden haberi yoktur.
ANA SÜTÜNÜN ÜSTÜNLÜĞÜ
Öğretmen, öğrenciye sormuş :
-Yeni doğan çocuklar için ana sütü niçin inek sütünden daha yararlıdır?
Öğrenci hiç duraksamadan cevabı yapıştırmış :
-Ana sütü bir kere çok daha lezzetlidir.Ekşime mekşime yapmaz.Kedi içmez.Taşınması daha kolaydır. Üstelik ambalajı da çok nefistir!
BABA
Birinci sınıfa başlayan çocuklara öğretmen, babalarının mesleklerini soruyordu :
-Söyle bakalım Tuna, baban ne iş yapıyor?
Tuna :
-Otobüsleri kaldırıyor efendim, dedi.
Bir sıra önde oturan bir çocuk yanındaki arkadaşına yavaşça sordu :
-Pekiyi anlayamadım, neymiş babası?
Arkadaşı büyük bir saflıkla cevap verdi :
-Vinçmiş, vinç!
BAŞKA KIZARTSIN
Topkapı Merter'de Hundai'nin en büyük servislerinden olan Adilce Hundai Servisi'nin sahiplerinden Alaaddin'in çok yaramaz bir oğlu vardı.Ahmet, o kadar yaramazdı ki babası Alaaddin Bey, onu psikiyatriste getirmek zorunda kalır.Doktor, çocuğu inceler, babasına durumu bildirir.Ona,"mutlaka oğlunun her dediğini yapmak gerektiğinin şart olduğunu" anlatır.Başka türlü çocuğunun düzelmeyeceğine inanan Aladdin Bey Ahmet'in her dediğini yapar.Cin gibi akıllı fakat çok yaramaz olan Ahmet, o gün:
-Solucan isterim, diye tutturur.
Alaaddin Bey, kömürlüğe iner.Nemli bir köşeden iğrenerek bir solucan bulur ve Ahmet'e getirir.
-Anneee!Bunu pişir, diye bağırır, çocuk annesine.Kadıncağız da iğrenerek, tiksinerek solucanı olduğu gibi pişirir.Bir tabağa koyarak Ahmet'in önüne getirir.Ahmet, gözleri parlayarak tabaktaki solucana bakar.Karşısında gazetesini okumakta olan babasını çağırıp :
-Baba,bu solucanın yarısını sen ye, yarısınıda ben yiyeceğim, der.Alaaddin Bey:
-Oğlum, hiç solucan yenilir mi, demeye fırsat bulamadan Ahmet bağırmaya, sinir krizleri geçirmeye başlar.Alaaddin Bey:
-Tamam, tamam, demek zorunda kalır.Masaya oturur.İçinden doktora kızarak, lanetler yağdırarak gözlerini kapayıp, kan ter içinde bir lokmada solucanın yarısını yutar.Sonra midesi bozulmuş şekilde kusmaya giderken çocuk arkadan yine bağırır :
-Üüüü!Sen benim yemek istediğim tarafı yedin.Bu taraf senindi.Sen bu tarafıda ye annem bana başka kızartsın.
Haşim ALBAYRAK, Fıkralarla Konuşan Karadeniz 3,sf:66-67

BU NE
Bir ana okulunda öğretmen çocuklara paraları öğretmek istiyordu.Cebinden bir 25 kuruş çıkarıp gösterdi :
-Bilin bakalım bu ne?
Ön sırada oturan küçük bir çocuk çabucak cevap verdi :
-Tura!...
BU SORUYU GEÇEYİM YENİ
Öğrencinin biri sınavda soruları yanıtlamak için zar atıyormuş 1 gelirse A iki gelirse B...5 gelirse E şıkkını işretliyormuş. 6 geldiği zaman tekrara zar atıyormuş. Bir atmış altı gelmiş, bir daha atmış yine altı gelmiş, bir kaç defa daha atmış yine altı gelince :
-Bu soru çok zor bu soruyu geçeyim, demiş.
Hüseyin BABA
CEVAP
Öğretmen Ali'ye sorar :
-Söyle bakalım Ali, sütün bozulmaması için ne yapmalıyız?
-Sütü sağmayıp ineğin memesinde bırakmalıyız öğretmenim
ÇALMAK FİİLİ YENİ
Ali okula geç kalır. Öğretmen Ali'yi cezalandıracaktır. Ali'ye derki :
-Soracağım soruyu doğru bilirsen affedeceğim. Ali söyle bakayım.Çalmak fiilinin gelecek zamanı nedir?
Ali cin gibi hemen atılır :
-Hapse girmektir öğretmenim.
Abdullah TEPEKESİCİ

DAHA ÇOK İSTİYOR...
Çocuk, okuldan bir gözü şiş olarak dönünce, annesi telaşlandı : NT>
-Oğlum ne oldu gözüne?Düştün mü yoksa?
-Hayır düşmedim.Arkadaşım Orhan'la dövüştük.Ben de yarın onun gözünü şişireceğim!
Annesi yatıştırmaya çalıştı :
-Sakın ha!Dövüşmek iyi birşey değil.Ben sana yarın pasta çörek vereyim.Arkadaşına da ver, barışın.Güzel güzel oynayın olmaz mı?
-Olur anneciğim, barışırız.
Ertesi gün, çocuk öteki gözü de şişmiş olarak döndü.Annesi merakla sordu :
-Yine ne oldu?
-Arkadaşım yaptı, daha çok pasta, çörek istiyor!
DENİZ
Küçük Ayhan'la Mine konuşuyorlardı :
-Nehirler nereye dökülür.
-Denize, tabii.
-Hepsi mi?
-Evet.
-Öyleyse deniz neden taşmıyor?
-Tabii taşmaz.Denizin dibi sünger dolu.Suyu onlar çekiyor
DOKTORUN İYİSİ
Kadının beşinci kocası ağır hastalanmış.Adam korkunç ağrılar içinde kıvranırken kadın telaşla söylenmiş :
-Hemen gidip bir doktor çağırayım!
Kocası :
-İyii ama, demiş, bari doğru dürüst bir doktor çağır.İyi bir doktor olduğundan emin misin?
Kadın :
-Emin olmaz olur muyum, demiş.Ölen kocamı da aynı doktor tedavi etmişti!...
DUVARI KAFANIZA VURURUM
Olay aynen gerçektir.Rizeli İslam Uzun İstanbul Vatan Anadolu Lisesi'de müdür yardımcısı iken (şimdi müdür) sabah bayrak töreni öncesi konuşma yapıyordu.Ancak öğrenciler o kadar gürültü yapıyordu ki kızarak öğrencilere bağırır :
-Bağa bakın bağa.Bi daha öyle gürültü ederseniz duvarı kafanıza vururuuuumm haa!!!!!
Haşim ALBAYRAK
DÜŞÜNÜŞ BİÇİMİ
Matematik öğretmeni ilkokul çocuklarına sormuş :
-Ağaçta 5 kuş var.Birini vurdum kaç kaldı.
Ahmet hemen :
-Hiç kalmaz.Çünkü sesten hepsi uçar, demiş.
Öğretmeni bunun üzerine :
-Olmaz öyle şey, diye cevap vermiş.
Burası matematik dersi.5 taneden biri vurulursa 4 tane kalır.Ama düşünüş biçimini beğendim.
Ahmet fena halde hırslanmış :
-Bende birşey sorabilirmiyim öğretmenim, demiş.
Sor bakalım.
-3 kadın dondurma yiyor, biri ısırarak, biri yalayarak, biri emerek yiyiyor.Bunlardan hangisi evli.
Öğretmen kızarıp bozarmış.Sonunda :
-Bilemem, demiş.
-Emen mi?
Ahmet cevabı yapıştırmış :
-Yoo, parmağında alyansı olan.Ama düşünüş biçiminizi beğendim



Adamın biri çok kuvvetli
öksürüyormuş, doktora gitmiş derdini anlatmış. Doktorda adama yanlışlıkla
öksürük ilacı yerine müshil ilacı vermiş ve demişki:bir hafta boyunca
yemeklerden sonra iç ve yanıma gel. Adam bir hafta sonra gelince doktor:
Öksürüğün nasıl oldu deyince, adamda: Cesaret edipte öksüremiyorumki,demiş.
Rizeli imamlarla Trabzonlu imamlar turnuva düzenleyip ayda bir maç
yaparlarmis. Ama maci hep Rizeli imamlar kazanirlarmis.
Trabzonlular bir gün "bu böyle gitmez, buna bir çare bulalim, hep
yeniliyoruz demisler. Takim kaptani olan Temel Hoca öyle bir
teklifte bulunmus. Ula bizim Trabzonsporlu Hami'ye sari cübbeyi giydirelim,
"Bu da bizim Hami Hoca, merkez caminin imami,
yeni tayin oldu" diye kandiririz demis. Bu teklifi kabul edilmis ve ilk
maçta Hamiyi de alip Rizeye maça gitmisler. Ama maci yine 2-1 kaybetmişler.
Dönüşte takim kaptanı Temel Hocaya komşusu sormuş:
Temel ne oldu maçın sonucu, kazanabildinizmi?
Yok ya, Rizeliler bizi 2-1 yendiler.
Yapma ya, kim atti golleri? Bizim golü Hami Hoca atti,
onlarin golleri de Del Pierro Hoca ile, Roberto Carlos Hoca atti ...




FIKRA
Fatih Terim Juventus teknik direktörü Marcello Lippi'ye bir soru sorar; -Yahu Marcello sizin takım neden du kadar güzel oynuyor? Marcello Lippi cevap verir; -Bizim takım çok zeki de ondan.Bak şimdi! der ve Zidane'ı yanına çağırır ve sorar; -Zidane senin öz anne ve babayın çoçuğu olup kardeşin olmayan kimdir? Zidane hemen söyler 'ben' diye Fatih Terim İstanbul'a döner ve antremanda Hakan Şükür'ü yanına çağırır ve sorar; -Oğlum öz anne ve babayın çocuğu olup senin kardeşin olmayan kişi kim? Hakan 'Hocam çok terliyim üzerime birşey alıp geleyim de öyle cevap vereyim der.Giderken Hagi'yi görür ve ona aynı soruyu sorar ve Hagi hemen 'ben' der.Hakan Fatih Hocanın yanına dönünce der; -Hocam buldum. Fatih Hoca sorar; -Kim oğlum? Hakan der; -Hagi hocam. Fatih HOca ise karşılık verir; -Bilemedin oğlum Zidane'dı,der

FIKRA
KÖYLUNUN TAVUGU GIDER KOMSUSUNDA YUMURTA YAPAR EV TAVUK SAHIBI BUNUN FARKINA VARINCA TAVUGUN AYAGINA AGIR BIR ESKI AYAKKABI BAGLIYOR ON GUN GECIYOR TAVUK YUMURTLAMIYOR EVDE. KÖYLU TAVUGU ACIK BIR SEPETIN ICINE KOYAR VE TAVUGUN KARSISINA BUCAGI KESKINLESMEYE DEVAM EDER. TAVUK KÖYLUYE SORAR NE YAPIYORSUN?BUCAGI KESKINLIYORUM DER KÖYLU ON TANE YUMURTAN SEPET TE O DELILIGI BIRAK DER KÖYLUYE
FIKRA
temele sormuşlar:
-güzelmi olmak istersin yoksa aptal mi?
-temel:aptal olmak isterim demiş.
-neden demişler
temel: güzellik geçicidir demiş
FIKRA
Temel yolda giderken senet bulur ve gider öder. Daha sonraki bir gün yolda yine bir senet bulur ama sonu bol sıfırlıdır.Bunu gören Temel hemen İsviçre'ye kaçar. NOT.Fıkra sonunda gülünecektir.Önemle bildirilir!!

FIKRA
İki arkadaş yolda yürürken, içlerinden birini hareketi diğerinin dikkatini çekmiş.
Adam, başını kaşıyacağı zaman başına giydiği fötr şapkayı başından çıkarmadan üzerinden kaşımak için epeyi çaba harcıyormuş.
Adamın bu hareketi arkadaşının dikkatini çekmiş. Aynı anda meraklanmışta hani. Acaba "başını kaşımak için niye şapkasını çıkartmıyor" diye. 1 Böyle, 2 böyle derken adam sabredememiş ve sormuş. Arkadaşına seslenerek "Arkadaş sen başını kaşırken niye şapkanı çıkarmıyorsun? Halbuki şapkanı çıkartarak başını kaşısan daha rahat kaşırsın" demiş.
Arkadaşı gülümseyerek cevap vermiş.
Sen, popon kaşındığı zaman pantolonunu ve iç çamaşırını çıkartarak mı kaşıyorsun.

FIKRA
normal vatandaşın biri arabasıyla yolda seyir halindeyken birdebire arabasınım bir terkeri fırlar zor bela kaza yapmadan aracını durdurur, birde bakar ne görsün arabasının tekeri yerinden çıkmış gitmiş . hemen yedek tekeri aklına gelmiş onu takmak istemiş fakat teker fırladığı için bijonlarıda kaybolmuş, adamcağız çaresizlik içinde ne yapacağını şaşırmış, düşünmüş bir çare bulamamış en son aklına bir kurtarıcı bulup tamirciye kadar aracını çektirip orada yaptırmayı düşünmüş. tam gidecekmiş yol kenarındaki tel örgünüm içerisinden birinin seslendiğini duymuş. hey kardeş geçmiş olsun hayırdır diye sormuş, adam olayı anlatmış yav buna ne gerek var. Nasıl olsa yedek tekerin var,diğer tekerlerden birer tane bijon sök tekerini tak yoluna devam et. bunu duyan kazazede çok sevinmiş ve hemen yapmış, yoluna devam etmiş 150-200 metre gittikten sora yandaki telörgüde bir yazı okumuş TIMARHANE hemen geri dömüş adama sormuş. sen buradamı kalıyorsun? evet. doktormusun? hayır. hastabakıcımısın? hayır kardeşim ben DELİYİM APTAL değilim

Temel Almanya'da işçi olarak çalışmaktadır.Birgün arkadaşı Hans'a "yarın grup sexi yapıyoruz.Sende katılmazmısın."der.Hans'ta "Tabii ki katılırım.Kimler geliyor."der.Temel cevabı koyar."SEN,BEN ve SENİN KARIN."

BİSKUVİ Acemi er, levazim bascavusuna yakinir : -Bascavusum, bize yemekte ordek boregi verdiler.Yemin ederim ki, icinde bir gram bile ordek eti yoktu. -O halde? diye yanitlar bascavus.Sen hic asker biskuvisi yedin mi? -Sey...yani evet, bascavusum. -İcinden hic asker cikti mi, ulan!
DEMOKRASİYİ SAVUNUYORUM AMA... Manevra varmis.Mehmet elde tufek yerde yatiyormus.Komutan gelip sormus : -Dusman onden gelirse ne yaparsin? Mehmet cevaplamis.Su yandan, bu yandan, arkadan gelirse, diye tekrar sormus komutan.Mehmet bunlari da cevaplamis. Komutan en sonunda : -Ya dusman tepeden gelirse? deyince. Mehmet'in bu soruya cevabi : -Bu memleketin tek askeri ben miyim komutanim! olmus.
İCKİ OLDURUR Albay askerlerin icki icmelerine engel olmak icin kantinin duvarina bir yazi asmistir.Yazida : -İcki oldurur, diye yaziyordur. Ertesi gun oradan gecen albay ne gorsun?Biri yazinin altina sunlari ilave etmemis mi : -Askerler olmez!
CAN SİKİNTİSİ Sol gozu takma olan adam otobuse binmisti.Otobus kalabalik hava sicakti.Bir sure sonra sicaktan bunalan, terleyen ve cani sikilan adam, takma gozunu cikardi, havaya atip tutmaya basladi. Durumun biraz sonra farkina varan yaninda oturanlar dehsetle irkildiler : -Ne oluyor yahu!... Adam gayet sakin gozu atip tutmaya devam ederek cevap verdi : -Hic, burada canim sikildi da on taraflarda yer var mi diye bakiyordum!...
ESEK Adamin biri misafirlige gitmis.Aksam olunca haliyle sormuslar : -Pardon arkadas, demisler kari-koca.Bizim odada mi yatarsin, bebegin odasinda mi, yoksa bos bir odada mi? Adam dusunmus : -Kari-koca nin yaninda yatilmaz, bebekte uyanir aglarsa uykusu kacacak ben bos odada yatarim, demis. Sabah olunca adam elini yuzunu yikamis, bir de bakmis cok guzel bir kiz adama havlu tutuyor. Adam: -Kizim senin ismin ne?diye sormus. Kiz : -Bebek amcacigim ya sizin isminiz?... Adam : -Esek kizim essseeek.
EVDEKİ PAZAR Kulaklari duymayan bir adam hastanede yatan bir arkadasini ziyarete gitmek istemis.Dusunmus ben ne sorarim, o ne cevap verir, diye.Klasik cevaplara gore konusmayi tasarlamis, cumlelerini zihninde hazirlamis."Nasilsiniz" derim, o da "İyiyim" der.Bende, "Oooh ne guzel" der, devam ederim.Hastaneye gidip arkadasinin basucuna varmis. -Nasilsin, iyi misin? -Oluyorum. -Oooh, ooh ne iyi.Ne ilac veriyorlar? -Zehir. -O ilac cok iyidir.Doktorun kim? -Azrail. -Ondan iyi doktor yoktur.
EVLENİRKEN NEREDEYDİN? Adamin isi varmis, Ankara'ya gidiyormus, tam ucaga binerken kulaginda bir ses : -Binme, bu ucak dusecek! Donmus, bakmis, kimse yok, ama icine de bir kurt dusmus, binmemis. İkinci ucagi beklerken kara haber ulasmis : -Ucak dustu kurtulan olmadi! Kosmus Haydarpasa'ya, bilet almis, tam trene binecek, ayni ses kulaginda : -Binme bu trene, raydan cikacak! Donmus, bakmis yine kimse yok, trene binmemis, gelmis eve, sabah gazeteyi acinca tuyleri urpermis : -Tren Eskisehir'de raydan cikti su kadar olu, su kadar yarali... Allahina sukretmis, kosup otobuse bilet almis, tam binerken yine o ses : -Bu otobuse binme, freni patlayacak! Donmus yine kimse yok! Dayanamamis, bagirmis : -Sen kimsin yahu? -Ben senin iyilik meleginim! Adam iyice kizmis : -Ulan evlenirken neredeydin!
KOPEGİN CANAGİ Adamin biri yabanci bir sehirde, bir evin kapisini calarak su ricada bulunur : -Pek susadim, buralarda su bulamadim, lutfen bana bir bardak su verir misiniz? Kapiyi acan cocuk, adamin yuzune bakarak, kisa bir tereddutten sonra : -İstersen ayran getireyim, der. Adam bu teklifi tesekkurle kabul ettikten az sonra, cocuk bir canak ayran getirir. Adam ayrani ictikten sonra cocuk : -İstersen daha getireyim, der. -Zahmet olur yavrum. -Hayir, zaten bu ayranin icine fare dustugu icin nasil olsa dokecektik! Bunun uzerine, adam igrenerek, elindeki ayran canagini hiddetle yere atip parcalayinca, cocuk feryadi koparir : -Anne, kapidaki adam kopegin canagini kirdi!
AMELİYAT YERİ İki sevgili bir agacin golgesinde otururlar.Delikanlinin tatli sozleri arasinda bir ara kiz sevgilisinin kulagina fisildar : -Sevgilim sana apandist ameliyati oldugum yeri gostereyim. Delikanlinin gozleri parlar. -Goster canim goster. Kiz eliyle uzak bir yeri gostererek : -Bak su ilerde gorunen sari bina var ya, onun ucuncu kati....
GELİN ADAYİ Copcatan, damat ve gelin adayini karsilastirir.Gelin zengin oldugundan damat adayi ufak tefek kusurlarin bagislanmasi icin onceden uyarilmistir. Gelin adayi odaya topallayarak girer. Damat adayi copcatana bakar : -Topal bu, der. Copcatan basiyla onaylar. Damat gelinin saclarini oksamaya kalkar.Peruk elinde kalir.Copcatana bakislariyla : -Kel bu, der. Copcatan basiyla onaylar. Damat adayi odadaki gumus takimlara antikalara bakar.Onlarin da sahte olmasindan suphelenir.Copcatanin kulagina fisildamak ister. Copcatan : -Rahat konusabilirsin, duymaz kulagi sagirdir, der.
İKİMİZE DE YETER Evlenme teklif ettigi kizdan red cevabi alir : -Ama ben sizi sevmiyorum ki! Delikanli istifini bozmadan cevaplar : -Olsun, benim askim ikimize de yeter!
MELEKLER UCAR Mİ? Anne kiz konusurlar.Kucuk kiz annesine sorar : -Anne melekler ucar mi? -Ucar. -Butun melekler mi? -Evet. -Peki bizim hizmetci kiz neden ucmuyor? Annesi sasirir : -Hizmetci neden ucacakmis kizim? -Babam konusurken ona hep "Melegim!" diyor da. Anne ofkeyle firlar : -Ya oyle mi, o halde az sonra hemen ucar.
BİR SİZDEN İki Laz sinek avina cikmislar.Dolasip ararlarken, birinin alnina bir sinek gelip konmus.Laz usulca arkadasina alnindaki sinegi gostermis.Arkasindan da Laz hemen namluyu dogrultup ates etmis; sinegi de, arkadasini da vurmus : -Bir suzden, bir buzden citti, diye soylenmis
FIKRA
1)Temel'in oglu kan ter icinde kosarak eve gelir. "Uy buba tam 10.- Lira tasarruf ettum,otobuse binmedum.yanindan kostum"der. Temel de ogluna"Ula oglum ha biraz daha akulli olsaydun,taksinin yanundan kosar daha cok kazanaydun"der.
****** 2)Hoca sinifta Temel'e sorar. "Orhan Kemal kimdi" Temel'de ses yok Hoca"Buyuk yazardi oldu" Temel"Bari kucuk yazsaydi" ******* 3)Temel sigara yakacak bir kibrit cakar.Yanmaz firlatip atar.Ikinci bir kibrit dener ve sigarasini yakar.Kibriti sondurup"Uy bu eyudur."der ve tekrar kibriti kutuya koyar. ********** 4)Temel karanlikta yolda onunde siyah bir sey gorur.Eller,agzina goturur ve sonra koklar.Kendi kenidne soylenir."Ula az daha kopek bokuna basaydum". ********** 5)Temel ve arkadasi Almanya'da otabanda hiz sinirini asarak yol almaktadirlar.Birden yoldan cikip yokustan asagi agacalr arasinda paldir kuldur inmeye baslarlar.Arkada oturan Recep Temel'e seslenir"Ne oldi hemserum?" Temel"Onume kopek ciktu da" Recep"Ezup geceydun da" Temel"Benda ona ugrasayrum
FIKRA
temel,ingiliz ve fransız varmış.bunlar bir hotele yerleşmeye karar vermiş.hotele gitmişler ayrı ayrı oda tutmuşlar.sabah kalkınca ingiliz fransıza sormuş;rahat uyudun mu?demiş.hayır demiş.çünkü diken bata bata uyuyamadım.fransız ingilize sormuş rahat uyudun mu diye.hayır demiş. neden diye fransız sormuş;çünkü otlar gıdıkladığı için demiş.temel'e sormuşlar nasıl uyudun.temel rahat uyudum demiş.neden diye sormuşlar?.temel bir biti öldürdüm.diğerleri cenazesine gitti demiş.

FIKRA
Bir gün NASRETTİN hoca bir kadınla evlenir
karısı eski kocasını anlatıyor benim eskikocam
bana bunları alırdı NASRETTİN hocada karısını
anlatır sonra NSRETTİN hoca sinirlenir ve
karısına bir tokat vurur.Karısı gider NASRETTİN
hocayı kadıya şikayet eder.Kadı NASRETTİN hocaya
niçin yaptın diye sorunca ben birşey der,
o eski kocasını ben eski karımı anlattık
yatağa sığmadı düştü demiş
FIKRA
temelle dursun bi gün rizeye gitmek için uçağa binerler uçak kalkıştan hemen sonra arızalanır gibi olur dursun temele ula habu uçak düşüyi ha der temel bi şey olmaz der bi dakika sonra motorun biri giider dursun gene habu uçak düşüyı ha der temel ula bi şey olmaz der bir dakika son ra öbür motorda bozulur dursun gene ula habu uçak hakikatten düşüyi der tmelda Ula düşersa düşsün babanın malımıdur der ........

FIKRA
Adamın biri kuru fasulyeye baylırmış.Fakat etrafında surekli kötü bir koku olduğu için çok az arkadaşı varmış.Aylar geçmiş ve birisine aşık olmus.Fakat onunla evlenmesi için bir tercih yapması gerekiyormuş.O da sonunda kuru fasulye yememeğe karar vermıs.Evlendıkten iki yıl sonra, bir gece arabası bozulmuş ve karısına gecikebileceğini söylemiş.Arabası takır tukur ede ede gitmeye baslamaıs.derken karşısına bır kurufasulye restaurantı cıkmıs.Canı çok kurufasulye çektiği için, "eve donunceye kadar etkisi geçer" diye düşünmüş ve baslamış yemeğe.1 tabak, 2 tabak derken 3 tabak kurufasulye yemış.Evine geri dönerken hem arabanın hem de adamın sesleri birbirine karısarak gelmişler.Tam adam eve girerken karısı "dur!"demiş ve adama "sana bir sürprizim var" diye eklemiş.Adamın gözlerini bağlayarak masanın yanındaki sandalyeye oturtmus.Tam gözlerini açarken telefon çalmış.Karısı adama gözlerini açmayacağına dair yemin ettirmiş.Kadın başlamış konuşmaya.Konuştukça konuşuyormuş.Derken adamın karnı burmuş ve gaz çıkarmak zorunda kalmış.Ardından kokunun gitmesi için bir peçete alarak etrafına sallamış.Fakat karnı yeniden ağrımaya başlamış ve aynı şeyleri yeniden yapmış.Daha sonra karısı gelmiş ve adamın gözlerini açmış.Adam karşısına baktığında onun doğum günü partisi için bekleyen 12 kişiyi görmüş.

FIKRA
Bir futbol fanatigi adam birgün arkadisinin yanina gider. Arkadasi ise ölüm döseginde azraillebogusuyor. Adam perisan arkadasina der: "Bana bir iyilik yap ve öbür tarafa gittiginde orda da futbol varmi yokmu diye haber ver. Arkadasi tamam der. Adam öldükten iki hafta sonra fanatik arkadasini odasinda ziyaret eder. Adam arkadasinin hayeletini görünce saskinlikla kalkar. Olü arkadasi: "Sana bir iyi bir de kötü haberim var, ilk önce hangisini söyleyim?" Arkadise "Iyi haberden basla". "Iyi haber her carsamba arkadaslarla mac yapiyoruz. Kötü haber ise, bu carsamba kalede sensin!" Ha Ha Ha Ha Hi Hi Hi Hi Ho Ho Ho Ho Ki Ki Ki Hip Hip Hip Sizlerin gönderdiği Fıkralar
FIKRA
Yavru kutup ayısı babasinin yanına gelip sormus,
-Baba ben gercekten kutup ayısımıyım?
-Elbette yavrum nereden çıkardın bunu?
-Allah Allah?!.. deyip gitmiş yavru ayı.
Bu sefer annesinin yanına gitmiş ve sormuş,
-Anne ben gerçekten kutup ayısımıyım?
-Tabii evladim, sen kutup ayısısın.
-Yani sen babamı hiç aldatmadın değilmi? Ben gercekten babamın oğluyum.
-O ne bicim söz, baban duymasın ikimizi de öldürür, demiş annesi.
Yine Allah Allah?!.. deyip, yeniden babasının yanına gitmiş yavru ayı.
Bir daha sormuş, yav baba Allah aşkına doğru söyle bak, beni evlatlık falan almadınız değil mi? Yani ben sizin öz oğlunuzum.
Baba dayanamamış artık oğlum sen manyakmısın, demiş, yaa sen gerçekten bizim oğlumuzsun, hem sen neden ikide bir soruyosunki bunu?
Yavru ayı:
-Donuyorum anasını satayım donuyoruuuum yaaaa...


2.Dünya savaşı yıllarında Almanya'nın Polonya'yı işgal ettiği günlerde Polonya içlerinde bir tren Varşova'ya doğru yol almaktadır. Trenin bir kompartmanında 4 yolcu vardır :Genç bir kız, yaşlı bir kadın, bin Alman generali ve Polonyalı bir delikanlı. Tren bir ara tünele girer ve kompartmanda önce bir öpücük sesi duyulur ardından da kuvvetlibir tokat sesi. Tünelden çıkıldığında yaşlı kadın şöyle düşünmektedir "delikanlı da bayağı hızlıymış. Ama kızı da yabana atmamalı. Nasıl da tokatladı çapkını...", genç kız ise şöyle düşünmektedir. "İşe bak yahu şu delikanlı ben dururken gitti yaşlı kadını öptü. Ama oh olsun tokatı da yedi." Alman general ise şöyle düşünmektedir: "Hay Allah. Kızı delikanlı öptü şamarı ben yedim. İnşallah yüzümdeki parmak izleri görülmüyordur" Ve en son , delikanlı şöyle düşünmektedir: " Oh be. Elimin tersini öpüp Alman hıyarına attığım tokatla intikamımızı bir nebze olsun almış sayıyorum kendimi!"...

FIKRA
Bir gün Temel kamyon alır.Fakat ehliyeti yoktur.Kendine bir şöför alıp yola çıkarlar.Bir kaç saat sonra komyondan garip sesler gelir.Şöför Temel'e komyonun vitesi kırıldı der: Temel sinirlenerek -Tabiki kırulir yola çiktiğimizden beri habire vitesle oynayir duraysun. der
FIKRA
Temel oksurukten Dursun da kabizliktan sikayetcidir.Beraber doktora giderler.Doktor Temel'e oksuruk surubu Dursun'a da mushil verir. Bunlar ilaclari karistirirlar. Bir hafta sonra doktor Temel'e:- Nasil oldu? Hala oksuruyor musun?- oksurmeye cesaret bile edemiyorum doktor bey.
*************
Temel hastalanmis, doktora gitmis. Doktor Temel'i muayine ettikten sonra yeni dogum yapmis bir kadinin memesinden süt emerse hastaliginin iyi olacagini söylemis. Temel kara kara düsünerek doktorun yanindan cikmis. Nerden bulacagini kimden isteyecegini düsünürken aklina arkadasi Dursun'un karisi Fadime gelmis. "O yeni dogum yapmisti, rica eder sütünden icerim" diye düsünerek kapiya dayanmis. Kapiyi Fadime acmis, Temel "Dursun evde mi?" diye sormus Fadime "yok" demis. Temel utana sikila derdini acmis. Fadime de "N'olacak ula alti üstü bir kac damla süt, hem sevaptir gir iceri demis" Fadime memesini acmis Temel'in agzina vermis. Temel memeyi emmeye baslamis. Temel emdikce Fadime tahrik olmus. Dayanamaz duruma gelmis. Temel'e "Ula Temel baska birsey de ister misin?" diye sormus. Temel "Ayip olmaz mi?" diye yanitlamis. Fadime ihtirasli bir sekilde "Niye ayip olsun?" diye cevap vermis. Temel "Iyi oyleyse, ayip olmazsa bir iki tane bisküit ver, katiksiz süt icilmiyor" demis
*********
Temel ile Idris cok eskiden bi yolculuga cikmislar. Temel'in arkasinda saz, Idris'in sirtinda azik, Asya'yi gecip, Amerika'ya gelmisler. Burda dolasirken birden etraflarini kizilderililer sarmis. Napicaz derken Temel: "Ben sazimi cikartip caliim, bunlar boyle bi sey gormemislerdir." diyip baslamis saz calmaya. Temel'in saz calisini duyan butun kizilderililer son hizla kacmis. Bunun uzerine Idris "Buraya bi tek saz yetti, buranin adi TekSaz olsun" demis. Gene yola koyulmuslar... Bi gun yine kizilderiler etraflarini sarmis. Temel gene ayni taktik saz calmis. Sazi duyan yerliler iyicene sinirlip uzerlerine yurumeye baslamis Temel ile Idrisin. Bunun uzerine Idris'de guzel bi gaz cikartmis. Kokuya dayanamayan kizilderilerin hepsi vinn.. Temel "Buranin adi da Laz VeGaz olsun bari" demis. Dolasmaya devam ederlerken gene kizilderililer saldirmis. Temel baslamis saza ama sazi duyan kizilderililer cok sinirlenip almislar sazi Temelin munasip yerine monte etmisler ve gitmisler. Bunun uzerine Idris "Buranin adi da ArkanSaz olsun Temel." demis...
**********

FIKRA
Temel Tursun'a bir gun bilmece sorar: - Agactadir,saridir,oter. -Tursun kanarya der. -Hayir bilemedun -Peki nedur? -Hamsidur da -Ula hamsi agacda olurmi? -Baglamisum da -Hamsi sari olurmi? -Boyamisum -Peki hamsi oter mi? -O da sasirtmacasidur da.
Temel 5'e aldigini neden 3'satiyormus? Surumden kazanmak icin.
Temel ile Dursun iki tane at almislar. Fakat devamli karistiriyorlarmis. Hangisi kimin ati belli degil. O yüzden Temel'in aklina bir fikir gelmis ve atin bir tanesinin kuyrugunu kesmis. - Dursun da ona inat diger atin kuyrugunu kesmis. - Temel bu sefer atin bir tanesine boya ile isaret koymus. Dursun'da ona inat ayni yere ayni boya ile diger ata isaret koymus. Bakmis ki boyle olmuyor. Temel Dursun'a : - " Ha Tursun bak bu boyle olmayacak Beyaz at benimki, siyah at da seninki olsun"
Temel ailesi sokakta yururlerken, Temel yerde muz kabugu gormus, - Ha usaklar Tikkat edun, pirazdan yine tusecaguz, demis.
Birgün Temel esegiyle köyüne dönerken yolda gördügü elma bahcesindeki elmalardan tatmak ister. Bahceye girer ve eseginin üstünde kolayca eristigi elmalarla bir güzel karnini doyurur. Tam ayrilacagi sirada bahce sahibi ikisini de görür ve yakalar. Önce bir güzel esegi döver, ardindan da Temel'i pataklar. Dayaktan sonra dayanamayan Temel sorar : - Tamam tövdün, anladik ta sana pirsey sormak isteyrum! - Sor bakalim. - Neden önce beni degul de esegi dövdün ? - Seni önce dövseydim esek kacardi da ondan !...
Temel ise girmis.Aybasinda maasini alinca ne gorsun,zarfda 100 lira fazladan varmis.Temel hic sesini cikarmamis,parayi guzelce harcamis.Sonraki ay,zarfda 50 lira eksik bulmus.Hemen mudure cikmis ve demiski: -Mudur pey bu nedur? -Ne nedir?der mudur -Maasimdan 50 lira almissinuz,pen poyle seyu asla kabul etmem. -Iyi tamamda gecen ay sana 100 lira fazladan verince niye sesini cikartmadin? -Penum presipumdur daima ilk hatayi af ederum.
Temel ucakta seyahat ediyormus,ucak dusmus.Temel'de bir agacin ustune dusmus.Agacin altinda bir hoca namaz kiliyormus. -Allahim lutfen dualarimi kabul et.lutfen kabul et Temelde agacin yukarsindan: -Etmem etmem demis -Aman etmesen etme,nasil olsa abdest almamistim.
Temel askere gitmis. Mutfakta calismaya baslamis. Fakat Temel mutfaga her girdiginde buzdolabina selam veriyormus. Bir gun komutan sormus : "Niye buzdolabina selam veriyorsun" . Temel cevap vermis : -"General Electric".
Temel kahvede kumar oynuyormus.Tam kaybetmek uzereymiski kalp krizi gecirip olmus.Cemal'de Fadime'ye haber vermek icin kosup eve gelince,nefes nefese kalmis. Fadimede'de bilmeye calismis, -Ula Cemal,Temel kahvedemidur? -Hee yenge -Kumar mi oynayu? -Hee yenge Kayipmi edeyu? -Hee yenge -Cok mu kayup edeyu? -Hee yenge -Geberir insallah -Onu da etti yengecugum.
Temel karanlikta yururken onunde siyah yumusak bir sey gorur.Eller agzina goturur ve koklar. Kendi kendine soylenir, Ula az daha kopek bokuna basaydum.
Bi gun Dursun Temel'in yanina gelmis ve "Temel cebimdeki bilyelerin sayisini bil ikisini de sana verecem" demis. Temel:"uc"
Temel Dursuna soruyor: -Ula Dursun sen oruclu oruclu kac hamsi yersun? Dursun: -Valla 100 tane yerim. Temel: -Olur mu ula ilk hamsiyi yediginde oruc bozulur diger 99 sayilmaz. Neyse Dursun bunu kafaya takiyor.O da yine yolda gordugu Idrise soruyor: -Ula Idris sen oruclu olarak kac hamsi yersun? Idris: -Valla 50 tane falan. Temel: -Ula 100 tane yeseydun saa birsey anlatacaktum.
Iki karadeniz takimi: Rizesporla Sinop mac yapiyorlarmis.O esnada stadin yanindan bir tren geciyormus.Sinoplular trenin dudugunu hakemin bitis dudugu zannetmisler.Ve sahayi terketmisler.Kalan 85 dakikada Rizespor da gol atamayinca mac 0-0 berabere bitmis.
Temel'le Idris'in canlari sikilmis ve stadyuma gitmisler. Atletler kosarken aralarinda su konusma geçmis: -Ula, bu usaklar niye kosayi? -Biri birinci gelecek, madalya alacak. -Peki öbürleri niye kosayi?
Dort kisilik bir egitim ucagi karadenizde mezarliga dusmus...... Lazlar 80 ceset cikarmislar ve olu sayisinin artmasindan korkuyorlarmis
Arkadasi Karadenizliye sormus: -Yalnizken kendi kendine konusma huyun var midir? -Ben kendi kendime konusmam, demis karadenizli.Adami gözümün önüne getiririm, öyle konusurum.
Simdi efendim bizim Karadenizli vatandaslarimizdan birisi (yani Temel) oldukca siddetli bir ishale yakalanmis ve hastaneye gitmis.Tabii ilk muyaneyi yapan doktor bakmis ve hemen dahiliye bolumune sevketmis. Is bu ya bizimki her nasilsa evraklar karisip dahiliye yerine psikiyatriye yatirilmis. O da pek ne oldugunu anlamamis ya.. Aradan soyle 1-2 hafta gecince sevki yapan doktor psikiyatri bolumunde bir arkadasini gormeye gitmis.. tam cikiyormus ki bizim Temel orada... -- Yahu , demis... sen ne ariyorsun burada. - Bilmeeeeem... beni buraya yatirdilar -- Eeeee... n'oldu? ... ishalin gecti mi bari? -- Yok canim... ayni hizda devam ediyor .. ama artik kafama takmiyorum !
Temel'e bir ise girmek icin saglik raporu lazim olmus. Gitmis tam tesekkullu bir hastaneye. Epey bir muayeneden sonra doktor sormus. - Kulaklarinizdan yada burnunuzdan bir sikayetiniz var mi? diye. - He ya, demis Temel. Ozellikle fanilami cikarirken cok zorlaniyorum.
Temel Eskisehir'den Ankara'ya gidecek bir trene binmis. Karsisindakine nereye gittigini sormus,Istanbul'a gittigini ogrenince, -Teknoloji ne kadar celisti,ben burada oturayrum Ancara'ya,sen carsumda oturaysun Ustanbul'a cideysun.
Kaptan Pilot Temel telsize var gucuyle bagiriyordu : - Ula, sag motor bozuldu. Duseyrum, duseyrum.Meydey duseyrum. Kule duseyrum. Kule hemen cevapladi : - Mesaj anlasildi. Yerinizi bildirin, yerinizi bildirin. Temel gayet ciddi : - Pilot kabini, ondeki sol koltuk, pilot kabini, ondeki sol koltuk.
Karadenizlinin birisi bara girmis 'barmen bey' demis,'limonsiz tekila' Barmen:Beyefendi limonumuz kalmadi kusura bakmayin.portakalsiz versek olur mu?
Karadenizde iki isci tarlada calisirlerken uzerlerinden bir ucak geciyor biri yukariya bakarak: -Bak Temel ucak geciyor. Oteki hala isiyle mesgul: -Ula Dursun elleme gecsin.
Temel binanin altinci katindan düsmüstü. Hemen etrafina bir kalabalik toplandi ve Temel'in üzerine egilip sordular: -Ne oldu? Temel zorlukla konustu: -Vallahi pilmiyorum. Ben de simdu keldum...

FIKRA
Bir gun nasrettin hoca bir suru yumurta alir normal bir fiyata... Ondansonra o yumurtalari cok ucuza satar.. Millet'te cok sasirir. BIRISI HOCA'YA SORAR : Hocam neden ucuza satiyorsunuz.. Hocada o lafa: Ne yapayim gardas.. Elalemin beni kazancli bir adam olarak bilmesini istemem.. onun icin...
FIKRA
Temel kaldırımda adamın birine sormuş: "Kardeş karşı kaldırım neresi?" diye. Adam şaşırmış ama eliyle de karşı kaldırımı gösterek "orası" demiş. Temel kızmış adama: "Nasıl oluyor yaw orada da soruyorum bu tarafı gösteriyorlar!!!"

FIKRA
TEMEL TRABZON'DA MATEMATİK OLİMPİYATLARINA KATILIR.FİNALDE AVNİ AKER STA DINDA BÜTÜN "LAZLAR" TOPLANMIŞTIR.FİNALDE TEMEL.TEMEL BİRİNCİ OLURSA KARA DENİZ'İN EN ZEKİ İNSANI SEÇİLECEKTİR.VE O AN GELİR.PROF. DR. HÜSAMETTİN KESE KAĞIDI TEMEL'E TARİHİ SORUYU SORAR. -5 KERE 5 NEDİR? TEMEL DÜŞÜNMEYE BAŞLAR.ÜÇ SAAT SONRA TEMEL'DEN YANIT GELİR.O ANDA STAD TA NEFESLER TUTULMUŞTUR.TEMEL YANITI; -25 !!! STADDA BİR AN SOĞUK DUŞ ETKİSİYLE ÇIT YOKTUR.5 SANİYE SONRA TÜM LAZLARDAN BİR SES YÜKSELİR: -HOCA,TEMEL'E BİR ŞANS DAHA VER

FIKRA
Temel kaldırımda adamın birine sormuş: "Kardeş karşı kaldırım neresi?" diye. Adam şaşırmış ama eliyle de karşı kaldırımı gösterek "orası" demiş. Temel kızmış adama: "Nasıl oluyor yaw orada da soruyorum bu tarafı gösteriyorlar!!!"


FIKRA
Alevinin birisi birgun ise gitmis is te arkadasi sorar ulan Ahmet sen oruc tutarmisin alevi ahmet cevap verir yok ben tutmuyorum ama benim arabaya tutturacagim"ona ben bu hafta benzin koymayacagim demis FIKRA
Albay , Binbasiya:
Yarin gunes tutulacak. Bu her zaman gorulen bir olay degildir. Erleri talim elbiseleriyle alayin talim meydanina getirin de olayi gorsunler. Ben de orada bulunup kendilerine gerekli bilgiyi verecegim. Sayet yagmur yagarsa, tabii bir sey goremeyiz. O zaman erleri, ustu kapali olan talimgaha goturursun.
Binbasi , yuzbasiya:
Albayin emri ile yarin sabah dokuzda gunes tutulacak. Bu her zaman gorulen bir olay degildir. Sayet hava kapali olursa bir sey gorulemeyecektir. Bu durumda tutulma, kapali talimgahta talim elbisesiyle yapilacaktir.
Yuzbasi , tegmene:
Albayin emriyle yarin sabah dokuzda talim elbisesiyle gunes tutulmasinin acilis merasimi yapilacaktir. Sayet yagmur yagarsa ki bu durum pek gorulen bir olay degildir, Albay kapali talimgahta gerekli bilgiyi verecektir.
Tegmen , bascavusa:
Yarin sabah dokuzda hava guzel olursa, talim kiyafeti ile albay tutulacak. Kapali talimgahta yagmur yagarsa, alayin meydaninda manevra yapilacak.Cunku bu her zaman gorulen bir olay degildir.
Bascavus , askere:
Yarin sabah saat dokuzda kapali talimgahta Albayi tutacagiz. Sabah hepiniz talim teshizat ile hazir olun.
Askerler kendi aralarinda:
Yarin sabah bizim bascavus Albayi tutuklayacakmis.

Temelle dursun yılanmışlar Bir gün ikisi merada,yeşillik bir alanda dolaşırken temel dursuna dönüp -ula dursun biz zehirli yılanmıyız zehirsiz yılanmı diye sormuş .Drsunda -ne oldi niye sordun temel Deyince temelde -Az önce dilumu issırmişudumda. Dmiş

FIKRA
Temel Japonya'ya gider.Orada büyük bir akvaryumcuya gider.Gezinirken bir Japon'a rastlar.Japon akvaryumun karşısına geçmiş ve bir balığı gözleri ile hareket ettiriyor.Tabii ki Temel şaşmış bu işe Sormuş:"Ha uşağum nasul beceriysun oni?" Japon:"Balıkların beyni o kadar ufaktır ki onları gözlerinle bile hareket ettirebilirsin" Buna hayret eden Temel'de bir akvaryumun başına geçmiş.Bir saat olmuş Temel'den ses yok. Bunu merak eden Japon gitmiş bakmış ki Temel ağzını açıp açıp kapatıyor.

FIKRA
Bir gemiye Ingiliz, Alman ve Laz kacak olarak binerler. Gemi diger limana vardıgında askerler tarafından yoklama yapılır.Hemen birer cuval bulup icine girerler.Askerin tekmesini yiyen alman miyaaaav diye bagırır, asker kedi sanarak kontrol etmez.ingiliz kopek sesi cıkarır oda pacayı yırtar. Sıra bizim laza gelir. Tekmeyi yiyen laz hemen bagırır PATATEEEES
FIKRA
bir alman bir fransız bide bizim temel gizli bi örgüt tarafından yakalanırlar.ve bunlara sorulur ÜLKENİMİ DAHA ÇOK SEVİYOSUN YOKSA KARINIMI ilk önce alman a sormuşlar alman tabii ki ülkemi demiş.tamam demişler al şu silahı içerde karın var git öldür.alman girmiş içeri 5 dakka sonra çıkmış ne oldu demişler vuramadım karımı daha çok seviyomuşum demiş.fransıza sormuşlar fransız ülkemi demiş tamam al şu silahı gir odada karın var öldür demişler fransız da öldüremeden çıkmış karımı daha çok seviyomuşum demiş.sıra temele gelmiş temelde ülkemi seviyorum demiş al şu silahı içerde karın var git öldür demişler temel içeri girmiş 15 dakka sonra içerden TAK-TUK-ÇAT-ÇUT sesler gelmiş temel dışarı çıktığında sormuşlar ne oldu bu kadar kaldın demişler temelde ne olacak verdiğiniz silah kuru sıkı çıktı bende sandalyeyle kafasını kırdım demiş

FIKRA
Bakan olan görgüsüz birisi şöförüne sorar. Şöför söyle bakalım eşekle şöför arasında ne fark vardır? Şöför bir süre düşündükten sonra mahçup bir şekilde bilemedim bakanım diyor Bakan cevap olarak eşeğe çüş diyince, şöföre ise dur diyince durur demiş. Bunun üzerine şöför çok sinirlenmiş ama karşıdaki bakan olduğu için bir şey söyleyememiş. Belirli bir süre sonra bu defa şöför bakana bir soru sorabilirmiyim bakanım der. Bakan da sor bakalım der. Şöför sorar "eşekle bakan arasında ne fark vardır?" Bakan bir süre sonra bulamadım şöför söyle bakalım diyor. Bunun üzerine şöförde " vallahi bakanım bende bulamadım herhalde hiç fark yok" diyor
FIKRA
Birgün tilki ile kurt ormanda dolasirken canlari cok sıkılmıs ve karsi patikadan gelen tavsani görmüsler ve onunla eglenmek istemisler. Tavsana sormuslar.
- Niye sapka takmıyorsun? deyip dövmüsler. Aradan gunler gecmis. Yine tavsana rıiye sapka takmıyorsun demisler ve yine dövmüsler. Aradan birkaç gün daha geçmis. Tavsanin yolunu gözleyip, niye sapka takmıyorsun deyip yıne dövmüsler. Gel zaman git zaman kurt ile tilkinin bundan da canı sıkılmış. Ve tavsani dövmek için yeni bir bahane bulalım demisler. Kurt tilkiye demis ki.
- Bu sefer sigara isteyelim. Uzun verirse niye kısa yok diye dövelim. Kısa verirse niye uzun yok diye döveriz demis.
Tavsanın karsisine çikip sigara istemisler.
Tavsan, uzun mu, kisa mı demis. Kurt arkadan atlayıp niye sapka takmıyorsun deyip dövmüsler.

FIKRA
Birgün tilki ile kurt ormanda dolasirken canlari cok sıkılmıs ve karsi patikadan gelen tavsani görmüsler ve onunla eglenmek istemisler. Tavsana sormuslar.
- Niye sapka takmıyorsun? deyip dövmüsler. Aradan gunler gecmis. Yine tavsana rıiye sapka takmıyorsun demisler ve yine dövmüsler. Aradan birkaç gün daha geçmis. Tavsanin yolunu gözleyip, niye sapka takmıyorsun deyip yıne dövmüsler. Gel zaman git zaman kurt ile tilkinin bundan da canı sıkılmış. Ve tavsani dövmek için yeni bir bahane bulalım demisler. Kurt tilkiye demis ki.
- Bu sefer sigara isteyelim. Uzun verirse niye kısa yok diye dövelim. Kısa verirse niye uzun yok diye döveriz demis.
Tavsanın karsisine çikip sigara istemisler.
Tavsan, uzun mu, kisa mı demis. Kurt arkadan atlayıp niye sapka takmıyorsun deyip dövmüsler.
IKRA
TEMEL BİRGÜN İNTİHAR ETMEK İÇİN CAMA ÇIKMIŞ.BUNU GÖREN MAHALLELİ ATLAMA ATLAMA DİYE BAĞIRMAYA BAŞLAMIŞ.TEMEL ATLAMIŞ.MİLLET ETRAFINA TOPLANMIŞ.TAM ÖLECEK DURUMDAYKEN ADAMIN BİRİ BEN DOKTORUM BEN DOKTORUM DİYEREK TEMELİN YANINA GELMİŞ.TEMEL NE OLDU BÖYLE.VALLA BENDE ŞİMDİ GELDİM HİÇBİRŞEYDEN HABERİM YOK.
FIKRA
BİR ADAMLA BİR KADIN EVLENMİŞLER.EVLİLİKLERİNİN İLK GÜNÜ BİR KARAR ALMIŞLAR.BU KARAR BİRBİRLERİNİN ÇAPKINLIK YAPMAMALARINI SAĞLAMAK İÇİNMİŞ.KİM ÇAPKINLIK YAPARSA BELİRLEDİKLERİ TENCERENİN İÇİNE BİR TANE PİRİNÇ ATACAKMIŞ.NEYSE AYLAR GEÇMİŞ YILLAR GEÇMİŞ İKİSİDE 55 YAŞINA GELMİŞ.HADİ TENCEREYİ AÇIP BAKALIM DEKİŞLER.ADAMINKİLERİ SAYMIŞLAR 136 KADININKİLERE BİR BAKMIŞLAR 3 ADAM:NASIL OLUR YAWW KADIN:EE İŞİN SIRRINI BİLECEKSİN KADIN:SEN BU ZAMANA KADAR YAPTIĞIMIZ PİLAVLAR NEYDEN OLUYOR SANIRDIN?
FIKRA
Amerikalılar ile Japonlar iddiaya girmişler ''en küçük teli biz yaparız diye.İlk önce amerikalılar çok küçük bir tel yapmışlar ve japonlara göndermişler.Japonlar bu teli almış ve yarısı kadar başka bir tel yapıp tekrar amerikalılara göndermişler.Amerikalılar bu telin onda biri kalınlığında başka bir taneyi japonlara tekrar göndermişler. japonlar bu sefer gelen telin 50'de biri kalınlığında bir teli geri göndermişler.Amerikalılarda bu telin yüzde biri kalınlığında başka bir teli tekrar japonlara göndermişler ama artık bundan küçüğünüde yapamazlar deyip sevinmeye başlamışlar.Japonlar almış aynı teli tekrar geri göndermişler Amerikalılar ''haha en küçüğünü biz yaptık'' deyip japonları aramışlar ''eee bizim teli geri göndermişsiniz demişler. Japonlarda sakin bir tavırla telin ortasına bakın demişler. Herifler telin ortasından bir delik açıp geri göndermişler
FIKRA
Temel in basinda üc tel saci var imis. Berbere taratmaya gitmis. Berber istemiyerek bir tellini koparmis ve özürdile mis Temel dikkat etmesini önermis. Bir süre sonra bir tel daha koparmis istemeyerek. Bu sefer Temel küplere binmis kizmis: Yeter be berber saclarimi yoluyorsun birak sacim daginik kalsin" demis

FIKRA
Bir baba ve oğlu taksiye binmişler.Yolda giderken oğlan yolun kenarında iki kadın görmüş ve babasına,''Baba bunlar kim demiş.'' babasıda ''oğlum onlar iş kadını demiş, bunu duyan taksici ne yalan söylüyon abi demiş oğlum onlar hayat kadını demiş.Tabi baba buna kızmış.
taksi yola devam ederken bu seferde oğlan yolun kenarında iki tane adam görmüş.''Baba bunlar kim demiş'' babada 'oğlum onlar iş adamı demiş.Taksici dönmüş abi ne yalan söylüyorsun demiş.Oğlum onlar pezevenk demiş.Baba tabi kızıyormuş.
taksi yolda devam devam ederken çocuk bu sefer yolda oynayan çocukları görmüş ve babasına ''Baba bunlar kim demiş.''' Babada ''Oğlum onlar o.........çocuğu büyüyünce taksici olacak demiş.
FIKRA
Ali birgün babasinin yanina gitmis. "Baba" demis, "Ben Babaanne'me asik oldum, onunla evlenmek istiyorum". Babasi "Nasil olur oglum, o senin akraban, üstüne üstlük senden 60 yas büyük" demis. Ali cok israr edince, babasi telaslanmaya baslamis. Sonunda careyi söyle diyerek bulmus."Oglum nerden biliyoursun sana annemi verecegimi". Uyanik Ali bunun yaninda kalirmi. "Ben sana annemi verdim ya!"
FIKRA
Temel birgün bara gitmiş.Barmenden bira istemiş.Birayı bitirdikten sonra hesabı istemiş.Barmen 26000 lira demiş. Temel 26 adet 1000 lira çıkarıp üstüste barın üstüne koymuş. Tam barmen parayı alacakken paralara eliyle vurup yerlere saçmış.Barmen söylene söylene paraları yerden toplamış. Ertesi gün temel aynı bara gidip olayı tekrarlamış , paraları yine yerlere saçmış.Üçüncü gidişinde Barmen hemen yanına barın bodyguardını çağırmış.Bakmış Temel pabuç pahalı mecburen elli bin liralık bir banknotu barın üzerine bırakmış.Barmen paranın üstünü 24 adet 1000 lira vermiş.Tam Temel paraları alacağı sırada barmen paralara vurup yere dağıtmış.Temel cebinden 2000 lira çıkarıp "Bir bira daha lütfen" demiş.



FIKRA
Temel ilokul birinci sınıf öğrencisi ve matematiğe hiç kafası çalışmıyormuş.Bütün sınavlardan sıfır çekmiş ve yıl sonuna gelinmiş.Hoca bakmış bütün sınıf geçip temel kalacak,bak evlat demiş;sana so bir şans daha tanıyacağım ve sana Fenerbahçe-Trbzon maçı öncesi Avni Aker'de bir sınav yapacağım. Temel bir hafta yememiş içmemiş sınava hazırlanmış ve büyük gün gelmiş çatmış.
Stad hınca hınç dolu. Masalar kurulmuş,mikrofonlar getirilmiş.Hoca temele bakmış ve sormuş : 2X2 kaç eder? temel düşünmüş düşünmüş sıkla sıkıla,ikısık bir sesle 4 demiş.O anda bütün stad ayağa kalkmış. **HOCA BİR ŞANS DAHA TANI,HOCA BİR ŞANS DAHA TANI
FIKRA
tarihte lazlarla kayserililer savaşıyormuş. kayserli uyanık bir asker bağırmış;temel hanginiz ? temele mektup var!bütütn temeller fırlamışlar kayserililer hepsini vurmuş.Aynı uyanık yine bağırmış cemala mektup var! bütün cemallar fırlamış hepsi mefta.Kayserili yine bağırmış dursuna mektup var! bütün dursunları vurmrşlar.
Bizizm Ali Dursun bakmış ordu kırılıyor,düşünmüş taşınmış ve bağırmış. BU BİR LİRAYI KİM DÜŞRDÜÜÜÜ ! Bütün kayserililer meydana fırlayınca lazlar savaşı kazanmışlar.Savaştan komutanları dahil hiç bir kayserili canlı çıkamamış.

FIKRA
temel kahvedekilere kopeginin ne kadar akıllı
oldugunu anlatıyormus.birisi nerden biliyorsun
demis.dolastırırken eczanenin kapısına isiyor.
demis ve herkes gulmus.Ama demis eczanenin kapı-
sında idrartahlili yapılır yazıyordu
FIKRA
Temel her zaman uğradığı kahveye yine gittiği bir günde. Arkadaşları ile masasında otururken birden, Kahvehanenin kapısı gürültülü bir şekilde açılır. Kahvede bulunan herkes şaşkın bir ifadeyle kapıda duran, iriyarı adama bakarlar. Kapıdaki adam öfkeli bir şekilde bağırarak sorar, "Hasan kim burada?.. Kimse hemen ortaya çıksın!..." Kahvedekilerin hiçbirinden ses çıkmaz. Adam tekrar yüksek sesle bağırır: "Hasan kimse çabuk çıksın ortaya!...." Yine kimsede ses yok adama bakarlar. O sırada Temel hemen atılır. "Hasan penum ne olacak da." Bu sözün üzerine iriyarı adam, öfkeyle Temelin yanına gelir ve onu tuttuğu gibi yere atar ve fena bir şekilde döver. Sonra kahvehaneden hırslı bir şekilde çıkıp gider. Bunun üzerine yerde fena şekilde dayak yiyerek yatan Temel'i başında toplananlardan birisi tanır ve hemen sorar. "Ula hemşerim senin adın Temel degilmidir? Niçin Hasan penum dedin da.." Burnu kırılmış, gözleri morarmış ve dişleri kırık olan Temel, zorlukla sırıtarak der ki:"Kandırdım onu uşağum, Kandırdım."
FIKRA
TEMEL İLE FADİME 70 YAŞINDA EVLENMİŞLER. GERDEK GECESİ TEMEL FADİMENİN ELİNİ SIKMIŞ, FADİME DE TEMELİN. UYUMUŞLAR. ERTESİ GECE TEMEL FADİMENİN ELİNİ SIKMIŞ, FADİMEDE SES YOK, TEKRAR ELİNİ SIKMIŞ YİNE SES YOK. TEMEL SORMUŞ NE OLDU FADİME HASTAMISIN. YOK DEMİŞ FADİME BUGÜN CANIM İSTEMİYOR
FIKRA
Çocuğun teki bir gün anne ve babsına sormuş:
Anne ben nasıl doğdum...Oğlum bir gece yatağımızın etrafına şeker serpiştirdik sabaha sen geldin.
Çocukta aynısını yapmış ve sabaha birde ne görsün bir sürü böcek, karınca, kara fatma vs. Çocuk şöyle demiş : Ulan size elimin tersiyle bir kordum ama baba yüreği işte dayanmıyor

FIKRA
Can adında bir çocuk 6 yaşına basmış. Annesi buna bir pasta ve 6 yaşına girdiğine dair 6 tane mum almış. Sonra çucuk pastanın yanına geldiğinde bir ah çekmiş. Sonra annesine demişki ah anne 6 tane mum alacağına 6 tane pasta alıp 1 tane mum alsaydın beni daha çok sevindiridin demiş.
FIKRA
Anadol'un teki bir gün yolda giderken bozulmuş.Yanından geçen bir Ferrari'yi durdurup yardım istemiş.Ferrari'nin sahibi Anadol'un sahibinden arabasını Ferrari'nin arkasına bağlamasını istemiş.Anadol'un sahibikabul etmiş ama kendi arabasının yavaş, ferrari'nin ise hızlı olduğunu bu yüzden hızlı gittiğinde selektör yapıp yavaşlamasını istemiş.Sonra çıkmışlar yola.yanlarından geçen Porsche'yi gören ferrari beninasıl geçer diyip basmış gaza.Anadol'da selektör yapmaya başlamış.Bu üçünü gören polis telsize "Porsche ile ferrari yarış yapıyor Anadol'da yolvermeleri için selektör yapıyor" demiş.

FIKRA
BİRTÜRK BİR ALMAN BİRDE İNGİLİZ UÇAĞA BİNMİŞLER. PİLOT BUNLARI GÖRMÜŞ. YİNEMİ SİZ DEMİŞ.

FIKRA
Profosorun biri demiskine ben gidip deliler hastanesinden bir akilli bulacagim demis. Adamlar demis buolamaz demisler adam gitmis ve delilere bakmis, ortaya bir ici su dolu leen koymus.Ve delilere hadiyin yuzun demis herkes atlamaya baslamislar.Atlayan kafayi yere vurmus. Veumudunu keserken bide bakmiski orda birisi duruyormus ,,aha buldum akilliyi demis ve onun yanina gitmis, demiski sen niye yuzmuyorsun demis. Oda demiski yakardas yuzmesine yuzerimde bogulurum diye korkuyom demis...BIR DELI

FIKRA
Temel oğluna sormuş."Su kaç derecede kaynar?" Oğlu "90 derecede kaynar" demiş.
Temel cevap vermiş " Olur mu oğlum, 90 derecede kaynayan dik açıdır".
FIKRA
Temel'le Cemal bir gün uçağa binmişler.Temel aşağı bakıp demişki:" Ula Cemal hakikaten insanlar buradan karınca gibi gözüküyor" demiş. Cemal'de "Ula salak Temel daha kalkmadık.Onlar zaten karınca" demiş FIKRA
Ahirette nöbetçi melek gelenlerin kaydını tutarken kapı çalınır. Kapıda bir adam.Melek ismini sorar "Sarıyerli Seyfi" der. Melek kayıt için deftere eğilir,kalktığında adam yoktur. Bir müddet sonra tekrar kapı çalınır,aynı şahıs. Yine adını söyler "Sarıyerli Seyfi", melek yazarken adam yine gider. Bu durum uzunca bir süre tekrar eder. Melek dayanamayıp Azraile gider,durumu anlatır. Azrail:Sarıyerli Seyfi bir dolmuş şoförüdür. Az önce kaza yaptı, kalp masajı yapıyorlar.
FIKRA
Üç tane vampir gece ava çıkmışlar. Bu vampirlerden biri Temel, biri İngiliz, biri Alman'mış. Alman hızlıca aşağı inmiş (uçarlarken).Yukarı gelince ağızı kan içinde ve şunları söylemiş.Şu kızı gördünüzmü demiş. Evet demişler."işte o kızın kanını emdim" demiş.Sonra ingiliz'e sıra gelmiş.İngiliz'de hızlıca aşağı inmiş ve yukarı geldiğinde ağızı kan içinde şunları söylemiş "şu pilici görüyormusunuz" demiş. Evet demişler. "İşte onun kanını emdim" demiş.Sıra Temel'e gelmiş.Temel'de hızlıca aşağı inmiş.Ağızı burnu kan revan içinde yukarı gelmiş.Ve demişki "aşağıdaki direği görüyormusunuz?.Hepsi "görüyoruz ne olmuş" demişler. Temel'de "işte o direği ben göremedimde" demiş.

FIKRA
BİR GÜN BİR KIZIN ANNESİ ÖLMÜŞ.KOMŞUSU O'NU TESELLİ ETMEYE ÇALIŞIYORMUŞ. -AĞLAMA KIZIM,AĞLAYANLAR ÇİRKİN OLUR. DEMİŞ. KIZDA, -TEYZE SİZ ÇOK MU AĞLADINIZ? DEMİŞ.

FIKRA
bir gün temel'e sormuşlar: -ula temel "aptal mı yoksa güzel mi olmak istersin temel: -aptal olmak isterim. -niye? temel: -ula demiş güzellik geçicidir.

Adamın biri şeklinde başlayan fıkra bozması şeylere uyuz olurum....
Ama bende aynından yapacam..
Adamın biri internete girmeye bayılıyormuş. Internete girmiş ve disconnet olmuş.....
FIKRA
İRLANDA'DA BİR MEZARLIĞA 300 KİŞİ TAŞIYAN BİR YOLCU UÇAĞI DÜŞMÜŞ.
ENKAZ KALDIRMA ÇALIŞMALARI HEMEN BAŞLAMIŞ.ÖLÜ SAYISINI ÖĞRENMEK İSTEYEN YETKİLİLERE ENKAZ BÖLGESİNDEN ŞU CEVAP GELMİŞ:
ŞU ANA KADAR 700 CESET ÇIKARDIK VE ÇIKARMAYA DEVAM EDİYORUZ.
FIKRA
adamın biri bir lokantanın onunden gecerken bir yazı gorur."siz yiyin torununuz ödesin!" hoşuna gider ve iceri girip bu gercekten doğru mu der. "evet beyım kesinlikle doğru "derler. siparis verir patlayana kadar yer ve tam kalkmak üzere iken garson elinde hesapla gelir."pardon beyefendi borcunuz, Q%&(!!! lira der. gözleri yerinden fırlayan adam " eee siz bana ne dediniz şimdi ne yapıyorsunuz hani torunum ödiyecekti" der garson yaklasır ve "evet beyefendi dogru sizinkini torununuz odiyecek bu büyükbabanızın hesabı!!!!!!" der.
FIKRA
Temel bi gün balık tutmaya gitmiş.Ama hiç tutamamış havanın kararmasına yakın evine dönmeye karar vermiş.Evde karısı temelin gelmesini bekliyormuş(çünkü balıkları pişirecekmiş) temel de karısından laf işitmemek için balıkçıya gidip en büyük balığı almış.
Eve gidince karısı "balıklar nerede?" demiş. Temel de işte karıcuğum senin için en büyuk balığı tuttum demiş.Karısıda "ula hamsi kafalu ben bu kadar püyuk paliğu nasil pişireceğum da" FIKRA
Temel bir gün manava gitmiş.Temelde manavın sahibini tanıyormuş.Manav temeli görünce bütün dertlerini anlatmaya baslamış ve en sonunda geliyler geliyler elmaları elleyip gidiyler demiş.Temel de: he valla bizim kizu da istemeye celenler elmaları elleyip elleyip cidiyler demiş.
FIKRA
temel, amerikalı ve ingiliz moskovada casusluk yaparken yakalanırlar. KGB bunları konusturmak icin işkenceye baslar. Amerikalı 2 günde bülbül gibi sakırdar, ingiliz 1 haftada öter ve sıra temel'e gelir, temel'e 1 gün, 2 gün 3 gün, 1 hafta, 2 hafta her türlü işkence yapılır, cop, elektrik, filistin askısı gibi... ama temel de tık yok KGB sasar bu işe nasıl olur ya en kötü ihtimal 1 haftada konuşması lazım ama bunda tık yok bu mümkün değil şunu izleyelim bakalım mahzeninde ne yapıyor derler ve işkenceden sonra temel'i izlerler; temel mahzene girer duvara yaklasır ve kafayı duvara vurmaya başlar ve konusur" aptal kafa hatırlasana, hatırlasana ben niçin gelmiştim" orjinal fıkralarınız varsa 0 542 236 36 37 nolu telefona mesaj şeklinde göndermeniz rica.




FIKRA
İKİ ADAM LOKANTAYA GİTMİŞ, GARSON GELEREK İSTEK- LERİNİ SORMUŞ; BİRİNCİSİ "PİLAV, ÜZERİNE DE ET" DEMİŞ, DİĞERİ "BANA DA PİLAV AMA ÜZERİNE ETME" DEMİŞ

FIKRA
IKI LAZ ISTANBULDA INTIHAR ETMEYE KARAR VERIRLER VE GECE YATARKEN TUPGAZI AIÇIK BIRAKIRLAR.SABAH OLDUGUNDA IKISIDE HAYATTADIR.OLMEDIKLERINE COK SEVINIRLER VE HAYATTA KALMALARINI KUTLAMAK ISTERLER.AKILLARINA GELEN ILK SEY SIGARADIR.BIRI SIGARAYI CIKARIR DIGERI CAKMAGI ATESLER...VE GUUUM IKISIDE BIRINCI DERECE YANIKTAN HASTANEYE KALDIRILIRLAR

Temel bigün arabasıyla gidiyormuş rammpa aşağı enerken firene ayağını atmışki firen tutmuyor temel demiş neyapayım geçdiği yerde bir okul varmış öğrenciler tenefüse çıkmış birde kaldırımda yürüyen bi çocuk varmış demişki okula girip okadar çocuk ölecene kaldırımdaki çocuğa vurup bi çocuk ölsün demiş temel arabayı sürmüş çocuğun üstüne bammm kütttt bi ses temel gözlerini hastanede açmış temele sormuşlar -ula temelokadar çocuğu niye harap ettin -neyapayım çocuk okula kaçdi
FIKRA
Temel'in oğlunun 7. yaş günü gelmiş. Temel de oğluna birtane "pembe panter" almaya karar vermiş. en yakındaki oyuncakçıya gitmiş. içeri girmiş ve görevliye: -acaba elinizde pembe panter varmı? demiş. kasiyer: -evet var, bekleyin getiriyim. demiş pembe panteri getirmiş Temele uzatmış. Temel pembe panteri alıp, adama bakmış ve demiş: -ya kardeş bunun başka rengi yokmu?
FIKRA
dursun askerden donmus. buyk bir heyecanla askerlik anilarini temele anlatiyormus "ula temel bizim bi comutan vardi. bi corecektun adam lazlaru sevmeyu da! bakayi eger tipin laza benzeyse bi finduk de bakayim diyor finduk diyincede laz oldugun anlasiliyor cektermedugu kalmayi"demis "amam temel finduk demeyi ogrende bari sen ezuyet cekme" demis. temel calismis cabalamis ve findik demeyi ogrenmis. temelde ayni komutana dusmus. komutan bakmis bu kesin laz. "findik de bakalim "demis sert bir eda ile. temel hemen findik komutanim demis komutan"nasil olur ya! bu adam laz"ulan demis birde fistik de bakayim temel hemen fistuk demis
FIKRA
Temel ile Dursun kamyona 5 metre yükseklikte saman balyalarını yükleyip yola çıkarlar. Yolda karşılarına çıkan bir üstgeçitin önünde trafik tabelasında 4,50 metre yazmaktadır. Bunu gören temel camdan kafasını çıkartıp sağa sola bakar ve dursuna derki; yürü sağda solda trafik polisi yok. Ceza yemeden geçerük.

FIKRA
Sahil kenarında bir eve hırsız girmiş. Evde hiç ses seda yokken çuvalını açıp doldurmaya başlamış.Tam çuvalı yarıladığı sırada arkadan bir ses (seni ben görüyorum İsa'da) Adam yanlış duymuşumdur düşüncesiyle işine devam etmiş bakmış arkasından biri(seni ben görüyorum İsa'da)adam bu söyleyen kişinin yanılması yani evde hırsız felan olmadığı izlenimi yaratmak için bir kenara tusar ve bekler .Yaklaşık 10 dk.bekledikten sonra tekrarişini yapmaya devam eder.Ama arkasındaki ses yine (seni ben görüyorum İsa'da)adam dayanamaz ve fenerini yakarak etrafındaki o sesi arar bakar ki bir papağan .papağana dönerek benimle konuşan senmisin diye sorar. PAPAĞAN:Evet benim der HIRSIZ:Peki ya İsa kim PAPAĞAN:Konuşan benim ama İsa'da DOBERMEN hehehehehe!!!!!!!
FIKRA
temel cok unlu bir piyanist olmus. fakat laz oldugunun anlasilmasinada fena bozuluyormus. diksiyon kurslari alip konusmasini duzeltmis. estetik olmus burnunu kucultmus. ve laz oldugunun anlasilmamasi icin ne gerekiyorsa yapmis. abd de yine kalabalik bir topluluga konser vermis. konser sonrasi her kes ayakta alkislamis bizim temeli. konser bitmis bizimki soyunma odasina dogru ilerlerken birinin kendisini bekledigini gormus. bekleyen adam temeli gorunce "ula hemserum nasilsun da!" demis. temel bozuntuya vermemis. yok arkadas ben laz degilim desede adam israr etmis. sonunda temel "evet ula!" demis "hacen ben lazum. peki sen bunu nereden pildun?" adam gulerek cevap vermis. "ula konser baslarken once tabureye oturdun sonra piyanoyu kendine cektun"

FIKRA
Temel bir gün ingiltereye gitmiş.Cebinde de yalnızca bir fenik parası kalmış.Aç aç sokaklarda dolaşırken dayanamayıp lokantanın birine girmiş ve adamla bu para karşılığında bir çorba için anlaşmış.Temel çorbasını kaşıklarken karşı masaya devamlı iri yarı sakallı tipler gelip yiyip içip lokanta sahibinin kulağına birşeyler fısıldayaerak 5 kuruş para vermeden kalkıp gidiyorlarmış.Bu olay bir olmuş ,iki olmuş temel gizlice adamları dinlemiş.Adamlar kasiyerin kulağına ajan diyorlarmış.Bunu öğrenen temel de masayı donattırıp bir güzel karnını doyurmuş.Çıkışta da adamın kulağına eğilip ajan diye fısıldamış.Adamda nasıl olur beyefendi bizim ajanlarımız sakallı olur diyince bizim temel fermuarını açıp "gizli ajan ,gizli ajan" demiş.

FIKRA
Temele oglu sevincle "Uy buba ! Ne oldi biliy misun ? " diye sormus. Temel de " Ha de bakayim usagim, ne oldi ?" diye meraklanarak devamini anlatmasini istemis. Cocugu; "Dolmusun yaninda kosmisumdur. Tasarruf etmisumdur." demistir heyecanla. Temel de daha iyi bir firkirle hemen soyle demistir: - A usagum, ne demeye taksinin yaninda kosmamissindur. Daha kazancli cikar idun. -
FIKRA
Temel le Dursun yuzerek Amerikaya gitmeye karar verirler. Gunlerce yuzdukten sonra New York un isiklari gorunur. Neredeyse gelmislerdir. O sirada Temel Dursun a Ula Tursun Ne Var Temel Ula ben yoruldum geri doneyrum.
FIKRA
Dünyanın en iyi gizli servisi seçilecekmiş.ABD'denFBI,RUSYA'danKGB,TÜRKİYE'DEN MİT MISIR da yarışmaya başlamışlar.Bir fil salınmış ve bunu en kısa sürede getiren birinci seçilecek denmiş FBI çıkmış yola 10 dakika içinde fili getirmiş.KGB çıkmış yola 12 dakika içinde fili getirmiş.MİT çıkmış yola 1saatolmuşyok,5saatolmuşyok,20saatolmuşyok,birde bakmışlar her tarafı kan revan içinde bir AYI AYI=TAMAM İTİRAF EDİYORUM !!!!! BEN FİLİM
FIKRA
Boksör temel iri yapılı rakibi ile maç yapar.1.ra untta rakibi temel epey harşlar.1.raunt sonunda temel köşesine gider.antrönörü dursun moral vermek için temele sen dövüyorsun devam et der.2.ve3. rauntlarda da aynı şeyler olur.4. rauntta kaşı ve gözü patlamış temel raunt sonunda güç bela köşesine gider.dursun yine aslanım temel adamı parçaladın der.temel güç bir şekilde dursuna bakarak ben mi dövüyorum der.dursun evet sen dövüyorsun der.temel:öyle ise etrafa iyibak birisi beni fena halde dövüyor!
FIKRA
Çetin yaz tailinde Fransa'ya gitti:Bir müzeyi gezerken yoruldu ve oradaki eski bir koltuğa oturdu.Biraz sonra bekçi geldi ve: "Hey evleat!Burası 3.Lui'nin koltuğudur. Çetin: "Ziyanı yok amca.O hortlayıp gelirse ben kalkarım.

Sizlerin FIKRA
O KADAR zayıftı ki babasının eski kravatlarından kendine elbise yapıyordu. O KADAR cimriydi ki,evinin yandığı gün telefondan ucuz diye acele gelmeleri için itfaiyeye mektup yazmıştı. O KADAR kısa boyluydu ki,saçları ayakkabı cilası, ayakkabıları da briyantin kokuyordu. O KADAR cimriydi ki,geceleri ışık yakmadan kitap okuyabilmek için körler okulundan ders alıyordu
FIKRA
TEMEL BIRGUN BARA GIDIP BIRAZ DEMLENMEK ISTEMIS. BARMENE: "BA BA BA BAANA, Bİ Bİ BİİİR BİİİİRA VE VE VEERİRRMIII SI SI SIIINIZ" DIYE KEKELEMIS." BARMEN DE ONA: "TA TA TAAA BI BIII BE BE BEEEEY EEE FE FEN DIII" DEYİP BIRAYI SUNMUS. BIRAZ SONRA BARA BASKA BIR MUSTERI GIRMIS VE BARMENE: "BANA VOTKA KOLA VERIR MISINIZ?" DEMIS. BARMEN DE ONA:"TABI EFENDIM BUYRUN!" DIYE DUZGUN BIR TURKCE ILE KARSILIK VERMIS. TEMEL BARMENIN AZ ONCE KENDISIYLE DALGA GECTIGINI ANLAMIS VE COK KIZARAK ONA: "U U U LAAAAN, S S SEEN B B B BEE NİİİM BENİİİMLE D D DAAAL GAAA MI GE GE GECIYORSUUUN?" DEMIS. BARMEN: "H H H HAAA YIIIR, O O OOO NUUUN ONUUNLA D D DAAALGA G G GEECIYORUUUM." DEMIS.
TEMEL YILAN
TEMEL VE IDRIS FIKRA ICABI YILAN OLMUSLAR.
TEMEL:"ULA IDRUS, HAKKINI HELAL ET DAA!"
IDRIS:"NIYE ULA?"
TEMEL:"DILUMU ISIRDUM DA".
FIKRA
TEMEL OTOBANDA GIDIYOMUS...BI LEVHA GORMUS ---YAVASLA 60--- TEMEL GAYET DOGAL BI SEKILDE YAVASLAMIS. BI SURE SONUNDA BI LEVHA DAHA GORMUS ----YAVASLA 40--- . TEMEL SASIRMIS ''ALLAH ALLAH ETRAFTA BI SORUN DA YOK AMA NE OLUR NOLMAZ DIYE YAVASLAMIS..40 ILE GIDERKEN BI BAKMIS BI LEVHA DAHA ---YAVASLA 10---. HOST BEAH DEMIS AMA TIPIS TIPIS 10 ILE GITMEYE BASLAMIS .UZUN BI SURE GITTIKTEN SONRA SON LEVHAYI GORMUS...----YAVASLA'YA HOSGELDINIZ----

FIKRA
Bir Amerikali, bir Italyan, bir de bizim Karadenizli Temel, hep birlikte bir insaatta calisiyormus. Hergun yemek torbalarini aciyorlar; Amerikalininkinden Hamburger, Italyalininkinden spagetti, bizim Temelinkinden de hamsi cikiyormus. Bir gun, iki gun derken bunlar dayanamamis, yarin da ayni yemekler cikarsa hep birlikte intihar edelim diyerek, karar almislar. Ertesi gun torbalarini acmislar ki ne görsunler; gene ayni yemekler. Hep birlikte intihar etmisler. Bunlarin hanimlari cenaze toreninde bir araya gelmis. Amerikalının esi;
"Söyleseydi yemegi degistirirdim. İntihar etmesine gerek yoktu" diyerek agliyormus. İtalyalinin esi de;
"Bu kadar basit bir konu icin intihar mi edilir. Söylese degistirirdim" diyerek agliyormus. Temelin karisi ise;
"Aaaah, aaahhh, hergun yemegini kendi hazirlardı..." diyerek agliyormus. FIKRA
Öğretmeni kutaya sordu. Bebek banyosunda suyun sıcaklığını nasıl ölçersin. Kutay : Önce bebeği suya koyarım .Bebek kırmızı renk aldıysa su sıcak eğer mor renk aldıysa su soğuk beyaz bir renk alırsa bebğin bir daha banyo yaplasına gerek yoktur
FIKRA
Salamon bir yıl önce ölen karısının kabrini ziyaret ediyordu. "Ah Rebeka!.. Ne olur, Cenabı Hak bir mucize gösterse de seni tekrardan bana geri verse!" Tam bu sırada, bir tarla faresinin zoruyla toprak hafif hafif kıpırdamaya başlayınca Salamon: "Sakın ha!.." diye bağırdı. "Ben şaka söyledim be! İnandın mı?"

FIKRA
Amerikada neslinin son örnegi olan bır maymun kalmis. Bilim adamlari toplanm is ve ne yapsak ta bu maymunun neslini devam ettirsek diye bir toplanti yapmislar. ve su sonuca varmislar . Bu maymunu bir insanla ciftlestirirsek neslini devam ettiririz. Ve amerikada bir kampanya baslatmislar.Kampanya ya gorev bu maymunla ciftlesecek insana tam 40.000 $ verilcekmis. Bu kampanya ya hic kimse yanasmamis ,ama ora dan birisi cikip ben bu maymunla beraber olabşlecek birini biliyorum demis. Bilim adam lari sormuslar KIM? diye . adamda -turkiye trabzon temel demis. Hemen ucaga atlayip maymunu da yanlarina alaraktan temelin yolunu tutmuslar.ve temelı bulmuslar. Temele hemen tekliflerini soylemisler. Temelin yaniti su sekilde olmus. uc tane sartim var birincisi: 40.000$ cok para bunu 4 taksit te oderim. ikincisi: cocugumuz erkek olursa dedemin adini koyarim. ucuncusu:kesinlikle dudaktan opusmem demis.
FIKRA
Temel Ufak bir cocukmus bir apartmanın zılıne basmaya calısıyormus oradan gecen yaslı bır amca temele yardım etmek ıstemıs hangı zıle basmak ıstıyorsun evladım dıye sormus.Temel ıkıncı zıle amca demıs.Amca zıle bastıktan sonra temele şimdi ne yapacaksın diye sormus.Temelde sımdı kacalım amca demıs.
FIKRA
cocuk okuldan gelmis ve annesine-anne ben alman oldum demis. Annesi:oglum sen nediyorzun delirdinmi demis. cocuk:arkadaslarla karar verdik ben artik almanim demis.iceriden babasi hisla gelerel cocuga tokat atmis. cocukda demiski:ise bak ya alman oldum hemen Türklerle basim belaya girdi demis. HA`HA`HA`HA`HA`HA`HA`HA
FIKRA
birgün okulda çetininin öğretmeni yazılı yapıyormuş çetin cevaplarını bilmediği için öğretmene karşı ayıp olacağını düşünerek bir şiir yazar yürü boşkağıt yürü öğretmeni görde gel zayıf birtaneydi ikitaneydi sordagel
FIKRA
Temel istanbuldaki akrabalarını ziyarete gelir. Elindeki adresle sora sora bir apartmana gelir. Kapıdan girince içerde bir asansör görür. Tabi olarak ne olduğunu bilmez. Çünkü ilk defa görmüştür. Önünde bekler adresi soracak birisi gelir diye. Biraz sonra yaşlı ve suratı asık bir bayan gelir. Temel soramaz, çekinir. Önünde durduğuğu asansör kutusunun içine biner. Biraz sonra kutudan bir ışık yanar ve yaşlı bayan kaybolur. Az sonra kutuda aniden bir ışık yanar ve içinden güzel ve neşeli bir bayan iner. Temel; Uyyyy akılsız kafan zamane teknolojisi nelşer yapıyorda haberimiz yok. Keşke Fadimeyide bu kutuya soksaydım...
FIKRA
Bir gun karadenizde bir yere UFO indi diye soylentiler cikmis.Temelin yasadığı koydeki ve bazı insanlar buna inanmışlar. Televizyonlarda filan hep UFO'lular hakkinda konusuyorlarmış.Korku filmleri ve belgeseller gösteriyorlarmış.Herkes korkudan evden cıkmiyormuş.Temel: -Ulaa ben çikaceyimde bakacahim daa. demiş. Evden cıkmış ve yola koyulmuş.Etrafına dikkatli dikkatli bakına gidiyormuş.Sonrada: -Ben bu kadar geldim bundan sonra bir şey olmaz.Ama biraz daha gideyüm. demiş. Azıcık daha gitmiş bir bakmış çalıların oradan bir hışırtı geliyor.Sonra hemencik kaçayim derken aklina T.V de izlediği filmler gelmiş.Temel uzaylıyla andlaşmak istemiş ve burnunu eliylen tikayip Hece hece: U - la sen kim - sün ne ya - pa - yi - yor - sun o - ra - da daa. DEMİŞ O da: U - la ben dur - sin - um s(i) - çey - rum daaa. Demiş!!(Hahaha çok komik)Di mi?

FIKRA
Fransız,İngiliz ve Temel Birlikte uçağa binmişler.
Pilot hiddetle bağırmış..Ulan yinemi siz.
FIKRA
Amerikada jiletci lakabinda biri hapisten kaçmış.TV'ler ve radyolar Jiletçi hapisten kaçti diye her beş dakikada bir anons ediyorlarmıs.Bu anonsları duyan halk telaş içine kapılmış.Halk evlerini boşaltarak otellere yerleşmeye başlamışlar.Halkın korkusundan caddeler ve sokaklar bomboş kalmıştı ancak inler ve cinler top oynuyorlardı.Otelde kalan insanlar bir şeyler almak için otelin kantinine indiklerinde hep o kötü anonsları duyuyorlardı ve korkudan titreye titreye bir şeyler almaya iniyorlardi. Kadinın biri kocasına susadığını söylemiş ve kantinden bana bir bardak portakal suyu alabilirmisin demiş adam ancak korkudan aşagıya inmemiş sen kendin in demiş. kadin korka korka portakal suyunu almiş ve odasina kaçmis.başka birisi ise korkarak kantinciye sessizce bir bardak limonata vere bilirmisin der ve kantinci ona limonatasini verir Güzel bir bayanda yerde sürünerek kantine iner ve titreyerek bir bardak portakal suyu verirmisin der ve kantini portakal suyunu verir. Bu fıkrada anlatılmak istenen fikir Amerikada 3 insandan birisi limonata içiyormuş ikikside portakal su.:-))))))))))
FIKRA
Yamyamin biri restoranta gitmis. Garsonu cagirmis, yemis
FIKRA
TEMEL BIR GÜN TUVALETE GITMIS,TEMEL ISERKEN YANINDAKI ADAMA SORMUS:YAHU SENI AHMET USTAMI SÜNNET ETTI DEMIS, ADAM EVET NEDEN SORDUN KI DEMIS TEMEL DE: ULAN IKI SAATTAN BERI AYAGIMA ISIYON DA DEMIS. ha ha ha

FIKRA
adamın biri check up yaptımak için hastaneye gitmiş doktor yeni bir check-up makinasının geldiğini sadece idrar tahlili ile tüm hastalıklarının öğrenebileceklerini söylemiş adama idrar tüpünü vermiş. adam doldurp getirmiş . bilgisayarın haznesine boşaltmış. bir az sonra makina gürültüler çıkartarak sonucu vermiş. doktor uzun uzun inceledikten sonra --sağ kolunuzun bilek kemiklerinden biri tenis oynamaktan1 santim sagğa kaymış demiş adam -- nasıl olur! ben tenis oynamamki demiş doktorda sonuçta bir hata olmasının mümkün olmadığını eğer tatmin olmadı ise tüpü alıp evde tekrar doldurarak getire bileceğini söylemiş adam --doktoru ve makinayı şaşırtmak için eve dönerken tüpe biraz motor yağı damlatmış. biraz kendi idrarı biraz, kızının idrarı, biraz akvaryum suyu koymuş daha sonrada tuvalete gidip malum şeyi yapmış ve içine koymuş ertesi sabah hastaneye gidip sırıtarak -buyrun doktor bey idrarım hazır. demiş makinaya dökmüşler idrarı...! bir süre sonra makina gürültü çıkartarak uzun bir liste vermiş doktor gene vakur bir tavırla uzun uzun incelemiş sonra -bileğinizde bir kayma var -arabanızın yağı eksilmiş -kızınız üç aylık hamile -balıklarınızın da mantarı var --bu arada tuvaleti kötü emellere alet etmeyelim lütfen demiş...
..................
FIKRA
Temel bara girmiş. Elinde kocaman bir tezek tutuyormuş. Bağırarak demiş ki "Hey millet! Bakın. Az kalsın buna basıyordum FIKRA
Adam küçük oğlunu Büyükada'ya götürmüş. Çocuk ilk defa eşek görmüş ve sormuş. "Baba bu ne" demiş. Adam "eşek oğlum" demiş. Çocuk bu sefer diğer bir eşeği göstererek "baba peki bu ne" demiş. Babası da "o eşeğin hanımı" demiş. Çocuk şaşırmış ve merakla tekrar soracak olmuş. "Aaa. Baba. Eşekler evlenir mi?" Babası cevaplamış. "Oğlum esas eşşekler evlenir!!!"

FIKRA
Günün birinde temel doktora gitmiş. Doktor'a:
Doktor bey her tarafım ağrıyor, demiş.Nereme dokunsam ağrıyor. Ve her tarafına dokunmaya başlamış. Sonrada doktora bi dokundurtmuş ve
Aaaa! Doktor bey siz de ağrıyorsunuz, demiş.
FIKRA
Adamın biri bir gün; lokanta'ya gitmis.Garsonu çağırmış. Garsono demiş ki: ---Bana az pilav üstüne et demiş.Yanındaki adamda demiş ki: ---Bana da az pilav ama üstünü etme.....DEMİŞ ............EMİR GEDİK...........

FIKRA
Fatih Terim Juventus'un hocasına sorar: takımınız niye bu kadar güzel oynuyor?Juventusun
hocası da oyuncularının çok zeki olduğunu söyler. Zidane yi yanına çağırır ve ona sorar:"Öz
anne ve öz babanın bir çocuğunu söyle ki kardeşin abin ablan olmasın". Zidane cevap verir:"Benim"
der.Juventuslu hoca cevabın doğru olduğunu söyler.
Fatih Terim Türkiye'ye döner ve aynı soruyu kendi oyuncularına sormayı dener.Hakan'a bu soruyu
sorar.Hakan ilk başta cevabı bilemez ve hocasına terlediğini su içip cevap vereceğini söyler.Aslında
düşünüp zaman kazanmak ister.Ama cevabı bulamaz.Yolda Hagi yi görür aynı soruyu ona sorar.
Hagi "Ne var bunu bilemeyecek benim" der.Hakan koşa koşa Terim'in yanına gelir ve "buldum"
"Hagi mi?" der. Fatih hocada:"Bilemedin Zidane!!!" der... FIKRA
BİR DELİ ÇOK GÜZEL AYAKKABILAR YAPMAYA BAŞLAMIŞ.DOKTOR BUNU TABURCU ETMEYE KARAR VERMİŞ.DELİ DE HEDİYE OLARAK DOKTORA AYAKKABI YAPMAK İSTEMİŞ.DELİ: ---DOKTOR BEY,SİZE HEDİYE OLARAK BİR ÇİFT AYAKKABI YAPMAK İSTİYORUM.FAKAT KARAR VEREMEDİĞİM BİR ŞEY VAR. AYAKKABININ BURNU ÖNDE Mİ OLSUN ARKA DA MI?

Sizlerin gönderdiği Fıkralar
FIKRA
Bir hırsız bir gün gözüne kestirdiği bir zenginin evini soymaya karar verir.Evi takip eder ve evde hiç himsenin olmadığı bir akşam eve girmeye karar verir. Bütün herşeyi toplamış çıkacakken bir gelen oldugunu farketmiş.Hırsız can korkusundan elindeki herşeyi bırakarak kendisini pencereden aşagıya,bahçeye atlar.Ev sahibide işin farkına varmıstır ve hemen bahçeye dolaşır.Hırsızı bir köşede sıkıstırır ve "hey sen ne yapıyorsun orada" der. Hırsızda fazla bozuntuya vermeden "büyük tuvaletimi yapıyorum" demiş.Ev sahibi bir düşünmüş ve "çekil bakim oradan" demiş. Adam çekilince birde ne görsün! Köpek pisliği.Ev sahibi "ulan bu senin pisliğinmi?Bu bal gibi köpek pisliği lan" demiş. Hırsızda cevabı yapıştırmış: "Be birader sende bırakmadın ki,bizde adam gibi yapalım"
FIKRA
temel afrikaya safariye gitmiş. ilk günün sonunda gece otelin lobisinde avcılar konuşuyormuş. İngiliz ben bugün 1 gergedan vurdum demiş. fransız ben de 1 aslan vurdum demiş. temel de ben de 1 noşut vurdum demiş. İngilizle fransız anlamamış ama cehaletleri belli olmasın diye de sormamışlar. Ertesi gün yine ava gidilmiş gece yine toplanmışlar. ingiliz ben 2 kaplan vurdum demiş. fransız ben de 1 fil vurdum demiş. temel ben 4 noşut vurdum demiş. ingiliz dayanamamış sormuş. kusura bakma ama noşut nasıl birşeydir. bunca yıllık avcıyım hiç duymadım. temel de ben de ilk defa burda gördüm. kara kara birşeyler insana benziyorlar. ellerini kaldırıp no şut no şut diye bağırıyorlar demiş. not: no şut = no shoot = ateş etme
FIKRA
Temel bir gun dursunun evine misafirlige gitmis. Yatma zamani geldiginde dursun demisski: Bak temel evde bir tane tuvalet vardir. Eger ihtiyacin varsa simdi yap. Cunku butun gece boyunca yapamazsin. Tuvalete gecmen icin yattigin odadan bizim odadan gecmen gerekli. Beni ve fadimeyi rahatsiz edemezsin demis. Temel soyle bir dusunmus. Ihtiyacinin olmadigina karar vermis. Herkes yatmis. Fakat gecenin tam ortasinda temelin bagirsak faaliyetleri onu son derece rahatsiz etmeye baslamis. Ne yapsin. Tuvalete gidemez. Odanin penceresini acmis bakmis. Ikinci kat. O sirada pencerenin pervazinda duran saksiyi gormus. Almis onu iceriye, topragiyla birlikte cikarmis ve buyuk tuvaletini yaparak tekrar saksiyi topragiyla ve cicegiyle beraber yerine koymus. ve tekrar rahat bir sekilde uyumus. Ertesi sabah herhes uyanmis ve vedalasmislar. Aradan 3 ay gecmis ve temele Dursundan bir mektup gelmis. "Ulan Temel nereye sictiysan soyle uc ev degistirdik hala koku cikmadi."
FIKRA
Erzurumlunun biri İstanbula gezmeye gider.Bir arasakal tıraşı olmak için berber dükkanına girer.Berber içeri giren bu şahsın kılık kıyafetine bakar"tam kafa bulunacak adam"diye düşünür.Gel kardeşim tıraşmı olacaksın?he abicim şakal tıraşi olacam.Nerelisin diye sorar berber,Erjurumluyum abe.o ben Erzurumlulara bayılırım çok kabadayı adamlarsınız,deyince bizimkinin koltuklarına karpuz sığmaz olur.Berber devam eder,buraya ne kadar Erzurumlu geldiyse sabunsuz tıraş oldular,sende sanırım sabunsuz tıraş olacaksın değilmi?Erzurumlu mecburiyetten evet demiş.Berber oturtmuş koltuğa bizim dadaşı başlamış sabunsuz sakal tıraşı yapmaya,dadaşın gözlerihden şıpır şıpır yaşlar akmaya,daha fazla dayanamayınca bak berber abe iyisimi sen diğer tarafı sabun ile tıraş et,çünki men erjurumun çöylerindenem.demiş.
FIKRA
Trabzondan gelen iki arkadaş manavdan muz alırlar.Bu meyvenin ne olduğunu bilmezler. Trabzona dönerken biri muzdan ısırık alır. Tam o zaman otobüs tünele girer. muzu yiyen arkadaş, digerine sakın bu meyveden yeme bu meyve insanın dünyasını karartıyor demiş.
FIKRA
iki kisi karsilikli sohbet ederlerken birisi dert yanmis :" Ah , ah halimiz ne olacak bilmem , bu cagda erkeklerle kadinlari ayird etmek mümkün olmuyor !" bu sirada yanlarindan bir sahis gecmis ; sikayet eden yanlarindan gecen sahsi isaret ederek : "Bak su gence ! saclari uzun olmasa ekek sanirdim vallahi" demis, karsidaki biraz kirilgan :"Yahu o benim oglum !" diyerek sitem etmis ." AA , kusura bakmayin sizin babasi onun babasi oldugunuzu bilmiyordum , özür dilerim !" diyerek mahcubiyetini dile getirmis . "Vallahi hakaretin böylesini beklemezdim ! Ben onun annesiyim !"
FIKRA
3 zenci yolda giderken,alattin lambasi buluyorlar,ve alattin lambasi 3 arkadasa birer dilek veriyor.1 beni beyaz yap 2kinciside bende beyaz olmak istiyorum der 3cuncu arkadas ise arkadaslarimi geri eski haline cevir der
FIKRA
Temel yabancı dil öğrenmek istiyormuş. Bir kurs yerine gitmiş,yabancı dil öğrenmek istiyorum demiş. Hangisini demişler? Yabancı olsunda hangisi olursa olsun demiş.
FIKRA
lazın biri danperli kamyonun ardından taksisyle gidiyormuş kamyon yavaş gittiği için bu laz iyice sıkılmış artık tabiki kamyon damperli ya hani ikide bir bız, bız, bız edip duruyormuş laz canı sıkılmış ve kafayı çıkarıp demişki lan madem kıçın tutmuyordu da neden çıktın bu yola o zaman demiş.
FIKRA
Bir gün Papa vaaz vermek üzere Amerikaya gitmiş. Havaalanında şoförünü bulamıyınca taksiye binmeye karar vermiş. İyice geç kalmış olan papa trafik de sıkışınca sinirlenip taksi şoförüne "Geç arkaya ben kullanırım" demiş. Trafik kurallarına uymadan epey yol kat eden papa yı biraz sonra polisler çevirivermiş. Papayı anında tanıyan polis memuru "Sizin için ne yapabilirim papa hazretleri" diyince papa durumu izah etmiş. Hemen telsizle 50 polislik bir eskort yardımı isteyen polis memuruna sormuşlar "Kimin için istiyorsun bu eskortu?" Polis de "Vallaha bilmiyorum ama şoförlüğünü papa yaptığına göre önemli birisi olmalı"demiş.
FIKRA
Temel bir gun yolda giderken bos bir siseye tekme atar, sisenin icinden cin cikar ve Temel'e:" dile benden ne dilersen" der. Temel de cine cevap verir:" OZUR DILERUM"



FIKRA
Iki adam sohbbete baslamislar
-Dun alisverise gittik -Neler aldiniz?
-Tuvalet fircasi
-iyi calisiyormu?
-Hayir,kagitla daha rahat oluyordu...demis hahahaaaaaaaa
FIKRA
bir deliler hastanesinde 3 deli ilesmek uzereymiski,doktor gelin bakalim yanima siz ucunuz der 3 deli gelir doktorun yanina ve doktor der'ki bak su buz dolabini surdan suraya tasiyin sizi haburcu edecegim der deliler tamam deyip ise baslarlar ve dolabi doktorun dedigi yere koyarlar doktor sorar obur arkadasiniz nerde ? delilerden biri O DOLABIN ICINDE RAFLARI TASIYOR !! :))
FIKRA
Hoca birinden borc istemis, adam sormus -hocam borcunu nezaman ödeyeceksin hoca baslamis anlatmaya -senden aldigim parayla diken alacam onlari koyunlarin gectigi yerlere dikecem ,dikenler büyücek oradan koyunlar gecerken yünleri dikenlere takilacak ,ben yünleri toplicam sonra onlari ip yapip pazarda satacagim. kazandigim parayla sana olan borcumu ödicem demis Adam baslamis gevrek gevrek gülmeye hocada demiski; -Eeee bak hazir parayi bulunca nasilda gülüyorsun
FIKRA
Birgun temel Anadol marka otomobiliyle totbana cıkmıs. Derken bizim Anadol yolda bozulmus. Temel beklemeye baslamıs bu sırada yanına bir ferrari yanasmıs. Ferrarideki zengin bey ona arabasını otobanın sonuna kadar cekebilecegini soylemis. Temel caresiz kabul etmis. yola cıkmadan once ferrarinin surucusu temeli uyarmıs: - Bak arkadas ben hız hastasıyım bu yuzden ben hızlanırsam bana sellektor yaparsın ben de yavaslarım demis. Neyse bunlar yola cıkmıslar adam baslamıs gaza basmaya 50-100- 150 derken bizim Anadolun direksiyonu titremeye baslamıs Temel bi sellektor yapmıs adam da hemen yavaslamıs bıraz sonra adam yine dayanamamıs ve gaza basmıs bu sırada temelde sellektor yapıyormus. Ferrarinin yanına bir Lamborcini yaklasmıs ve adama Hey moruk varmısın 300 km otedeki benzinlige ilk varanın deposunu doldurmasına. Bizimki durur mu basmıs gaza temeli dusunen yok. Adam gaza bastıkca basıyormus bu esnada dursun helikopterle trafik raporu veriymis: - Ucan hamsiden merkeze 3 arac trafigi ihlal ediy. Simdi araclari tanimliym; FERRARI,LAMBORGINI,ANADOL FERRARIYLE LAMBORGINI KAPISAYİ ANADOL YOL ISTIY
FIKRA
Bizim oflu Hocalarla rizeli Hocalar mac yapmaya karar vermisler.. Ancak Rizeli Hocalar Oflu Hocalara karsi biraz daha güclüdürler..Bu yüzden bu konu bizim Oflu Hocalari kara kara düsündürür. Mac gününe az bir zaman kala bizim Oflu Hocalarin aklina bir uyaniklik gelir.Trabzonsporda oynayan Ogün ´ü Hoca diye Rizeli Hocalara yutturmak. Mac günü gelir catar Ogün´ü hoca diye yuttururlar ancak yinede yenilmekten kurtulamazlar.. Cünkü Rizeli Hocalarda da Van Basten Hoca ile Gullit Hoca vardi...:-))))
FIKRA
Öğretmen Ali'ye sorar Ali sen çok mu yemin ediyorsun?
Ali--- Vallahi öğretmenim hiç yemin etmiyorum
FIKRA
Bir gece Hoca'nın evine hırsız girer,evde ne var ne yok hepsini çalar,evine götürür. Bu sırada onu gözetleyen Hoca eşyasının kalanlarını sırtına alarak hırsızın evine götürür. Hırsız hayretle sorar:"evimde bu saatte ne arıyorsunuz?"Hoca gayet sakin:"oğlum biz bu eve taşınmadık mı?"
FIKRA
Üç tane vampir varmış. Bunların biri Fransız, biri Alman, ve biri de tabii ki Temel. Bunlar en fazla kim kan emcek diye yarışa girmişler. İlk önce Fransız gitmiş. Bi kaç dakika sonra yukarı gelmiş. Ağzı burnu kan içinde. Demiş: -Aşağıdaki danaları gördünüzmü. İşte onların heopsinin kanını ben emdim. Daha sonra Alman iner aşağı. O da 2-3 dk. sonra çıkmış. Demiş: -Aşağıdaki develeri gördünüzmü. Hepsini ben yaptım, der. Daha sonra Temel iner. Ama inmesiyle çıkması bir olur. Ağzı burnu kan içinde. Sorarlar. - Temel nasıl bu kadar hızlı kan emdin, diye.O da cevap verir. -Aşağıdaki direği görüyormusunuz. İşte ben o direği görmedim.
Hehehehehhehehehe
FIKRA
İNGİLİZ,FRANSIZ,BİRDE TEMEL 50ŞER YILLIĞINA HAPSE GİRMİŞLER.GARDİYAN SORMUŞ NASILSA BURDAN ÇIKAMAYACAKSINIZ SON ARZUNUZ NEDİR?İNGİLİZ ŞARAP İSTEMİŞ FRANSIZ İSKAMBİL KAADI İSTEMİŞ TEMEL İSE SİGARA İSTEMİŞ 50 YIL SONRA GARDİYAN SORMUŞ ŞARAP NASILDI FRANSIZ DEMİŞ MÜKEMMELDİ İNGİLİZE GİTMİŞLER BU HALA İSKAMBİLLERLE OYNUYO TEMELE GİTMİŞLER TEMELDE DEMİŞKİ ATEŞİN VARMI ATEŞİN
FIKRA
temel bulaşıkçı olarak işe başvurduğunda ahçı
başı kaçdil biliyorsun demiş.
temel: 14 demiş
ahçı başı: dalga geçme da demiş
temel:önce sen başlattın .


FIKRA
ADAMIN BİRİ HAYVANAT BAHÇESİNE GİTMİŞ.BAKMIŞ Kİ BÜTÜN HAYVANLAR KAHKALARLA GÜLÜYOR EŞEK YAN GELMİŞ YATIYOR ADAM BİR ANLAM VEREMEMİŞ.MERAKINDAN ERTESİ GÜN TEKRAR GİTMİŞ, BU SEFERDE BÜTÜN HAYVANLAR YATIYOR EŞEK KAHKAHALARLA GÜLÜYOR. HAYVANAT BAHÇESİ MÜDÜRÜNE SORMUŞ;DÜN BÜTÜN HAYVANLAR GÜLERKEN EŞEK YATIYORDU BUGÜN İSE BÜTÜN HAYVANLAR YATARKEN EŞEK GÜLÜYOR BU NE BİÇİM İŞTİR NE OLUYOR DEMİŞ.
MÜDÜR;SORMAYIN BEYEFENDİ DÜN ZÜRAFA BİR ESPİRİ YAPTI ESEK ANCAK BUGÜN ANLADI...
FIKRA
lazlarla gurculer savasirken lazlar elbombalarinin pimini cekip karsi tarafa atiyorlarmis gurculer de alip geri lazlarin siperine atiyorlarmis ve bomba orada patliyormus.lazlar bakmislar cok kayip veriyor lar karar almislar ve bombanin pimini cekip atmamaya baslamislar
FIKRA
75 yaslarinda bir dede doktora gider, 3 ay önce muayne ettigi hastayi görünce doktor sevinir ve sorar. "Dede nasilsin cigerlerin nasil". "Pek iyi degil oglum" der yasli dede. Bunun üzerine doktor dedeyi muayne eder ve sorar: "dede ben sana 3 paketen fazla zigara icme demedim`mi ? Bunun üzerine dede der ki "dedigin gibi üc paketen fazla icmiyorum fakat bu yastan sonra sigaraya baslamakta zor oldu yani" !
FIKRA
Temel evlendikten kisa bir sure sonra gurbete calismaya gider iki uc sene sonra geri doner iki cocugu oldugunu ogrenir ve karisina sorar hacan ben buraya yok idim bu usaklar nasil oldi karisi sen bana bir fotograf gondermistin ona baka baka hamile kaldim cocuklar oldi Temel gururlanmis ulan fotografim bile ise yariyir getir fotografi bakayim der fotografi gordugunde silahini ceker karisini alnindan vurur ve fotografa bakarak derki ula bu fotografin belden asagisi yok
FIKRA
Temel birgün asansöre binmiş.Asansörün içindeki tabelada "asansör dört kişiliktir "yazıyormuş. Temel'de diğer üç kişiyi beklemeye başlamış.
FIKRA
ADAMIN BİRİ İŞ İÇİN MÜLAKATTAN GEÇMİŞ VE İŞE BAŞLAMIŞ BİR SÜRE GEÇTİKTEN SONRA ADAM MÜDÜRÜN ODASINA GİRMİŞ VE MÜDÜRE "BENİM SİZE BİR SÖYLEMEK İSTEDİĞİM BİR ŞEY VAR"DEMİŞ.MÜDÜR DE "SÖYLE EVLADIM" DEMİŞ.ADAM "EFENDİM BENİM TAŞAKLARIMDAN BİRİ YOK ONUN İÇİN İŞİMDE FAZLA ÇALIŞAMIYORUM"DER. MÜDÜR'DE "ÜZÜLME EVLADIM YARINDAN İTİBAREN İŞE SAAT 11'DE GEL."DER.ADAM ŞAŞIRIR."NEDEN 11'DE GELEYİM EFENDİM??" MÜDÜR "ÇÜNKÜ BİZ SABAH 9'DAN 11'E KADAR TAŞŞAK GEÇİYORUZ!!!!"
FIKRA
Temel ingiltereye gitmek üzere uçağa binmiş.uçağın içindeki herkez ingiliz bir tek temel türkmüş. uçak kaltıktan bir süre sonra kaptan pilot uçakta çok fazla yük olduğunu söylemiş ve fazla eşyalarınızı uçaktan atın demiş.Herkez fazla eşyalarını uçaktan atmış.Pilot tekrar bir anons yapmış ve herkezin yukarıdaki demirlere tutunmasını söylemiş ve uçağın tabanını atmış.yolcular yukarda demirde tutunuyorlarmış.Pilot, bir kişi kendini aşağıya atarsa kurtuluruz demiş, ve herkez yabancı olduğu için temele bakmış .Temel atlamayı kabul etmiş.şöyle demiş:ben kendimi uçaktan atacağım fakat atlamadan önce alkış isterim demiş ........
FIKRA
Temel bir gun yolda yururmus ve yururken bir torba gormus ve bakmis ki senet ve gitmis odemis.
FIKRA
TEMAL BİLİM ADAMI İKEN ARKEOLOJİ ARAŞTIRMALAR KONFERANSINA DAVET EDİLİR AMERİKALILAR: BİZ 25 DRİNLİKTE BİR ÇUKUR AÇTIK VE TELEFON KABLOLARI BULDUK.DEMEK Kİ ATLARIMIZ DAHA ÖNCE TELEFUN KULLANMIŞLAR. TEMEL: BİZ 50M. DERİNLİĞİNDE ÇUKUR AÇTIK HİÇBİRŞEY BULAMADIK DEMEK Kİ ATALIRIMIZ TELSİZ KULLANIYORLARMIŞ.
FIKRA
Temel bir gün arabasıyla giderken arabanın freni patlar. Durabilmek için ya sağ taraftaki pazar yerine girmesi ya da yoldaki küçük çocuğa çarpması gerekmektedir. Temel de çareyi çocuğa çarpmakta bulur ve arabayı çocuğun üstüne sürer... Mahkemede hakim temele sorar -freni patlayan arabayı neden pazar yerine sürerek birçok kişinin ölmesine sebep oldun der temel de... -hakim bey bütün olaylar çocuğun pazar yerine kaçmasıyla başladı der.
FIKRA
BIR GUN IV. HENRI ORMANDA TEK BASINA GEZINTI YAPIYORMUS.ORADAN GEÇEN BIR KOYLU YENI KRALI HIÇ GÖRMEMIS.VE SORMUS; -IYI GUNLER BEYEFENDI,AFEDERSINIZ BUGÜN KRAL BURALARDA GEZINTI YAPIYORMUS.GORDUNUZ MU?DIYE SORMUS. KRAL BOZUNTUYA VERMEK ISTEMEMIS.DEMIS KI; -EVET EVET.BENDE KRALIN YANINA GIDIYORUM.SENIDE GOTUREYIM ISTERSEN.DEMIS.KOYLU DE SEVINMIS VE; -LÛTFEN,BIR ZAHMET.DEMIS. KRAL DA ATININ ARKASINA ALMIS GIDIYORLARKEN.KOYLU; -FAKAT BEN HIC KRALI GORMEDIM.NASIL TANIYACAGIM.DEMIS.KRAL DA; -KRALI GORUNCE HERKES ONUN ONUNDE SAPKASINI CIKARIR VE EGILIRLER.O ZAMAN ANLARSIN.OLDU MU?DEMIS.KOYLU DE; -PEKÂLA.DEMIS. VE KRAL MAIYETININ YANINA GELINCE,HERKES SAPKASINI CIKARIP SELAMLAMISLAR.KRALDA ARKASINA DONUP KOYLUYE SESSIZCE SORMUS; -SIMDI KRALIN KIM OLDUGUNU ANLADIN MI?DEMIS.KOYLU DE; -KIM OLACAK.YA SEN KRALSIN,VE YAHUT TA BEN DEMIS.
FIKRA
TEMEL ILE ANNESI UCAKTA GIDIYORLARIMIS, PILOT MOTORLAR DURDU CALISMIYOR DEMIS. TEMEL'IN ANNESI:"TUH GENE MI PURDA KALDUK" DEMIS
FIKRA
KEKEMENİN BİRİ YOLDA AT ÖLÜSÜ BULUYOR POLİSİ ARIYARAK BE BE BEN BİBİ BİR A A AA AT ÖLÜSÜ BU BU BULDUM HE HE HEMEN GELİP A A ALIN DİYOR POLİS İSE NEREDESINİZ DİYE SORUNCA KEKEME TO TO TO DERKEN POLİS ARAYA GİREREK TOPKAPIMI DİYE SORUYOR KEKEME HAYIR DİYE CEVAP VERİP YİNE TO TO TOP DİYİNCE POLİS TOPSELVİDEMİSİNİZ DİYE SORUYOR KEKEME HAYIR DİYİNCE POLİS SİNİRLENİP TELEFONU KAPATIYOR KEKEMEDE BU OLAYI HIRS YAPIP YENİDEN ARIYOR ARALARINDA YİNE AYNI DİYOLOG GEÇİNCE POLİS SAPIKMISIN BİR DAHA ARARSAN SENİ FENA YAPARIM DİYEREK TELEFONU KAPATIYOR HIRS YAPAN KEKEME BU SEFER 2 SAAT SONRA ARIYOR POLİS YİNEMİ SENSİN DİYİNCE KEKEME BU BU BU SE SE SEFER SÖ SÖ SÖYLİYE YE CE CE GİM DİYOR POLİS NEREDESİN DİYİNCE KEKEME TO TO TO TOP DERKEN POLİS TOPKAPIDAMISIN DİYİNCE KEKEME E E E EV EVET Şİ Şİ ŞİM ŞİMDİ A A AT ATI ORAYA GETİRDİM DİYOR
FIKRA
Birgün Temel yolda yürürken yerde çek bulmuş.Bakmış çeke meblağı küçük gitmiş bankaya ödemiş.Birgün yine Temel yolda yürürken tesadüf bu ya çek bulmuş birden korkup havalimanına gitmiş.Yurt dışına kaçıyormuş.Çünkü meblağ çok yüksek- miş.
FIKRA
KUTUP AYISI
Yavru kutup ayisi babasinin yanina gelip sormus -Baba ben gercekten kutup ayisi miyim? -Elbette yavrum nereden cikardin bunu? -Allah Allah?!.. deyip gitmis yavru ayi. Bu sefer annesinin yanina gitmis ve sormus, -Anne ben gercekten kutup ayisimiyim? -Tabii evladim kutup ayisisin. -Yani sen babami hic aldatmadin degilmi, ben gercekten babamin ogluyum. -O ne bicim soz, baban duymasin ikimizi de oldurur. yine Allah Allah?!.. deyip, yeniden babasinin yanina gitmis yavru ayi. bir daha sormus yav baba Allahaskina doru sole bak beni evlatlik falan almadiniz degil mi? yani ben sizin oz oglunuzum. Baba dayanamamis artik oglum sen manyakmisin dedim ya sana bizim oglumuzsun diye, hem sen neden ikide birde soruyosunki bunu? yavru ayi:
-Donuyorum anasini satayim donuyoruuuum yaaaa...
KEKEME
Hayvansever bir kekeme birgun Topagacinda yururken yolun ortasinda bir at olusu gorur ve hemen karakola telefon eder. Polise -buuurrddaaa biiirrrr aaattt ollluussuu vvaarr der polis nerede diye sorar. Kekeme anlatmaya calisir. -Tooooooppp polis "Topkapıda mı?" der -Haaaayyyiiiiirrr polis sinirlenerek telefonu kapatir. 5 dakika sonra kekeme tekrar arar ve: -bbuuuuuurrrrddaaa biiiiirrrr aaattt ollluuusssuu vaaaaarrrr der polis tekrar nerede diye sorar. kekeme: -Toooooooopp diye baslar. Polis yine sinirlenerek telefonu kapatir. Kekeme bir saat boyunca her bes dakikada bir arar ayni seyleri soyler ve sonunda polis telefonu kapatir. Aradan 2 saat geçer ve bu sure içinde kekeme hiç aramaz, Polis tam kurtuldum diye dusunurken kekeme tekrar arar ve -buuuurrr ddddaaaa bbbiiiiiiirrrr aaattttttt ooollluuussssuu vaaaaaarrrrrr der. polis tekrar sorar nerede Topkapi dami? Kekeme soyle der;


Ooorrrraaaaayyyyyyaa ggöööööötttuuuurrrddduuummmmm!!
KEKEME 2
Kekemenin biri birgun Beşıktaş'ta kekeme okulunu ararken okulun yerini bulamamış, en yakınındakı bir bakkala girip: - Kakakakarrdeşşşşş, bubububurraaalarrrrdaddadadadbı kekekemememe okukukukuluuu varmış, nenenenerededede bibibiliyomusususun ? diye sormuş. Bakkalda: - Okulun yerini bilmiyorum ama ağbiy, senin okula hiç ihtiyacınyok bence gayet iyi kekeliyorsun...
İSA
Italya'da Vatikan yakinlarinda bir eve gece hirsiz girmis. Hirsiz evin içinde karanlikta ilerlerken arkasindan bir ses gelmis: •Seni ben görüyorum. Isa da görüyor! Hirsiz panik içinde bir köseye sinip ve farkedilmemeyi ümit ederken ses tekrar yükselmis: - Seni ben görüyorum. Isa da görüyor! Hirsiz sesin kendine seslendigine emin olunca el fenerini açip, sesin sahibini aramaya baslamis ve bakmis bir Papagan! Saskinlikla söylemis:- Konusan sen miydin? Papagan tekrar konusmus:- Evet.. Bunun üzerine Hirsiz:- Ama sen Papagansin! Papagan cevap vermis:- Evet ben Papaganim...Isa da Doberman.. Haber: Bir yüzücü 350 Tonluk gemiyi ceker.
REHA MUHTARDAN
R. M. : - Nasıl çekiyorsunuz gemiyi? -Inanc meselesi, içinizde bunu hissetmeniz gerekir. R.M. : - Neyi hissetmem gerekir? Gemiyi mi?
Haber : Mahkumlar tünel kazarak kaçar... R .M. : Mahkumlar kaçmak için mi tünel kazdılar?
Haber : Bir okul müdürü cinsel tacizle suçlanır... R. M. : Sen benim sözümü bile kestiğine göre kim bilir daha neler yapmışsındır.
Haber : Harika Avcı kürtaj yaptırmıştır. R.M. : Peki, Bebek şimdi nerede?
Alparslan Türkeş'in cenaze töreninin olduğu gün sevgili Reha Muhtar Show Haber'de şöyle konuşur: -Cenaze töreninde sayıları on binin üzerinde yedi bin güvenlik görevlisi vardı.
Reha Muhtar karısını boğarak öldüren adamı programına çıkarıyor. İlk sözü: - Efenim, başınız sağ olsun.
Haber: Cenk Koray'ın oglu DEMİR CAMA(!) kafa atar ve vefat eder... R.M. : - Peki Sayın Cenk Koray, oğlunuz daha önce de sık sık cama kapıya kafa atar mıydı?
Reha Muhtar anlamakta bazen güçlük çeker: - Doğuştan kör olduğunuzu anladım da beyefendi, küçükken de gözleriniz görmüyor muydu onu soruyorum?
Reha Muhtar, canli yayinda Serafettin Bey'le konusuyor. -Sayin Serafettin Bey kardesim, siz orada var miydiniz, yok muydunuz, efenim? -Yoktum. -Yoktum diyorsunuz. -Yoktum diyorum. -Bak Serafettin sana bir daha soruyorum. Var miydin, yok muydun? -Valla billa yoktum. -Yemin etmenize gerek yok efendim, size inaniyoruz. -Var miydin, yok muydun? -Vardim efendim.. -Peki Serafettin siz demin yoktum diyordun, simdi vardim diyorsunuz. Bu nasil is kardesim? -Yoktum dedim inanmadiniz, ne yapayim? -Ne yapacaginizi ben bilemem efendim. Orasini sen dusun. Var miydin, yok muydunuz? -Hatirlamiyorum. -Hatirlayiniz efendim. Bak bir filmimiz var sizinle ilgili. Onu birlikte izleyelim, sonra sana soracagim.
Araya soz konusu film giriyor. Bir muhabir kapiyi kirip Serafettin'in evine giriyor ve kibarca, gizli kamera (!!) ile cekim yapmak icin izin istiyor. Serafettin Bey izin vermiyor tabii. Bunun uzerine kameraman dinlemiyor, cekimlerini yapip gidiyor.
Yine Reha Muhtar geliyor goruntuye: -Filmimizi izlediniz, Serafettin Bey. Simdi ne diyorsunuz? -Galiba varmisim. -Galiba ile olmaz efendim, emin misiniz? -Eminim. -Oyleyse eminsiniz yani. -Evet efendim, eminim. -Serafettin Bey eminim diyorsunuz ama pek emin gorunmuyorsunuz..
-Sayin Hamdi Bey iyi aksamlar efendim. Sizin adiniz Hamdi midir, efendim? -Evet Hamdi'dir, Reha Bey.. -Hamdi diyorsun. -Hamdi diyorum cunku nufus kagidimda oyle yaziyor. -Ben nufus kagidinizi sormuyorum efendim. -Sana soruyorum: Sizin sahte olmayan isminiz nedir? -Hamdi. -Nasil yaziliyor? -He, a, me, de, i seklinde.. -Yani sahte olmayan isminiz Hamdi diyorsunuz. -Peki sahte olan isminiz hangisi? -Benim sahte olan bir ismim yok! -Ama demin sahte olmayan ismim Hamdi dediniz. -Demek ki bir de sahte isminiz var. Size Yesil diyorlar efendim. Siz Yesil misiniz? -Hayir Yesil degilim. -Oyleyse size niye Yesil diyorlar? -Bana Yesil demiyorlar. Hamdi diyorlar. -Yani inkar ediyorsunuz. Sukut ikrardan gelir Hamdi. -Ben sukut etmiyorum, konusuyorum ve Yesil degilim diyorum. -Yesil degilim dediniz ama mosmor oldunuz. Bakiyorum simdi de kizariyorsun. Ne sarardin Hamdi? -Sarardim cunku ben Tanri'nin ogluyum. Her renge girerim. -Ne oldu Hamdi Bey? Bir tuhaf konusuyorsunuz. -Galiba delirdim. Bana bir doktor lutfen! -Gecmis olsun, Hamdi Bey. Size acil sifalar diliyorum.Iyi aksamlar efendim.
Efenim, bir gun daha boyle gecti, efenim. İyi günler, Türkiye! Aşağıdaki şiir, edebiyat tarihimizin saygın şahsiyetlerinden Sümbülüzade Vehbi Efendi'nin müstesna bir eseridir. Şiirin hikayesi de şöyle: Bir gün padişah Vehbi Efendi'yi yanına çağırır ve: "Bana öyle bir şiir yaz ki bir mısrasını okuyunca içimden seni öldürmek, bir sonrakini okuyunca ise ödüllendirmek gelsin" der. Ve işte sonuç aşağıda:
Azm-u hamam edelim, sürtüştürem ben sana, Kese ile sabunu, rahat etsin cism-u can. * * * Lal-u şarap içurem ve ıslatıp geçirem, Parmağına yüzüğü, hatem-i zer drahsan. * * * Eğil eğil sokayım, iki tutam az mıdır? Lale ile sümbülü kakülüne nevcivan. * * * Diz çökerek önüne ılık ılık akıtam, Bir gümüş ibrik ile destine ab-ı revan. * * * Salınarak giderken arkandan ben sokayım, Ard eteğin beline, olmasın çamur aman. * * * Kulaklarından tutam, dibine kadar sokam, Sahtiyenden çizmeyi, olasın yola revan. * * * Öyle bir sokayım ki, kalmasın dışarda hiç, Düşmanın bağrına, hançerimi nagehan. * * * Eğer arzu edersen, ben ağzına vereyim, Yeter ki sen kulundan lokum iste her zaman. * * * Herkese vermektesin, bir de bana versene, Avuç avuç altını, olsun kulun şaduman. * * * Sen her zaman gelesin, ben Vehbi'ye veresin, Esselamun aleyküm ve aleykümesselam. Sümbülüzade Vehbi Efendi
Bar'ın kapısı tekme tokat açılmış.İçeriye giren kovboy yüksek sesle söze başlamış. - Ben Meksika' nın en hızlı kovboyuyum. Biz acı,dert, elem üzüntü nedir bilmeyiz. ve silahını barmen kıza atmış, işaret parmağını havaya kaldırıp patlat demiş. Barmen kız tek kurşunla kovboyun parmağının yarısını uçurmuş. Kovboy kopan yeri yalamış ve herkese benden viski jestini yaparak masanın birine oturmuş. Birkaç dakika sonra kapı yine tekme tokat açılmış. İçeriye giren kovboy yükse ksesle söze başlamış. - Ben Amerika' nın en hızlı kovboyuyum.Bizacı,dert, elem üzüntü nedir bilmeyiz. ve silahını barmen kıza atmış, işaret parmağını ve orta parmağını havaya kaldırıp patlat demiş. Barmen kız tek kurşunla kovboyun iki parmağının da yarısını uçurmuş. Kovboy kopan yerleri yalamış ve herkese benden viski jestini yaparak masanın birine oturmuş. Birkaç dakika sonra kapı yine tekme tokataçılmış.İçeriye giren Temel yüksek sesle söze başlamış. - Ben Türkiye'nin en hızlı kovboyuyum.Biz acı,dert, elem üzüntü nedir bilmeyiz. ve sahnenin ortasına geçip pantolunu ve kilotunu aşağıya indirmiş. Bunugören barmen kız hemen silaha sarılmış ve Temel'in alete nişan almış.Ardından da yüksek sesle: Patlatayım mı? Temel hemen cevap vermiş: -Hayır ! hayır ! Gel em, O kendi PATLAR....... ADI bekçi götürmüş bunu. Karakolda komiser buna sormuş ne geldi başınıza diye. Kadın: -Ay vallahi ben anlatamayacağım, bekçi anlatsın bi zahmet. demiş, bekçi de anlatmaya başlamış: -KomiseriOldukça masumhane bir hikaye ama...
ABUZİDDİN EFENDİ
Abuziddin efendi köyde çok sevilen bir kişiydi. Köy erkeklerine ib- ni Sinan`ın kitaplarından haram, helal, doğruluk, iyilik ve de fit- nelik hakkında uygulamalı dersler verirdi. Köy kadınlarına da si- cimle örgü, yemek, çocuk bakımı, ev ekonomisi, sağlık , nakış ve di- kişle ilgili muazzam bilgiler verirdi. Köydeki bütün çocukları el- ma şekeri ile sevindirir, çeşitli kitaplardan onlara masallar hikaye- ler ve arada bir fırsatını buldukça hepsini meydana toplar birlikte si- nemaya götürürdü. Evinin bahçesinde yeşil biber, domates ve patlıcan e- kerdi. Bu onun en büyük zevkiydi. Topladığı patlıcan ve biberleri gö- mer, toprağın altında pişirirdi. Sonra da onları tek tek zevkle keçi sü- tüne sokar, tadına doyamazdı. Bu onun en güzel yöntemlerinden biriydi. Am- ma en çok da yemesini severdi, bayağı göbekliydi. Kurufasulye pilav ve ca- cığı görünce ağzının suyu akardı. Üstüne başına çok önem verir ve ta- radığı saçlarını briyantinle şekillendirirdi. Kravatlarını ütüler ku- şaklarını beline dolardı. Abuziddin efendi olgun yaşta öldü. Ama ya- şam boyunca millete hizmet etti. Elinden düşüremediği fil dişi ta- rağı mezarının üstünde bir abide gibi durur. Okuma yöntemini değiştirince neler oluyor.. (Bir de birer satır atlayarak okuyun bakalım) m, bir zanlı hanımın arkasından koşarak gelmek suretiyle hanımı yakalamış, dövmüş ve sonra da; derken söyleyeceğini unutuBazen insanların konuşurken doğrudan istediklerini söylemediklerini, aslında birşeyler kastettiklerini anlarsınız. İşte erkeklerin ve kadınların bazı cümleleriyle aslında neler söylemek istediklerinin bir listesi.
KADINLAR:
İhtiyacımız var. (İSTİYORUM) Ne istiyorsan onu yap. (NASILSA BEDELİNİ ÖDETECEĞİM) Konuşmaya ihtiyacım var. (ONAYLANMAYA İHTİYACIM VAR) Konuşmaya ihtiyacım var. (ŞİKAYET EDECEĞİM) Sinirli değilim. (ELBETTE SİNİRLİYİM APTAL HERİF) Romantik olup da şu ışığı söndürür müsün? (SARKAN YERLERİM VAR DA!) Bu mutfak çok kullanışsız. (YENİ BİR EV İSTİYORUM) Yeni gece ayakkabısına ihtiyacım var. (ÖBÜR 60 ÇİFT TOZLU) Beni seviyor musun? (PAHALI BİRŞEYLER İSTEMEK ÜZEREYİM) Beni ne kadar seviyorsun? (BUGÜN BİR HALT KARIŞTIRDIM) Bir dakika içinde hazırım sevgilim. (KALINCA BİR KİTABA BAŞLAYABİLİRSİN) Popom biraz büyük mü? (BANA GÜZELSİN DE) Bir iletişim problemimiz var. (BENİMLE HEMEN UZLAŞ) Hayır bağırmıyorum. (BENİMLE HEMEN UZLAŞSAN ÇOK İYİ EDERSİN) ERKEKLER: Sinemaya gidelim mi? (NETİCEDE SEVİŞİRİZ DEĞİL Mİ?) Yemeğe çıkalım mı? (NETİCEDE SEVİŞİRİZ DEĞİL Mİ?) Seni arayabilir miyim? (NETİCEDE SEVİŞİRİZ DEĞİL Mİ?) Dans edelim mi? (NETİCEDE SEVİŞİRİZ DEĞİL Mİ?) Sizi bir yerden tanıyorum sanki? (AH BİR SEVİŞSEK HARİKA OLUR) Sıkıldım (ARTIK SEVİŞELİM) Seni seviyorum. (HEMEN SEVİŞELİM) Ben de seni seviyorum. (EE, BUNU DA DEDİK, NE BEKLİYORUZ?) Konuşmak ister misin? (BEN AKILLI, ANLAYIŞLI

VE İLGİNÇ BİR ERKEĞİM, BENİMLE SEVİŞMEK ÇOK HOŞUNA GİDECEK) Benimle evlenir misin? (BAŞKALARIYLA SEVİŞMENİ GAYRI MEŞRU HALE GETİRMEK İSTİYORUM) Karnım aç (KARNIM AÇ) Uykum var. (UYKUM VAR) Yorgunum. (YORGUNUM) önmüFutbol ile seks arasında bir kıyaslama yapılsaydı nasıl olurdu acaba? Hiç bu kadar benzer yönünün olduğunu üşünmemiştiniz herhalde. * İkisinde de pozisyon zenginligi esastir. * İkisinde de camurlu ortam sevilmez. * İkisinde de motivasyon neticeyi etkiler. * İkisinde de cocuklar problem olur. * İkisi de sifreli kanaldan yayinlanir. * İkisini de dus paklar. * İkisinde de skor onemlidir. * İkisinin de magandasi cekilmez. * İkisinde de ofsayta dusulur. * İkisinde de 'ilk kez milli' olunur. * İkisinde de frikik vardir. * İkisinin icrasi icin de tesis gereklidir. * İkisi de nadiren ertelenir. * İkisinin de profesyoneli kose olur!! * İkisinde de belli bir yastan sonra jubile gereklidir. * İkisi de isinma hareketleri gerektirir. * İkisinin de parali yapilaninda menajerlik sistemi vardir. * İkisinde de sakatlik riski vardir. * İkisinde de arkadan mudahele ceza gerektirir. * İkisinde de deplasman korkusu yasanir.
Tek bir farkla , futbolda elle oynamak yasaktir , digerinde serbest. -Hanım neydi senin AM'ının adı? Gerçekten oldukça ilginç olay bolluğu olan bir ülkede yaşıyoruz. Aşağıda (yanılmıyorsak) Anadolu Ajans kaynaklı birkaç haber bulacaksınız. Okurken komik gelen olaylar gene de "güleriz ağlanacak halimize" sözünü hatırlatıyor her nedense...
Bakalım Neler oluyor Türkiyemizde:
Adiyaman'in Kahta Ilcesi yakinlarindaki Ataturk Baraji Golu kenarinda ailesiyle piknik yapan Kadriye Demir (17), sogumasi icin suya biraktiklari karpuzun kiyidan uzaklastigini gorunce suya atladi. Yuzme bilmeyen Kadriye Demir boguldu.
Diyarbakir'in Baglar Beldesi'nde, Mesut Kup Seker Fabrikasi'nda calisan Mehmet Emin Ekinci (43), depodan kamyona yukleme yaptigi sirada, sirtinda tasidigi 50 kilogramlik seker torbasinin altinda kalarak oldu.
Osmaniye'de, yakalayamadigi tavugu tufekle vurmak isteyen bir kisi, komsusunu agir yaraladi.
Adiyaman'in Sincik Ilcesi Kiran Koyu'nde Kiran Cayi'nda, enerji nakil hattina attigi elektrik kablosu ile akim vererek balik avlamak isteyen Aziz Cetinka ya (15), baligi yakalamak icin suya girince, akima kapilarak hayatini kaybetti.
Malatya'da, uzerine anahtar almayan Timur Celik (36), evine balkondan girmek isterken yere duserek hayatini kaybetti.
Manisa'nin Demirci Ilcesi'ne bagli Can Koyu'nde Y.O. (8), korkutmak amaciyla, babasina ait tufegini ablasi Emine Ozdemir'e dogrulttu. Y.O'nun tetige dokunmasiyla silah ates aldi ve ablasi oldu.
Sivas'in Kangal Ilcesi'nde, Kangal Genc Futbol Takimi'ni kampa goturen otobuste yolculuk eden bir kasaba ait satir, otobusun ust bagajindan, Rusen Karakaya'nin basina dustu. Karakaya kazayi hafif yarali atlatti.
Samsun'un Salipazari Ilcesi Tacalan Koyu'nde Zekeriya Cobanoglu (28), evlerinin onunde bulunan elektrik direginden kacak olarak evine elektrik ce kmek isterken, dengesini kaybederek dustu ve olay yerinde oldu.
Sivas'in Gurun Ilcesi'nde adetlere gore damadi kacirarak sagdictan bahs is almak isteyen Bekir Karaodak'in (27) elindeki tabanca ates aldi. Damadin ya kini Gokhan Ucarci (17) bacagindan yaralandi.
Izmit'te, Gultepe Mahallesi'nde futbol oynamakta olan Mustafa Dulger, kale onune geldigi sirada, yuvasindan cikmis bulunan kalenin borudan yapilmis ust diregi basina dustu. Dulger (11), hayatini kaybetti.
SON SÖZLER Aşağıdakilerin ölmeden hemen önce söylenmis sözler olduğunu belirtince oldukça komik içerik kazanıyorlar..
Gönder gönder, ben tutarim. Burasi Galatasaray tribünü degil mi? AAbi çok seri bi araba bu yaaa... Korkma hayatim, arabamizda ABS ve airbag mevcut. Postanede bana ait bi koli varmis onu almaya geldim. Oolum, 5 tas çaldim ruhun bile duymadi. Bakin çocuklar, bu deney seti, kapagi açilinca güvenlik önlemi olarak elektrigi keser. Demek piranha dedikleri sey bu. Hiho, bak Hulusi abi biyiklari ile oynuyom bi sey olmuyo. Ey ruuuuhhh, geldiyseeen... O irmikleri neden aldin Nurhan, helva mi yapican? Niye? Dogalgazin ülkemize hayirli ve ugurlu olmasini diliyor ve dogalgazla çalisan ilk ocagi huzurlarinizda yakiyorum. Evladim, beni karsidan karsiya geçirir misin? Geeel, geeel sag yap geeel... Bah bah bah hala uzunlarla geliyo... Canikom, bu etin tadi sana da biraz garip gelmedi mi? Müjdemi isterim Turhan abi bi kizin daha oldu. Ordular ileri... Allah, allah, allah, allah... Kim bekler lan yesilin yanmasini?! Esek sakasi yapmayin lan... Bekle Cemsit abi ben bi dalip çikicam. Korkma hanim bu saatte kapimizi kim çalacak, tanidik biridir. Hala karli gösteriyor mu hanim? Elektrikçiye ne gerek var canim, ben hallederim. Bak simdi nasil solliycaz... Gel abi burasi boyu geçmiyo. Aya bak aya, kamyon fari gibi !!! Ben denedim korkmayin. Bak Kadri abi, suyun derinligi önemli diil, asil is atlamasini bilmek... Yav Hayrettin abi, burasi Galatasaray tribünü diil galiba... Vakkas abi. senin için öyle böyle diyorlar, dogru mu? Hihoha... Bak gelen sey köpekbaligina ne kadar da benziyor. Rasim abi, kafesin kapisi kapali degil mi? Nalan, bi kibrit yak da bak bakalim ne kokusuymus... Baba... Ben hamileyim. Yapma Satilmis abi, seytan doldurur. Rasim abi su omzumu bi kütürdetsene. Sözünü ger,i alman için sana be? dakka veriyorum. Bu külüstür essahtan 200 yapiyor mu? Ben bunu bilir bunu söylerim Refik. Tren yolculugu en guvenilir yolculuktur. Arkamda duracagina gel de uçurumun manzarasina bak kocacigim... Semra'cigim bak arabanin ibresi 200'u gösteriyor. Valla bak sarhos bile olmadim bacanak. Gel bir büyük daha devirelim sonra yola çikariz. Korkacak bir sey yok sevgilim. Bir imza icin karakola cagiriyorlar... Hepsi bu... Yapma Sefik abi seytan doldurur... Bak bu sana son tras olusum Refik abi. Pesin pesin söylüyorum bu sefer de orami burami kesersen bundan sonra baska berbere tras olurum haberin olsun. Durumum cok mu kötü doktor bey? Nesi var bu kapuskanin? Ben öldükten sonra tablolarim cok para edecek Aysegül.. Bogaza gelip temiz hava almayi iyi akil ettik... Çocugum oynama su arabanin el freniyle... Aaa evler ne kadar yakinlasti Perihan. Sanki uçak çatilarin üstünden uçuyor. Aaaa... Operasyon basariyla tamamlanmistir. Elektrikçiye gerek yok. Ben simdi hallederim... Öyle mutluyum ki. Gazetedeki yildiz falimda yüz yasina kadar yasayacagim yaziyor. Doktora neyin gerek yok. Beni üfürükçü Sabit hocaya götürün. Sssst çocuklar, simdi hepimiz birden sandalin öbür tarafina yüklenelim. Sandal batacak diye Selami'nin ödü kopuyor... Hani bu kontrol kalemi bozuktu? Bak ne güzel gösteriyor iste. Mektubunda diyorsun ki gel gayri. Ibibikler öter ötmez ordayim. Vatan borcu biter bitmez ordayim.. Ulan bir de memleket ilerlemiyor derler. Su bindigimiz asansorler on sene öncesine kadar Yugoslavya'dan getirtilirdi. Bunu bizimkiler yapmis. Ne eksigi var? Iddia etme Ebru'cugum. Fren sagdaki pedal bence... Allah razi olsun ANAP'tan. Ehliyet isinde bürokrasiyi hepten kaldirdilar valla. Gidiyorsun özel sürücü kursuna iki günde ehliyetin hazir... Postanede bana ait bir koli varmis. Almaya geldim.. Ohooo doktorun her dedigini yapsak açliktan ölürüz birader. Hadi yeyin yeyin afiyet olsun... Mujdemi isterim Turhan abi. Bir kizin daha oldu... Teleferikten korkacak ne var hayatim? Hiç teleferik kazasi okudun mu gazetelerde? -Abi, ben bu arabayla gözü kapali 180 yaparim be, ne diyon sen! -Hiii, kocacim! Sen Ankara’da degil miydin? -Baksana, nötr olan tel bu muydu? -Oglum birak o tüfegi, seytan doldurur. -Ulan, biz bugüne kadar kaç bomba imha ettik be! Isimi bana mi ögretiyon, lavuk! Kes su mavi teli! -Sayin seyirciler! Simdi en büyük numaraya geldik. Aslanyn agzini açip, basimi içine sokuyorum. -Bu günkü deneyimizde, basynç altindaki metan gazina elektrik desarji uygulayacagiz. Ortamda oksijen yoksa, bir sey olmaz. -Arkadas, biz denizde büyümüs adamiz. Simdi sana 30 m dipten kum çikarayim da gör. -Burasi eskiden mayin tarlasiymis ama artik bi tane bile kalma... -Fisi çekmeye hiç gerek yok, bu devrede sadece 5 volt var. Hemen hallederim. -Havlayarak üzerimize geliyor, çünkü bu cinsler çok insan canlisidir. -Çekinme, gel. Bu tünelden bu saate kesinlikle tren geçmez. -Korkma, bu silaha 50 yildir tek kursun girmedi. -Parasütü en asagida ben açacagim. -Aslanin kafesi bosken içine bir girelim, bakalim nasilmis? -Bakin simdi su bogayi nasil tek basima devirecegim. -Komutanim, pimini çektikten sonra kaça kadar sayicaktik? -Olum bu mantarlar zehirli degil, bak ben nasil yiyorum. -Amma keskin virajmis yav!! -Evet,Murteza benim, bi durum mu var? -Bak simdi tren durmadan nasil atliycam. -Yapma oglum seytan doldurur. -Kim yagladi bu sarmasiklari? (Tarzan) -Ben zaten ölmüsüm, hadi vur beni. -Dikkat kaptaniniz konusuyor: Eshedü en la ilahe illallah ... (Pilot Temel) -Caniiim!!! Ne kadar sevimli bir köpeksin sen öyle. -Merdiveni siki tut, tamam mi? -Aaaa!! Kim koymus bu kabloyu yolun ortasina? Dur sunu kaldirayim suradan... -Önüne baksana lan! Ne çarpiyon omzuma? -Pardon, isteyerek olmadi. -Evet arkadaslar! Dikkatle izliyorsunuz. Simdi bombanin pimini çekip 10'a kadar sayiyoruz... Bir, iki, üç, dört, bes, al... -Bu kadar korkma canim! Bu yilanlarin hepsinin zehirleri alinmis. -Vay beee!! Ne kadar da yüksekmis bu bina! Insanlar... Arabalar... Buradan karinca gibi gözüküyo. -Oolum! Gel buraya çik. Armutlarin en iyisi agacin yukaris... -Bu barajin ülkemiz için hayirli, ugurlu olmasini diliyor ve hafriyat çalismalarini baslatacak ilk dinamitleri patlatmak için dügmeye basiyorum. -Aklinca beni kandirican öölemiii! Yutar miyim ben o oyuncak tabancayi? -Höst ulan pis inek! Kalk su yolun ortasindan! Ne isin var burda! Deh! Deh! Deh! Ahh! N'oluyo size yaaa? (Hindistan'da) -Uçagin pervanesini görüyon mu? O kadar hizli dönüyo ki sankim dönmüyomus gibi. -Hey garson! Bir adet ketçap getirir misiniz? (El isareti kullanarak.) -Yaklasmayyn!!! Atarim kendimi yoksa. Ahh imdaaaat!!! -Rerere! Rarara! Gassaray, Gassaray, Cimbombom! -Yahu, su öndeki arabanin fren lambalari neden bu kadar sari ve parlak!
Bilgi işlem bedduaları: Mouse'un kırıla. Tık tıklayamayasan . Hatların kopa da hiç bir yere baglanamayasan. Disk'lerin "crash" ola. File'larina virüs bulaşa. Networklerden atılasan. Database'in patlaya. Security key'lerin deşifre ola. Back-uplarin bozulsun da geçmişe dönemeyesen.
Ekonomik beddualar Repo'da açığa düşesen, faiz sana zarar yaza. IMKB 100 endeksin 1600 direncini kıramaya. Uygun kur bulmaya, pozisyon açıgına düşesen Reuters'in arızalana, rate'leri izleyemeyesen. Paran aracı kurumda kala, iç edile; Dövize endeksli kredi alasan. "zede"lenesen Merkez Bankasi para piyasalarina müdahale ede. O sırada sen de orada olasan Halden anlamayan Bireysel Danisman'a denk düşesen Sabah seansında endeks hızla düşe sen panik olup kağıt çıkasan, ikinci seansta endeks kendini toplaya ama iş işten geçmiş ola.
Münferit beddualar Cep telefonuyla konusurken çevirmeye yakalanasan Ucuza aldim diye sevindiğin araban çalıntı çıka. Martı'yı okuyup ruhi bunalıma giresen
Günümüz Bedduaları Silikonun patlaya insallah Hem fikir, hem zikir suçlusu olasan. Ne yersen ye asit yapa ağzında, bir "falım" çiklet bulamayasan. Kaplama alanı dışında kalasan. Aldığın dolarlar sahte çıka. Susurluk Skandalı'na adın karışa. Bir decoder olamayasin. Güçlü Türk olamayan, persil adam olasın Medyalara gelesin inşallah Talk showlara, reality showlara çıkasan imajın sarsıla. Tam otomatik çamaşır makinen kireçlene, bir gram Calgonit bulamayasan. Siyaset Meydanı'na çıkamayasın. "Maraba Televole" diyesin, Sabah Şekerleri'ne çikasin Reha Muhtara'a konuk olasan. Yeryüzünde tashih hatası gibi dolaşasın. Tereyağlı kedi: KEDİ-TEREYAĞI FİZİĞİ VE YERÇEKİMİNİN KALDIRILMASI KONUSUNDA YAPILAN BAZI YENİ ÇALIŞMALAR ÜZERİNE... Deneyler, supheye yer birakmayan bir aciklikla gostermistir ki, uzerine tereyagi surulmus bir dilim ekmek yere dustugunde, daima yagli tarafi alta gelir... Deney sirasinda, tereyagli ekmegin fiziksel ve kimyasal durumunda bir degisiklik olmadigindan, enerji acisindan gozlenebilecek tek sey, sistemin potansiyel enerjisindeki azalmadir. Ekmegin, tereyagli yuzu alta ya da uste gelecek sekilde dusmesi durumlarinda, kaybettigi potansiyel enerji miktari aynidir; bu yuzden olayi enerji ile aciklamak mumkun degildir. Ancak, ekmek yere yagli yuzu alta gelecek sekilde dustugunde, tereyaginin bir kismi ekmekten ayrilarak yere acilmakta bu da sistemin entropisini onemli olcude arttirmaktadir: Yani, ekmegin yagli yuzu alta gelecek sekilde dusmesi durumunda sistemin entropisinde olusan artis, ekmegin yagli yuzu uste gelecek sekilde dusmesi durumunda sistemin entropisinde olusan artistan daha fazladir. Bu durumda, termodinamik kanunlarina uymasi icin, uzerine tereyagi surulmus bir ekmek diliminin, yere duserken, yagli tarafini alta getirmeye calisacagi aciktir. Tereyagli Ekmek Kanunu'nun ilkeleri hakkinda yaptigimiz bu hatirlatma, gunumuz fizikcilerinin yercekimini kaldirma konusunda yaptiklari calismalari daha iyi anlamamiza yardimci olacaktir. Bildigimiz gibi, baska bir fizik kanunu da; bir kedinin pencereden firlatilmasi durumunda, yukseklik ne olursa olsun, dort ayagi uzerine dusecegini soylemektedir. Bu durumda akla gelen ilk soru, bir kedinin sirtina tereyagli bir ekmek dilimi, yagli yuzu uste gelecek sekilde baglanip, kedi ve tereyagli ekmekten olusan bu sistem pencereden atildiginda, ne olacagidir. Kedi mi dort ayagi uzerine dusecektir; yoksa, tereyagli ekmegin yagli yuzu mu yere carpacaktir?... Haylaz bir cocuk, bu deneyi sahsen yapmayi dusunebilir; ancak, sonuca bazi akil yurutmelerle ulasmak da mumkundur. Tereyagli Ekmek Kanunu, ekmegin tereyagli yuzunun yere carpmasi gerektigini acik sekilde ifade ederken; kedi aerodinamigi, kedinin sirtustu yere dusmesinin olanaksiz oldugunu belirtmektedir. Doganin, bu ikilemi uzerine, kedi ve tereyagli ekmekten olusan sistemin, yere dusmesini aglamasi imkansizdir. Iste bu yuzden, sirtina tereyagli ekmek baglanmis bir kedi, pencereden atildiginda yere dusmez... Insanlarin hayalini asirlardir susleyen yercekimini alt etmenin sirri, iste bu sekilde cozulmustur. Tereyagli bir kedi, pencereden firlatildiginda, kedisel dondurme kuvveti ile tereyagsal cekim kuvvetinin dengelendigi belirli bir yukseklikte durur. Bu yuksekligi ekmegin uzerinden bir miktar tereyagi alarak arttirmak ya da kedinin ayaklarindan birini kopararak azaltmak mumkundur. Esasen bu teknik, gezegenler arasi yolculuk yapmayi basarmis turler tarafindan yaygin sekilde kullanilmaktadir; bir UFO'ya yaklasildiginda duyulan gurultu de milyonlarca kedinin miriltisindan baska bir sey degildir. Bu teknigin tehlikeleri de yok degildir. Kedinin tereyagli ekmegi yedigini dusunun; boyle bir durumda facia kacinilmazdir. Bu durumda kediler dort ayaklari uzerine duserler; fakat, ancak dis yuzeyleri hava ile surtunmeden dolayi ak kor haline gelmis, ici ofkeli uzaylilarla dolu, dev uzay gemisi kafalarina dusunceye kadar yasayabilirler... Bu sorunu cozmek icin, bir cok arastirma ekibi, azimle, tabi kedilerin hosuna gitmeyecek bir tereyagi gelistirmek icin calismaktadir. Fistik ezmesi oldukca umut verici gorunmekle birlikte, deneyler halen surdurulmektedir... Dünyanın en komik kazası -- bu olayın da gerçek olduğuna dair söylentiler var ama ne kadar doğru bilinmez tabii.. Sayın şantiye şefim; İş kazası tutanagina planlama hatasi diye yazmistim. Bunu yeterli gormeyerek ayrintili anlatmami istemissiniz. Su anda hastanede yatmama neden olan olaylar aynen asagida anlattigim gibi olmustur: Bildiginiz gibi ben bir duvar ustasıyım. İnşaatın altıncı katındaki işimi bitirdiğim zaman biraz tuğla artmıştı. Yaklaşık 250 kg kadar olduğunu tahmin ettigim bu tuğlaları aşağıya indirmek gerekiyordu. Aşağı indim, bir varil buldum, ona sağlam bir ip bağladım, altıncı kata ciktim. İpi bir çıkrıktan geçirip ucunu aşağıya saldım. Tekrar aşağıya indim ve ipi çekerek varili altıncı kata çıkardım. İpin ucunu sağlam bir yere baglayip tekrar yukari ciktim. Butun tuglalari variledoldurdum. Asagi indim, bagladigim ipin ucunu cozdum. Ipi çözmemle birlikte birden kendimi havalarda buldum. Nasil bulmayayim? Benyaklasik 70 kiloyum. 250 kilogramlik varil suratle asagiya duserkenbeni yukari cekti. Heyecan ve saskinliktan ipi birakmayi akiledemedim. Yolun yarisinda dolu varille carpistik. Sag iki kaburgaminbu sirada kirildigini saniyorum. Tam yukari cikinca, iki parmagim iple beraber cikriga sikisti. Parmaklarim da bu sirada kirildi. Bu esnada yere carpan varilin dibi cikti ve tuglalar etrafa sacildi.Varil hafifleyince, bu sefer ben asagi inmeye varil yukari cikmayabasladi ve yolun yarisinda yine varille carpistik. Sol bacagimin kavalkemigi de bu sirada kirildi. Can havli ile ipi birakmayi akil ettim.Basimi yukari kaldirdigimda bos varilin suratle uzerime geldiginigordum. Kafatasimin da boyle catladigini saniyorum. Bayilmisim, gozumu hastanede actim. Cenab-i Hak'tan tum kullarini boyle görünmez kazalardan korumasini diler, hurmetle ellerinizden operim. Duvarci ustaniz ... Çocukluğumuzun çizgi filmleri. Bazılarımız belki de hiç görmedi bu çizgi filmleri ama en azından ismini duymuştur herkes diye tahmin ediyoruz. "Zuxxi" tarafından yazılan bu yazının bazı bölümleri muzır neşriyat yasasını delecek nitelikte olmasına rağmen çok başarılı bir yazı.
Biberleyelim
Süper bir seydi. Sadece tek bir hikayeden olusan, devami falan olmayan bir çizgi filmdi. TRT aksamüstleri bisey bulamadigi vakit cart diye bunu sürerdi ekrana. Bir beyzbol topunun hayati islenirdi. Beyzbolcular "Haydi sunu biberleyelim" diyerek bu topu birbirlerine atarlardi. Zaman zaman cani yanardi minik topun. Çok önemli bir maçta çok önemli bir oyuncu tarafindan sahanin disina atilmasi ve imzalanip özenle saklanmasi ile biterdi.Çok severdim çok. Okulda bizden daha zayif kisileri ele geçirmek ve "Sunu biberleyelim ha haha"sesleriyle birbirimize atmak gibi ayica bir eglence saglamisti bizlere. Seni hiç unutmayacagiz minik top. Hergün trafikte saatlerimiz geçiyor, genelde de kötü kullananlara laf yetiştirmekten bıkmıyoruz. "Nasıl ehliyet vermişler buna" sorusunu sormayanımız yoktur bugüne kadar. Aslında birazcık sorunun temeline inince problemin sebebi ortaya çıkıyor. Buyrun işte ülkemizde ehliyet almak isteyenlerin cevaplamakla yükümlü olduğu sorulardan bazıları.. (İsteyenler için kaynak : Sürücü Kursu Eğitim Rehberi, Derya Dağıtım A.Ş. 1 - Asagidaki islemlerden hangisi ilkyardimdir?
a) Yaralanan kisiyi dovmek b) Itfaiye cagirmak c) Komsulari yardima cagirmak d) Kanamayi durdurmak
2 - Ilkyardim cantasi aracin neresinde bulunmalidir?
a) Arka sag tekerin icinde b) Aracin icinde arka sag tarafta. c) Motor kaputu icerisinde d) On torpido gozunde
3 - Shock pozisyonu asagidakilerden hangisidir?
a) Sirt ustu yatis, ayaklar biraz yukarida, ustu ortulu b) Sandalyede oturma, kollari yukari kaldirma c) Diz ustu oturarak kafa sallama d) Masanin uzerine cikip kitap okuma
4 - Derin yaniklara olay yerinde asagidakilerden hangisi uygulanir?
a) Bas agrisi hapi b) Mantar merhemi c) Sampuan d) Soguk su-buz
5 - Gunes carpmasi sonucunda hastaya asagidakilerden hangisi uygulanir?
a) Gunes carpinca denize atilir. b) Bele kadar kuma gomulur c) Vucut sicakligi yavasca dusurulur d) Kendi kendine iyilismesi beklenir
6 - Donma sonucu uyku durumunda olan kimseye asagidakilerden hangisi uygulanir?
a) Uyumamasi saglanir b) Yataga yatirilir ve uyumasi beklenir c) Beraber uykuya yatilir d) Hicbiri?
7 - Burun kanamasi olan bir kazazadeye asagidakilerden hangisi yapilir?
a) Saclari yolunur b) Saclarina masaj yapilir c) Sicak kuvet icine oturtulur d) Buruna tampon konulur
8 - Bilinci kaybolmus kazazedenin soluk yolunun tikanmamasi icin asagidakilerden hangi pozisyon verilir?
a) Amuda kalkacak sekilde b) Sirt ustu yatacak sekilde c) Sirtustu yatirilir d) Sabit yan pozisyona alinir
9 - Acik karin yaralanmalarinda organlar disari sarkmissa ne yapilir?
a) Disaridaki organlar poset icerisine konur b) Organlar yara uzerine toplanarak islak bezle ortulur c) Disariya cikan organlar kesilir d) Hic dokunulmaz
10 - Sicakvurmasi sonucu bayilan kimseye asagidakilerden hangisi once uygulanmalidir?
a) Derhal kuvvet icerisine yatirilmalidir b) Ilac icirilmelidir c) Fikra anlatilmalidir d) Serin bir yerde shock pozisyonuna alinir
11 - Solunum zorlugu olan kisiye ilk is olarak ne yapilir?
a) Basi oksanir b) Agiz boslugu temizlenir, sonra bas arkaya bukulur c) Agzi kapatilir, hastaneye nakledilir. d) Yapay dis takilir
12 - Yanik yarasi olan bir kazazedenin yarasi uzerine asagidakilerden hangisi uygulanir?
a) Sac jolesi surulerek b) Yogurt urulerek c) Zeytinyagi surulur d) Temiz, islak bez ortulebilir
13 - Kiriklar neden tespit edilmelidir?
a) Kazazednin rahat kahvalti yapmasi icin b) Kazazedenin rahat uyumasi icin c) Kirik kemik uclarinin komsu organlara batarak buyuk yara acmamasi icin d) Kirigin tespitinin onemi yoktur.
14 - Asagidaki vakalardan hangisinde yarali yan yatis pozisyonuna alinir? a) Bogulan kisilerde gogus kemigi kirik olan yaralilar b) Onemli degil c) Egzost gazi ile zehirlenenler d) Karnindan yaralanmis olanlar
15 - Iki ayagi olmayan surucu adayi ortopedi hekiminin verecegi karara gore hangi sinif surucu belgesi alabilir?
a) Boyle sey olmaz b) A sinifi alabilir c) E sinifi alabilir d) H sinifi belgesi alabilir
16 - ilkyardim cantasi ile ilgili olarak asagidakilerden hangisi dogrudur?
a) Yayalarda ilkyardim cantasi bulunur b) Deniz araclarinda ilkyardim cantasi bulunur ve uygulanmaz c) Herhangi bir trafik kazasinda kullanmak icin bulundurulur d) Insan hayatinin onemi yoktur
17 - Yanik yarasi olan bir kazazedenin yarasi uzerine asagidaklierden hangisi uygulanir?
a) Tuzlu su dokulur b) Ayran surulur c) Salca icirilir d) Temiz islak bez ortulur
18 - Omurga yaralanmasi olan kazazede oturtulursa ne olur?
a) Vucut sicakligi artar b) Yara mikrop kapar c) Felc olur d) Saclari dokulur
19 - Ilacla henuz intihar ettigi farkedilen kimseye ne yapilir?
a) Kusturulur b) Su icirilir c) Asit icirilir d) Denize goturulur Değişik meslekten insanların Fil avına çıktığını düşünün. Sonuçlar aşağıdaki gibi olacaktır tahminen. MATEMATİKÇİLER
Matematikçiler fil avlamak için Afrikaya giderler; fil olmayan herşeyi dışarı atıp geri ne kalırsa, onu avlarlar. DENEYİMLİ MATEMATİKÇİLER
Bir önceki adımdaki işlemi yapmadan önce, en az bir filin bulunduğunu ispat ederler. MATEMATİK PROFESÖRLERİ
En az bir filin bulunduğunu ispat ederler; ve onun bulunup yakalanma işini yüksek lisans öğrencilerine ödev olarak verirler.


BİLGİSAYAR MÜHENDİSLERİ 1. Afrika'ya git. 2. Ümit Burnundan başla 3. Düzenli bir şekilde tüm kıtayı doğudan batıya tarayarak kuzeye doğru ilerle. 4. Her tarama adımında; 4a. Görülen tüm hayvanları yakala 4b. Her yakalanan hayvanı bilinen bir fille karşılaştır. 4c. Bulunca dur. DENEYİMLİ BİLGİSAYAR MÜHENDİSLERİ Yukarıdaki algoritmanın durmasını garantilemek için Kahire civarına önceden bir fil yerleştirirler. ASSEMBLY DİLİ PROGRAMCILARI Bu algoritmayı, ellerinin ve dizlerinin üzerinde emekleyerek izlemeyi tercih ederler. DONANIM MÜHENDİSLERİ Afrika'ya gidip, rengi gri olan hayvanları rastgele yakalamaya başlarlar. Ağırlığı, daha önceden bilinen bir filinkinden yüzde on beş fazla veya az bir hayvana rastlayında dururlar. EKONOMİSTLER Bu meslek grubundakiler fil avlamazlar; ancak yeterli ücret ödendiği takdirde, fillerin kendi kendilerini avlayacağını düşünürler. İSTATİSTİKÇİLER Peşpeşe N kez rastladıkları hayvana "FİL" adını verip, onu avlarlar. MÜŞAVİRLER Fil avlamazlar. Aslında hiç bir şey avlamazlar; Ama, fil avlamak isteyen insanlara saat ücreti karşılığında tavsiyede bulunurlar. YÖNEYLEM ARAŞTIRMACILAR Avcının şapkasının büyüklüğü ile kullanılan mermilerin renginin fil avlama stratejileri üzerindeki etkisini araştırırlar. Tek istedikleri, birilerinin kendilerine "fil" adı verilen nesneyi tanımlamasıdır. POLİTİKACILAR Fil avlamazlar; sadece sizin avladığınız fili kendi seçmenleriyle paylaşırlar. AVUKATLAR Fil avlamazlar. Sadece fil sürüsünü izleyerek, sürünün ardında bıraktığı gübrenin mülkiyetinin kime ait olduğunu tartışırlar. ÜST DÜZEY YÖNETİCİLER Geniş kapsamlı "fil avlama" stratejileri oluştururlar; ancak bu çalışmaları sırasında fillerin; tarla farelerine benzeyen, sadece sesleri biraz daha kalın olan yaratıklar olduğunu kabul ederler. KALİTE KONTROL DENETÇİLERİ Fillerle ilgilenmeyip, avcıların jipe eşyalarını yüklerken yaptıkları hatalarla uğraşırlar. SATIŞ TEMSİLCİLERİ Fil avlamazlar. Tüm zamanlarını yakalamadıkları filleri satmaya çalışarak ve sezon açılmadan 2 gün önce malı teslim edeceklerini iddia ederek geçirirler.. BİLGİSAYAR YAZILIMI SATICILARI Yakaladıkları ilk hayvanı sevkedip, "fil" faturası keserler. BİLGİSAYAR DONANIMI SATICILARI Tavşan yakalayıp; bunları griye boyayıp "Masa Üstü Fil" diye satarlar.
Aşağıdaki isim listesindeki isimlerin çoğunun Turkcell abone listesinden alındığına, yani gerçek olduklarına dair bir açıklama var ama ne kadar doğru bilinmez tabii. (Yanlış anlaşılmasın lütfen, isimler sadece değişik, alışılmadık oldukları için komikler..) İlk olarak sizin gönderdiğiniz isimler:
Senbilin NEYAPTIN**Olgun PORTAKAL**Bilgi SAYAR***Ethem ABASIKELEŞ***Korkut KORKMAZ***Pekgüzel TAVASAPI Göksenin EKİYORUM**Mali Müşavir Osman AÇIKGÖZ Muhasebeci Ahmet KAPTIKAÇTI Ahmet ÖZYİRMİDOKUZ Esra PEKÖMÜR Neren KIVIRCIK Aşure ??? Üzüm ??? YAZI TURA Veee Turkcell Abone listesinden alındıkları iddia edilenler:
Sehriye PILAV Ahmet Mehmet VELI Mukaddes CALISYE Hakki KISAADAM Kurtis SISKO Ömürlü DOGRUGIDEN Oktay DOLMASEVER Rüstü DÜZER Gülhanim ELLERGEZER Nabi DALGA Sanayi HOROZ Cömert VARLIK Masallah AKGÜN Haci SARKINTI Kayyum KONAKLI Yagmur SAGNAK Bora SAGNAK Jinekolog Dr. Kaya BILIR Dis Hekimi Oya BILIR Faruk ARTIK Nazim ENGINAR Tüccar ASLAN Keklik ASLAN Arı BALCI Petek BALCI Kaymak BAL Avukat Güven KURTUL Cemal MORDALGA Muhterem ÖGRETMEN Musa PASTIRMA Kadir KILLI Fatih IPTEKESEROGULLARI Ayse DONSUZ Yosma ALVER Selma VEREN Dünya MALIDÜZDÜR Kibar ZORBA Ümit VAR Jandarma KIZKACIRAN Öznur PALAVRACI Incil TEVRAT Insaf YILDIRIM Demir BAYGIN Hayati KOPYA Fazli KONT Muhlis DÜNYADAGÜLMEZ Fikri FAIZ Satilmis DÖNEKOGLU Edenbulur YILMAZ Recep DÜDÜKCÜ Sakin ZEYTIN Kibar DELI Cebrail GÖRÜR Abdulhalim PIRASA Behcet BECERIR Cansin BIRICIK Huriye YEDICOCUKLU Istiklal YARATILIS Güler GÜLER Ali AL Teslim SÖYLEMEZ Güclü KUVVETLI Cetin CEVIZ Sezer YAN Parla YAN Huriye DELERGECER Seyla BOYNUINCEOGLU Köse SICAK Bucak SICAK Tutam SICAK Satilmis DAGDEVIREN Satilmis BOSTAN Gudbettin KUS Sise INCE Efsane ÇILEK Rahime ISER Herkül DEMIRTAS Cemal PASA Halim HARAP Aziz CUBUGUUZUN Fatma DONUKARA Süleyman PEKYUMURTA HOROZ - Ulan 1 ay icinde aldigim 3.horoz bu da ibne cikti. BAHTSIZ
Dogustan bahtsız bir adamın bi gun ucak yolculugu yapmasi gerekiyomus. binmeden evvelde "ben bahtsız bir adamim herhalde bu ucak yolculugunun sonu pek iyi olmayacak" diye icinden gecirmis. ucak yolculugunun 10. dakkasinda pilot "irtifa kaybediyoruz, lutfen bagajlari atalim" demis. herneyse bagajlar atilmis, fakat 10 dk. sonra pilot "maalesef hala irtifa kaybetmekteyiz, kura cekicez ve kalacaklar namina herkes kaderine razi olup atlayacak" demis. bizimkiside "ben bahysiz bir adamim, ilk kurada ben cikmazsam sasarim" diye icinden gecirmis. kura cekilmis v bizim adama cikmis. bizimkisi isyan etmis v yolculara hayatinda yasadigi turlu turlu sanssizliklari, basindan gecenleri kisaca annatip, son ricasinda bulunmus :"tek istegim olmeden once seytanin bacaani kirabilmek, bi soru soriim, bilemezseniz ikinci atlicam, bilirseniz gene ilk atlamaya hazirim" diger yolculardan kimse de birinci atlamak istemediginden ve 1kac yuz yolcu icinden elbette adamin sorusunu bilebilecek birisinin cikacagini dusunerek adamin istegini kabul etmisler. adam sormus : "ben v yanimdaki adamin toplam kac tasagi var?" tum yolcularda hep bir agizdan "doooort" demisler, bunun ustune adam pantolonunu indirmis v sanssizlik sonucu tek kalmis tassaani gostermis. Derken diger yolcu da indirmis, ama o uc tasakliymis....
YANLIŞ ANLAMA
Dunyaca meshur, zengin, yakisikli bir isadami, Istanbulun unlu bir restoraninda 10 kisilik bir rezervasyon yaptirip masada kus sutunun bile eksik olmamasini soyler. Restoran, aksama gelecek konugu agirlamak icin tam tesekkullu bir masa hazirlar. Saat 20:00 gibi, beklenen konuk gelmistir. Fakat 10.kisi degil sadece kendisi ve omuzundaki bir kus ile; Adam yavas yavas tabagindaki eti yer ve sarabindan bir yudum ictikten sonra parmagini siklatir ve omuzunda oturan kus ucarak 5.dakika icerisinde masada ne var ne yok yer bitirir ve tekrar adamin omuzuna konar. Restorandakiler saskin saskin bakarken Adam garsonu cagirarak masayi yeniden donatmasini ister. Masa tekrar donatilir ve adam yine yavas yavas tabagindaki eti yer ve sarabindan bir yudum ictikten sonra parmagini siklatir ve omuzunda oturan kus ucarak 5.dakika icerisinde masada ne var ne yok yer bitirir ve tekrar adamin omuzuna konar. Restorandakiler iyice sasirmis bir halde bakarken Adam garsonu cagirarak masayi yeniden donatmasini ister. Buna dayanamayan garson sorar; - "Beyefendi affedersiniz ama bir aciklama yapar misiniz " Adam gayet sakin - "Tabi " der ve anlatmaya baslar. - "Gunun birinde yolda ihtiyar bir adama yardim ettim, meger adam cinmis, ve benden uc dilek istememi soyledi. O zamanlar fakir oldugum icin ilk dilegim cok para sahibi olmakti, o gunden beri kurekle para harcarim bitmez. Ikinci dilegim cevremde cok kadin olsundu; hic eksik olmadilar ucuncu ve son dilegimse doyumsuz bir kus sahibi olmakti, Yanlis Anladi Pezevenk Cocugu der."
FIKRA
Bes seneden beri Temel ile Fatma kizlice aksamlari bahcede bulusurlar. onlar birbirine o kadar asikki aynen mecnun ile leyla gibi. sadece 45 dakika göresebiliyorlar. Ee gün gecdikce geciyor ikiside 27 yaslarina geldiler. Bir aksam temel ile fatma yine bahcede bulusurken Fatma birazcik sinirliydi. Temel fark edip sordu sevgilisine ." Sana ne oldu?" fatmada," yahu temel artik olumuyor. Artik millet fark edecekler diye korkuyorum". Temelde " ne yapalim?" Fatma " evlenmeliyiz!" Temel," Ama bizi bu yasda daha kim alirki?"
FIKRA
TEMELLE DURSUN ORMANDA YÜRÜRKEN DURSUN TEMELE ULA TEMEL ORMANIN GÜZELLİĞİNİ GÖRÜYORMUSUN NE KADAR GÜZEL TEMELDE ULA UŞAĞUM AĞAÇLARDAN BİRŞEY GÖRÜNMÜYOR... :-) ;-)
FIKRA
Temel Fadime'ye, ver elini tutayım demiş. Fadime ise Temel'e, gerek yok ben taşırım demiş.
FIKRA
Adamin biri bayagi gunah islemis. Bir papaza gunah cikartmaya gitmis.
-Papaz efendi ben cok gunah isledim. Mesela dun komsunun kucuk kizi geldi.Yagmur yagdi simsek cakti ben bir gunah isledim.
- Allah affeder oglum.
- Onceki gun de buyuk kizi geldi.Yagmur yagdi simsek cakti ben bir gunah isledim.
- Allah affeder oglum.
- Daha onceki gun de komsumun karisi geldi.Yagmur yagdi simsek cakti ben bir gunah isledim.
- Tamam oglum Allah affeder affeder de, sen yavas yavas gitsen.Hava da bozmaya basladi zaten.
FIKRA
FAKİR BİR AİLENİN MAKARNAYI ÇOK SEVEN BİR OĞLU VARMIŞ, BABASI BİRGÜN EVE 10 PAKET MAKARNA GETİRİP HANIM ÖLMEDEN ÖNCE ŞU BİZİM OĞLANINI MAKARNAYA DOYDUĞUNU GÖREYİDE GÖZLERİM AÇIK GİTMESİN, BÜYÜK EKMEK TENCERESİNDE PİŞİR ÖNCE OĞLAN YESİ SONRADA BİZ YERİZ DEMİŞ. KADIN KOCAMAN EKMEK TENCERESİNDE MAKARNAYI PİŞİRMİŞ VE DIŞARDA TOP OYNAYAN ÇOCUĞU İÇERİ ÇAĞIRMIŞ, KOCAMAN TENCEREDEKİ MAKARNAYI GÖREN ÇOCUĞUN SEVİNÇTEN GÖZLERİ YERİNDEN FIRLAMIŞ. HADİ YEMİYORMUYUZ DEMİŞ. BABASI OĞLUM BİZ YEDİK SEN YANLIZ YİYECEKSİN DİYİNCE.. ÇOCUK BİR ANNESİNE BİRDE BABASINA BAKMIŞ VE ULAN SİZ NEKADAR YEDİNİZKİ BANADA BUKADAR KALDI DEMİŞ.....
FIKRA
amerikalı bir mühendisle bizim temel istanbul da geziyorlarmış galata kulesini görmüş -bunu ne kadar zamanda yaptınız diye sormuş temel -1 ay demiş amerikalı -biz bunu 1 haftada yaparız demiş gezerlerken bu seferde sultanahmet camiini görmüş -peki demiş -bunu ne kadar sürede yaptınız temel -6 ay demiş amerikalı -biz bunu 3 ayda yaparız demiş yine gezerlerken boğaz köprüsünden geçiyorlarış amerikalı sormuş -bunu ne kadar sürede yaptınız temel -5 ay demiş amerikalı -biz bunu 3 ayda bitiririz demiş sonrada fatih sultan mehmet köprüsünü görmüş amerikalı böbürlenerek -bunu ne kadar sürede yaptınız demiş temel bu sefer -Allah Allah demiş -dün geçtim bu yoktu ne zaman diktiler acaba
FIKRA
Sevgili oglum Temel, Senin hızlı okuyamadıgını bildigim için bu mektubu yavaş yavaş yazıyorum.Artık, senin büyük şehre gittigin sırada yaşadıgımız evde yaşamıyoruz. Baban bir gazetede, insanların başına genellikle evlerinin 2 km civarındaki bölgelerde kaza geldigini okumuş; o yüzden taşındık. Sana yeni adresi veremiyorum çünkü yeni evimizde bizden önce oturan hemşehrilerimiz, taşınınca adresleri degişmesin diye kapı numarasını söküp götürmüşler. Bu evde garip bir çamaşır makinası var. Geçen gün içine 4 gömlek koydum, çalıştırmak için duvardakizinciri çektigimden beri bir daha o gömlekleri görmedim. Geçen hafta sadece iki kez yağmur yagdı. ilki 3 gün sürdü; ikincisi ise dört gün. Benden istedigin yelegi postaya verdim, ancak halan, o koca dügmelerle paketin çok agır olacagını söyledi; o yüzden dügmeleri kopartıp yelegin cebine koyduk. Orada bulabilirsin. Sevgiler, Annen (Safinaz) NOT : Sana biraz da para gönderecektim ama zarfı bir kere yapıştırmış bulundum.
FIKRA
BIRGUN UCAKTA BIR INGILIZ,BIR ALMAN VE BIRDE BIZIM TEMEL VARMIS.UCAGIN YERE DUSMESI SONUCUNDA BU ÜCÜ BIR ADADA YALNIZ KALMISLAR.FIKRA BUYA..BIR ANDA ALLAADININ SIHIRLI LAMBASI GELIR. INGILIZE SORAR:
-DILE BENDEN NE DILERSEN? INGILIZ CEVAP VERIR: -BENI ULKEME GONDER! VE INGILIZ ULKESINE GONDERILIR.SIRA ALMANA GELIR.ODA ULKESINE GITMEK ISTEDIGINI SOYLER.ÜCÜNCÜ OLARAK TEMELE SORULUR: -DILE BENDEN NE DILERSEN!!! -YAW USAGUM BEN BURDA YALNUZ KALDUM.ARKADASLARIMI GERI GONDER... HAHAHHAHAHAHHAHAHAHHHAHAH
FIKRA
Italya'da Vatikan yakinlarinda bir eve gece hirsiz girmis. Hirsiz evin içinde karanlikta ilerlerken arkasindan bir ses gelmis: •Seni ben görüyorum. Isa da görüyor! Hirsiz panik içinde bir köseye sinip ve farkedilmemeyi ümit ederken ses tekrar yükselmis: - Seni ben görüyorum. Isa da görüyor! Hirsiz sesin kendine seslendigine emin olunca el fenerini açip, sesin sahibini aramaya baslamis ve bakmis bir Papagan! Saskinlikla söylemis: - Konusan sen miydin? Papagan tekrar konusmus: - Evet.. Bunun üzerine Hirsiz: - Ama sen Papagansin! Papagan cevap vermis: - Evet ben Papaganim...Isa da Doberman
FIKRA
Temel yeni bir volkmen satın almış.Kulağına takarak yolda yürümeye başlamış.Aniden dişine ağrı girince başlamış doktor aramaya.Nihayet bir doktor bulup içeriye girmiş.Doktora dişinin çok ağrıdığını söyleyince doktor oturun bir bakayım demiş.Temel koltuğa oturunca doktor kulaklıkları çıkarmasını söylemiş.Temel "sakın ha aman elleme yoksa ölürüm demiş" Doktor hayret içinde "beyefendi kulaklıkla ölmenin ne alakası var"deyince Temel "sen bilmezsin aman ha elleme"demiş tekrar.Doktor iyice merak etmiş tekrar "beyefendi lütfen dalga geçmeyinde kulaklığı çıkartın"demiş.Temel tekrar"Aman ha ölürüm sakın elleme"deyince doktor sinirlenerek kulaklığı çekip almış Temelin kulağından.Birde bakmışki Temel ölmüş.Heyecanla kulaklığı alıp takmış birde ne duysun " NEFES AL NEFES VER " diyor.
FIKRA
Kanada Bankasına birgün güzel bir kadın gelir ve banka müdürünün yanına oturarak çok yüksek bir rakam söyleyerek hesap açmak istediğini söyler... Müdür çok sevinir ve hemen işlemlerini yapmaya başlar... Bu arada müdürü merak eder, bu kadın bu kadar parayı nasıl kazandı diye... Merakını yenemez ve kadına sorar " Hanımefendi çok özür dilerim ama çok merak ettim, bu kadar parayı çok uzun sürede kazanmış olmalısınız herhalde!" diye. Kadın : "Hayır efendim çok kısa sürede kazandım" der... Banka müdürü hayretler içinde tekrar sorar "Hanımefendi piyango veya miras falanmı vurdu diye... Kadın : "Ben bu parayı herkesle iddiaya girerek kazandım... Ve hiç bir iddiamda da kaybetmedim... der. Banka müdürü yine hayretle nasıl olur efendim hiçbir iddiayı kaybetmediniz... Kadın : "Efendim inanmıyorsanız sizinle de iddiaya girelim ve görün" der... Banka Müdürü : "Peki" der.. Kadın : "Peki iddiayı ben söylüyorum, sizin yumurtalıklarınız karedir ve ben bunun üzerine 100.000 Dolar'a iddiaya girerim"... Banka Müdürü : Gülmeye başlar "Hanımefendi nasıl olur, benim doğduğumdan beri yumurtalıklarım yuvarlaktır ve bu hiçbir zaman değişmedi"... Kadın : Peki ozaman bu kadar eminseniz benimle iddiaya girin" der... Banka Müdürü : "Peki" der... Kadın bu iddiayı resmiyete dökmelerini söyler ve yarın avukatıyla birlikte geleceğini söyler... Banka müdürü kabul eder. Akşam eve gidince aynanın karşısına geçer. Yumurtalıklarına bir öyle bir böyle bakar fakat kesinlikle yuvarlak der ve bu kadın bu sefer iddiayı kaybedecek diyerek ertesi günü bankaya gelir. Kadında avukatıyla bankaya gelir... Ve otururlar Kadın banka müdürüne iddiasını yineler ve "KARE" der... Banka müdürü : "Hayır efendim yuvarlak bu sefer iddiayı kaybedeceksiniz der... Kadın bunun üzerine "İnanmam için görmem gerekir, bana gösterebilirmisiniz? lütfen" der... Banka müdürü hemen pantolonunun indirir ve gösterir... Kadın hayretler içinde bakar ve gerçekten yuvarlak, elleyebilirmiyim diye sorar, tabi der banka müdürü... Kadın bir orasını bir burasını eller... Bu sırada avukatı eliyle başına vurarak eyvah der... ve dışarı çıkar. Kadın banka müdüründen özür diler ve bu sefer siz kazandınız özür dilerim, gerçektende yuvarlakmış der... Ve 100.000 Dolar'ını verir... Banka müdürü parayı alır ve sorar herşeyi çok iyi anladım, iddiayı kaybettiniz ve paramı ödediniz... Ama avukatınızın üzgün bir şekilde neden dışarı çıktığını anlayamadım... der... Kadın : "Efendim ben size söylemiştim hiçbir iddiayı kaybetmem diye... Buraya gelirken onunla da 350.000 Dolar'ına iddiaya girdim. Herkesin içinde ben Kanada Bankasının müdürünün yumurtalıklarını elleyebilir miyim elleyemezmiyim diye... Kaybettiği için bu kadar üzgün dü... der.
FIKRA
Adamın biri gece olunca bir bara gitmiş, içeriye girince hey barmen herkese benden bir içki dök , kendinede bir içki dök demiş. Barmen herkese ve kendine içki döküp içmiş. Hesap ödeme vakti geldiğinde adam param yok demiş , barmende adamı bir güzel dövmüş ve dışarıya atmış.
Ertesi gece adam yine bara gelmiş, barmen herkese benden bir içki ver demiş. Ama kendine dökme demiş. Barmen niye bana içki yok yaw demiş.
Adam barmene yoooo demiş sen içince sapıtıyorsun demiş.
FIKRA
Adamımız çok elit bir tabakanın bulunduğu bir partiye katılır. Elde kadehler, saygın konuklar ciddi konuları konuşmakta, düzeyli espriler yapmaktalar. Derken adamımız "Bir dakika beyler size bir bilmecem" diyerek davetlileri susturur ve bilmecesini sorar.
- Elim cebim de, cebim delik, elimde ne var ?
Birden içerinin havası değişir, yüzler gerilir, kaşlar çatılır. Gözler ev sahibine çevrilir. Ev sahibi tereddüt etmeden uşağa döner.
- John ! Beyefendinin paltosunu getir. Kendileri gidiyorlar der.
Adamımız telaşla
- Bir dakika beni yanlış anladınız. Elim cebimde elimde bir dolar var.
Neyse ortam sakinleşir. Konuklar gülmeye başlarlar. Derken adamımız on dakika sonra tekrar kalabalığı susturur. Bilmece soracağını söyler.
- Elim cebimde, cebim delik, elim de ne var ?
Konuklardan biri derhal cevap verir.
- Bunu bilmeyecek ne var. Tabiki bir dolar var.
Adamımız tereddüt etmeden uşağa döner.
- John paltomu getir.
FIKRA
hoca birgün essekiyle giderken esek birden durmus ne etiyse yürütememis ordan gecen komsususormus sormus neoldu hocam Hocada durumu anlatmis demis komsusu hocam esekin götüne biber sür o zamman yürür demis ve gitmis hocada biberi almis ve eseke sürmüs esek cok hizlanmis bukezde hoca yetisememis sonra oda biber sürmüs busefer hoca eseki sollamis evin önünden gecerken hanimina demis arkadan gelen esseki tutun BENIM NEREYE KADAR GIDECEGIM BELLI OLMAZ


Datum: 03 May 1998
Name des Remote-Computers: proxy-bs.datanetworks.ch
FIKRA
Taksinin yokusta frenleri patlamis, muthis bir hizla asagi iniyor. Kayseri'li musteri bagirmis..
"Durdur su arabayi.."
Sofor panik icinde haykirmis..
"Durduramiyorum!.."
"O zaman taksimetreyi durdur hic degilse" demis, Kayserili.

Gönderen:
E-Mail: hbc@turk.ch
ADI: DIREK
Datum: 03 May 1998
Name des Remote-Computers: proxy-bs.datanetworks.ch
FIKRA
Bir Ingiliz bir Fransiz bir de laz vampir havada ucuyorlarmis. Birden Ingiliz vampir asagiya dalmis ve bir dakika sonra agzi burnu kan icinde cikmis. Diger vampirler "ne yaptin" diye sormuslar oda "su asagidaki evi goruyormusunuz?" demis. Vampirler de "evet" demisler. "Iste o evde bir bakire genc kiz vardi, kani cok lezzetliydi" demis ve uçmaya devam etmisler. Birden Fransiz vampir de asagiya dalmis ve o da kanlar icerisinde geri gelmis. Digerleri ona da "ne yaptin?" diye sormuslar. O da "su asagidaki evi goruyor musunuz?" diye yanitlamis,"evet" demis digerleri "onun yanindaki ahiri da goruyor musunuz" diye devam etmis.Yine "evet" demisler. Fransiz Vampir devamla "iste orada cok guzel bir kisrak vardi onun kanini emdim cok lezzetliydi" demis. Neyse vampirler ucmaya devam edmisler. Birden laz vampir de asagiya dalmis ve agzi burnu kan icinde geri donmüs. Vampirler ona da sormuslar "sen ne yaptin" diye.Laz Vampirde "su asagidaki evi goruyor musunuz?", "evet" demis digerleri "peki yanindaki ahiri goruyor musunuz?" diye sürdüsmüs laz, yine "evet" diye yanitlamisler, "peki onun yanindaki diregi de goruyor musunuz? " diye yeniden sormus, digerleri yine "evet" demisler Laz ic cekereke" ha BEN GORMEDIM"DE!" demis

Hasan Baha CAYIR
hbc@turk.ch
Ben de oynarım
Lazın biri, Izmir'e gitmiş. Oradaki tanışla dolaşırken, bir de bakmışlar ki,birkaç efe, zeybek oynuyor. Kendilerine özgü agır hareketlerle kol vurup diz büken efeleri seyrederlerken, Izmirli, Laz arkadaşına dönüp sormuş: Ne güzel oynuyorlar di mi? Laz dudak bükmüş: O kadar düşündükten sonra, ben de oynarım.



Yürü ya kulum
Temel'e rüyasnda Allah yürü ya kulum demiş. Temel arabasini satmis.



100 tane deseydin
Temel Dursuna soruyor:
__Ula Dursun sen oruclu oruclu kac hamsi yersun?
Dursun:Vallaa 100 tane yerim.
Temel:Olur mu ulan ilk hamsiyi yediginde oruc bozulur diger 99 sayilmaz.
Neyse Dursun bunu kafaya takiyor.O da yine yolda gordugu Idrise soruyor:
__Ula Idris sen oruclu olarak kac hamsi yersun?
__Idris:Valla 50 tane falan.
Temel:Ula 100 tane deseydun sana birsey anlatacaktum.



Temel banka soymak sucundan yargilaniyormus.
Temel banka soymak sucundan yargilaniyormus.
Son celsede yargic karari okumus;
Temel'in sucsuz oldugunun anlasildigini, tahliyesine karar verildigini aciklamis..
Temel sevincle ayaga firlamis :
Uy cözünü sevdigumun hacim beyi, yani simdu bu paralar benim oldu degil mu?

Gönderen:
E-Mail:
ADI: Hangi okulda?
FIKRA
Ahmet okuldan eve cok mutlu bir halde geldi.
- Okulda ne yaptiniz?
- Patlayici madde imal ettik.
- Peki yarin ne yapacaksiniz okulda?
- Hangi okulda?

Gönderen: Semra Ayral
E-Mail: ayrals@magna.com.au
ADI: BERAAT
FIKRA
Zamanin en buyuk Mayfa babasi cok agir bir suctan yargilanmaktadir ve idami istenmektedir. Juri uyelerinin icinde Temel de vardir. Mafyanin adamlari mahkemeden once Temeli bir kenera cekerler ve soyle derler: - Temel ne yap et Babanin idam kararini muebbet'e cevir yoksa bu senin sonun olur derler!!!
Temel'in icine korku dusmustur acep ne yapsamda bu adami kurtarsam diye dusunur. Dava baslar gunlerce devam eder ve nihayet Jury uyeleri karar vermek uzere odalarina gecerler. Aradan uzun bir sure gectikten sonra jury geri gelir ve kararini okur:
- Muebbet hapis derler
Bunu duyan Babanin adamlari ne yapacaklarini sasirilar dogru Temel'e gidip afferim sana Temel simdi gozumuze girdin derler. Ehh be Temel iyi guzel de bu isi nasil basardin diye sorarlar:
-Temel "Sormayin bre usaklar der millet Beraat Beraat diye tutturdu Muebbete cevirne kadar aklan karayi sectim der"

Gönderen: Vatandas Riza
E-Mail: oktay@bluewin.ch
ADI: Temel
FIKRA
Temelin cocugu 20 yasina basmis halan sunet olmamis komsulari sormus temel hayirdir cocugun 20 yasina basti neden halan sunet etirmedin diye temelde banene yahu demis evlenince karusu istedigi kadar kestursun demis .

Gönderen: Metin Dağdelen
E-Mail: izmikro@superonline.com.tr
ADI: Sinyal
FIKRA
Temel'e sormuşlar bak bakalım arabanın sinyali çalışıyor mu? diye. Çalışay çalışmay çalışay çalışmay

Gönderen: Adali
E-Mail: adalim@usa.net
ADI: Yumusak G siz Temel
FIKRA
Temel askere alinacak, Askerlik subesinde Memur adini sorar. -Adin ? -Temel" Temel ama yumusak G siz " der -Memur " Tobe tobe lan manyak misin ? Tmelde yumusak G ne arasin " der -Temel "Eheee biz ne deduk"
Not: Son satirdan itibaren en az 3 dakika gevrek gevrek gulmek lazimdir

Gönderen:
E-Mail:
ADI: SEFERi
FIKRA
Baba erenlere sormuslar, niye oruç tutmuyorsun diye, Seferiyim demis, Ne seferiligi bu demisler, Bu hayat yolundan Ahirete seferiyim demis

Gönderen: Batuhan
E-Mail: Batuhan1@hotmail.com
ADI: Dört Tane
FIKRA
Tursun Sormus Temele:
Ula Temel Sen kac dua biliyorsun;
Temel: Dort adet dua pileyrum demis.
Tursun Hangilerini pileysun demis;
Temel: Uc ihlas bir Elham'i pileyrum daaa

Gönderen: somebody
E-Mail:
ADI: BUYUK BULUS
FIKRA
Adamin biri elinde "U" seklinde kucuk bir demir ve iki ucu arasinda gozle gorulmesi cok zor bir kil testere ile buluslara patent veren ozel bir sirketin kapisini calmis...Gorevliler pek ciddiye almamakla beraber bulusunun ne oldugunu ve nasil kullanildigini anlatmasini isterler. Mucidimiz baslar anlatmaya:; " Bu gordugunuz alet son model bir fare kapanidir. "U" seklindeki bu kapanin uclarindan birine beyaz digerinede kasar peynir yerlestirilir. Daha sonra kapan farelerin umumi oldugu bir yere konulur. Peynirleri goren fare kapanin altina gelip, "Beyaz peynir mi yesem, kasar peynir mi yesem" diyerek secim yaparken, basini mutemadiyen saga ve sola cevirmek durumunda kalir. Bu esnada goremedigi kil testere basini keser ve fare olur." Bu aciklamalardan sonra zeki mucid kendini bir anda kapi disinda bulur tabiki...Herneyse, cabuk pes etmez ve birkac hafta icinde sirket yetkilileri ile bir bulusma daha ayarlar. Baslar anlatmaya: " Bu sefer fare kapanindan peynirleri kaldirdim, boylece daha economic hale gelmis oldu. Kullanimi ise ayni kolaylikta. Kapan farelerin umumi oldugu bir yere yerlestirilir, ve kapanin altina gelen fare , kendi kendine sorar ve dusunur " beyaz peynir nereye gitti?, kasar peynir nereye gitti?" iste tam bu sirada kafasini saga sola cevirirken, kil testere tarafindan basi kesilir ve fare olur."

Gönderen: vadandas riza
E-Mail: oktay@bluewin.ch
ADI: KESILMEK
FIKRA

Temele dursun karadeniz sahilinde oturuyorlarmis temel dursuna demiski gel beraber amerikaya yuzelim iki kafadar karadenizden baslamislar yuzmeye fikra ya amerika yaklasmislar ozgurluk anitini gormusler tam bu sirada bizim temel dursun ben kesildum geri doneyrum demis.

Gönderen: Cenk Cakir
E-Mail: cenkc@hotmail.com
ADI: Cehennem
FIKRA
Adamin biri gece ruyasinda oldugunu gormus ve adama sormuslar Cennet'emi girmek istersin yoksa Cehennem'emi Adam bir goreyim sonra karar vereyim demis.Cenneti gostermisler herkes sakin,sakin oturuyor,Bir de cehennem'i goreyim demis Cehennem' e goturmusler Herkes icki iciyor,kumar oynuyor guzel kizlar var,tamam demis burayi isterim.Sabah kalktiktan sonra ruyasinda gorduklerini hatirlamis ve olup ruyasinda gordugu Cehennem'e gitmeye karar vermis.Intahar edip olmus ve Hesap'a cekildikten sonra Cehennem'e gitmesine karar verilmis.Adam sevinerek cehennem'e dogru yol almis.Cehennem'in kapisi acilmis ve kaynayan kazanlari,atesleri gormus ve ben buraya girmem dun benim gordugum cehennem boyle degildi orasi cok guzeldi demis; Oradaki gorevliler ise dun senin gordugun Reklamlar'di esas cehennem burasi demisler ve adami iceri atmislar.

Gönderen: Gamzesiz Olcay
E-Mail:
ADI: Aşıklar
FIKRA
Sevgililer gününde sevgilisine hediye alan çocuk sevgilisi tarafından terk edildi .Çocuğun hediyesi içinde eski kız arkadaşının resmini unuttuğu bir çerçeveydi

Gönderen: ozan
E-Mail: ozanus@hotmail.com
ADI: çetin
FIKRA
Ameliyathane kapısında dört dönen adama, hemşire müjdeyi vermiş:
- Beyfendi bir oğlunuz oldu !..
Adam sevinçle haykırmış:
-Yaşasın, ismi Çetin olacak, oğlum benim...
Hemşire biraz yüzünü ekşiterek adamın yanına gelmiş ve
- Ancak Çetin'in bir kolu yok demiş.
Adam üzülerek
- Olsun ben Çetin'im için herşeyi yaparım, onu gösterin bana demiş.
Bunun üzerine hemşire :
- Ama Çetin'in diğer kolu da yok demiş.
Adamın afallaması sürerken hemşire sayıvermiş:
- Ve Çetin'in bacakları da yok , üstüne üstlük gövdesi de yok....
Adam dayanamamış
- Yeteeer, Çetin'imi gösterin bana diyerek ameliyathaneye dalıvermiş. Ameliyat masasının başına geldiğinde bir bakmış ki Çetin sadece bir gözden ibaret.
Adam dumura uğramış bir halde
-Çetin'im Çetin'im diyebilmiş.
Bunun üzerine ameliyatı yapan doktor adama yaklaşmış elini omzuna atarak
- Beyfendi Çetin sizi göremez, o maalesef kör demiş.
Not: Çetin devam edecek....

Gönderen: XXXX
E-Mail:
ADI: TÜKRÜK
FIKRA
3 tane çocuk bir duvarın önüne geçmiş "enfazla kim tükürecek" yarışması yapıyorlarmış. Birinci belli bir miktarda tükürmüş, ikinci birincinin tükürüğünü yalamış kendi tükrüğü ile ağzında güzelce çalkalamış ve duvara fırlatmış. Üçüncü diğerlerine bakara "en şanslınız benim çünkü ikinizin de tükrüğü ile yarışacağım" demiş ve iki çocuğun duvarda süzülmekte olan tükürüğünü yalayarak ağzına almış, boğazında ne kadar balgam, tükrük v.s. varsa ağzında toplamış çalkalamış, çalkalamış tam tüküreceği sırada duvarın sahibi gelip -Siz neyapıyorsunuz orada deyince korkudan ağzındaki tükürüğü yutuvermiş...

Gönderen: RUHİ SEVİNÇ
E-Mail:
ADI: BÖYLE ......... OLURSA
FIKRA
CİVCİVLER ANA TAVUĞA ŞİKAYETTE BULUNMUŞLAR. - ANA YUVAMIZ ÇOK KÖTÜ KOKUYOR ANA TAVUK TAMAM TATLI CİVCİVLERİM YENİ BİR YUVA YAPARIZ CEVABINI VERMİŞ.. ARADAN BİR HAFTA GEÇMİŞ CİVCİVLER YİNE AYNI ŞİKAYETTE BULNMUŞLAR. ANA TAVUK TAMAM DEMİŞ YİNE BAŞKA BİR YUVA YAPMIŞLAR..BİR HAFTA GEÇMİŞ YİNE AYNI ŞİKAYET YİNE YENİ BİR YUVA .... SON YUVA YAPILDIKTAN BİR HAFTA SONRA YİNE CİVCİVLER YUVANIN KÖTÜ KOKTUĞU ŞİKAYETİ İLE ANA TAVUĞA ŞİKAYETE GELİNCE ANA TAVUKTA PATLAMIŞ
-- EEE.. YETER ULAN SİZDE BÖYLE KIÇ OLDUKTAN SONRA BİN TANA YUVA YAPSAM İYEN KOKAR BE.....

Gönderen: ZIPÇIKTI
E-Mail:
ADI: HOCA
FIKRA
HOCA LİMONA BAYILIRMIŞ.LİMON YEMİŞ BAYILMIŞ.HAHAHAHHAHAHHAHA

Gönderen: ozan
E-Mail: ozanus@hotmail.com
ADI: çetin büyüdü
FIKRA
( çetin'i tanımayanlar için bkz: çetin adlı fıkra)
Çetin büyümüş ve kafa olmuş. Bir gün Çetin evde otumuş ders çalışırken kapı çalınmış. Annesi kapıyı açmış, gelenler Çetin'in sınıf arkadaşlarıymış. - Teyze Çetin'i çağırır mısınız maç yapacağız. - Ama çocuklar Çetin'in bacakları yok ki... - Olsun teyze bizim de topumuz yok zaten...
( Çetin devam edecek....)

FIKRA
Adamın biri fena halde sıkışmış, ter içinde tuvaletin kapısını çalıyor ve içerden derin ıkınma sesleri duyuyor....sesleniyor: "hadi kardeşim, altıma kaçırıyorum!" İçerden kısık bir yanıt geliyor.. "hnmmmgh ulannn şanslı pezvennkkhhh"

Gönderen: Serafettin Sarikaya
E-Mail: S.Sarikay@t-online.de
ADI: Müjde
FIKRA
Müjde Koca: "Müjde karicigim, hani daha pahali bir evde oturalim diyordun ya, en sonunda istedigin oldu...." dedi. Kadin: "Tasiniyor muyuz?" diye sevincle sorunca, kocasi : "Yok canim, ev sahibi kirayi arttirdi da".

Gönderen: Ömer Fatah ŞİMDİ
E-Mail: yavuzb service.raksnet.com.tr
ADI: DOPİNG
FIKRA
Temel 100 metre yarışından önce doping almış,sonra anlaşılmasın diye sonuncu olmuş.... Muhahahahihoho

Gönderen: Ömer Fatih Şimdi
E-Mail: yavuzb service.raksnet.com.tr
ADI: tanıdıklar
FIKRA
Temel bir gün uçağa binmiş bi bakmış bi ingiliz,bi fransız,bi alman,bi de rus... Bizimkizi bakmış bak mış LAN GENE Mİ SİZ GELDİNİZ DEMİŞ

Gönderen: ismet emirhan
E-Mail: iemirhan@hotmail.com
ADI: Korsan Temel
FIKRA
Temel',n her konuda yarıştığı bir arkadaşı varmış ve bu arkadaşı birgün uçak kaçırmış. Temel, arkadaşının bu hamlesinin altında kalmamak için gitmiş Karaköy-Galatasaray arasında çalışan nostaljik tramvayı kaçırmış. Not: Bu fıkrayı anlayabilmekiçin sözkonusu tramvaya binmek gerekir. İstanbul dışındaysanız ve bu tramvayı bilmiyorsanız ve de anlamak istiyorsanız İstanbul'a gelmeniz gerekiyor.(HoHoHo Çok komik)

Gönderen: İsmet emirhan
E-Mail: iemirhan@hotmail.com
ADI: Dil Sorunu
FIKRA
Abdürezzak: Temel hadi Picasso'nun sergisine gidelim. Temel :Yok hocam ben gelmiyorum. Abdürezzak: Neden yaw. Picasso dünyanın en iyi ressamıdır. Temel : Hocam gelirdim ama ben İtalyanca bilmiyorum.

Gönderen: Tunc AKSU
E-Mail: taksu@ykb.com
ADI: YASLI TEMEL
FIKRA
TEMEL ILK CINSEL TECRUBESINI 50 YASINDA YASAMIS. TABII HEYECANA DAYANAMAYIP HAKKIN RAHMETINE KAVUSMUS. YUZUNDEKI GULUMSEME 3 GUNDE GECEBILMIS. TABUTU KAPATMALARIDA 3 HAFTA SURMUS.

Gönderen: B A
E-Mail: temel@k.denizalti.nobrain.tr
ADI: Cetin'in devami
FIKRA
Cetin okulunu bitirmis buyuk adam olmus. Gazeteye is ilani vermis. Aklimi kaybettim hukumsuzdur.- Cetin Beyinsiz

Gönderen: hakkı kıvanç
E-Mail: feyza@iname.com
ADI: Bir iyi bir de kötü haber
FIKRA
Sonunda o meşum gün gelir çatar. Doktor hastasına o güne değin yapılan tahlillerin Sonuçlarını açıklayacaktır. "Size bir kötü, bir de daha kötü haberim var," der doktor. "Önce kötü haberi vereyim. Test sonuçlarına göre 24 saatlik ömrünüz kalmış." Adam yıkılır. "Hayır olamaz. Buna inanamıyorum... Fakat, fakat bundan daha kötü nasıl bir haber olabilir?" Doktorun yanıtı kısa olur: "Dünden beri size ulaşmaya çalışıyorum"


ADI: TAKSIMETRE


Gönderen: Ahmet Erdem
E-Mail: e102792@orca.cc.metu.edu.tr
ADI: ygdgd
FIKRA
Amerikalilar soguk savas doneminde Sovyetler Birligi'ne gonderilmek uzere ajan yetistiriyorlarmis.Once doga sartlarina karsi ajani 3 sene egitmisler.Sonra 2 sene Rusca oretmisler ve 1 sene de Rus kulturunu ogretmisler Egitimin sonunda ajani Sibirya'da bir ussun yanina parasutle ajan inmis.Etraf karanlik ilerde bir isik var. Ajan oraya dogru gitmis.Kapiyi acan ev sahibine afedersiniz buralarda bir us varmis acaba nasil gidebilrim? diye sormus.Ev sahibi sen Amerikali misin ?diye sormus yok canim nerden cikardin demis ajan ev sahibi israr etmis.Sonunda ajan israrina dayanamayip evet demis ben Amerikaliyim Peki nasil bildin? Ev sahibi:
Buralarda hic zenci bulunmaz da .

Gönderen: Adem Kacemer; Avusturya; Viyana
E-Mail: yok
ADI: parasiz Adam
FIKRA
Adi herifler, üc kisi geldiler üstüme üstüme geldiler, ya parani, ya namusunu dediler, bes kurus verdiysem serefsizim.

Gönderen: Adem Kacemer, Avusturya, Viyana
E-Mail:
ADI: Allah öldürmez
FIKRA
Temel bir gün 100 Katli bir binadan düsmüs ölmemis, neden?
cevab.............öldürmeyen Allah öldürmezzzzz.

Gönderen: Adem Kacemer, Avusturya, Viyana,
E-Mail:
ADI: ucak mezarliga düsmüs
FIKRA
Dört kisilik bir egitim ucagi karadenizde mezarliga düsmüs,
Lazlar 80 cese cikarmislar ve ölü sayisinin artmasindan korkuyorlarmis.

Gönderen: Adem Kacemer, Avusturya, Viyana
E-Mail:
ADI: Parasüt
FIKRA
Lazlar yeni bir Parasüt icad etmisler,
yere carpinca aciliyormus.

Gönderen: Adem Kacemer, Avusturya, Viyana
E-Mail:
ADI: Cuma namazi
FIKRA
Karadenizliler neden persembe gunu fikra anlatmazlar?
cevab:Cuma namazinda gümezinler diye.

Gönderen: Barış
E-Mail: xerox@kocbank.com.tr
ADI: inat
FIKRA
KADIN 50. katın penceresinden bakarken aşağı düşer, kırkıncı katta bir adam belinden yakalar: "Bu akşam benimle olursan, seni kurtarırım!" "Ben bildiğin kadınlardan değilim!" "O halde güle güle!" Kadını otuzuncu,yirminci katta da yakalarlar, aynı teklifi yaparlar,kadının cevabı değişmez: "Ben bildiğiniz kadınlardan değilim!" Onuncu kata yaklaşırken kadın başına gelecekleri anlar ve inadından vazgeçer, onuncu katta yakalayana kendisi teklif eder: "Beni kurtarırsan bu gece seninle kalırım!" "Geber pis orospi!"

Gönderen: c.Hakan Hatunoğlu
E-Mail: bilnet2@superonline.com
ADI: yilan sokmus
FIKRA
Temel'le Dursun birgün ava gitmisler.Bu arada Temel sikismsi. Clilarin arasina dogru isini yaparken bir yilan firlayıp isirmisi orasından.Temel feryat ederek Dursun cep telefonunu uzatarak..
-Cabuk ilk yardımu ara. Dursun aramis.Durumu anlatmıs.Telefonun ucundaki yardim eden kisi baslamıs ilk yardimi nasil yapacaagini anlatmaya.
-Once isirilen yeri hafifçe yarın..Dursun
-Evet anlatın..
-Sonra yilanin isirdigi yeri emip emip tukurun...
Demeye kalmamis Dursun Temel'e donerek ...
-Temel hic sansin yok oleceksin.

Gönderen: umit ergin
E-Mail: 173250ue@student.eur.nl
ADI: ha ha kazikladim
FIKRA
Temel gunun birinde istanbuldan koyune kahkahalar icinde geri donuyormus bunu duyan koyluler temel neden guldugunu sormuslar, Temelde otobus soforunu kazikladigini soylemis koyluler nasil ya diye sormuslar. temel demiski: istanbulda gidis-gelis bileti aldim; su anda geldim fakat geri gitmeyecegim

Gönderen: AS
E-Mail:
ADI: HATIRLA ULA HATIRLA
FIKRA
Nato da komutanlar arlarinda konusuyorlarmis her Ulkenin komutani kendi askerinin daha dayanikli ve ser verip sir vermyecegini idda ederler neyse her ulkeden bir asker cagirirlar ve bir sir verirler kimseyede ne olursa olsun soylemiyeceksin diye tembih edeler Sonrad o Askerler i sorgulamak icin en usta iskencecileri gorevlendirirler Alman Askerini cagirirlar baslarlar sorgulmaya Alman askeri 2 saat sonra bulbul gibi oter ve kenisine verilen sirri soyler Italyan Askeri 3 ssat sonra oter Yunan Askeri 1 gun sonra oter Bizim Temel i alirlar sorguya 1 gun 2 gun 3 gun 1 hafta Temeli konusturamazlar Turk kumandani tebrik ederler ve Temeli saliverirler Bizim Temel cikar cikmaz hemen kosar ve kafasini duvarlar a vurarak bagirir - Hatirla ula neydi hatirla

Gönderen: Kök üç
E-Mail: Kök İki
ADI: YARIŞ
FIKRA
Temel ile Dursun 21. katın penceresiden asılma yarışı yapıyorlarmış. rahmetli Dursun kazanmış. (Hi Ho Ho Hoowww!!!)

Gönderen: Zeynel Gül
E-Mail: ZeynelQ@guel.com
ADI: BİR ALMAN, BİR AMERİKAN, BİR KARADENİZLİ
FIKRA
Bir Alman, bir Americalı ile bizim Karadenizli Temel İstanbul'u gezmeye çıkarlar. Alman: Yahu şu İstanbul denilen şehire bakın, sokaklaro sokak değil, yolları yol değil, deyince Amerikalı: Tamam, tamam! der. Şu sizin meşhur Almanya'nızı da gördük, siz bizim Amerikayı görmelisiniz!! Tüm İstanbul görünen bir tepeye geldiklerinde Alman tekrar başlar: Şu İstabul'a bir bakın evleri dahi ev değil. Sözü alan Amerikalı: Sanki sizin Almanya'nın evleri evmi? Bizim Amerika da 100 kat, 200 katlı binalar var... Sabahtan bu yana hep yerilen Temel'in tepesi atar. Atmayın ulan!.. der. Sanki 200 katlı binalarınız çok mu yüksek. Ben köyde bir ev yaptırdım, çatıyı yapan usta on sene önce çatıdan düştü hala yere inmedi..

Gönderen: Zeynel Gül
E-Mail: Zeynel@guel.com
ADI: BİRA MI GETİRDİN?
FIKRA
Delikanlı bir Almanında bulunduğu gemi okyanusta batar. Yüzerek bir adaya ulaşan Alman beş-on yıl tek başına bu adada yaşarken, bir sabah bakarki çok güzel bir kız yanına geliyor. Kız Almanca: Haydi! der, artık tüm istediklerine kavuştun. Öyle mi? der Alman, Biralarım nerede?

Gönderen: m.otuken
E-Mail: e079702@orca.cc.metu.edu.tr
ADI: ali
FIKRA
ali bir gün daga çikmis....söyle derin bir iç geçirip genis vadiye bakmis: ulan dünya amma büyükmüs be..... ::

Gönderen:
E-Mail:
ADI: KAMUFLAJ
FIKRA
Temel ve Dursun aynı köyün iki delikanlısıdır.Yaşları yirmiyi bulur ve askere giderler.Her ikiside çakı gibi askerdirler.Günler,aylar geçer ve bizim iki karadenizlinin başarıları artar.Bizimkiler en iyilerin seçileceği tatbikata aday olarak giderler.Tatbikatın ana konusu kamuflajdır.Temel,dursunve diğer adaylar tatbikatın olacağı meydana toplanır.Askerlerden istenen bu boş arazide en iyi kamuflajı yapmaktır. askerler dört bir yana dağılarak,saklanmaya başlarlar.Temel ve Dursun saklanmaya çalışırken iki tane boş çuval bulurlar.Temel birine Dursun birine girer.Diğer askerlerin denetimi bitmiş sıra bizimkilere gelmiştir.Komutan dursunun çuvalının başına gelir.Çuval'a bir tekme atar. Dursun havv!!! havv!!! diye bağırır.Komutan içinden "aferin iyi kamuflaj yapmış diye mırıldanır.Sıra temelin çuvalına gelir ve ona'da bir tekme atar.Çıt yok.birdaha tekme gene çıt yok.Komutan dayanamaz ve öyle bir tekme vururki temel acısından bağırır.PATATES!!!, PATATES!!!.

Gönderen: yolcu
E-Mail: etiryaki@mailcity.com
ADI: BABASININ OGLU
FIKRA
Adamin biri hastanedeymis ve oglu olacakmis. fakat cocugun disari cikmasi biraz gecikmis.
Cocuk bir ara basini disari cikarmis ve "nerde o babam olacak essoglu!" demis ve iceri girmis.
iki uc dakika sonra tekrar basini cikarmis " o babam olacak essogluesek nerede ? onu getirin demis.ve iceri kacmis
Cocuk boyle iki uc dakkada bir cikip "o essoglu esek babam nerde ? deyip iceri kaciyormus.
Neyse babayi bulup getirmisler.
Cocuk cikinca sen misin lan benim babam ? demis. Adam evet deyince cocuk adamin suratina ardarda birkac yumruk indirmis. Adam afallamis tabii. "Oglum niye vurdun ? "deyince
Cocuk "Niye lan sen her gece benim kafama vururken iyi miydi ? demis
ADI: En temiz hayvan
FIKRA
Temele hocasi birgun 'Temel soyle bakim bu alemdeki en temiz hayvan hangisidir?' Temel hemen Hocam 'Hamam Bocugu' demis..

Gönderen:
E-Mail: yalcincan@ihlas.net.tr
ADI: temel
Datum: 19 Apr 1998
Name des Remote-Computers: 208.14.6.102
FIKRA
Temel bir gün e-5 karayoluna ters yönden girmiş. Bunu fark eden trafik polisleri yol üzerinde seyreden araçları uyarmak için telsizden "e-5 te bir araç ters yönde seyretmektedir." diye anons yapmışlar. Bunu duyan Temel "Ulan pi tane olirmi punların hepsi ters geleyi" demiş.

Gönderen:
E-Mail: sealtun@ug.bcc.bilkent.edu.tr
ADI: aslan ve temel
Datum: 20 Apr 1998
Name des Remote-Computers: egzos-2-cisco7010.bcc.bilkent.edu.tr
FIKRA
Bir gun temel ve dursun ormanda kamp kurmuslar. Birsabah bir aslanin kukreme sesiyle uyanmislar.Temel hemen spor ayakkabilarini giymis, baglarini baglarken Dursun ula Temel ne bu telas aslani gecebilecegini mi dusunisin deyince Temel ula SENI GECSEM YETER demis.

Gönderen:
E-Mail: hw52359pop.vub.ac.be
ADI: soguk savas
Datum: 23 Apr 1998
Name des Remote-Computers: twepc34.vub.ac.be
FIKRA
Karadenizlilerle ruslar soguk savastalar.
lazlar albombalarini ruslara firlatiyorlarmis, ruslarda bombanin pimini cekip geri lazalara firlatiyorlarmis

Gönderen:
E-Mail: filoto@escort.net.tr
ADI: Sarkı
Datum: 25 Apr 1998
Name des Remote-Computers: 195.64.131.228
FIKRA
Bir gun uc dilsiz adam karsilasiyorlar! İsaretlerle birbirine merhaba diyorlar! Adamin birisi'' Hayrola cok yorgun gorunuyorsunuz?''(isaretle sordu) Obur ikisi ''Ellerimiz agriyor,dun sabaha kadar sarki - turku soyledik da '' isaretle cevap vermisler.

Gönderen:
E-Mail: filoto@escort.net.tr
ADI: Sarkı
Datum: 25 Apr 1998
Name des Remote-Computers: 195.64.131.228
FIKRA
Bir gun uc dilsiz adam karsilasiyorlar! İsaretlerle birbirine merhaba diyorlar! Adamin birisi'' Hayrola cok yorgun gorunuyorsunuz?''(isaretle sordu) Obur ikisi ''Ellerimiz agriyor,dun sabaha kadar sarki - turku soyledik da '' isaretle cevap vermisler.

Gönderen:
E-Mail: filoto@escort.net.tr
ADI: Tek ayakli sprinter
Datum: 25 Apr 1998
Name des Remote-Computers: 195.64.131.228
FIKRA
Birgun Madonna bir musabaka ayarlamis.Herkimse ona yetisirse ona sahip olacak.Buyuk kalabaligin arasindan Madonna Ferrari'siyle otobana cikiti. Gazladigi an kalabalik pesinden kosmaya basladi.Gazlayince kalabalik azaliyordu.Ferrari'nin hizi 250km/saatte yaklasinca pesinden tek bir kisi kosuyordu-o da tek ayakliydi.Madonna hayret etti ve arabasini durdurdu.Arabasindan cikti 'Artik bana sahipolabilirsin'' dedi Tek ayakli adam ise soyle dedi ''Yooo...once beni bu arabaya baglayana sahipolacagim!!!!!''

FIKRA
Bizim vatandas riza kamyonuyla istanbuldan marasa malzeme goturuyormus hva kararmis o anda radyodaki haberleri dinliyormus. Dikkat istanbul ankara arasinda yabanci cisimler gorulmustur eyer yabanci bir yaratikla karsilasirsaniz 1.50 cm boyunda iri kafali buyuk buyuk gozleri olan sakin korkutmayin tam tersine iyi yaklasin nerden geldigini sorun ismini sorun kendinizi tanitin demis. Bizim vatandas riza bunu dinlemis epey yol aldiktan sonra bizim rizanin tualeti gelmis. Kamyonunu yolun kenarina birakip tarlaliga dogru yurumus orda gordugu caliliga yaklasmis tam tuvaletini yapiyormuski o da ne amanin amanin caliliklarin dibinde radyodaki tarif ettikleri yaratik . Bizim vatandas riza korkarak sessiz bir tonla benim adim riza seninki ne demis calilarin arasindaki yaratik yavas yavas bugmeye baslamis bir yandanda pantolonunu toplayarak benim adimda erzurumlu hasan tanistigimiza memlun oldum demis....

YENGEÇ YAVRUSU
FIKRA
Küçük bir yengeç yavrusu denizin dibinde ağlıyormuş.Bunu gören bir balık ne olduğunu sormak için yavru yengeçin yanına yaklaşmış. _Ne oldu yavrum niya ağlıyorsun. Demiş _ Oda dün akşam annem bir partiye gitti hala gelmedi demiş.

Gönderen:
E-Mail:
Datum: 08 May 1998
Name des Remote-Computers: 193.243.217.2
ADI
ERKEK VE FEMİNİST
FIKRA
Duygu Asena, yolda yürümektedir. Parkın birinde Küçük Asım’ı masum masum oynarken görür: "N’apıyorsun sen evladım?" diye sorar. Küçük Asım: "Feminist yapıyorum teyze" der. Asena, doğal olarak birtakım çamurlarla nasıl feminist yapılabildiğini merak eder. Küçük Asım anlatır: "İşte, şu çomakları şu çamurdan bedene yapıştırıyorum, otlardan saç yapıyorum, gazoz kapağından şapka, sonra üzerine sıçınca feminist oluyor!" Duygu Asena, duygulu bir kadın olarak sinirlenir ve çocuğa bir şaplak patlatır. Ertesi gün Küçük Asım’ı yine görür ve akıllanmıştır umuduyla yine sorar: "N’apıyorsun evladım?". "Feminist yapıyorum teyze".. nasıl yapıldığı konusunda da yine aynı cevabı alınca, bu sefer adamakallı döver. Bu, bir hafta boyunca böyle gider. Asena, feminist inadıyla hala Asım’a eğitim amaçlı dayaklar atmaktadır. Nihayet birgün, Küçük Asım, farklı bir cevap verir, "Erkek yapıyorum" der. Asena, büyük bir zevkle "Nasıl yapıyorsun evladım?" diye sorar. Çocuk anlatır: "İşte, şu çomakları şu çamurdan bedene yapıştırıyorum, otlardan saç yapıyorum, gazoz kapağından da şapka yapınca erkek oluyor!". Asena, merak içerisinde sorar: "Eeee, üzerine sıçmayacak mısın?". Küçük Asım, sırıtır: "Yok teyze, üzerine sıçarsam, feminist olur."

Gönderen:
E-Mail:
Datum: 09 May 1998
Name des Remote-Computers: port600.sim.net.tr
ADI
ŞEMSİYE
FIKRA
Susuzluktan kıvranan bir köy halkı, nefesi kuvvetli, "Bir dua etti mi gökten rahmet boşalıyor" diye namı yürüyen kasabadaki hocaya haber salıp getirmişler. O gece hoca efendi, bir güzel ağırlanmış, yedirilmiş, içirilmiş sabah namazından sonra hep birlikte yağmur duasına çıkılmış Hoca dua etmiş, köylü ellerini açıp amin demiş, dua bitmiş, köye dönüyorlar, onlar yağmur beklerken hava açmış, pırıl pırıl güneş... Köye yaklaşırken,homurtular başlamış: -Ne biçim hoca bu yahu? -Hani bir okuyacak bir üfleyecek, gök gürleyecek yağmur yağacaktı... -Güya karşı köye gitmiş, daha ellerini açıp duaya başlarken, gökten rahmet boşanıvermiş... Sonunda muhtar hocanın yakasına yapışmış: -Hani hoca yağmur yağacaktı ne oldu? Hoca dönmüş: -Size yağmur yağmaz! -Niye yağmasın? Hocaysa hoca, duaysa dua, daha ne istiyorsun? -Siz bana güvenmediniz! -Ne demek güvenmedik? Güvenmesek kasabadan alır buraya getirir miydik? Aldık, getirdik, paranı peşin verdik, sen dua ettin, biz amin dedik, daha nasıl güveneceğiz? -Siz yalnız bana değil, töğbe estağfurullah, Allah'a da güvenmediniz... Sizin kalbiniz bozuk! Köylü hep birden itiraz etmiş: -Haşa sümme haşa, nereden çıkarıyorsun bu lafları? Hoca efendi elindeki şemsiyeyi göstermiş: -Bre zındıklar eğer güvenseydiniz, hepiniz yağmur yağacak diye şemsiyelerinizi yanınıza alırdınız. Hani nerede şemsiyeniz? Bir ben güvendim, şemsiyemi aldım o da yetmedi!...

Gönderen:
E-Mail:
Datum: 11 May 1998
Name des Remote-Computers: proxy-bs.datanetworks.ch
ADI
Ozledim
FIKRA
Temel, bir Fransiz ve bir Amerikali ile issiz bir adadaymis. Bir gun iyi huylu bir deniz perisi gelip demis ki:
- Uzun zamandir izliyorum sizi. Geminiz battiktan sonra cok aci cektiniz. Dileyin benden, ne dilerseniz.
- N'olur beni Fransa'ya gorder, demis Fransiz. Hoop gitmis Paris'e.
- Beni de Amerika'ya lutfen demis Amerikali ve oda hoop California'ya.
Sira Temel'e gelmis. Dusunmus, dusunmus.
- O Fransiz ile Amerikali usaklari cok ozledim. Cagir onlari geriye.

Gönderen:
E-Mail:
Datum: 11 May 1998
Name des Remote-Computers: proxy-bs.datanetworks.ch
ADI
BURUN
FIKRA
Burun
Temel satilik papaganlari inceliyormus.
En pahali papaganin onunde durmus:0.
-Ne konusuyor?
-Ingilizce, Fransizca, Almanca
-Kac paradir.
-On milyon
-Lazca biliyormu?
Bilmiyor
Temel papaganin burnunu oksamis;
Bu burunla yazik, demis.
TEMEL
FIKRA
TEMEL BİR GÜN İŞTEN DÖNERKEN KAMYON ALTINDA KALIR ÖLÜRKEN AĞZINDAN ÇIKAN SON KELİMELER ŞUNLAR OLUR PLAKA ALDINIZ MI?DAA

Gönderen:
E-Mail:
Datum: 15 May 1998
Name des Remote-Computers: l071.as5300.ppp.doruk.net.tr
ADI
papa
FIKRA
papa 2. jean paul önemli bir konferansa geç kalmiş atlamis limusinine şöföre acele etmesini söylemiş şöförde aheste aheste yola koyulmuş hızlı gitmesini söyledikçe şöför ağırdan aliyormuş 2-3 ikaz ettikten sonra bakmiş olmayacak çek kenara bakiyim ben kullanayımda araba nasıl kullanilir öğren, papa direksiyona oturmuş bastıkça basmış gaza az sonra trafik polisleri takılmış peşlerine zorda olsa durdurmuşlar arabayı polislerden kıdemli olan diğerine git şu manyağın cezasını yaz kimmiş öğren deyince polis arabanın yanına gider ve camı tıklatır cam acılır, polis birde bakar ki papa iyi günler diyerek geri döner polis arkadaşı sorar kimmiş arabadaki öğrendinmi diye sorar polis cevap verir valla kim olduğunu göremedim ama şöförü papaydı der

Gönderen:
E-Mail:
Datum: 16 May 1998
Name des Remote-Computers: line52.deltacity.net
ADI
kazak
FIKRA
adamin biri kazak bulmus yolda giderken almiskazagi giymis bunu gören bir kadin hirsiz var diyebagir mis hahahahahahahahahahahahahahahahahahahahahahahahahahahahahahahahahahahahaha

Gönderen:
E-Mail:
Datum: 19 May 1998
Name des Remote-Computers: 142.204.229.28
ADI
YARISMA
FIKRA
BIR GUN TURK, ALMAN VE FRANSIZ YARISMADALARMIS. SORUYA ILK CEVAB VEREN KAZANACAKMIS.
SORU: ITALYA'NIN EN MESHUR YEMEGI?....BIZIM TURKTE YARISMA YERINE SIPASI ILE GELMIS,
CAMA BIR BAKIYOR SIPASI IPINDEN KOPMUS GIDIYOR...ANIDEN BIZIM TURK " AMANIN
KOSUVENG SIPAGETTI" DEMESIN MI? VE BOYLELIKLE YARISMAYI BIRINCI OLARAK BITIRMIS
OLUR..HEHHEHEHEH NASIL AMA..TURKLER NUMBER #1.. BU KADAR UMARIM BEGENIRSINIZ!

Gönderen:
E-Mail:
Datum: 19 May 1998
Name des Remote-Computers: 142.204.229.28
ADI
MACERA " ATTIM KAFADAN EHHH SONA SIZ KARAR VERIN UYMUSMU UYMAMISMI?"
FIKRA
BIR GUN ALMAN, FRANSIZ VE TABI BIZIM TURKOLARDAN BIRI UCAKTALARMIS BERABER. ANIDEN
NE OLDU ISE UCAKTA PATLAMA OLMUS VE HEMEN HERKESIN UCAGI TERKETMESI ISTENILMIS.
ALMAN ATLAMIS AMA OLMUS. FRANSIZ SEN ATLA DEMIS TURKE. TURKTE KELIME-I SAHADET
GETIRMIS ATLAMIS. BUNU GOREN FRANSIZ TURKUN DEDIGINI DEMEYE CALISMIS SOYLE DEMIS:
ESEDEN KOSEDEN HAYDA!" EHHEHE AMA MUBAREK OBUR DUNYAYI BOYLAMIS..NASIL? HADIN BUGUNLUK BU KADAR
SIZE IYI GULMELER. YAZAN SIRIN!

Gonderen: CTuZe
E-Mail:
Datum: 24 May 1998
Name des Remote-Computers: 195.33.208.38
ADI
Temel & Tursun
FIKRA
temel & tursun karanlık bir tepe üstünde 1 şey görmüşler. temel bence bu bir keçi demiş. tursun ise bence bu olsa olsa kartaldır demiş. keçiydi kartaldı bir tartışmaya girmişler.Sonra o tepeye çıkarak havyanı görmeye gitmişler. Tam yaklaşırken o hayvan uçarak kaybolmuş. bunun üzerine tursun ula temel ben sana demedimmi kartal diye. Temel şaşkın bir ifadeyle ula ömrümde ilk defa uçan bir keçi gördüm demiş.

Gonderen: Vahap BEKTAŞ
E-Mail:
Datum: 24 May 1998
Name des Remote-Computers: 195.33.208.38
ADI
Ateist
FIKRA
Ateist'in biri dağ başında kayak yaparken ıssız bir yerde uçurumda aşağı düşmeye başlamış.(fikra bu ya) aniden bir dal parçasına tutunmuş ve can havliyle imdat yokmu kurtaran diye bağırmaya başlamış. Derken o onda belirsiz bir yerden ulvi bir ses duyulmuş. "Kulum seni ancak ben kurtarırım." Ateist biraz şaşkınlık biraz tereddütten sonra tekrar bağırmaya başlamış. İmdaaat yokmu başka kurtaran..!

Gonderen: CTuZe
E-Mail:

Datum: 24 May 1998
Name des Remote-Computers: 195.33.208.38
ADI
hasta
FIKRA
yaşlı bir adam doktora gider.Doktor sorar neyin var amca. bu bacağım çok ağrıyor. yaşlılıktandır amca yaşlılıktan. iyi ama öteki bacağımda aynı yaşta o niye ağrımıyor..?

Gonderen: CTuZe
E-Mail:
Datum: 24 May 1998
Name des Remote-Computers: 195.33.208.38
ADI
metres
FIKRA
2 samimi zampara arkadaş yolda giderken karşıdan gelen 2 kadın görürler.bir tanesi "şu karşıdan gelen 2 kadın varya onlardan biri benim karım biride metresim" der.diğerinin rengi kaçar.ne oldu neyim var hastamısın ? hayır. O halde... o 2 kadın varya... eee... onlardan biri benim karım biride metresim....!!!!

Gonderen: CTuZe
E-Mail:
Datum: 24 May 1998
Name des Remote-Computers: 195.33.208.38
ADI
işsiz
FIKRA
adamın biri iş için bir şirkete başvurur.görevli sorar : neden iş arıyorsunuz.
işsiz olduğum için. mesleğiniz nedir. Pariste timsah avlarım. İyi ama kardeşim pariste timsah bulunmazki.. Ben niye işsizim zannediyorsunuz ... :)

Gonderen: CTuZe
E-Mail:
Datum: 24 May 1998
Name des Remote-Computers: 195.33.208.38
ADI
yarışma
FIKRA
Temel ile Tursun camdan aşağı sarkma yarışması yapıyorlarmış. Yarışmayı rahmetli Temel kazanmış. :) :) :) (anonim)

Gonderen:
E-Mail:
Datum: 25 May 1998
Name des Remote-Computers: proxy.zadkine.nl
ADI
ano
FIKRA
adamin biri denize girmeye bayilirmis bir gun denize girmis bayilmis

Gonderen: champgs
E-Mail:
Datum: 25 May 1998
Name des Remote-Computers: 208.14.6.102
ADI
SIYASİ SUÇLU
FIKRA
Adamın birinin papağanı varmış herşeyı konuşurmuş.Bırgün faşistler yürüyüş yapıyorlarmış.Papağan onlara pis faşistler dıye bağırmış .Faşistler çok kızıp adamın dükkanını darmadağın etmışlerAdam çok kızmışpapağana bır daha böyle bırşey yapmamasını söylemış.ertesi gun komınıstler yuruyuş yapıyorlarmış.Papağan bu sefer pis kkomınıstler dıye bağırmış.komınıstler çok kızıp adamın dukkanını dağıtmışlar adam çok kızıp papağanı kumese kapatmış.Oradakı tavuklar hoşgeldın dıyerek papağanla dalga geçmışler.Papağanda onlara susun orospular ben sızın gıbı fuhuştan gırmedım SIYASETTEN GIRDIM SIYASETTEN

Gonderen: TAYFUN YİĞİTOĞLU
E-Mail:
Datum: 26 May 1998
Name des Remote-Computers: 195.175.2.172
ADI
FIKRA
BİR GÜN TEMEL CEP TELEFONU ALMIŞ VE HAVA ATMAK İÇİN BİR RESTORANT'A GİTMİŞ. TELEFONU ÇALMIŞ,BÖBÜRLENE BÖBÜRLENE TELEFONU AÇMIŞ VE KONUŞMUŞ.DAHA SONRA GİTTİĞİ RESTORANA BİR JAPON VE BİR FRNSIZ GELMİŞ.FRANSIZIN TELEFONU ÇALMIŞ VE ODA KONUŞMUŞ FAKAT BİR DEĞİŞİK.TEMEL MERAK ETMİŞ VE SORMUŞ ''YAHU KARDAŞIM NASIL KONUŞTUN SEN ÖYLE'' DEMİŞ.ODA BİZDE TEKNOLOJİ O KADAR İLERLEDİ Kİ ALICIYI VE VERİCİYİ PARMAKLARIMIZA YERLEŞTİRDİK DEMİŞ.SONRA JAPONUN TELEFONU ÇALMIŞ. TEMEL KISKANARAKTAN GİTMİŞ VE SORMUŞ ODA BİZDE TEKNOLOJİ O KADAR İLERLEDİ Kİ ALICIYI VE VERİCİYİ AĞZIMIZA YERLEŞTİRDİK DEMİŞ.TEMEL İYİCE KISKANARAKTAN VE KURUFASULYEYİ FAZLA KAÇIRDIGINDAN DAAAARRRTT!!!! DİYE BİR SES ÇIKARTMIŞ.JAPON VE FRANSIZ MERAKLANMIŞ VE TEMELİN YANINA GİTMİŞLER VE TEMELE SORMUŞLAR ''NEYDİ O SES''.TEMELDE ONLARA BİZDE TEKNOLOJİ O KADAR İLERLEDİ Kİ BENDE FAKS ÇEKTİM DEMİŞ.
ADI MADI YOK TEMEL ISTE BU !!!!!
FIKRA
Temel'in on ikinci oglunu askere cagirmislar, ondan önceki on bir tanesi askerde öldügü icin Temel itiraz etmis, -Söyleyin padisahiniza penum seyime guvenip saga sola savas acmasun.
Temel her yerde "püf, püf, püf" diye dolasiyormus. Nedenini soranlara söyle diyormus: -Pen titiz usagimdur, cendime toz kondurmama
Idam cezalarinda mahkum istedigi ölüm tarzini secebiliyormus. Temel, AIDS ile ölmek istedigini belirtmis. Sirngayla HIV virüsü zerkedip sonra salivermisler. Temel sevinc icindymmis. -Aldattum onlari, diyormus. Kurtuldim sayilir. Siringa yapilirken prezervatif kullandum.
Lazistan'i gezmekte olan turist, -Allah Allah, burada herkesin biyigi var, demis. temel, burnuna dikkat cekerek, -Piz onemli ve degerli seylerun altini cizeruz,
Temel tuvalette yaninda iseyen adama soruyor, -Sen Oflu misun? -Evet. -Seni Sünnetci Cemal mi kesti? -Evet. Nerden pileysun? -Hacan temunden beri ayaguma iseysun.
Hoca vaaz veriyor. -Abdest ibadetin en saglam temelidir. Temel, -Nasil saglam temeldir o, bir osuruga cökeyi.
Temel BMW almis ve on saatte Trabzon'a varmis. Dönüste, BMW ile geri gelecegim karsilayin diye istanbul'a telgraf cekmis. Temel 40 saat sonra varmis, merakla sebebi sorulunca: -Pu BMW'lerin ileri pes vitesi, ceride ise sadece pi vitesi var.
Eeeeeeee arkadaslar bu kadar yeter ... sizde yazinda bu kadar yazin....

Gonderen: Semra
E-Mail:
Datum: 28 May 1998
Name des Remote-Computers: wdns-01.magna.com.au
ADI
NE ADI YAAAAAA.. FIKRA BU......
FIKRA
Askerde komutan okuma bilenlerin öne cikmasini istemisti. Ortaya firlayan bir tanesinden süphelemis. Tekrar sorunca, asker, - Okumam yazmam yok, ama Kayseriliyim, demis.
Kayseri'ye yeni gelen yabanci, ayakkabisini boyatirken boyaciya takilmis: - Siz Kayserililer esegi boyayip babaniza satarmissiniz. Nasil yapilir bu is? Boyaci, firca sallamayi sürdürerek: - Iste, demis, esegi böyle boyariz!
Kayserili tras olacakti. Berber << buyurub >> deyip döner koltugu gösterince koltugu cevirdi, sirti aynaya gelecek sekilde oturdu. Berber sasirdi: - Beyefendi, neden ters oturdunuz? Kayserili, telassiz: - Sabah sabah, dedi, Gayserili yüzü görmek istemem de...
Temel, Cemal'e sormus,
-Istanbul'dan Ankara'ya kac kilometre?
-Dortyuz elli.
-Ankara'dan Istanbul'a
-Dort yuz elli, ayni mesafe
-Oyle olmayabilir. Seker Bayrami'ndan Kurban Bayrami'na 2, Kurban Bayrami'ndan Seker Bayrami'na 10 ay var.
Alman TV muhabiri, sokakta karsisina cikanlara ayakustu soruyor: - ismi "B" harfiyle baslayan uc Alman buyugunu hemen sayar misiniz?.. Kime sorsa ayni yanit: - Beckenbauer, Bonhoff, Breitner... - Breitner, Beckenbauer, Bierhoff... Bu muhabbet belki yuzuncu kez tekrarlaninca dayanamiyor muhabir... Ve soruyor: - iyi de kardesim.. Beethoven, Bach ve Brahms... Onlar ne oluyor?.. Sisman Alman bir sure kafasini kasiyor: - Kusura bakmayin, diyor, ben sadece 1'inci ligde oynayanlari taniyorum...
BUNLAR ADSIZ....
FIKRA
Refah Partisi ile kadinlarin giyimi arasinda nasil bir oranti var? Ters oranti. Cunku Refah acilinca kadinlar kapaniyor, Refah kapaninca kadinlar aciliyor!
*******************
Karadeniz kiyisindaki otele tam pansiyon kalmaya gelen istanbullu turist iki gun sonra feryadi basmis: - Seyahat acentasi bizi buraya yollarken "yemekte serbest secim" diye yolladi. Oysa iki gundur yemeklerde hamsiden baska birsey yok. Nerede serbest secim? Otelci durum aciklamis: - ister yersiniz ister yemezsiniz. iste size serbest secim...
******************
Personelin bina icindeki sigara yasagina uymamasi uzerine bir holdingin
gorunur yerine soyle bir yazi asilmis gecenlerde: "ictiginiz sigara benim elbiselerimi kirletiyor, cigerlerimi iradem disinda sigara dumaniyla dolduruyor. Ben de bira seviyorum. Uzerinize cisimi yaparak elbiselerinizi iradeniz disinda kirletsem memnun olur musunuz? Sigara icmediginiz icin tesekkurler."
*****************
Hamit Bey'in cok sevdiginden olsa gerek her yerde anlata anlata bitiremedigi fikrayi yayinliyoruz: Hayvanat bahcesinde bir kafeste biri yasli biri genc iki aslan varmis. Her gün yasli aslana yemek olarak koca bir parca et, genc aslana üc tane muz veriliyormus. Artik bir gün yasli olani dayanamamis ve sormus: -Neden bana hep koca bir parca et veriyorsunuz?... -Eee, tabii, sen aslansin, ormanlarin kralisin... diye cevaplamis bakici. Bu sefer genc aslan sormus: - Niye bana her gün üc tane muz veriyorsunuz? Bakici cevap vermis: - Seni maymun yerine koyuyoruz.
*******************
Ilkolkuda uc cocuk bebeklerin nasil dunyaya geldigini konusoyormus Dursun: -bizum ailede hep leylekler getirir. Fadime:-bizde gul bacesinde bulunur. Temelcik:- piz faciriz, pizde bebekleri annem kendisi yapayi!
********************
Temel mektub yaziyor. Cemal sorar: - Kime yazayisun? - Fadime`ye -Niye yavas yazayisun?? - Fadimenun okumasi kittir, daa
******************
temel bogazda tekneyle turist gezdiriyo bigun bi amerikaliyi aliyor basliyolar gezmeye..(sahildeki yer isimleri uydurma..) turist falanca sarayi goruyor ."bu ne kadar zamanda yapilmis diyor" temelde: 5 yilda diye cevap veriyor...herif:yazik bizde olsa 1 yil.. biraz sonra filan camiyi goruyo "bu nekadar zamanda yapilmis" diye soruyor..temelde.:"2 yil diye cevap veriyor.turist: yazik be bizde olsa 3 ay da biter diyor.temel uyuz oluyo duruma.. biraz sonra bi tarihi yapi daha goruyolar..gene soruyor turist.. temel..2 ay diyor.adam gene:yazik be bizde olsa 1 haftada biter.diyor. temel iyice killaniyor.tam o sirada bogaz koprusunun altina geliyor.. adam yukariyi gostererek bu kopru ne kadar zamanda yapildi diyor.. temel saskin saskin bakislarla kafayi kaldirip.. -hangisi ? bumu? bu dun burda yoktu yaa.. ******************
BU GUNLUK DE BU KADARRRRRRRRRRR........

Gonderen: CTuZe
E-Mail:
Datum: 28 May 1998
Name des Remote-Computers: 195.33.208.179
ADI
Bandırmaspor
FIKRA
Bandırmaspor bi gün kendi evinde önemli bir maça çıkıyor.Seyirci çılgınca takımını destekliyor.
BANDIRMA (şak şak şak) BANDIRMA (şak şak şak)
Bunun üzerine rakip takımın seyircisi tezahurata başlıyor.
BANDIRCAAZ (şak şak şak) BANDIRCAAAZ

Gonderen: Mehmet Ali Basoda ve Eyup Yilmaz ***Danimarka'dan***
E-Mail:
Datum: 29 May 1998
Name des Remote-Computers: 130.228.161.135
ADI
FIKRA
Temel birgün sokaktan geçerken 2 kisi görür. Biri ingiliz ve biride amerikali. Ingiliz parmaklarini kulagina koyar ve konusmaya baslar. Ona neyapiyorsun diye sorarlar ve oda derki. Benim elimde bir alici ve birde verici var böylece telefonda konusabiliyorum. Amerikali ise hiç birsey yapmadan konusmaya baslar. Ne yapiyorsun sen diye sorarlar. Benim kulagimda ve dislerimde alici ve verici var der. EN SONUNDA BIZIM TEMEL BUNLARI GÖRDÜKTEN SONRA SASIRIR VE NE YAPACAGINI BILMEZ. EN SONUNDA ZAAARRRRTTT DIYE OSURUVERIR. Sen ne yapiyorsun derler, ve Temel cevap verir. TÜRKIYE'YE FAX ÇEKIYORUM DER.

Gonderen: turgay
E-Mail:
Datum: 31 May 1998
Name des Remote-Computers: 195.174.135.130
ADI
bursa
FIKRA
adamın biri bursaya gitmek için otobüse binmiş muavin yanina gelerek nereye gideceğini sormus adam sert bir biçimde bursaya gidiyorim demiş,muavin tekrar sormuş nereye gideceksin demiş adam bursaya dedik ya demiş,bursada bir hafta kaldiktan sonra istanbula dönmek için yine ayni otobüse binmiş muavin yanina gelerek şimdi nereye gideceksin demiş adam İSTANBUL'a gideceğim ayaol demiş....
hahahahahahahahaha ne komik değilmi..

Gonderen: Semra
E-Mail:
Datum: 03 Jun 1998
Name des Remote-Computers: scache-02.magna.com.au
ADI
BENIM FIKRALARDA ISIM ARAMAYIN....
FIKRA
Temel'in tarlasini su basmis. Meraklilar toplanmis. aralarindan birisormus, -Suyun uzerinde hareket eden bir kasket var, ne olabilir?Cemal cevap vermis, -Biz Karadenizliler her kosulda tarlamizi sureriz.
*********
Karadenizlinin birisi bara girmis 'barmen bey'demis,'limonsiz tekila'Barmen: -- Beyefendi limonumuz kalmadi kusura bakmayin. portakalsiz versek olurmu?
**********
Temel apartmanin onunden gecerken balkonda bir kari koca nin kavga ettiklerini gorur,giderken adam balkondan karisini asagi atar,atar atmasina ama kadin temelin onundeki cop bidonuna kafa ustu cakilir Temel hemen kadinin yanina gider cop tenekesinde kadinin cansiz yatmakta oldugunu gorur,ve kendi kendine mirildanir ula bu daha kullanilirmis ne diye salak adam cope atti bu kariyi anlamadum demis. Temelin esi evden kacar,Temel cok kizar ve gider kendine yeni bir es bulur.Daha sonra gazeteye ilan verir,yeni es aldigimdan eskisihukumsuzdur. Temel her baliga gittiginde islak donuyormus babasinin dikkatini cekmis ve sormus ula Temel sen paluktan hep islak doneyursun nedendur daa.Temel cevap vermis pabacugum ben paluga cikinca sigara iceyurum baba,e oglum bunun islaklikla ne ilcusu var demis Temel pabacugum sigara bitunce denize atayirum sonsun diyede ustune basayurum onun icin islanayurum.
**********
Pansiyonda geceleyen Cemal sabah ayrilirken sorar: -Borcumu odeyebilir miyim? Pansiyoncu Temel: -Insallah!.
*********
Gecenlerde bir iktisat seminerinde kahve ve ihtiyac molasi verilmis. Konferans sirasinda arkadas olan uc uzman birlikte tuvalete girerek ihtiyac gidermisler. isini ilk bitiren ellerini yikadiktan sonra makineden pespese kurulama kagitlari alip ellerini kurulamis. Tam 16 tane kagit havlu harcamis. Ve arkadaslarina donmus: - Ben Bogazici mezunuyum, demis, bizim okulda once temizlik ogretilir... isini ikinci bitiren tek bir kagit havlu cekmis. Ellerini o tek havluya
dikkatle kurulamis. Diger iki kisiye donmus: - Ben ODTU mezunuyum, demis, bize okulda cevreciligi ogrettiler. Cok kagit harcamak cevreye zararlidir... Ucuncu kisi ne ellerini yikamis, ne kagit almis. Kendisine saskin saskin bakan arkadaslarina donmus: - Ben Bilkent mezunuyum, demis, bize okulda elimize isemeden cis yapmayi ogrettiler...
*********

Gonderen: Murat Gumustas
E-Mail:
Datum: 03 Jun 1998
Name des Remote-Computers: 194.200.57.1
ADI
Vatan neyindir?
FIKRA
Komutan Mehmete soruyor, "vatan senin neyindir", ::VATAN BENIM ANAMDIR komutanim diye bagiriyor. Sira Temel'e geliyor. Vatan senin neyindir asker, Temel: " VATAN MEHMET'IN ANASUDUR KOMUTANUM".

Gonderen:
E-Mail:
Datum: 03 Jun 1998
Name des Remote-Computers: 194.200.57.1
ADI
Karin agrisi
FIKRA
Mehmet'in askerde karni agriyor, sizlerin anlayacagi motoru bozmus. Ikila sikila doktora gidiyor, derdin ne evladim diyor doktor. Doktorum oyle bir duruma geldim ki, gun oliii corba diye icesim geli gun oli sucuk diye yiyesim geli!

Gonderen: Murat Gumustas
E-Mail:
Datum: 03 Jun 1998
Name des Remote-Computers: 194.200.57.1
ADI
Corba mi sucuk mu?
FIKRA
Mehmet'in askerde karni fazladan agriyor, sizlerin anlayacagi motoru bozmus. Istemeyerek doktora gidiyor fakat derdini nasil anlatacak? Doktor: evladim derdin nedir? Mehmet: doktorum gun oli corba diye icesim geli, gun oli sucuk diye yiyesim geli.................

Gonderen: Semra
E-Mail:
Datum: 03 Jun 1998
Name des Remote-Computers: scache-02.magna.com.au
ADI
ADLARINI BILMIYORUM AMA KENDIMI SAYFANIN BIR PARCASI GIBI HISSETMEYE BASLADIM ....õ¿õ
FIKRA
Cimri vede bos bogazin biri Hocaya: Ya nasrettin hoca demis demek parayi cok seviyorsun..Acaba neden ? Hoca cevabini yapistirmis. Senin gibilere muhtac olmamak icin.
*********
Sormuslar Hocaya:Cenaze tasinirken tabutun ne tarafinda Bulunulmali,onundemi,arkasindami,sagindami,solundami? diye. Hoca soyle bir kasilmis cevap vermis tabutun icinde bulunmayinda neresinde bulunursaniz bulunun!
******** Gorevli : Dogum gununuz Temel : 8 Nisan. Gorevli : Hangi yil ? Temel : Her yil !
*********
Temel, Idris ve Dursun fizik dersindeler..hoca sozlu yapmak icin Dursun`u kaldirmis: Kalk bakalim Dursun, sicak bir gunde arabanla gidiyorsun,sicak artti ne yaparsin? demis.. Dursun da cami acarim hocam demis. hoca atlamis: Hah iste o camdan giren ruzgarin ivmesi nedir? Dursun duvar tabi almis sifirini oturmus.. Temel fizikcinin lazlara kil oldugunu bildiginden korkmakta.. Hoca bu sefer kalk bakalim Idrus deyince Temel iyice korkar. Soyle bakalim Idrus sicak bir gun ve arabanla gidiyorsun.Sicak artti ne yaparsin? ceketimi cikaririm hocam. daha sicak? cami acarim. Hah camdaniren ruzgarin ivmesi ne? cevap yok tabiii....Temel kalk bakalim sicak bir gun ve arabanla gidiyorsun.. sicak artti ne yaparsin? ceketimi cikartirim. daha sicak oldu? Gomlegimi cikartirim. Daha sicak? Pantolonumu cikaririm.daha sicak? atletimi. daha sicak? donumu.. cok sicak? HOCAM KAVRULCAGIMI BiLSEM ACMAM O CAMI!
*********
Temel bilim adami iken bir arkeoloji arastirmalari konferansina davet edilir. Amerikalilar anlatmaya baslar; -Biz ulkemizde yaptigimiz kazilarda 25 metre asagi indik ve telefon kablolari bulduk.Oyleyse bizim atalarimiz asirlar once telefonkullanmislardir. Sira turkiyeye gelir ve Temel baslar anlatmaya: -Biz ulkemizde yaptigimiz kazilarda 50 metre asagi indik ama birsey bulamadik. Oyleyse atalarimiz telsiz telefon kullanmislardir.
********* Cocugun biri annesine gidip nasil dunyaya geldigini sormus. Annesi de cocuga "Gece yastigimizin altina bir kesme seker koyduk, sabaha senciktin." demis. O gece cocuk da yastiginin altina bir kesme seker koymus. Sabah oldugunda yastigi kaldirip altina bakmis.Bir de ne gorsun!Sekerekarincalar hucum etmis.Elini kaldirmis, tam vuracakken vazgecmis 'Kahretsin! Baba sefkati iste.',demis.
*********

ADI
denizde
FIKRA
Bi amerikan ucak gemisi seyir halinde ilerlerken radar ekraninda bir baska eko gorur,ucak gemisi komutani derhal telsiz e gecerek konusmaya baslar "Onumde bana dogru yaklasmakta olan gemi derhal aksi rotaya donerek yolumdan cekil!" karsidan cevap gelir "siz cekilin" komutan sinirlenir ve tekrar eder "onumdeki (pruvamdaki)gemi burasi amerikan ucak gemisi derhal cekil " karsidan ise bir muddet sonra cevap gelir "burasi da Deniz feneri istasyonu"

Gonderen: HASAN ARSLAN
E-Mail:
Datum: 05 Jun 1998
Name des Remote-Computers: gatekeeper.kocbank.com.tr
ADI
PEZEVEK
FIKRA
ADAMIN BİRİ AKŞAM İŞTEN EVE GELİRKEN YOLDAN ARABAYLA GEÇEN BİRİ ADAMA SELAM PEZEVEK DER.ADAM ŞAŞILIR VE SÖYLENE SÖYLENE EVİNE GİDER.VE OLAYI KARISINA ANLATIR KARISIDA TAKMA KAFANI KOCACIM TERBİYESİZİN BİRİSİDİR DER. ADAM SABAH İŞE GİDERKEN YİNE YOLDA AYNI ADAM GÜNAYDIN PEZEVEK DER. ADAM YİNE ŞAŞILIR YİNE KENDİ KENDİNE SÖYLENİR.ADAM İŞTEN EVE DÖNÜNCE YİNE AYNI ADAM ADAMA DERKİ İYİ AKŞAMLAR DEDİKODUCU PEZEVEK DER.

Gonderen: CAHIT
E-Mail:
Datum: 05 Jun 1998
Name des Remote-Computers: myra.cc.metu.edu.tr
ADI
RUYA
FIKRA
Gece yarisi olmus kari koca yataginda derin uykuya varmislar.Gecenin bir yarisi kapi zili deli deli caldiginda.. Kadin feryadi basmis : eyvah kocam geldi.!! Herif ise can havliyle kosarak gardroba girmis..!

Gonderen: Sizce kim olabilir ??
E-Mail:
Datum: 11 Jun 1998
Name des Remote-Computers: scache-02.magna.com.au
ADI
õ¿õ
FIKRA
Deli, saatini hastahane bahçesindeki havuza atmıştı. Bunu gören arkadaşı: "Niye attın saati havuza" dedi "Nasıl yüzdüğünü görmek için." "Peki, kurdun mu?" "Hayır." "Enayi, kurmadan yüzer mi?"
**********
Adamin teki bara gider ve barmenden 1 whisky ister. barmen whiskyi verir , tam o sirada barin taa obur kosesinden bir tavsan kosa kosa gelir ve sol ayagini adamin whiskysinin icine sokar ve kacar. Adam kosar killanir ve yeni bir whisky daha ister . yine ayni tavsan kosa kosa gelir ve sol ayagina ickiye sokup kacar. Adam yine tiksinir ve 1 tane daha yeni icki ister ve yine ayni tavsan gelir... Adam sonunda dayanamaz ve barmene : "Su demin kosup sol ayagina whiskyme batiran tavsani gordunuz mu?" der.barmen:" hayir ama bir de pianiste sorun o bilir belki " der. bunun ustune adam gidip pianiste :" Su sol ayagina whiskime sokup kacan tavsani biliyor musunuz ?" der , pianist de cevap verir :"hayir ama belki biraz mirildanirsaniz hatirlatrim!"
*********
Hasta doktoruna dert yandı: "Sormayın doktor bey... Gece gündüz, kendimi hep kaleci olarak düşünüyorum, ha bire topu tutmak için sağa sola atlıyorum. Geceleri uykum kalmadı, gündüzleri iş yapamaz hale geldim." "Canım kaleci olduğunuzu düşünmeyi bıraksan da biraz da güzel kızları düşünsen olmuyor mu yani?" "Ah doktor bey... bir kaç defa kızları düşünmeye çalıştım her seferinde topu elimden kaçırdım, gol yedim..."
*********
Arabayı hızlı sürmekle itham ediliyordu. Çünkü, uzmanlar, arabayı kullananın sarhoş olduğu tesbit etmişlerdi. Adam mahkemede:"sarhos değildim. Sadece her zamankinden fazla içmişim, o kadar." Hakim kararı bildirdi: "Bu iddianızı nazarı itibare alıyoruz. Sizi on beş gün yerine, iki hafta hapse mahkum ediyorum!"
*********
Temel Gösteriş
Temel'e her dakika aptallığını niye gösteriyorsun diye sorarlar. O da cevap verir: - İnsanın pi şeyi var da cöstermezse ne faydası olayı?
Temel İngilizce
Temel İngiltere'ye gidecekmiş. Lisan öğrenmesi gerek. Dershaneye yazılmış. İlk derste "come", yani "gel", demeyi öğretiyorlarmış. Temel bu işe akıl erdirememiş. Öğretmene demiş ki, - Bu nasıl iştur, come yazaysun, kam okuysun, peçi, cel olduğunu nasıl anlaysun?
Mazeret
Temel Mazeret Temel askerliğini yapıyormuş. Bölükte kırk ere izin vermişler. Geç kalırlarsa çadır hapsi var, ancak iyi bir mazeretleri olursa affedilecekler. Kırk kişiden otuz dokuzu da geç kalmış, hep aynı mazeret: - Atla istasyona celeydum. At çatladi, tren kaçti, geç kaldum. Derken kırkıncı da tamamlanmış, Temel çıkagelmiş. - Senin de mi atın çatladı, diye sormuşlar. - Hayır, demiş. Yoldaki otuz tokuz at leşini geçemedum.
Sibel

uc dost
Baki`ye dostlari sorarlar kac cesit dost oldugunu. Baki uc cesit dost vardir der. Bir dost gida gibidir sen onu her gun arasin. Bir dost vardir ilac gibidir gereginde ararsin. Bir dost daha vardir hastalik gibidir o seni arar.
Trafik
Temel İngiltere'ye gidecekmiş.Arkadaşı Cemal İngilterede trafiğin soldan olduğunu ve bunu unutmasının Temel için oldukça tehlikeli olacağını söyleyip, dikkatli sürmesini öğütlediğinde, Temel: "Merak etme geçen gün Rize'den Samsun'a soldan gittimdi, bunun nekadar tehlikeli olduğunu bilirim daa !!!"
TEMEL ASKERDE:
Yeni asker olan Temel'e komutanı sormuş:
Savaşta siperdesin, sağ taraftan düşman askeri geldiğini gördün. Peki ne yaparsın?
Temel heyecanla cevap vermiş:
-Hemen çevirir silahımı üzerlerine ateş açarım komutanım.
Komutan tekrar sormuş.
-Peki, karşıdan geliyorsa?
-Karşıya ateş açarım, komutanım.
-Arkadan geliyorsa ?
Temel dayanamamış;
-"Komutanım, bu ordunun benden başka askeri yok mu?" demiş.
HANGİSİ AÇIK?
Temel işhanında çay ocağı işletmektedir.
Üst kattaki işyerlerinden biri seslenir:
-Temel efendi, dört çay yap. Biri açık olsun.
Çaycı Temel cevap verir:
-Abi, hangisi açık olsun?!
HELE Bİ DÜŞ
Temel Ankara'da bir bakan tanıdığına gider ve kendisini bir işe koymasını ister...Bakan
-Nasıl bi iş isteysun?
-Hapushanede gardiyan olarak çalışmak isteyrum..
Bakan şaşirur, ama Temel'in işini de yapar...Temel bakanın yanından ayrılırken hiçbirşey demez...Bu durum karşısında fena halde bozulan bakan Temel'e:
-Ne biçim adamsun... der demez, Temel:
-Ey gidi bakanum, senun bana emeğın çoktur. Teşekkür da bişe midur? Sen hele içeri düş de ben sana gözüm gibi bakarum..
RAHATLIK
Temel dar bir ayakkabı almış, sıkışa sıkışa gidiyormuş. Dursun bu durumu görünce:
-Temel niye sıkışık ayakkabı aldın?
Temel bir sandalyeye oturup ayakkabılarını çıkarırken:
-Dursun bileysun, kız evlendi ev aldi. Borç bağa kaldi, oğlan araba aldi. Onun borci da bağa kaldi. Senun anlayacağın benim borcum gırtlağa dayandi. Ben da sıkışık ayakkabi aldım ki çıkarttığımda sanki borcum yokmuş gibi bir oh çekeyim.
TEMEL HASTALANIR
Kahvede dertli dertli oturan Temel'e candan arkadaşi olan İdris sorar:
-Ula Temel, sen hastamisun, nesun?
-Sorma İdris, hastayim . Ama doktora gidecek param yoktur.
-Sen Doktor Kadir Bey'e git, hem iyudur, hem de hesaplidur. Hem ikinci gidişte vizitenin yarısını alır.
Ertesi gün Temel doğru Doktor Kadir Bey'e gider:
-Merhaba doktorum, işte ben yine geldum.
TEMEL BABA OLUYOR
Temel karısını doğum için hastahaneye getirir. Ve heyecanla bekler. O sırada birisi sorar:
-Kaçıncı çocuğunuz efendim?
-Onuncu uşağım.
-Peki kaç yıllık evlisiniz?
Temel:
-Yeni evliyiz.
Arkadaş şaşırarak;
-Fakat nasul olur?
-Haçen niye anlamayusun? Hanım orda bir doğuruyu, ben de burda dokuz doğuruyum.
TRAFİK POLİSİ:
Temel Amerika'da trafik polisidir. Bisikletle yol trafiğini ihlal eden bir papazı durdurur:
-Dur, ceza yazacağım.
-Ceza mı? Yazamazsın.
-Haçan nedenmiş o?
Papaz gülerek cevap vermiş:
-Benim sağ kolumda İsa, sol kolumda Meryem var.
Temel hemen atılarak:
-Uy da, yazacuğum. Bisiklete üç kişi bineysun.
YAŞLILIKTAN YAŞLILIKTAN
İhtiyar Temel doktora gider, sol ayağı ağırmaktadır.
Doktor muayene eder:
-"Yaşlılıktan, yaşlılıktan!"
Temel doktorun teşhisini beğenmez!
-"Doktor bey, haçan sağ ayağum da aynı yaştadır, o niçun ağırmayi?"
KODLAMA
Maç haberini telefonla yazdıran Temel, hatlardaki arıza nedeniyle Trabzonspor sözcüğünü kodluyormuş:
-Trabzon'un T'di, Trabzon'un, R'si, Trabzon'un A'sı, Trabzon'un B'si...
-Temel, sen ne diyorsun? Ne biçim kodlama bu böyle?
-Trabzon'da ha bu harfler yok midur?
100 HAMSİ YEYRUM.
Temel ile Dursun teravih sonrası sohbet ederler. Temel sorar:
-Ula Dursun, sen oruçlu iken kaç hamsi yiyebilursun?
-100 tane.
-Hayır, yiyemesun.
-Niye yiyemeyecekmişum da?
Ula Dursun, birini yedun mi orucun bozulur. Kalan 99 hamsiyi oruçsuz olarak yersun.
YAŞ GÜNÜ
Temel'in çocuğu 18 yaşına basar. Temel oğluna güzel bir hediye alır.
Oğlu:
-Baba, sen 18 yaşına basmış olsaydın nasul bir hediye isterdun?
Temel:
-18 yaşıma tekrar dönebilseydim başka bir şey istemezdim.
MEMLEKET HAVASI
Temel bir gün İstanbul'da gezerken 61 plakalı bir araba görür.
Ve arabanın lastiğini bıcakla patladır. Sonra da karşısına geçio oturur.
Yoldan geçen biri:
-Kardeşim lastiği niye patlattın? Diye sorunca,
Temel:
-Dur ula, memleket havasi aliyrum.
SON NEFES
Temel'e sormuşlar:
-Hangi nefesleri çok seversin_
Temel cevap vermiş:
-Cigaramun ilk nefesiyle, kaynanamın son nefesini.
BEŞ KİŞİLİK
Temel tabanca almak için silahçı dükkanına girer ve sorar:
-Bana bir tabanca lazım.
Dükkancı sorar:
-Peki, nasil bişe istersun?
Temel:
-5 kişilik olsun
KİM DEYİ?
Trafik polisi Temel'i durdurur:
-Efendi, on dakika evvel kırmızı ışıkta geçtiniz
-Kim deyi?
-Beş kilometre ötede başkomiserimiz var, telsizle bildirdi
Temel sinirlenerek,
"Ula amma boşboğaz başkomiserin varmış ha! Ağzında pakla islanmayi.
HEYVAN DEDUM
Temel arkadaşına hakaret ettiği için yargılanıyomuş, mahkemede kendisini savunmuş:
-Yok hakim bey, ben kendusuna sadece hayvan dedim
-İyi ya, hayvan demek hakaret değil mi?
-Ne demek hakim bey... Yanlış anlaşılıyi... İnsan kurnaz bir dilkidur. Kurnazlıkta ileri gidersa kurttur, pek cesur ve heybetli olursa aslan, uysal olursa kuzi, korkak olursa tavşan, inatçi olursa eşek, güzel sesli olursa bülbül... velhasılı kelam, hakim bey, insan hiçbir zaman heyvanluktan kutulamaz.
KILÇIK YE AKILLAN
Temel İstanbul'da arkadaşıyla beraber hamsi yiyormuş. Temel yediği hamsilerin kılçıklarını bitarafa ayırıyormuş. Bunu üzerine arkadaşı Temel'e sormuş:
-Kılçıkları niye ayırıyorsun?
-Kılçıkları yiyince insanın kafasi daha çok çalişiyi, bunlari sonra yiyeceğum.
Bunun üzerine arkadaşı atılarak
-Ver onları bana, biraz da benim kafam çok çalışsın.
Temel demiş
-Uşağım, bunlar bedava olmaz, tanesini sana uygun bir fiyata yaparım.
Bunun üzerine Temel yediği hamsinin kılçıklarını arkadaşına satar. Kendisi hamsileri, arkadaşı kılçıkları yemeye başlar. Bir iki kılçık yiyen arkadaşı Temel'e sorar
-Temel, galiba sen beni kandırıyorsun,
Temel der ki
-Haçen niye
-Bende bir değişiklik olmuyor,
-Oldi oldi, bak kafan çalışmaya başladi ama biraz geç oldi.
DİL SORUNU
Temel İngiltere'ye gitmişti.
Arkadaşları Temel'e
-İngilizce bilmezdin İngiltere'de çok sıkıntı çektin mi demişler.
Temel:
-Hayır, sıkıntıyı asıl İncıluzlar çekti.
BENIMKILERDE ISIM ARAMAYIN.
Almanlar Berlin'i bombalamaya gelen Ingiliz Ucak Filosu'ndaki bir ucagi dusururler. Pilot yarali olarak kurtulur ve Almanlar tarafindan esir alinir. Hastaneye yatirilan pilotun durumu gittikce kotulesir ve Alman doktorlar pilotun kollarindan birinin kesilmesine karar verirler. Kolu kangren olmustur pilotun. Doktorlar kolunu kesmeden once pilota durumu anlatirlar ve izin verip vermedigini sorarlar. Pilot da ne yapsin 'Evet' der ve ekler, "Bir ricam olacak. Kolumu kestikten sonra onu, Londra'yi bombalamaya gittiginizde Ingiliz topraklarIna atar misiniz?" Doktorlar da kabul ederler ve pilotun istegini yerine getirirler. Aradan gunler gecer, bu kez pilotun diger kolu kotulesir. Almanlar pilota yine kolunu kesmek zorunda olduklarini ve izin verip vermedigini sorarlar. Pilot da kabul eder ve bir onceki gibi kolunun Ingiliz topraklarina atilmasini rica eder. Istegi kabul edilir ve yerine getirilir. Aradan bir sure daha gecer. Bu kez pilotun bacaklarindan biri kotulesir. Ayni sekilde doktorlar durumu pilota anlatirlar ve izin isterler. Pilot da izin verir ve ayni ricasini bacagi icin yineler. Bu kez doktorlar kabul etmezler. Pilot da "Ama neden? Kollarimi atmistiniz. Bacagimi niye atmiyorsunuz?" diye sorar. Almanlar da yanitlar: "Iyi de sen ufaktan ufaktan kacmaya calisiyorsun galiba!"
**********
adamin biri lokantaya gitmis, garsona -bana az pilav ustune de et. demi$, yanindaki de: -bana da az pilav ama ustune etme ...
*********
Temel askerdeyken, bolugundeki bir asker devamli temel'e kufrediyormus. Temel sonunda dayanamayip gitmis komutanIna: - KomtanIm askerin biri anama kufur etti. Komutan birsey olmaz deyip bashindan savmis. Ertesi gun Temel yine gelmis komutanIn yanIna: - Ya komtanIm, babama kufur etti bu sefer. Komutan yine birsey olmaz deyip savarken temel: - Anam da babam da sensin burda komtanIm.. deyince Komutan birden ayaga kalkmis: - Cagirin su pezevengi bana bakayIm!
**********
Amerikali bir turist Avustralya'yi gezmektedir ve kendine de bu amacla bir rehber bulmustur.Rehber ve Amerikali buyuk bir meraya gelirler ve Amerikali birden ilerde otlayan koyunlari farkederek rehber sorar : --Bunlar nedir? Rehber hemen: Onlar koyun der ve Amerikali da Yapma yahu, bizde koyunlar bunlarin iki uc mislidir diyerek alayli bir uslupla guler.Biraz daha ilerleyince otlayan inekleri gorurler ve yine Amerikali sorar : -Bunlar nedir? Rehber de :Oonlar inek. diyerek cevaplar, Amarikali da gulerek : --Vay be , Amerika'da inekler bunlarin en az iki mislidir diyerek guler.Bir muddet daha gittikten sonra onlerinden kangurular gecer ve Amerikali yine sorar: --Peki bunlar ne ?Rehber istifini bozmadan cevaplar:
--Ha, onlar mi?, cekirge.
**********
Adam ölüm döseginde yatmakta, karisi bas ucunda göz yasi dökmektedir. Adam zorlukla konusarak sunlari söyler: "Bak karicigim, ben ölmek üzereyim. Ölmeden önce sana bir itirafta bulunacagim. Seni aldattim, hem de bu evde senin yataginda." der. "Biliyorum" der kadin, "Yoksa seni niye zehirliyeyim?"
**********

Abdullah KAPLAN TÜRK TELEKOM SİİRT

16 Jun 1998
ank-modem65.turnet.net.tr
OTOBÜS
GÖRMEMİŞİN BİRİ BİR OTOBÜS SATIN ALIR
İLK YOLCULUKTADA BİRLİKTE SEYAHAT
EDER. DERKEN YOLCULUĞUN Bİ YERİNDE
OTOBÜS ARIZALANIR.
OTOBÜS SAHİBİ ŞOFÖRE DÖNEREK
SÖYLENİR. VİTES KOLUNU GÖSTEREREK
^BAŞINDAN BERİ ŞU ŞEYİ
KURCALIYORDUN BOZULACAĞI BELLİYDİ^^

Spinor

16 Jun 1998
milkyway.rutgers.edu
Temel Teksasta
Temel teksastaki arkadasini ziyarete gitmis. Arkadasi onu havaalaninda 40 kapili bir limuzinle karsilamis. Temel saskinlik icinde "Yahu bu ne buyuk bir araba" demis. Rrkadasi kasilarak "Teksasta her sey buyuk olur" diye karsilik vermis.
Uzunca bir yolculuktan sonra arkadasinin ciflik kapisina ulasmislar. Ancak eve varmalari bir saatlerini almis. Temel "Yahu bu ne buyuk bir ciftlik" demis. Arkadasiysa "Teksasta her sey buyuk olur" demis ayni ses tonuyla.
Eve girmisler ve hemen aksam yemegine oturmuslar. Tabi 100 metrelik bir masanin bir ucunda temel diger ucunda ev sahibi. Temelden ayni hayret "Yahu bu ne buyuk bir masa" ve arkadasi "Teksasta her sey buyuk olur" .
Yemekten bir sure sonra temelin tuvalet ihtiyaci peyda etmis ve tuvaletin yerini sormus. Arkadasi "Koridorda sagdan 5. kapi" demis. Ancak temel yanlislikla soldan 5. kapidan girmis. Isigi ararken bir anda kendisini evin kapali havuzu icinde bulmus ve can havliyle bagirmaya baslamis:
"Sifonu cekmeyin! Sifonu cekmeyin!"

Kim olacak??? Sayfanin Demirbasi......

12 Jun 1998
scache-02.magna.com.au
SINYAL VERIYOR....
Adamin biri koyun birinin yanindan gecerken bir koylu inegiyle beraber otostop cekiyorlarmis. Adam durmus almis koyluyu ama inegi ne yapacaklari mechul, Koylu: -"Arka tampona baglariz o pesimizden gelir", demis. Dusmusler yola, derken adam gaza asilmaya baslamis, 50 km... inekte tis yok. 70 km... inekte tis yok, koylu de: -"Benim inek iyi kosar",diye sisiyormus. Adam takmis besinci vitese... hiz 120 ve inek dilini sallamaya baslamis. Sofor senin inek kesildi, herhalde bak dili bir karis disarida demis. Köylü de: -"Sen yanlis anlamissin o seni sollayacak sinyal veriyor", demis.
**********
Yargic temele sormus : davaciya borcunu bir turlu odemiyorsun neden
Temel boynunu buker verecegum vermesinede bana uc ay muhlet ver diyorum vermiyor uc yildir beni oyaliyor.
*********
FIKRA
Temel duş almaya girer Şampuanı kafasına boşaltıp ovalamaya başlar. Sırtını keselemeye gelen annesi - Olum kafanı ıslatmıyacakmısın der. - temel anne bu şampuan kuru saçlar için!!!

FIKRA
Temel ve arkadaslari cay bahcesinde oturuyorlar. Tesadufen orda iki amerikali Turist cay iciyolarmis. Arkadaslari Temel'e 'Lan Temel hani sen iyi ingilizce bilurdun, ispat et bakayim. Cagir onlari gelusnler bureya, saa bi meyva suyu ismarlayacaguk' Temel bildigi bir kac kelimeyle, 'Hey, come here' der. Ve Turistler gelir. Arkadaslari 'Tamam temel inandik senin ingilizce bildigine, soylede yerlerine gidip otursunlar' Temel kafayi kasir, bisii soyleyecek gibi olur, icinden cikamaz, kalkar Turistlerin oturdugu masaya gider ve 'Hey, come here!' hehehehehe cok komik olmasada komik gibi. dimi ama?



FIKRA
BİR GÜN TEMEL,FRANSİZ VE ALMAN Bİ UZAY YOLCULUĞUNA ÇIKIYORLARMIŞ YANLARİNDAKİ ADAM ONLARA BİR ONLARA : -HERKESİSTESİN İSTEKLERİNİZİ İNGİLİZ: -BEN BİR BİRA İSTİYORUM.demiş ALMAN: -BENDE BİR KIZ İSTİYORUM.demiş TEMEL: -BENDE 10 PAKET MALBORA İSTİYORUM DEMİŞ VE BÖYLECE UZAY YOLCULUĞU BAŞLAMIŞ VE UZAY MEKİĞİN DÜNYAYA İNECEĞİ ZAMAN GELMİŞ GAZETECİLER VE TV CİLER UZAY MEKİĞİN DEN İNENLERİ TEKER TEKER KONUŞTURU YORLERMIŞ İNGİLİZ: -YAW UZAYDA BİRA İÇMEK NE GÜZEL OLUYOR.demiş ALMAN: -YAW UZAYDA SEX YAPMAK NEĞÜZEL OLUYOR.demiş
VE TEMEL UZAY MEKİĞİN DEN PALDI KÜLDÜR İNMİŞ: -ATEŞİ OLAN YOKMU.

FIKRA
Iki vampir sabaha karsi sohbet ediyorlarmis, birisi valla ben bu gece cok guzel karnimi doyurdum. Digeri 'yav ben uyuyakalmisim gun agarmakta, hemen gidip birseyler atistirayim' demis ve hizli bir sekilde disari cikip iceri girmesi bir olmus. Agzi kan icinde kalan vampire icerdeki sormus. Yav sen nasil bu kadar cabuk birini buldun? Digeri Gel gostereyim demis. Digerini kapinin yanina getirip, surdaki elektrik diregini goruyomusun? Digeri evet der. O da devam eder. 'ama ben gormemistim!' hehehehehe
FIKRA
akbulut hakındaki fıkraları toplayıp kitap yapan gazteciyi dava etmiş. Akbulut'un avukatları gazetecinin başbakana `saf` dediğini, aşaladığını ve cahil biri diye tanıttığını ileri sürerek cezalandırılmasını istemişler. Mahkeme ilk celsede gazetecinin ağır hapse ve para cezası ile cezalandırılmasına kara vermiş. Gazteci itiraz etmiş: -Başbakana saf demek bu kadar ceza gerektirir mi? yargıç cevap verri: -Sna verilen ceza hakaretten değil, devlet sırrını açıklamaktan verildi.
FIKRA
Bir TIR soforu kaza yapmis Temelin evinden icer girmis. -Yolumu sasirdum daa.. Rize`ye nasil cidecegum demis. Temel de, - Koridoru geceyisun, salondan saga sapayisun, tumduz cideyisun, diye cevap varmis.
FIKRA
-Temel bir gun bol miktarda hasere ilaci icer...Koma halinde hastaneye kaldirilir. -Komadan cikinca doktor: -Zorun neydi o kadar ilaci ictin...? -Temel heycanla inleyerek;Ben soforum yolda bir tabela gordum. -Icunuzdeki trafik canavarini oldurun yazayi....
FIKRA
Lazin biri istanbulda luks bir hotelde kaliyormus odasinda dusunuyormus,bara inince birsey isteyince laz oldugumu anliyacak nasil konussam demis,bana bir fisky ver desem olmaz anlar,bana bir pira ver desem olmaz gene anlar,ne desem buldum bana bir sarap ver tamam simdi artik anlamaz demis ve odasindan cikip assagi inmis sag tarafta bir sandalye bulup oturmus adami yanina cagirmis ve bana bir sarap getir demis. adam soyle bir bakmis demiski sen lazmisin,bizimki sasirmis ,hemen sormus sen benim laz oldugumu nerden bildin ,adam demis ya burasi danisma bar karsi tarafta.




FIKRA
1. Komşusu Hoca'dan eşeğini istemeye gelmiş.Adamı sevmeyen Hoca eşeği vermek istememiş.- Komşu eşeği çarşıya yolladık, demiş.Adam tam çıkıp gidiyormuş ki :Eşek başlamış anırmaya.Adam söylenmiş:- Hoca hani eşek yoktu ?Hoca öfkelenmiş:- Be adam, benim sözüme değil de eşeğe mi inanıyorsun?
2. Hoca, komşusu ile ağaç gölgesinde oturmuş, konuşuyorlarmış."- Bak şu Allahın işine!", demiş, Hoca.- Koca kabak, incecik ota bağlanmış. Küçücük elma, koskaca ağaca tutunmuş! Bu nasıl iştir?!Tam o sırada daldan bir elma kopmuş.Hoca'nın başına düşmüş.Hoca, şaşkın, ellerini göğe kaldırmış:"- Tövbe!, Bir daha işine karışmam!", demiş.
3. Hoca, balık tutmaya karar vermiş.Göle gidip oltasını atmış.Birkaç balık tutmuş.Haylaz çocuklar, onu görmüşler.Hoca balık tuttukça onlar çalmışlar.Akşam olmuş, Hoca sepetine bakmış kiHiç balık yok.Kaldırıp sepeti suya atmış."- Al bu da benden cabası.", demiş.
4. Hoca, bir gece gürültüyle uyanmış.Bakmış, bir hırsız eşyaları topluyor.Adamdan korkmuş.Sesini çıkartmamış.Ama peşine de düşmüş.Az sonra, durumu farkeden hırsız, kızgınlıkla sormuş:- Beni neden takipediyorsun bakayım?Hoca, sakin, pişkin yanıtlamış.- Taşıdığın evin sahibiyim de.
5. Nasreddin Hoca birgün eşeğine binmiş.Eşeğin inadı tutmuş.Bir türlü eşeğin başını gideceği yöne çevirememiş.Bunu gören komşusu:"- Nereye gidiyorsun Hocam ?", diye sormuş.Hoca'da:"-Eşeğin istediği yere.", demit.
6. Hoca, bir zengin konağına yemeğe davetliymiş.Kapıda bir uşak, herkesi saygı ile karşılıyormuş.Sıra Hoca'ya gelince, giyisilerini beğenmeyip içeri almamış.Buna fena içerleyen Hoca, evine koşup kürkünü giymiş.Döndüğünde, sofranın en güzel yerine kurulup, oturmuş.Herkesin şaşkın bakışları altında, kürkünü yemeklere sokup:"- Ye kürküm ye!", demiş."- Hoca, ne yapıyorsun!?", diye sormuşlar. Yanıt vermiş:- Eee! İkram bana değil kürke
7. Hoca canından bezmiş.Her ağaca çıktığında, ayakkabılarını kaçırıyorlarmış.Bir gün yine ağaca çıkması gerekmiş.Ama bu kez ayakkabılarını kuşağına sokmuş.Yoldan geçenler merak içinde sormuşlar:- Hoca! ayakkabı ile ağaca çıkıldığı görülmüş mü hiç?Hoca bilmiş bilmiş gülüp, cevabı yapıştırmış:- Eee evlat! belli mi olur? Belki ağaçtan öteye yol bulurum.
8. Hoca eşeğine binmiş.Alımlı, çalımlı dolaşıyormuş.Tam bir köylüsünün yanından geçiyormuş ki.Dengesini kaybedip düşmüş.Adam başlamış gülmeye.Çalımı bozulan Hoca fena öfkelenmiş.Ne gülersin be adam diye bağırmış.Düşmesem de inecektim zaten.
9. Hocanın tavuğu ölmüş.Civcivlerin de başı boş kalmış.Hoca kaybolmalarından korkmuş.Boyunlarına siyah bezler bağlamış.Sonra da içlerinden ip geçirip birbirlerine bağlamış.Meraklı bir komşusu sormuş:- Hoca o civcivlerin boynundaki de nedir?Komşusunun merakına içerleyen Hoca, cevabı yapıştırmış:- Anneleri öldü de yas tutuyorlar.
10. Hoca ardından gelen öğrencilerin şakalarından yılmış.Eşeğine ters binip gidip gelmeye başlamış okula.Bunu gören köylüler şaşırıp sormuşlar.Hoca nedir bu eşeğe ters binmek?Hoca yanıtlamış.Eğer eşeğe doğru binsem, öğrenciler ardımda kalırlardı.Onlar önden gitse, ben ardlarında kalacağım.En iyisi budur, demiş.
11. Hoca göl kenarında oturmuş.Elinde yoğurt kasesi.Göle maya çalıyormuş.Bunu gören komşusu şaşırıp sormuş:- Hoca Efendi hiç göl maya tutar mı ?- Tutmaz bilirim tutmaz. Ama! ya tutarsa !
12. Mahallenin bencil imamı, çaya düşmüş.Başlamış çırpınmaya.Hemen koşup köylüler."Elini ver, elini ver" diye bağırmışlar.Ama adam elini uzatmamış.Tam göz göre göre boğuluyormuş ki !Hoca seslenmiş:- Yahu! o vermeyi bilmez."Elimi al " diye bağırsanıza.
13. Hocanın kızı müthiş bir gümbürtü duyup seslenir:- Baba, bu ses nedir ?- Hiç kızım hiç, kavuk merdivenden yuvarlandı da.- A! baba, kavuktan bu kadar çok ses çıkar mı?- Çıkar kızım çıkar.Altında ben olursam çıkar.
14. Hoca yolda bir leylek bulmuş.Almış onu evine götürmüş.Daha önce hiç leylek görmemiş.Uzun gagası ve bacaklarını çok yadırgamış.Tutup bir güzel kesivermiş onları.Sonra da yüksekçe bir yere koymuş.Karşısına geçmiş.Yaptığı işten memnun, seslenmiş:- Bak şimdi kuşa benzedin.
15. Hoca ormana gitmiş.Oturmuş bir dalın üstüne, başlamış kesmeye.Aşağıdan geçen bir yolcu Hoca'ya seslenmiş:- Be adam! İnsan oturduğu dalı keser mi ? Şimdi düşeceksin.Hoca adama aldırmamış; işine devam etmiş.Az sonra dal kırılmış.Hoca, cumburlop düşmüş.Düştüğü yerden perişan seslenmiş:- Düşeceğimi bildin ne zaman öleceğimi de söyle bari.
16. Çok bilmiş komşusu Hocayı sınamaya kalkmış.- Hoca sen herşeyi bilirsin.- Söyle bana Dünya'nın merkezi neresidir?Hoca, adamın niyetini hemen anlamış:-Tam bulunduğun yerdir, diye yapıştırmış cevabı.- "Aman Hoca! Nasıl olur?" demiş adam.Hoca kızar gibi yapmış. Adam! Sordun, söyledik.İnanmazsan alır cetveli ölçersin.
17. Hoca, birgün yüzüğünü kaybetmiş.Aramış, aramış bulamamış.Canı sıkılmış, sokağa çıkmış.Oradada sağa sola bakınmaya başlamış.Yoladan geçen komşusu dudrp sormuş.- Ne arıyorsun Hocam.- Evde yüzüğümü kaybettim de.- İlahi hoca, öyleyse neden burda arıyorsun?!- Eee!! içersi pek karanlıkta.
18. Hoca, bir sabah fırtına sesi ile uyanmış.Pencereden dışarı bakmış, ne görsün ?!Kuruması için ipe astıkları gömlek düşmüyor mu?!Başlamış bağırmaya:"Hatun kalk kurban kesmemiz lazım."Sabahın körü neye uğradığını şaşıran kadın telaşla sormuş:- Kurban nereden çıktı efendi.- Gömleğim, gömleğim ipten düştü.- Gömlek düştü diye kurban kesildiği nerede görülmüş?! - Deme öyle hatun, ya içinde ben olsaydım !!
19. Hoca birgün pazara gitmek için yola koyulmuş.Az sonra çocuklar önünü kesmiş.Hoca, bize pazardan düdük al diye bağrışmışlar.İçlerinden biri çıkıp, parasını uzatmış.Pazar dönüşü aynı çocuklar yine hocayı çevirmişler.Hoca, para veren çocuğa düdüğü uzatmış, tam ayrılıyormuş ki!Bütün çocuklar bağırmış; "Hani bana, hani bana".Hoca çocuklara dönüp:"- Parayı veren düdüğü çalar", demiş.
20. Hoca sofraya oturmuş.Önüne gelen sıcak çorbadan bir kaşık almış.Çorba çok sıcakmış.Dudaklarından, midesine kadar ateşler içinde kalmış.Yerinden fırlayıp sokağa çıkmış.İçi tutuşuyormuş.Başlamış feryada:- Yetişin dostlar, karnımda yangın var
FIKRA
Temel kirtasiye'ye girmis.Bilgic bilgic:
_Bana bir roman lazim.
Kirtasiye tezgahtari sormus:
_Efendim agir mi olsun hafif mi?
Temel: _Farketmez canim.Nasil olsa arabam disarida.
Temel sinemanin birinde calisiyor. Bir seyirci gelmis,
- Sigara icebilir miyum?
- Hayir, demis Temel.
- Ama herkes iciyor.
- Onlar sormatiler ci.
FIKRA
Temel dahiliyeciye gitmis. Doktor ona neyinin oldugunu sormus.
-Öksurayrum, demis Temel.
-Ne zamanlar öksürüyorsun?
-Tuvalette oturayurken kapiyu tiklattiklari zaman, demis Temel
FIKRA
Bir alman,bir ingiliz,bir fransiz,temel ve bir malezya li ucaga biniyorlar. temel Malezyaliya bakiyo:
"-Sen yenisin galiba
FIKRA
ilk defa helikopter goren bi laz yanindaki arkadasina soruyo..
-bu ne lan ? diye yanindakide cevap veriyo..
-olsa olsa bin yasinda bi sinektir
FIKRA
Temel colun ortasinda susuz kalmis. Birden cin gelmis uc dilekte bulunmasini istemis.
-Su.
-Bir sise buz gibi su gelmis. Cin,
-Bu sise hic bitmez. Bittikce kendiliginden dolar, obur dileklerin neydi?.
Temel, -Bu siseden iki tane daha.


Bir hayli yasli olan Fadime ve Temel'e basin mensuplari sormus:
-Kac yasindasiniz?!
-Seksen yedi, demis Fadime.. Yuz yasima kadar yasayacagim..
-Ben de seksen yedi, demis Temel.. Ben yuzbir yasima kadar yasayacagim.
-Neden bir yil fazla yasamak istiyorsunuz?.?
-Hic degilse bir yil kafami dinlerim.
FIKRA
Balikci Temel'e, bir musteri hamsinin fiyatini sormus.
-Bes yuz bin..
-Karsidaki balikcida dort yuz bin.
-Sen de git ordan al.
-Orada kalmamis,
-Bende de kalmasa ben iki yuze satarim.
FIKRA
Dugunden sonra kayinpederi Temel'e:
-Biliyorum simdiye kadar bir suru aptalliklar yaptin, umarim artik akillanmissindir.
-Soz veriyorum babacigim, bu son aptalligimdir

FIKRA
Temel doktora gitmis. - Hastayim doktor, cok hastayim, vucudumun her yeri agriyor, nereme dokunsam sizim sizim sizliyor, dokuluyor... Doktor: - Nasil hastalik o, tum vucudunu saran, agritan? Temel parmaginin ucuyla kafasina dokunmus. - Ay ay ay... Sonra gogsune parmagini basmis ve yine aciyla bagirmis. Sonra beline, yine acidan allak bullak olmus, sonra bacaklarina... Temel parmagini neresine dokundursa agriyla irkiliyormus... Doktor daha fazla dayanamamis. - Ver bakayim su elini, demis; Bak oglum senin parmagin kirik...
FIKRA
Annesi Temel'e mektup yazmis. Soyle..
Sevgili oglum Temel,
Senin hizli okuyamadigini bildigim icin bu mektubu yavas yavas yaziyorum. Artik, senin buyuksehre gittigin sirada yasadigimiz evde yasamiyoruz.
Baban bir gazetede, insanlarin basina genellikle evlerinin 2 kilometre civarindaki bolgelerde kaza geldigini okumus; o yuzden tasindik. Sana yeni adresi veremiyorum cunku yeni evimizde bizden once oturan hemsehrilerimiz, tasininca adresleri degismesin diye cadde adini ve kapi numarasini sokup goturmusler.
Bu evde garip bir camasir makinesi var. Gecen gun icine 4 gomlek koydum calistirmak icin duvardaki zinciri cektigimden beri bir daha o gomlekleri gormedim. Gecen hafta sadece iki kez yagmur yagdi. Ilki uc gun surdu, ikincisi ise dort gun.
Benden istedigin yelegi postaya verdim, ancak halan, o koca dugmelerle paketin cok agir olacagini soyledi; o yuzden dugmeleri kopartip yelegin cebine koyduk. Orada bulabilirsin.
Sevgiler,
AnnenFIKRA
Temel, adamin birinin kendisini iskeleden denize attigini gordu. Hemen ardindan atladi, adami bogusa bogusa karaya cikardi. Adam "Yasamak istemiyorum.. Beni niye kurtardin" diye bagirdi cagirdi. Temel'in elinden kurtuldu ve gene denize atladi.
Temel de pesinden. Gene bogustular. Guclu kuvvetli Temel adami bir kez daha karaya cikarmayi basardi. Adam sahilde yurudu, orada bir agac buldu. Dalina kendini asti.
Iki saat sonra karakolda komiser Temel'in ifadesini aliyordu.
"O buz gibi havada iki kez denize dalip adami sen kurtardin degil mi?.."
"Evet amirim."
"Peki adam kendini astiginda niye gidip ipi kesmedin de, oturup ruzgarda sallanmasini seyrettin."
"Ben zavalli adamin, kendini kuruttugunu dusunmustum, amirim


Temel'in komsusu bahce citine yaslanmis konusuyordu.
-Gelecek ay obur mahalleye tasiniyorum, cok iyi komsularimiz olacak.
-Bizim de.

FIKRA
BIR de Kayserilileri kizdirmak icin, esek etinden pastirma yaptiklarini soylerler.
Adamin biri Kayseriliye bunu sormus:
"Sizde esek etinden pastirma yaparlarmis dogru mu?"
Kayserili adami rahatlatmis:
"Kayseri'ye gidecek misin?"
"Yok, gitmeyecegim!"
"O halde merak etme!"

FIKRA
Temel ile Dursun Torontoya gelmisler Dunyanin en yuksek kulesi olan CN Tover'i gösterip Temel Dursuna burasi o kadar yuksekki yukaridan dustugun zaman asagiya gelene kadar 3 gun gecer. Dursun olurmusun diye sorunca, Temel ne zannettin ya 3 gun yemeden icmeden yasanirmi?

FIKRA
70 yasindaki Temel'in nefes borusunda rahatsizligi vardi. Doktoru gunde kac sigara ictigini sordu
-Kirk elli tane iciyoruz.
-Sigarayi birakirsaniz yuz yasina kadar yasarsiniz.
-Doksan yasina kadar yasamak istersem gunde kac sigara icebilirim?

."


FIKRA_ADI: Bizim de

GONDEREN:
FIKRA

FIKRA_ADI: "Kayseri'ye gidecek misin?"

GONDEREN:








FIKRA_ADI: 3 Gün

GONDEREN:


FIKRA_ADI: Pazarlik

GONDEREN:


FIKRA_ADI: Antika ?

GONDEREN:
FIKRA
Komsusu Ahmet Bey'i bahcesinde yalniz otururken goren Temel sordu:
-Yalniz misin, hanim yok mu?
-Antika muzayedesinde..
-Yaa, kac para verdiler?


FIKRA_ADI: Merdiven

GONDEREN:
FIKRA
Temel'le Cemal korkutuk sarhos, eve kisa yoldan, demiryolundan gidiyorlar.
Cemal "Bu hayatimda yurudugum en uzun merdiven" diyor.
Temel: "Trabzanlari da cok alcak."


FIKRA_ADI: Baska Oda

GONDEREN:
FIKRA
Temel cok yuksek sesle horladigi icin geceleri sik sik kendi gurultusunden uyaniyormus. Sonunda careyi bulmus:
-Bundan sonra baska odada uyuyacagim.


FIKRA_ADI: Nerden?

GONDEREN: Bir dost
FIKRA
Kucuk Temel babasina sormus
-Baba ben nerden geldim?
Temel uzun uzun ter dokerek arilardan ve kuslardan baslayip dogum olayini anlatmis. Sonra sormus:
-Bunu sormak nerden aklina geldi?
-Cemal'e sordum, Of'tan geldigini soyledi.


FIKRA_ADI: Kalem

GONDEREN: Bir dost
FIKRA
Temel Cemal'den bir kursun kalem istiyor.
- Sert mi, yumusak mi olsun?
- Yumusak olsun, sevgilime mektup yazacagim.


FIKRA_ADI: Beygir

GONDEREN: Bir dost
FIKRA
Temel'in ogluna beygir lakabini takmislar. Temel,
-Git, arkadaslarinla konus, degistirsinler.
Oglan aksam gelmis.
-Lakabimi degistirdim, tay oldu.
-Ulan sen büyür yine beygir olursun.


FIKRA_ADI: Kuş...

GONDEREN: HBC
FIKRA
Fadime kumar oynuyormus. Temel de arada sirada gidip soruyormus:
-Nasil gidiyor kanaryam?
-Kaybediyorum.
Bir muddet sonra yine:
-Nasil gidiyor guvercinim?
-Kaybediyorum
Bu konusma bulbulum, sercem diye devam edince Cemal sormus,
"Neden karina hep kus isimleriyle hitap ediyorsun?"
"-Bu kadar kisinin icinde kus beyinli diyemem ya!" diye fisildamis Temel.


FIKRA_ADI: UYANIK KAYSERİLİ

GONDEREN: HALİT
FIKRA
KAYSERİLİ BİR VATANDAŞ SAHTE 150.000 TL BASMIŞ VE PİYASAYA SÜEMEK İÇİN YOLA KOYULMUŞ
DERKEN BEN BU PARALARI ANCAK KONYA'DA PİYASAYA SÜRERİM DEMİŞ VE KONYANIN YOLUNU TUTMUŞ
KONYADA BİR BAKKALA GİRMİŞ: CEBİNDEN SAHTE 150.000 TL ÇIKARARAK HEMŞERİM ŞU PARAYI BOZARMISIN DEMİŞ BİZİM KONYAL'LIDA KASADAN 75.000 TL ÇIKARARAK İKİ 75'LİK OLURMU DER!!!


FIKRA_ADI: Renk ve Boy

GONDEREN: Dursun
FIKRA
temel amarikada barda iciyormuscisi gelmis tualette iserken bir zenci gelmis yaninda isemeye baslamis temel uzanip bakmis adamin boynuna yapismis cabukl soyle bunu nasil boyle yaptin diye zencide ben her dus aldigimda kuvete bunu hizli hizli vururum demis aradan iki hafta gecmis temel ayni barda zenciyi yakalamis ulan demis cabuk soyle baska ne yapiyorsun ben rengini tutturdum ama boyunu tutturamadim


FIKRA_ADI: Temel ve Dursun

GONDEREN: Önder YILMAZ
FIKRA
TEMEL ile DURSUN Afrikada bir trophye katılmışlar. 1.gün: Bütün herkese ormanı gezdirmişler ve çevreyi tanıtmışlar. 2.gün: Hangi hayvanları avlayacaklarını anlatmışlar. 3.gün: Ava başlamışlar Temel ve Dursun avlarını bitirmişler. Bu iş aynı şekilde 1 hafta devam etmiş. Temel ile Drusun Türkiyeye geri gelmişler ve kahvede millete anlatmaya başlamışlar 1 gün gezdik 2.gün av hayvanlarını tanıdık .gün ava başladık ve 1 aslan 1 please sure vurduk 4.gün 1 aslan 1 zebra ve 2 please sure vurduk böyle devam etmiş.kahvedekiler sormuşlar hadi aslanı ,zebrayı anladıkta "please sure" nedir diye sormuşlar. Temel demiş ki bizde anlamadık arada sırada çalıların arasından kara kara bir şeyler çıkıp "please sure please sure" diyordu demiş.Onlardı işte o demiş.(YAMYAMLAR)


FIKRA_ADI: Belcikali

GONDEREN: Z. Aydin
FIKRA
Yolda iki Belcikali yuruyormus, Biri durmus otekine, "Su ormani goruyormusun?" demis. Oteki, "Nasil goreyim yahuu, onunde agaclar varya?"


FIKRA_ADI: temel ile tursun

GONDEREN: Atilla
FIKRA
Bizim temelle tursun amerikaya giderler cepleri delik beş kuruş paraları yok akşam olur otelde kalacaklar tabii para yok pul yok neyse kuytu köşede sabahlarlar bizimkiler sabah olur tursun la temel iş ararlar nerde öyle hemen iş bulmak tursun yolda duvara asılı bir yazı görür bir kızılderili kafası getirene 1000$ diye bir ilan hemen temeli uyarır ula temel bak bak der bir kızılderili kafası bulana 1000$ veriyolar temel bakar ula der hemen bir kızılderili bulup kafasını keselim 1000$ ı alalım der ararlar bir kızılderili bulurlar bunu öldürürler tabii 1000$ ı alırlar bir alem yaparlar otellerde kalırlar şurda burda derken paraları biter ula der temel para bitti ne yapalim gidelim bir kızılderili daha bulup kafasını keselim 1000$ daha alalım ararlar günler geçer kızılderili yok hay allah dağda bir gün kalırlar sabah olur tursun uyanır karşısında 100 lerce kızılderili öldürdükleri kızılderilinin intikamı için gelen kızılderililer di bunlar muhahahhaha ama nerden bilsinler salaklar tursun hemen temele ula temel kalk kalk ula parayı kirduk temel kalk ula parayi kirdukkkkk muhahahhahahahahha


FIKRA_ADI: temel

GONDEREN: bir dost
FIKRA
İngiliz,Alman,Fransız, bir de bizim Temel trende gidiyorlarmis.Fransız kendini camdan asagiya atmaya kalkmis, apar topar yakalamislar, neden ölmek istedigini sormuslar;"Benim annem Fransa'nin en unlu oros..suydu, bu utancla daha fazla yasayamayacaktim" demis.5 dakika sonra İngiliz atlamaya kalkmis, onu da yakalayip sormuslar; "Benim annem İngiltere'nin en unlu oros..suydu, bu utancla daha fazla yasayamayacaktim" demis.5 dakika sonra Alman atlamaya kalkmis, onu da yakalayip sormuslar; "Benim annem Almanya'nin en unlu oros..suydu, bu utancla daha fazla yasayamayacaktim" demis. En son bizim Temel kendini atmaya kalkismis, onu da yakalayip sormuslar "neden olmek istedin" diye.
"Ben bu kadar o.cocugu icinde yasayamam" demis


FIKRA_ADI: yine temel

GONDEREN: herhangi biri
FIKRA
Temel'e birgün sormuslar : Temel sen evlenirken alacagın kadının güzelmi yoksa aptalmı olmasını tercih edersin? Temelde hiç düşünmeden, Tabiki aptalı demiş sormuşlar neden? güzelik gecici ama aptallık kalucu demiş


FIKRA_ADI: Gunesmi Aymi

GONDEREN: Barbaros
FIKRA
Iki sarhos gece yarisi sokak lambasinin altinda dururken iddialasirlar. Birisi der bu aydir ötekisi inatlasir hayir bu gunestir der, derken yoldan gecen Ucuncu bir sahsa sorarlar. Oda uzgunum ben bu mahellenin yabancisiyim bilemiyecegim.


FIKRA_ADI: TEMEL

GONDEREN: Karadeniz Teknik Üniversitesinden
FIKRA
Biri Amerikalı,biri japon,biride bizim temel Rusyada casusluk yaparken rus gizli servisi KGB ye yakalanmışlar...akla hayale gelmeyen işkenceler yapmaya başlamışlar.Amerikalı dayanamayarak 9.günde birinci şifreyi söylemiş.japon' 12.günde şifreyi söyleyerek intihar etmiş,bizimkini bir türlü konuşturamıyorlarmış... sonunda dayanamıyarak temele hücre cezası vermişler temel hücre cezasını çekerken ajanlar içerden NEYDİ LAL O NEYDİ,HATIRLASANA EŞOĞLUEŞŞEK......... seslerini duymuşlar.


FIKRA_ADI: Alkolcü Garip

GONDEREN: Haydar Ari
FIKRA
Adamin biri Bara gider Bayan hanima Afedersiniz bana iki Wiski verirmisiniz Kadin adama dönüp soramus Siz iki kisimisiniz hayir demis ben Australyada Yasiyan arkadasimin özentisine iciyorum Diyer gün yine ayni Saatlerde bara gider Bayan Hanim görür görmez iki Wiski getirir Adam Yok Yok Yanliz bir Tane Lütfen Kadin sorar ne oldu Ah Arkadasiniza bir sey mi oldu? Yok ben alkolü biraktim Yanliz Arkadasimin özlemine iciyorum


FIKRA_ADI: Hoca ve İçkici - manav

GONDEREN: Halil Yiğit
FIKRA
Mahallenin hocası her zaman alkolik olan adamı uyararak
- İçkiyi bırak . İçki kötüdür bak cehenneme gidersin diye uyarıyormuş.
Her ikisi de ölmüş. Alkolik adam cennete düşmüş. bakmış bakmış hocayı görememiş. sormuş bizim hoza nerde diye cehennemde demişler. oda cehenneme gitmiş bakmış hoca kazanın içinde kaynıyor. Sormuş
- hocam ne işin var burda. hem rahatmısın. hocada - Benim rahatım iyi altımda müftü var ben onun omuzlarına basıyorum. fazla ayaklarım yanmıyor demiş.
he he he bekleyin bi tane daha
Adamın biri manava gitmiş. - bana 1 kilo elma verirmisiniz. demiş. manav - Portakalımız kalmadı diye yanıt verince adamda - olsun zaten bende arabayla geldim demiş.
muhaha bu fikrayi üç defa düzden üç defa tersten okuyun. halen anlayamadıydanız. bnapcen@hotmail.com adresinden bana ulaşabilirsiniz.


FIKRA_ADI: Balyoz

GONDEREN: Halil Yiğit
FIKRA
Atlantik okyanusunun üzerinden geçen uçağın motorları bozulur. Pilot anons yapar. - Sayın yolcularımız. Uçağımız düşmek üzeredir ve kurtuluş şansımız kalmamıştır. Herkes ne yapmak istiyorsa yapsın. sözleri üzerine bayannın bir şöyle der
- Ben dünyaya kadın olarak geldim kadın olarak gitmek istiyorum. Bana hayatımın bu son anında kadınlığımı hissettirecek bir erkek arıyorum.
sözü üzerine ön koltuklardan yakışıklı bir bey kalkar. yavaş yavaş gömleğinin düğmelerini çözer. ve bayana yaklaşır. Gömleğini çıkartıp bayana uzatır ve
- Gömleğimi ütülermisiniz der.
ehu ehu


FIKRA_ADI: Internet

GONDEREN:
FIKRA
bir Avrupali düsünmüs tasin mis oboo ben bir sey yapayim ki türke yapmasin arda bir ay gecmiski türk daha iyisini yapmis ama yapmis yane iki gün icin


FIKRA_ADI: ismail Baselden

GONDEREN:
FIKRA
yari bugün baslangic Bir gün bir adam iyice iciyor Birde düsünüyor ulan ben niye iciyoru Aha ben bir Esek oldugum icin iciyorum


FIKRA_ADI: DİL ÇIKARDI

GONDEREN: Yaşar ŞİRİN
FIKRA
Adamın biri akşam evine giderken yolun kenarında yaşlı mı yaşlı, saçı sakalı ağarmış bir adamın ağladığını görmüş ve yanına yaklaşıp sormuş:
- Dede neden ağlıyorsun?
Dede:
- Babam beni dövdü de onun için ağlıyorum, demiş.
Adam şaşırmış ve sormuş.
- Dede sen kaç yaşındası?
Dede:
- 95 yaşındayım.
- Baban kaç yaşında?
- 115
- Pekala suçun neydi de dövdü?
Dede cevap vermiş:
- Dedeme dil çıkardım da.


FIKRA_ADI: Seninki ile Benimki

GONDEREN: Yaşar ŞİRİN
FIKRA
Dul bir adamla dul bir kadın evlenirler. Bunların önceki evliliklerinden birer çouğu vardır. Evlendikten sonra bir çocukları olur.
Çocuklar bir gün bahçede oynarlarken kavgaya tutuşurlar. Evin penceresinden durumu farkeden hanım eşine bağırır.
- Bey çabuk gel, çocuklar kavga ediyor.
Adam seslenmiş:
- Kimle kim kavga ediyor?
Kadın cevap vermiş:
- Seninki ile benimki bir olmuş bizimkini dövüyorlar.


FIKRA_ADI:

GONDEREN:
FIKRA
VAMPİRİN BİRİ BARA GİDER.BARMENE 'BANA BİR BARDAK SICAK SU .' DER . DİĞER VAMPİRLER BASARLAR KAHKAHAYI.İÇLERİNDEN BİRİ GÜLEREK HAYROLA DER NE İŞ? BİZİMKİ SIRITARAK CEBİNDEN BİR ORKİD ÇIKARIP 'BU GÜN LİPTON İÇİCEM.'DER....


FIKRA_ADI: yine mi sen

GONDEREN: Harun Gürdemir
FIKRA
Temel bigün trene binmiş, bakmış ki; bir İngiliz bir Fransız Bir Alman. Kafasını sallamış ve --Yinemi siz.. demiş.


FIKRA_ADI: BEN NE DEDUM !

GONDEREN: FERİT UZUN
FIKRA
TEMEL BİR İŞ İÇİN İSTANBUL'A GELİR. GÜZEL BİR OTELE GİDİP ODA İSTEĞİNİ RESEPSİYONA BİLDİRİR. GÖREVLİ BAYAN KAYIT İÇİN İSMİNİ SORDUĞUNDA: - TEMEL, AMA İÇİNDE (İ) YOK , - EFENDİM ZATEN "TEMEL"İN İÇİNDE (İ) YOKTUR Kİ, - PEÇİ BEN NE DEDUM !


FIKRA_ADI: polis varmı?

GONDEREN: Ali Ömer Bozkurt
FIKRA
Temel Dursunla beraber kamyon soforlugune baslar.
kamyonu yuklerler tam on metre olur.çıkarlar yola
şehrin birinin girisinde azami yukseklık 4,5
metre yazılı bi tabela gorur.temel dursunu durter
saga bak hele polis varmı


FIKRA_ADI: ali

GONDEREN: pentagon_1@hotmail.com
FIKRA
OTOBAN Temel, Almanyada otobanda arabasini surer- ken radiodan bir anons isitir :"Sayin suruculerin dikkatine; Otobanda bir araba ters yönde gitmek tedir.Lutfen azami dikkat sarfediniz." Haberi duyan Temel sinirlenir ve " ula ne pi tanesi hacan punarin hepisi ters cidiyo daa!! der.

Hepsi bu kadar, Şimdi burayı terkedin!
Ya da hemen bir Fıkra da siz yazın!




Sizlerin gönderdiği Fıkralar
İsterseniz onları okuyabilir, veya diğer fıkraları okuyabilirsiniz . Syf.2 | Syf.3 | Syf 4 | Syf 5 | Syf6
Yoksa daha iyisini mi yazarsınız Karar verin artık... :-)))



GONDEREN: neco
FIKRA
arkadaslar asagi mezopotamya asagidami yukardami cevap:
ismi üstünde asagida ha ha ha ha ha


FIKRA_ADI: kemençe

GONDEREN: necmettin kumuş
FIKRA
lazın biri banka soymak için testereyle demirleri kesiyor tam bu sırada bekci gelmis ne yapiyorsun burda laz hemen görmüyormusun kemençe çalayirum bekçi naisl kemençe çalmak sesi çikmayi hemserum merak etme kemençenun sesi sabaha çikacak demiş karadenizliler zekidir karadenizliler çeviktir


FIKRA_ADI:

GONDEREN: MUSTAFA KUTLU (TATAR)
FIKRA
temel'e sormuşlar?
- kaç çeşit insan vardır?
temel:
-üç çeşit vardır demiş. bunlardan ilki sayı saymayı bilenler, ikincisi sayı saymayı bilmeyenler.


FIKRA_ADI: emirhan çelibilek

GONDEREN:
FIKRA
Nasreddin Hoca İstanbul'a gitmiş. Orada eşeğini kaybetmiş , aramış aramış bulamamış. Bir otele yerleşmiş. Çarşaflar okadar temizmişki yatamamış yatağın altına girmiş. Oraya karı koca yerleşmiş.Adam karısına: -Gözlerinde bütün İstanbul'u görüyorum. demiş. Hoca ordan kafasını çıkarıp: benim eşşeğide görüyon mu demiş.


FIKRA_ADI: ccc

GONDEREN: YUNUS Demir
FIKRA
sivas kayseri istikametine giden otobus CERKEZ sofor bey bir dakika dururmusunuz SOFOR nicin beyefendi CERKEZ suracikta bir duga edecegim SOFOR hayirdir bir yakininmiydi CERKEZ yok ula sofor aga bizim cerkezler suraciktaki yoruk koyune AT calmaya giderken sehit dusmuslerdide


FIKRA_ADI: AYI PİLAJA İNMİŞ DONLA YÜZMESE BARİ

GONDEREN: ADI SANI BELİRSİZ TİNERCİ OSMAN
FIKRA
Bİ ADAM VARMIŞ YOLDA GİDİYOMUŞ ENSESİNE ŞÖYLE OKKALI CİNSİNDEN
Bİ TOKAT YEMİŞ ARKASINA DÖNÜP BAKMIŞ İRİ YARI Bİ ADAM NE OLDU NEDEN BANA V URDUNUZ DEMİŞ ADAMDA SENİ Bİ ARKADAŞIMA BENZETTİM PARDON DEMİŞ ADAMDA AMA BU KADARDA SERT VURULMAZKİ CANIM DEMİŞ ADAMDA SANANE LAN ARKADAŞIMA İSTEDİĞİM GİBİ VURURUM DEMİŞ

FIKRA_ADI: yarasa

GONDEREN: VOLKAN AKGONEN
FIKRA
3 kardeş yarasa avlanmaya giderler anne yarasada ev de yemekle uğraşırken kapı çalar büyük kardeş gelir anne anne der şurdaki arabadaki insanları görüyormusun , evet oğlum işte onların hepsinin kanı emdim der.annesi afferin oğlum gel birşeyler hazırladım otur atıştırırsın.o arada tekrar kapı çalar .ortaca kardeş gelmiştir.anne anne surdaki binaları görüyormusun evet oğlum işte onların hepsinin kanını emdim.annesi afferin der gel sende birşeyler atıştır derken kapı yine çalar anne kapı açtığında küçük kardeşi görür ve oğlum sana ne oldu sorar bizimki paramparçadır anne anne şurdaki gökdelenleri gördünmü evet oğlum işte ben onları görmedim.....


FIKRA_ADI: Temelin koyunlari

GONDEREN: HAKAN ÖZTÜRK-ANKARA
FIKRA
İdrisle Temel tren yolculuğu yapıyorlarmış.idrisin canı sıkılmış pencereden dışarı bakmaya başlamış.İdris" 516,586,254,367" diye rakamları ağzında geveliyormuş.Temel sinirlenmiş ve "habire ne sayı sayıyorsun idris" demiş.idriste gördüğüm koyunları sayıyorum demiş.Temel "nasıl sayıyorsun canım daha neler.madem sayıyorsun 5 dakika sonra benim çifliğin önünden geçecegiz.sıkıysa ordakileride sayda göreyim." demiş.Temelin çifliğinden geçerken idris "716 tane "demiş. Temel şok olmuş." Ula İdris nasıl saydun bunlari da " demiş.İdris "ne var bundan kolayi " demiş. "bacaklarini sayıp 4 'e bölüyorum koyun sayısı ortaya çıkıyor "demiş


FIKRA_ADI: Aşk Elbisesi

GONDEREN: cancan
FIKRA
Bir kadın ve bir erkek evlenmiş, karşı dairelerinde deyaşlı bir çift oturuyormuş, bir gün yaşlı kadın yeni gelinin kapısını çalmış, kadın kapıyı açmış fakat çırılçıplakmış yaşlı kadın çok utanmış gel teyze utanma bu benim aşk elbisem demiş,yaşlı kadın peki demiş ve içeri girmiş bir de ne görsün damatta çırılçıplak yaşlı kadın çok utanmış kafasını çevirmiş damat kadına teyze utanma bu benim aşk elbisem demiş kadın peki demiş evine dönmüş, akşam kocası gelince kendisi de soyunmuş kapıyı açmış yaşlı adam bu ne hal hanım deyince kadın aşk elbisemi giydim senin için demiş,yaşlı adam şöyle bir bakmış ve elbiseni giymişsin ama ütülemeyi unutmuşsun demiş.


FIKRA_ADI:

GONDEREN: kemal
FIKRA
kadin kocasina ikiderbir soruyor neden hotel birde motel yaziyorlar oda esine söylüyor fark etmiyor bizde para mara diyoruz ayni hesap degilmi



FIKRA_ADI: TEPECİKLİ İLKAY

GONDEREN:
FIKRA
İLKÇAĞDA İNSANLAR MAĞARADA TOPLANMIŞLAR SOHBET EDERLERKEN BİRTANESİDE ELİNDEKİ SOPAYI ÇEVİRİYOR- MUŞ SOPADAN ÇIKAN ALEVİ GÖREN BİRBAŞKASIDA -BÜYÜCÜ BU YAKIN BUNU DEYİNCE DİĞERLERİDE HAYRETLER İÇİNDE -NE YAPALIM!....DEMİŞLER


FIKRA_ADI: kisa kisa

GONDEREN: ugur ersin ugurersin@usa.net
FIKRA
Ucakta bir Ingiliz, bir Fransiz, bir Italyan bir de Temel varmis. Hostes gelmis yine mi siz demis.


FIKRA_ADI: DİDAKTİK FIKRA

GONDEREN: VOLKAN
FIKRA
KANADI KIRIK BİR GÜVERCİN SOĞUK BİR HAVADA SOKAK ORTASINDA DOLAŞIYORMUŞ. NERDEYSE SOĞUKTAN DONACAKMIŞ. O SIRDA BİR İNEK ONU GÖRMEYEREK ÜSTÜNE PİSLEMİŞ. KUŞ ÖNCE PİSLİĞİN İÇİNDE BOĞULACAK GİBİ OLMUŞ SONRA NEFES ALMAYA BAŞLAMIŞ VE ISINMIŞ YANİ PİSLİĞİN İÇİNDE RAHATLAMIŞ. DAHA SONRA BİR KEDİ GELMİŞ GÜVERCİNİ PİSLİĞİN İÇİNDEN KURTARMIŞ VE AFİYETLE YEMİŞ.
BURADAN ÇIKARACAĞIMIZ SONUÇLAR 1- ÜZERİNİZE HER PİSLEYEN DÜŞMANOINIZ OLMAYACAĞI GİBİ, SİZİ HER PİSLİKTEN ÇIKARAN DA DOSTUNUZ DEĞİLDİR. 2- KEDİLER MİĞDESİZ VARLIKLARDIR.


FIKRA_ADI: ŞOFÖR TEMEL

GONDEREN: ÖZGÜR IRMAK
FIKRA
TEMEL KAMYON ŞOFÖRÜ İMİŞ.BİR GÜN KAMYONU İLE YOKUŞ AŞAĞI İNERKEN FRENİNİN PATLADIĞINI FARKETMİŞ.İLERİYE DOĞRU BAKTIĞINDA DA İKİ YOLUN AYRILDIĞINI YOLUN BİR BAŞINDA KURULU BİR PAZAR YERİ VE YÜZLERCE İNSAN DİĞER BAŞINDA DA KÜÇÜK BİR ÇOCUK YOLUN ORTASINDA OYUN OYNAMAKTA.TEMEL ÇOK HIZLI BİR ŞEKİLDE DÜŞÜNÜR. --ULA PAZAR YERUNE ÇİRERSEM Pİ SÜRÜ İNSAN ÖLÜR EN EYİSU ÇOCİĞU EZEYUM. ERTESİ GÜN GAZETELERDE SÖYLE BİR BAŞLIK; "PAZARA GİREN KAMYON DEHŞET SAÇTI.150 ÖLÜ" HEMEN TEMEL'E SORARLAR; --SENDE HİÇ KAFA YOKMU?BU KADAR İNSANI EZECEĞİNE BARİ ÇOCUĞU EZSEYDİN. TEMEL CEVAP VERİR. --ULA SİZ BENU SALAK Mİ SANDUNUZ BEN BUNU HİÇ DÜŞÜNMEDU MU? TABİKİ COCUĞU EZMEYU DÜŞUNDUM AMA COCUK PAZARA DOĞRİ KOŞUNCA BEN NE YAPAYİM?


FIKRA_ADI: KAYNANASINI GÖMMÜŞ

GONDEREN: enadir@bnet.net.tr
FIKRA
TEMEL BİRGÜN KAHVEYE YÜZÜ YARA BERE İÇİNDE GELMİŞ
KAHVEDEKİLER MERAKLA HALİNİ SORMUŞLAR KAYNANASINI
GÖMMEYE GİTTİĞİNİ SÖYLEMİŞ ŞAŞKINLIK İÇİNDE YÜZÜ-
NÜN HALİNİ SORDUKLARINDA KAYNANASININ GÖMÜLMEMEK
İÇİN ÇOK UĞRAŞTIRDIĞINI SÖYLEMİŞ..


FIKRA_ADI: 100.merdiven

GONDEREN: fanatik fenerli
FIKRA
Üç deli deliler hastanesinden kaçmaya karar verirler ama hastaneden kaçmak için 100
basamaklı merdiven engelini aşmak zorundadırlar ve merdiveni çıkmaya başlarlar 1 2 3 4
5 derlerken 50.basamağa gelirler 1.deli ben çok yoruldum der ve geri döner iki deli devam
eder 80.basamakta ikinci delide yorulur ve geri döner üçuncu deli merdivenleri çıkmaya
devam eder 81 82 83 90 95 96 derken son basamak olan 100. merdivene gelir
ve derki onuda yarın çıkarım der ve geri döner


FIKRA_ADI:

GONDEREN: LEVENT BERK
FIKRA
bi fransız bi alman bide türk oturuyolarmış konu açılmış fransız bizim güllerimiz çok meşur demiş diger ikisi biz sizin güllerinizle kıçımızı sileriz demiş alman bizim sümbüllerimiz meşhur demiş diğer ikisi biz o sümbüllerle kıçımızı sileriz demiş türk te bizim kaktüslerimiz meşhur sıkıysa silin kıçınızı demiş


FIKRA_ADI: kopyaci

GONDEREN: kursat
FIKRA
*******1*********** adi herifler uc kisi geldiler ustume ustume geldiler ya parani,ya namusunu dediler bes kurus verdiysem serefsizim *******2************ Iki karadeniz takimi: Rizesporla Sinop mac yapiyorlarmis.O esnada stadin yanindan bir tren geciyormus.Sinoplular trenin dudugunu hakemin bitis dudugu zannetmisler.Ve sahayi terketmisler.Kalan 85 dakikada Rizespor da gol atamayinca mac 0-0 berabere bitmis. ********************* Adamin biri 100 katli bir binadan dusmus olmemis neden? cevap:.............oldurmeyen Allah oldurmezzz. *******3************ Adamin biri karisini doktora goturmus.Doktor kariyi muayene ettikten sonra:beyefendi karinizin midesine birsey dokunmus.demis.Adam: -Teveccuunuz doktor bey. *******4*********** Temel eczacilik fakultesini bitirmis.fakat eczane acacak parasi yok, Girmis bir eczaneye: - beyefendi sizde sogan var mi? Adam Temel'i basindan savmis.Temel bu durur mu?hergun yeni sacma soru- larla geliyormus.Birgun eczaci Temel'e: -Kardesim senin derdin ne? -Burayi bana sat. Eczaci kurtulmak icin eczaneyi satmis,birkac gun sonra Eczaneyi satan a- dam iceri girmis,Temel'e: -Siz de sogan varmi? demis... Temel adama 'biz de sogan var ama senin receten var mi?'demis.... *******5************ Dort kisilik bir egitim ucagi karadenizde mezarliga dusmus...... Lazlar 80 ceset cikarmislar ve olu sayisinin artmasindan korkuyorlarmis *******6************ Adamin biri misafirlige gitmis.Aksam olunca haliyle sormuslar; -Pardon arkadas demisler kari-koca.Bizim odadami yatarsin,bebegin oda sinda mi,yoksa bos bir odada mi? Adam dusunmus:Kari-koca nin yaninda yatilmaz,bebekte uyanir aglarsa uykusu kacacak ben bos odada yatarim demis, Sabah olunca adam elini yuzunu yikamis,bir de bakmis cok guzel bir kiz 6dama havlu tutuyor, Adam: - Kizim senin ismin ne?,,,,,diye sormus. kiz : - Bebek amcacigim ya sizin isminiz?... Adam: - Essek kizim esseeeek. *********7************** Temel avustralyaya devekusu avlamaya seyahata cikiyor.Orada malzemelerin hazirlayip maceraya atiliyor. Bir viraji donunce bakiyor 10,15 tane devekusu.hemen arabayi durduruyor silahini dogrultuyor.devekuslari silahi gorunce urkerek kafalarini kuma gomuyorlar.yani kendi akillarinca saklaniyorlar.Temel etrafa bakiyor.ve kendi kendine sinirli sinirli soruyor: ____ulan nereye gitti bu hayvanlar? **********9*************** Temel yolda yururken bir senet bulmus.Bakmis senedin son gunu.... Ne yapacagim diye kara kara dusunmeye baslamis.Sonra gitmis borc toplayi senedi yatirmis.rahat bir nefes almis.Ayni sekilde bir gun yururken yine yerde bir senet gormus.almis bakmis.YIne senedin son gunu.Ama bu odene cek gibi degil,cok fazla miktarda....Temel hemen sahte pasaport cikartip yurt disina kacmis.... **********10************ Kadin gogsunden rahatsizmis ve bir rontgen mutehassisina gitmis.Doktor __soyunun lutfen....demis.Kadin : __beyefendi ben utanirim isiklari kapatabilir misiniz acaba? diye sormus Neyse doktor isiklari kapatmis šbesš dakika sonra kadin sormus: __Doktor bey elbiselerimi nereye koyayim? __Benimkilerin uzerine.... *********11************** Lazlar yeni bir parasut icad etmisler: Yere carpinca aciliyormus.... ********12*************** Yildirim Akbulut meclis lojmanlarindaki evine deve gelmesin diye evin e rafina agac dikiyormus,oradan gecen birisi sormus: __Yildirim bey ne yapiyorsnuz? __eve deve gelmesin diye agac dikiyorum. __iyi de beyefendi burada deve yok ki.. __eeeee arkadas biz bu agaclari bosuna mi diktik. ********13*************** __soz bir,allah bir,caylar 3 oldu *******14*************** Karadenizlilere nicin persembe gunu fikra anlatilmaz? cevap:cuma namazinda gulmesinler diye.. *******15************** Karadenizlinin birisi bara girmis 'barmen bey' demis,'limonsiz tekila' Barmen:Beyefendi limonumuz kalmadi kusura bakmayin.portakalsiz versek olur mu? *********16************ Marilyn Monroe ahiret gununde Allah'in huzuruna cikmis.Allah 'senin yerin cehennem' demis.Marilyn 'nasil olur.benim orada vucudum bozulur, hayranlarim benden nefret eder.' demis.Bunun uzerine bir test yapilmasi karari alinmis. Cebrail Bak demis cirilciplak bu koridordan aklina kotu birsey getirme den gecersen cennete ulasirsin.Ama aklina kotu birsey getirirsen ayakla rinin alti acilir cehenneme dusersin. Neyse marilyn soyunup yurumeye baslamis.iki uc adim atmis ki kuuut diye bir ses duyulmus.Buyuk bir korkuyla arkasina donen marilyn cebraili yerinde gorememis. *******17************** Temel Londra'da otelin birinin odasinda kara kara dusunuyor.'ulan' diyor __Ben asagidan icki isterken laz oldugum anlasilir mi acaba? Geciyor aynanin karsisina ve prova yapiyor.... __Bana bir fvisku,,,,,yok boyle anlarlar __Bana bir raki......'yok' diyor 'boyle de anlarlar'r __Bana bir bira....Tamam diyor boyle iyi anlamazlar......Ve asagiya ini yor,Masaya dirseklerini dayiyor ve sesleniyor.Barnmen bana bir bira. Barmen Temeli biraz suzdukten sonra soruyor: __Birader sen laz misin? Temel___uuuy nasil anladin diyor; __burasi resepsiyon bar karsida, *********18**************** Temelle Dursun ormanda uyuruyorlar bir ara temel dursuna sesleniyor. __Dursun ormanin guzelligine bak. Dursun: __Agaclardan goremiyorumki. **********19************ Iki karadenizli karadenizde cay bahcesinde calisirlarken natasa'lardan birisi kendilerine dogru yaklasiyor.Bir miktar para karsiligi kendileriy le birlikte olabilecegini ancak hamile kalmamasi icin prezervatif kullan malarinin gerektigini belirtiyor.Mesele halloluyor.Olaydan uc gun sonra Temel buyuk bir sikinti icinde Dursun'a sesleniyor: __Ulan¦ Hamile kalirsa kalsin.Ben artik prezervatifi cikaracagim. ***********20***************** Temel sehre inmis.Bakmis pencere kenarin da bir papagan.icinden: __Allah allah kusa bak yav....demis. Tabii bu arada papagan da Temelin kendisine baktigini gorup: __Ne bakiyorsun hemserim... demis . Temel biraz saskinlik biraz da saflikla: __Afedersun hemserum.Ben seni kus sandiydum. ***********21****************** Hollywood'da bir parti veriliyor,guzel bir evde.Partinin sahibi partiye heyecan ve degisim katmak icin mikrofonu eline alip basliyor: __Arkadaslar akvaryumdaki iki pirana'yi bu havuza atacagim.Havuza atlayi karsiya cikan arkadas su gordugunuz sarisinla sabaha kadar eglenebilir. Kimsede ses seda yok. __Bu esmeride sunuyoruz. Yine kimsede ses yok. __Bu kumral bayani da hadiye ediyoruz. Yine ses yok. __Bu ipneyi de veriyoruz. Slaaaaash¦... Adamin biri suda hizla yuzuyor ve karsiya geciyor.Tekrar kosup havuzun obur kenarina geliyor: __Nerede o ibne¦ __Beyefendi o havuzun karsisinda¦ Adam saskin saskin: __O degil¦ Beni havuza iten ibne nerede...... ************22*************************** Iki asik parkta elele dolasiyorlardi.Ayse sordu: __Ne dusunuyorsun sevgilim?. Ahmet romantik bir sekilse: __Senin dusundugunu sevgilim.. Telaslanmisti kiz: __Yoooo..Sakin ha..Oyle birsey yaparsan avaz avaz bagiririm. **************23***************** Temel'le Dursun plajda dolasirken.Kapisinda 'ciplaklar kampi'yazan etraf duvarlar ve tel orgulerle cevrili bir yapiyla karsilastilar.Dursun: __Temel iceride ne var acaba? Neyse Dursun yere dogru egildi.Temel sirtina cikip yukseldi.Dursun: __Iceride ne var? __Insanlar.. __Kadin mi erkek mi? __Nasil anlayayim.Hicbiri elbise giymemis ki? ***************24**************** Temel hastalanmisti.Doktora gitti, doktar temelin tedavisinin hergun parmaklanmak oldugunu soyledi.Temel bunun kimseye anlatamayacak kadar utandigi icin mecburen hergun doktora gidip orada tedavi oluyordu.Bir gun doktoru yerinde bulamayinca eve gidip durumu utana sikila karisina a latti.Karisi ona tedaviyi doktoru taklit ederek yapabilecegini soyleyin ce Temel tedaviyi tarif etmeye basladi: __Karicigim sol elini sol omzuma koy. __Tamam __Sag elinide sag omz...?¦.? Temelin jeton dustu: __Uyyyy Doktur yedum senu.. *************25***************** Temel kahvenin bir kosesinde kendi kendine soyleniyor.Arada bir guluyor. Arada bir de hatirladigi birseyi bosvermek istermis gibi elini yukariya dogru kaldirip indiriyormus.Arkadaslari merak etmisler: __Yahu Temel sen sabahtan beri konusarak guluyorsun.Niye?...Temel: __Kendi kendime fikra anlatiyorum. __Peki arasira elini yukari kaldirip indiriyorsun... Temel: __Yahu bildigim fikra aklima gelirse onu geciyorum. **************26**************** ******c o k o z e l****** Cocugun biri manava sormus: __Amca ekmek var mi? __Oglum burada ekmek olmaz.Aspirin var.... Cocuk hic orali degil: __Olsun zaten ben de bisikletle gelmistim. ***************27**************** Adamin biri deliler hastanesini gezmeye gitmis.Bakmis deliler kapidaki d likten iceri dogru bakiyorlar.Bakan tekrar siraya geciyor.Devamli bir dongu gibi olay yineleniyor.Adam merak etmis oda siraya girmis.Sira kend sine gelmis.Egilip bakmis.Zifiri karanlik hicbirsey yokj.BIrtanesini dur durup sormus.: __Yahu ben hic birsey goremedim? Deli sasirmis: __ulan biz iki yildir bakiyoruz birsey goremiyoruz.Sen ilk bakistami gor eceksin. ****************28**************** Temel bir dostunun evindeki poker partisine davet ediliyor.Soruyorlar kendisine.Poker bilmedigini soyluyor.Ev sahibi temeli yanina cekiyor: __Bak Temel.Pokerde amac Aslari.Papazlari,Kizlari falan uyumlu olarak __biriktirmeye calismaktir.Tum kagitlari Kupa Flos;u keser. Temel meraak ediyor: __KUpa flos ne demek oluyor? __Kupa flos cok muthis bir eldir.Kupa 10,kupa vale,kupa kiz,kupa papaz ve kupa aisndan olusur.O eli bulana KARIMI BILE VERIRIM. Neyse geciyorlar bir masaya oyunu seyrederlerken birisinin isi cikiyor Yerine Temeli oturtuyorlar.Kagitlar dagitiliyor.Temel ilk karti aciyor K pa as.ikinci,kupa kiz,kupa 10,kupa papaz veeee kupa vale.Birinci oyuncun nunda eli iyi olacak ki REST diyor.Ikinci PAS,ucuncu de PAS sira Temelde Temel ev sahibinin kulagina egilip soruyor: __Ha senun kari hangisidur daa? __Karsi masada oturan sarisin.. Temel dusunuyor veeee konusuyor: __Bu da PAS.... ****************29***************** Venedikte deney yapan bilim adamlari insanlarin beyninden parca alarak soyledikleri parcalara bakiyorlar.Bir italyan kobay basliyor: __huano mito... Beyninden biraz parca aliyorlar tekrar basliyor: __huano mi. Biraz daha parca aliyorlar: __huan. Beyninin son parcasini aliyorlar ve adam basliyor: __Cay elinden oteyi.gidelim yali yali..... ***************30********************* Karadenizli bir bilim adami pirelerle deney yapiyor.Pireye sicra diyor. pire sicriyor.zipla diyor:pire zipliyor.Pirenin kanatlarini kopariyor ve zipla diyor.zipliyor. rapor 1:Pire kanatlari koparimis olarak zipladi. Bu defa ayaklarini kopariyor ve šziplaš diyor hareket yok.Bir daha šzip laš diyor yine hareket yok.ve adam yaziyor. Rapor 2:Pirelerin ayaklari kopunca kulaklari duymuyor. *****************31**************** Karadenizde iki isci tarlada calisirlerken uzerlerinden bir ucak geciyor biri yukariya bakarak: __Bak Temel ucak geciyor. Oburu hala isiyle mesgul: __Ula Dursun elleme gecsin. *****************32****************** Temel Dursuna soruyor: __Ula Dursun sen oruclu oruclu kac hamsi yersun? Dursun:Vallaa 100 tane yerim. Temel:Olur mu ulan ilk hamsiyi yediginde oruc bozulur diger 99 sayilmaz. Neyse Dursun bunu kafaya takiyor.O da yine yolda gordugu Idrise soruyor: __Ula Idris sen oruclu olarak kac hamsi yersun? Idris:Valla 50 tane falan. Temel:Ula 100 tane deseydun sana birsey anlatacaktum. ****************33*************** Nasrettin Hoca'ya dert yaniyorlar: __Yahu Hoca senin kari cok geziyor. Hoca:Olur mu canim? O kadar gezse arada bir bizim eve de ugrar. ******************34*********************** Naziler Uc Ingiliz,Fransiz ve Laz'i esir almislar ve sonucta olum cezasi carptirmislar.Ve askerler soruyor: __Beyler Giyotinle mi olmek istersiniz?Asilarak mi?Kursuna dizilerek mi? Ilk once Fransiz yanit verdi: __Benim atalarim hep giyotinle olduler ben de giyotinle. Onu almislar kafasini yerlestirmisler giyotine.Giyotini ustten birakiyor lar.Tam kafasina 2 santim kalinca giyotin duruyor.Maalesef giyotin bozuk Almanlar sinirleniyor.Cunku bu durumda Fransiz kurtuldu.Ingiliz: __Arkadaslar.Asilarak olmek cok kotu benide giyotinle oldurun. Ingi;iz uyaniklik yapiyor.Almanlar giyotini tamir ediyorlar.Ama olay ayni sekil cereyan ediyor.Sonucta Ingilizde kurtuluyor. SIra bizim laza geliyor.Bizim Temel de uyanik: __Arkadaslar asilarak olmek gercekten cok kotu.E zaten giyotin de calis_ miyor.En iyisi beni kursuna dizin. *******************35***************** Temel cok zengin ayrica prestiji de saglam.Birgun otelin birinin kral da resinde ummadik birsey oluyor.Temel altina kaciriyor.temel pantolonu fa an fazla kirlenmedigine seviniyor ama corap batmis.Simdi komi'yi cagirsa rezil olacak.en iyisi diyor pencereden asagi atayim.Corabi pencereden sa larken elinden kaciyor ve tavana carpip yere dusuyor.Eyvah.Tavan mahvold Caresiz artik komi'yi cagiriyor.Komi iceri giriyor.Temel: __Su tavandakini temizle sana bir maasin kadar avans vereyim. Komi cok saskin sekilde cevap veriyor: __Sen onu oraya nasil yaptigini soyle ben sana iki maasimi vereyim. *********************36*************** Temel saat 02.30 da arkadasi Dursun'u ariyor. Telefon kalkiyor. ---Buyrun. Temel Dursun'un sesini taniyor : __Alo Dursun orasi 11,11 mi? __Hayir Temel burasi:1,1,1,1 __Kusura bakma dursun yanlis numara. ************39************* Temel kirtasiye'ye girmis.Bilgic bilgic: ==Bana bir roman lazim. Kirtasiye tezgahtari sormus: ==Efendim agir mi olsun hafif mi? Temel: ==Farketmez canim.Nasil olsa arabam disarida. *************40************** Dursun Amerikaya gidiyor.5,6 ay sonra arkadasi Temel'i ariyor: ==ula Temel hacan cabuk buraya gel. Temel:Niye la dursun? Dursun:Ha burada cabuk zengin olayisun. Temel:Ne is yapacagum? Dursun:Ula sirf yere dusen paralari topla yeter.Baska is yapma. Neyse Temel Amerika'ya gidiyor.Ucaktan iniyor.Taksi garajina giderken- bakiyor yerde 100˜.Temel kendi kendine: ==Ula ilk gunden mi ise baslayacaguz. diyor ve yerdeki parayi almadan yoluna devam ediyor. ***************41************** Temelle Dursun kamyona 6 metre yuksekliginde esya yuklemisler.istanbula goturuyorlar.Giderken 100 metre ileride bir kopru gozlerine carpmis.kopr yuksekligi 4.50 m. belirtilmis.Temel arabayi kopruye 15 metre kala yavas lamis.Dursun etrafa bakmis.Temel'e: --Temel gazla etrafta polis falan yok. ***************42*************** ****************43**************** ajanlar toplantisina Namik Kemal cagrilmamisti.Bu nedenle toplanti giris kapisindaki gorevliyi asmak icin hangi sartlar gerektigini bilmiyordu.Na mik Kemalin bilmedigi sart ise ajanlarin taninmalari acisindan sakalli gelmesi idi.Namik Kemal kapiya yaklasti.Gorevli farketmisti. --Kardesim ajan olmayanlar iceri giremez. Namik:Ben de ajanim... --Hayir ajan degilsin.Cunku sakalin yok. Namik fermuarini acarak:Sesini cikarma gizli ajan. *****************44***************** Rus gizli haber alma orgutu KGB Ruslar hakkinda cok gizli sirlari ele ge ciren uc ajani;amerikali,ingiliz ve laz ajanlari yakalamisti.Bu ajanlar bilgiyi guvenlik acisindan uce bolmus ve herbirinin diger iki sirdan haberi yokmuscasina herseyi ayarlamislardi.Neyse KGB bunlari konusturmak icin iskencelere basladi.Amerikali kendisine ait bilgiyi 17.gun agzindan kacirdi.Sira ingilize gelmisti.O da 9. gun cozuldu.Lazida konusturabi- lirlerse hersey tamamlanacak.Ama laz bir turlu konusmuyor.Artik 36.gun iskenceden getirip hucresine kapatiyorlar.Laz kafasini duvara vurarak: --Hatirla essoglessek hatirla.. ****************45********************* Karadenizliler doguda ruslarla sicak savastalar.Herbiri belinden el bom balarini cekip rus askerlerinin oldugu tarafa atiyorlarmis.ruslarda bom- balarin pimini cekip tekrar bu tarafa atiyorlarmis. ****************46********************* --Bizim zamanimizda tuvalet yoktu.Ustelik magara duvarlarina biz hep hayvan resmi yapardik. ADEM
--Turk genclerini eglence,dinlenme,spor gibi tum sosyal etkinliklerden kurtarmaliyiz.Bunun da tek yolu hepsini universiteye yerlestirip oturt maktir. IHSAN DOGRAMACI --Birlikten kuyruk dogar.
--Mantigin bittigi yerde Y.O.K. baslar.
--Bilgelik beni kovaliyor.Ama ben daha hizliyim.
--Tanrim¦ Kendim icin hicbirsey istemiyorum. Yalnizca anneme parali ve guzel bir gelin Kismet et¦
Ve ISA dedi ki onlara: --sizce ben kimim? Ve halk: Sen tanrinin bize yolladigi,dogru yolu gosterici elcisin Ve ISA dedi ki:Haaaaa
Allah oldu NICTHZ Nicthz oldu ALLAH
--Milyonlarca sperm arasindan birinci gel.Bir de yasdigin su hayata bak
*******************47**********************+ Temel Dursuna sordu.Yahu dursun aristo mantigi nedir.Dursun nasil anla- tacagini dusundukten sonra: --Bak temel.. temel:efendim dursun:senin akvaryumun varmu? temel:var dursun:akvaryumunu severmisin?........evet dursun:o zaman baliklarida seversin?........evet dursun:o zaman denizi de seversin?.............evet dursun:o zaman plaji da seversin?............evet dursun:o zaman plajdaki kizlarida seversin?..........evet dursun: o zaman o kizlarla yatmayi da istersin?.........evet dursun:iste aristo mantigi budur temelcigim. bu olay Temelin kafasina yer etti.Yolda rastladigi birini cevirip sordu: --Kardes senin akvaryumun var mi? Adam:Hayir birader. Temel:Ulan sen ipnemisun? **********************48*********************** Temel olimpiyat oyunlari 100 metre finalinde doping yapmis.Anlasilma sin diye sonuncu olmus. *******************49********************** Temele ruyasinda Allah yuru ya kulum demis.Adam arabasini satmis. *****************50*************** Besir,Mevlut ve Yasarin yaslari toplami 47dir.uc sene sonra Besir be lkide 24 yasinda olacagindan bunu simdiden tahmin etmek imkansiz gibidir Besir,Mevlut ve Yasarin gozleri toplami 6 dir.Yasarin saatteki ortalam hizi 4.17 kopik olduguna gore Mevlutun gercek adi nedir. a)Ahmet b)secil c)filiz d)ali e)Naz (nazan baglaminda) **************51***************** Osmaniyeden yola cikan bir otomobille, izmirden yola cikan bir baska k myonetin,Agri dagi eteklerinde karsilasmasina ramak kalmisken Bursadan yola cikan Antep plakali bir otobusun ankaraya ulasmasi ne denli mumkun olabilir. a)100 hektarb)1200 dm. c)100˜. d)18.30 pm. e)bana ne ******************52************++ Temel ingiltereye gidecekti.Onun icin bir arkadasindan ingilizce hakkin bilgi istemisti.Arkadasi turkce kelimelerin son hecesinin uzatilmasi se linde Temele bilgi verdi.Temel ucaga bindi.On dakika sonra hostesi cagi mak icin:Hosteeees. O da ne hostes gelmisti.Temel ingilizceyi sokmeye basladigini dusunuyor du.Havaalanindan cikti:Taksiiiii Vay be taksi de durmustu Temel agir agir kendini kaptirdi:Hoteeeeeeel Otele gitti.Odasina cikti,dus aldiktansonra bara indi:Viskiiiii. Daha snra Londra sokaklarinda dolasmaya basladi.Parkta bir adam gordu: --Merhabaaaaa,nasilsiniiiiz? Adam: ___Iyiyiiiiim,sagoooooool Temel:Turk musunuuuuz? Adam:Eveeeeet Temel:Kardesim Turksun de neden iki saattir Ingilizce konusuyorsun.
Ana Eglence Sayfasi / Back to the Humor Page
+-----------------------------------------------------------------------+ ! BBS-TURK, 28.8,12 GB Online (+90)232-463-4389/8793,etc! ! ! Hitnet/Fidonet/Direk-Internet*/VGA-Mouse Arayuz/QWK Mail ! ! http://bbsturk.bbs.tr ! +-----------------------------------------------------------------------+ ! _9_ CD-ROMs Online + 4 Hard disk! ! +-----------------------------------------------------------------------+
Copyright (C)BBS-TURK BBS-TURK Destek


FIKRA_ADI: temelin arabasi

GONDEREN: kursat
FIKRA
temel istanbulda bir is yeri acar ve mersedes arabasi alir isler tikirinda giderken trabzonda haber gelir temel oglum babon oldi hemen cel temel arabaya atlar direk trabzonun yolunu tutar temel 6 saatte trabzona gelir babasinin vasiyeti uzerine cami mezarligina gomerler.temelin isleri yogun annesinden izin ister ve istanbula geri donmek icin arabaya atlar istanbulada haber gonderir usagim bin celiyom bini karsula. usaklar bekler temel gelmez 1 gun gecer temel yok 2 gun gecer temel yok 3 gun gecer temel yok 4 gun temel gelir usaklar sorar ula temel sen trabzona 6 saatte citun buraya ise 4 cunde geldun .ne oldu temel usaklaruna doner ve derki ula usaklarum bu almamlari anlamiyom geri fitesi 1 tane yapmus ilerisini ise 5 fites ondan gec celdum der.


FIKRA_ADI: DUDAK İZİ

GONDEREN: HT
FIKRA
Bir kız yurdunda şöyle bir sorun yaşanmaktadır. Kızlar, sabah dudaklarına ruj sürdükten sonra aynayı öperek dudak izi bırakmaktadırlar, bunların temizlenmesi sorun olmaktadır. Yurdun müdürü birgün yurtta kalan kızları ve tuvaletleri temizleyen hademeyi tuvalete toplar. Kızlara yönelik şöyle bir konuşma yapar: "Bazılarınız dudaklarına ruj sürdükten sonra aynaları öperek dudak izi bırakıyorlar. Hadememiz bunları temizlerken çok zorlanıyor. Şimdi ne kadar zorlandığını hep beraber izleyelim." Der. Bir işareti ile hademe fırçasını klozetlerden birine daldırıp aynayı temizlemeye başlar. O günden sonra aynalarda bir daha dudak izine rastlanmaz.


FIKRA_ADI: SİNEK

GONDEREN: Haluk Yıldırım
FIKRA
Temel bir gün kahvede otururken Dursun yanına gelir ve bir deney yaptığını söyler.temel Temel, Dursuın'dan deneyi anlatmasını ister.Dursun sineklerle ilgili deney yapmış. Sineğin birini alır ve bacağının birirni koparır ve daha sonra sineğe uç dediğinde sinek uçar hemen bunu not eder.Aynı sineği gine yakalar ve diğer bacağımı koparır ve uç dediğinde sinek sinek gine uçar ve hemen bunuda not eder.Daha sonra aynı sineği yakalar vebir kanadın koparır ve uç dediğinde sinek gine uçar bunuda not eder.Son olarak sineğin diğer kanadını koparır ve uç dediğinde sinek uçamaz. Temel:Deneyin sonucunu sorar. Dursun:Bu deney sonunda sineğin iki kanadı ve iki bacağı kopunca duyamayacağını söyler.


FIKRA_ADI: ZENCİLER

GONDEREN: JULIDE
FIKRA
TEMEL BİRGÜN UÇAĞA BİNMEK İSTEMİŞ.İL DEFA BİNDİĞİ İÇİN ÇOK KORKUYORMIŞ YA DÜŞERSE DİYE DUA ETMEYE BAŞLAMIŞ VE UÇAK O ANDA ISSIZ BİR ADAY DÜŞMÜŞ.ISSIZ ADAYA DÜŞENLERİN DOKUZU ZENCİ BİR TEK TEMEL TÜRKMÜŞ.KARA KARA DÜŞÜNÜRKEN BİR İYİLİK PERİSİ GELMİŞ VE ONLARA SORMUŞ ŞU ANDA NE OLMAK İSTERDİNİZ DİYE. ZENCİLERİN HEPSİ SIRAYA GİREREK BİRİNCİ ZENCİ BEN BEYA OLMAK İSTİYORUM.DEMİŞ VE BEYAZ OLMUŞ.İKİNCİ ZENCİDE SÜŞÜNMÜŞ VE ODA BEYAZ OLMAK İSTİYORUM DEMİŞ.ÜÇÜNCÜ DÖRDÜNCÜ..... DIKUZUDA AYNI ŞEYİ İSTERKEN TEMEL EN SONDA GÜLMEKTEN YERLERE YATIYORMUŞ. SIRA ONA GELDİĞİNDE İYİLİK PERİSİ SORMUŞ SEN NE OLMAK İSTİYORSUN DEMİŞ VE KAHKAHA ATARAK ARKADAŞLARIMIN HEPSİNİ ZENCİYE ÇEVİR DEMİŞ.


FIKRA_ADI: yok

GONDEREN: typhoon
FIKRA
temel bir gün undernette chat yaparken biri banlamış.o günden beri bilgisayarı hep açıkmış ama bi şey yapamıyomış.hehehuh


FIKRA_ADI: Papağanların Duaları

GONDEREN: Burçin
FIKRA
Kasabanin birinde bir papaz ve onun iki papagani varmis. Papaganlar da papaz gibi oldukca inancli ve dindarlarmis. sabah aksam kafeslerinde oturur incil okuyup dua ederlermis. Papazin cemaatinden bir kadinin da iki tane disi papagani varmis, papazin erkek papaganlari ne kadar ahlakliysa kadinin disi papaganlar da o kadar ahlaksizmis. eve gelen misafirlerin onunde "erkek istiyoooooz!" falan diye bagirirlarmis. kadin sonunda dayanamamis, papaza akil danismaya gitmis, papaz da, sen getir onlari bana, benim papaganlarin kafesine koyayim da ahlak ogrensinler biraz demis. kadin da almis papaganlarini getirmis papazin evine, daha kafese girer girmez disi papaganlardan biri "hey yakisikli iki tane ucuz fahise ister misiniz kafesinizde?" diye sormus erkek papaganlardan biri de otekine donup " olum butun dualarimiz kabul oldu lan sonunda" demis.


FIKRA_ADI: Temel Net

GONDEREN: Taha e-mail: taha17@hotmail.com
FIKRA
Temel iş için başvurmuş. - Önce bilgi testinden geçmen gerek, demişler ve sormuşlar, - Internet ne demektir? - İşe ciremedum temektur.


FIKRA_ADI: CIN

GONDEREN: PINAR
FIKRA
ADAMIN BIRI BIR GUN OTURUYORMUS VE KARSISINA BIR CIN CIKMIS BENDE UC SEY DILE HEPSINI YERINE GETIRECEGIM DEMIS.ADAM COK SASIMIS .SISKO BIRISIYMIS ILK OLARAK INCE OLMAK ISTIYORUM DEMIS IKINCI OLARAK KADINLARA HIC YAKIN OLMADIM ONLARA YAKIN OLMAK ISTIYORUM DEMIS UCUNCU OLARAKTA KANATLARIM OLSUN DEMIS.CINDE ADAMI INCE KANATLI BIR ORKIDE CEVIRMIS.


FIKRA_ADI: VAMPIR

GONDEREN: PINAR
FIKRA
BIR BARDA BUTUN VAMPILER TOPLANIP EGLENCE YAPICAKLARMIS.HEPSI BIR ARAYA GELMISLER.BIRISI BIRA BIRI VISKI BIRI SARAP ......ISTEMIS.BIRISIDE SICAK SU ISTEMIS ARKADASLARI BUNUNLA DALGA GECMEYE BASLAMISLAR.BU HIC ISTIFINI BOZMADAN NE OGLUM NIYE DALGA GECIYORSUNUZ DEMIS CEBINDEN BIR TANE ORKID CIKARMIS.BEN B GUN LIPTON ICECEGIM DEMIS


FIKRA_ADI: TEMEL

GONDEREN: CANER SARIYEL
FIKRA
TEMEL VE BEŞ ARKADAŞI RUS RULETİ OYNAMIŞ.....ALTISIDA ÖLMÜŞ.


FIKRA_ADI: Polis

GONDEREN: VOLKAN
FIKRA
Cocugun biri kumsal da resim yaparken polisin biri oradan gecerken sorar:,, Ne yapiyosun oglum? Cocuk: resim yapiyorum polis amca. Polis: ne resimi yapiyorsun? Cocuk: Polis resmi yapiyorum. Polis: nasil yapiyorsun anlat bakayim. Cocuk: su katiyorum, camur katiyorum, bok katiyorum polis oluyor. Polis : bak oglum bok katma döverim seni. Ertesi gün polis yine bu cocuga kumsalda sorar:,, Ne yapiyorsun oglum? Cocuk: Polis resmi yapiyorum. Polis: nasil yapiyorsun? Cocuk: su katiyorum, camur katiyorum, bok katiyorum, polis oluyor. Polis Cocugu iyice bir döver. Erstesi gün Polis yine resim yapan cocuga sorar: Ne yapiyorsun oglum? Cocuk: Resim yapiyorum. Polis: ne resmi yapiyorsun? Cocuk: asker resmi yapiyorum, asker. Polis: nasil yapiyorsun anlat bakayim. Cocuk: su katiyorum, camur katiyorum asker oluyor. Polis: bok katmiyormusun? Cocuk: hayir, bok katmiyorum. Bok katarsam polis oluyor.


FIKRA_ADI: DOKTOR

GONDEREN: ENGIN & ASIM
FIKRA
Temel bırgun doktora gıtmıs.Doctor sormus; neyınız var. Temel; Sessiz osuruyorum doktor bey demıs.bır tavsıyenız varmı demıs. Doctor; sen en ıyısı kulak doktoruna gorun demıs.


FIKRA_ADI: İsim Değişikliği

GONDEREN: GEVEZE
FIKRA
Adamın biri ismini degiştirmek için mahkemeye başvurmuş
Hakim Sormuş : İsmin ne ?
Adam Cevap vermiş : Ahmet Hıyar
Hakim : İsim değişikliği istemekte haklısın peki yerine ne istiyorsun ?
Adam : Mehmet Hıyar


FIKRA_ADI: muz kabuğu

GONDEREN: tayphoon
FIKRA
temel yolda giderken ileride bir muz kabuğu gömüş ve ula yine düşeceğuz...hiihihih


FIKRA_ADI: promosyon

GONDEREN: Melike
FIKRA
Adamın biri lüks bir lokantanın vitrininde şu ilanı görür."Yemeği siz yiyin, hesabı torununuz ödesin"Fikir çok cazip gelir ama yinede emin olmaz içeriye bir kez daha sorar.
"Gerçekten yediğim yemeğin parasını torunumdan alacaksınız?" "Evet " der lokanta sahibi.
Bunun üzerine patlayana kadar yiyip, aklına geleni sipariş eder adam. Tam kapıdan çıkacakken garson gelir ve hesabı uzatır. "20 milyon" "Bu da nedemek hani parayı benden almıyordunuz" der."Evet efendim almıyoruz. Bu zaten büyükbabanızın hesabı"


FIKRA_ADI:

GONDEREN: Asu
FIKRA
Temel birgün keçinin boynuna tasma takmış gezdiriyormuş. Arkadaşı Dursun yolda onu görüp, Ula Temel Napiysin demiş.
Temel; Ula cörmiymisin Çöpeğimi cezdurayrum demiş.
İdris; Ula bunun boynuzlari var.
Temel; Valla ben onin özel hayatina karışmayrum demiş.


FIKRA_ADI: laz amerikaya gidince

GONDEREN: fanatic
FIKRA
Temel ile Idris cok eskiden bi yolculuga cikmislar. Temel'in arkasinda saz, Idris'in sirtinda azik, Asya'yi gecip, Amerika'ya gelmisler. Burda dolasirken birden etraflarini kizilderililer sarmis. Napicaz derken Temel: "Ben sazimi cikartip caliim, bunlar boyle bi sey gormemislerdir." deyip baslamis saz calmaya. Temel'in saz calisini duyan butun kizilderililer son hizla kacmislar. Bunun uzerine Idris "Buraya bir tek saz yetti, buranin adi TekSaz olsun" demis.
Gene yola koyulmuslar... Bi gun yine kizilderiler etraflarini sarmislar, Temel gene ayni taktik saz calmis. Sazi duyan yerliler iyicene sinirlenip uzerlerine yurumeye baslamislar Temel ile Idrisin. Bunun uzerine Idris guzel bir yellenmis. Kokuya dayanamayan kizilderilerin hepsi vinn.. Temel "Buranin adi da Laz VeGaz olsun bari" demis.
Dolasmaya devam ederlerken gene kizilderililer saldirmislar. Temel baslamis saza, ama sazi duyan kizilderililer cok sinirlenip almislar sazi Temelin uygun bir yerine monte etmisler ve gitmisler. Bunun uzerine Idris "Buranin adi da ArkanSaz olsun Temel." demis.


FIKRA_ADI: ISMINI BILMIYOM

GONDEREN: DILEK MARANGOZ
FIKRA
ADAMIN BIRI KENDINI FARE ZANNETTIGI ICIN DELI HASTENESINE DUSMUS.TEDAVISI BITTIKTEN SONRA DOKTOR SORMUS.SIMDI SEN BIR FAREMISIN INSANMI?DELI:OLURMU DOKTOR BEY BEN BIR INSANIM FARE DEGILIM DEMIS.DOKTOR:OZAMAN ARTIK GIDEBILIRSIN IYILESTIN ARTIK DEMIS.DELI KAPIDAN CIKMIS VE IMDAAAAAAT DIYE BAGIRARAK TEKRAR ICERI GIRMIS DOKTOR DEMIS NE OLDU DELI:BIR KEDI GÖRDUMDE ONDAN KORKTUM DEMIS.DOKTOR:SEN HANI KENI BIR FARE ZANNETMIYORDUN DEMIS.DELI:BEN FARE OLMADIGIMI BILIYORUMDA KEDI NERDEN BILSIN DEMIS


FIKRA_ADI: pilav

GONDEREN: uozgur@hotmail.com (umıt ozgur)
FIKRA
iki arkadaş lokantaya gitmişler.
yemeklerini yedikten sonra pilav yemek istemişler ve garsonu çağırarak siparişlerini vermişler.
önce birisi siparişini bildirmiş. bana pilav üzerine et demiş.
diğeri; banada pilav yanlız üzerine etme demiş.


FIKRA_ADI: yarın

GONDEREN: SERAP
FIKRA
adamın biri eve giderken GERISI YARIN HAH HAH HAA Hİİ Hİİ Hİİ


FIKRA_ADI:

GONDEREN:
FIKRA
Adam yeni aldığı ferrarisiyle gidiyormuş. Kırmızıda dururken arkadan biri güm diye bindirmiş. Fırlamış arabadan, bakmış ki külüstür bir araba, içinde de süklüm püklüm bir adam yalvarıyor "Affeat abicim oldu bir hata, zaten bende hiç para yok. Benim arabamı satsak senin bir tamponun etmez." Ferrari sahibi bakmış adamın kılık kiyafet dediklerini doğruluyor. Peki demiş, seni affediyorum, ama biraz dikkatli kullan. Neyse arabasına atlamış, yola devam etmiş. Bir sonraki trafik lambasında bir gürültlü, gene arkadan biri bindirmiş ferrariye. Adam dönmiş, gene aynı adam arkada. Tam arabadan inecek adam arkadan kornaya basıp el sallamış:" Abi tanıdın mı, benim, devam et".


FIKRA_ADI: YALANCI

GONDEREN: AC 11
FIKRA
Adamın birinin sigarası bitmiş. Saatte gecenin onuymuş. Karısına sigara almaya gideceğini ve birazdan döneceğini bildirerek köşedeki bakkalın yolunu tutmuş. Köşeye vardığında bir de bakmış bakkal kapalı. Bakkalın yanında bir bar varmış. Adam paralı makinaların birinden sigara almak ümidiyle bara girmiş. Sigaray tam alıyormuş ki barda çok güzel bir sarışın görmüş. Sarışın kadın da adamı kesiyormuş. Adam kadının yanına yaklaşmış. Bir süre sonra muhabbet etmeye başlamışlar. Ve bardan beraber çıkıp kadının evine gitmişler. Adam sabah uyanmış bir de bakmış ki sarışın kadının evinde. Adam telaşla kalkmış, karım beni öldürecek diye sızlanıp durmuş. Sarışına hemen biraz un getirmesini söylemiş ve ellerini una bulayıp sarışın kadının evinden alelacele çıkmış. Evine gittiğinde karısı kapıyı öfkeli bir şekilde açmış. Adam karısına vallahi siagara almak için çıktım, bakkal kapalıydı bara gittim daha sonra da barda sarışın bir kadınla tanıştım ve geceyi onun evinde geçirdim demiş. Karısı adama inanmayarak bakmış ve bana ellerini göster demiş. Adam ellerini karısına göstermiş ve kadın adi herif yine yalan söylüyorsun bütün gece yine bowling oynadın değil mi demiş!!!


FIKRA_ADI:

GONDEREN: Pınar Ergin
FIKRA
Temel, sınıfta kalan oğluna "Oğlum Atatürk Senin yaşında iken sınıfın birincisi idi" demiş. Oğlu, başı önünde yanıtlamış "Ama baba, Atatürk senin yaşında iken de Cumhurbaşkanı idi"


FIKRA_ADI: telefonlu trlik

GONDEREN: bu yasanmis bir hadise dir yasar akdogan
FIKRA
iki adam bir odada kaliyor biri sarhos digeri ise zir deli zir deli gözlerini sarhosun terliklerine diker sarhos adamin ne yapacagini bilmez korkaraktan ne yaparsa yapsin der misali deli sarhosun terliklerini alir amerikadaki aylesiyle saatlerce grustu sarhos düsünüyor care ne yapayim hemen kalkar zir deliye ikitane sallar ulan benden habersíz benim telfonumu aliyorsun sen konusuyorsun faturayi ben ödüyorum ...............


FIKRA_ADI: ÖZGÜR ÖLEKLİ

GONDEREN: OLEKLI@pemail.net
FIKRA
TEMEL YENİ BİR KAMYON ALMIŞ VE HEMEN DENEMEK İÇİN YOLA KOYULMUŞ.
UZUNCA BİR YOKUŞTAN AŞAĞI HIZLA İNERKEN FRENLERİNİN TUTMADIĞINI FARK ETMİŞ. PANİKLE NE YAPACAĞINI DÜŞÜNÜRKEN İLERİDE,YOLUN SAĞINDA YÜZLERCE İNSANIN OLDUĞU BİR HALK PAZARI,SOLDA İSE TEK BAŞINA OYNAYAN BİR ÇOCUK GÖRMÜŞ. ÇOCUĞA BAKARAK "HİÇ ŞANSUN YOK.KUSURA PAKMA."DİYE DÜŞÜNÜP,ARABAYI ÇO CUĞUN ÜZERİNE SÜRMÜŞ.ERTESİ GÜN ARKADAŞLARI TEMELİN 150 KİŞİNİN ÖLÜMÜNE YOL AÇAN KAZAYI GAZETEDE OKUYUNCA HEMEN TEMELİ HAPİSTE ZİYARETE KOŞMUŞLAR.VE ONA " ULA NASI ETTIN ONİ !..." DİYA SORUNCA TEMEL: " LA HİÇ SORMAYUN UŞAKLAR. HER ŞEY HA O ÇOCUĞUN PAZARA KOŞMASİYLA PAŞLADU..."


FIKRA_ADI: DELİLER

GONDEREN:
FIKRA
İki Deli Hastenin Önün Deki Havuzun Başında Oturuyorlarmiş
Birisi Kalkıp Havuza ŞEKER Atmış ve:
Havuzdan Bir Yudum Almış Sora Tükürmüş.ARKADAŞINA:
-Havuza Şeker Kattım Ama Tatlı Olmadı
ARKADAŞI:
-Tabi Olmaz Salak Karıştırmadın Da Ondan


FIKRA_ADI: HÜKÜMET

GONDEREN: SEFA KÖSEOĞLU E-MAİL:ssefa@hotmail.com-sefa.k@usa.net
FIKRA
Cocuk aksam eve gelmis ve babasina:
"Baba hayat bilgisi dersinde yonetimleri isliyoruz, bana demokrasiyi anlatir misin? " demis. Babasi: "anlatmasina anlatirim yavrum ama senin bazi tanimlari bilmen gerekiyor. " demis, "Bak simdi benim fabrikam var ve eve para getiriyorum, ben kapitalistim; paranin nasil harcanacagina annen karar verir, o hukumet; hepimiz senin icin yasiyoruz, sen halksin; besikteki kardesin, gelecek; hizmetcimiz ise isci synifi. Sen bunlari ogren. Ben sabah sana demokrasiyi anlatirim" demis. Gece cocuk uyanmis bir bakmis ki kucuk kardesi altini pisletmis ve durmadan agliyor. Hemen anne ve babasinin odasina gitmis. Annesi horul horul uyuyor. Uyandirmaya calismis ama basaramamis. Babasi yatakta degil, gecerken hizmetcinin odasyna bir bakmis ki hizmetciyle babasi sevisiyor. Caresiz donup yatmis. Ertesi sabah babasi "gel oglum sana demokrasiyi anlatayim." demis. Cocuk: "gerek yok baba, den artik biliyorum" yanitini vermis ve anlatmis:
"Kapitalistler isci sinifini becerirken hukumet uyuyor, halk endiseli, gelecek ise bok icinde."

Hepsi bu kadar, Şimdi burayı terkedin!
Ya da hemen bir Fıkra da siz yazın!







ŞOFÖR
DEHŞET FIKRALAR

ARABAMIN LASTİĞİ NE ZAMAN PATLAR
Gayet güzel bir kadının otomobilinin lastiği patlamıştı. Arabayı yolun kenarına çekti, birkaç dakika geçmeden, yoldan geçen başka bir araba durdu, içindeki adam indi, büyük bir nezaketle güzel kadına sordu :
-Acaba bir yardımda bulunabilir miyim?
-Bilmem ki, arabamın lastiği patladı...Adam hemen aletlerini toparladı, arabanın tekerleğini çıkardı, kan ter içinde lastiği tamir etti ve yeniden yerine taktı. Kadınla konuşa konuşa iyice ahbaplığı ilerletmiş, sıra randevü istemeye gelmişti :
-Acaba sizinle bir daha nerede görüşebiliriz? Kadın, çapkın bir ifade ile cevap verdi :
-Bilmem ki.. Arabamın lastiği ne zaman patlar.
Nilsu

ARABANIZI YENİLEYİN
Şoför benzin pompasına gelir :
-Yağı yenileyin, der.
Sonra çalımla ekler :
-Nasıl buluyorsun benim arabayı?
Pompacı istifini bozmadan cevaplar :
-Bana kalırsa yağınızı değil de arabanızı yenileyin.

ENAYİ DEĞİLİM
Arabasını park edip lokantaya giren adam, çıktığında arabasını akordeona dönmüş bir halde bulur.Cam sileceğinin altında bir kağıt vardır.Kağıdı açtığında, şu satırlarla karşılaşır :
-Ön vitesle geri vitesi şaşırıp arabanıza sert bir şekilde çarptım.Olayı gören kimseler de şu an, ben bu satırları yazarken çevremde toplanmış bulunuyorlar ve bu kağıda adımı ve adresimi yazdığımı sanıyorlar.O kadar enayi değilim!

DOKTOR BENİM
Şoför çarptığı yayayı teselli eder :
-Şansınız varmış, size çarptığım yer tam doktorun karşısı.
Yerdeki inleyerek cevaplar :
-İşte o doktor benim.

GÖZLERİNİZİN RENGİ
Çırılçıplak otostop yapan kızın önünde bir araba durur.
Sürücü şöyle der kıza :
-Aslında otostopçuları arabama almam.Ama gözlerinizin rengini çok sevdim.Girin.

HASTANEYİ'DE DOLDURUR
Stop levhasına uymadığı için yargıç önüne çıkan şoför, şiddetle itiraz eder :
-Trafik işaretlerini bilmemekle nasıl suçlarsınız beni?Bu konuda bildiklerimi kitap yapsam iki cilt doldurur.
Yargıç, sakin bir sesle cevaplar :
-Yalnız iki cilldi değil, 12 hastaneyi de doldurur.


PARKUR
Bi yarışta uzun bır parkur varmış. İngiliz Fransız ve Türk katılıyormuş. Amaç bu parkurun sonunda bır duvar varmış ona en yakın ve en iyi kim duracak. İngılız atlamış 320İ BMW'ye basmış gaza 190-200 kmh gidiyormuş duvara 30 cm kala frene basmıs ve durmuş inmiş ve :
-Eee bizde abs var abs, demiş.
Sıra Fransıza gelmiş atlamış Ferrari'ye basmış gaza 280 290 kmh gidiyor. Duvara 30 cm kala frene basmış ve durmuş inmiş :
-Eee demiş bizde ars var ars, demiş. Sıra Türk'e gelmiş atlamış Anadol'a basmış 80- 90 kmh 100 metre kala frene bir basmış araba durmuyor. Duvara bommmm diye bir gecirmiş ağzı burnu kan içinde inmiş :
-Eee demiş bizde asd var asd, demiş.
-O ne, diye sormuşlar.
O da :
-Anasını s...duvarı, demiş.
Sonay AKKAYA / İSTANBUL

EHLİYETİ CEBİMDE YENİ
Ünlü bir yankesiciye araba çarpmış ve kaçmişti. Hertarafı kan revan içinde, yankesici yuvarlandı. Etraftan koşuşturanlardan biri :
-Plakasını aldınız mı, plakasını aldınızmı, diye bağırıp duruyordu. Yankesici zorla bir gözünü açarak :
-Plakasını alamadım ama şoförün ehliyet ve cüzdanı sağ cebimde.
Mahmut YAMAN

PLAKASINI BEN ALDIM
Günün birinde yolda giden bir kel, bir kör, bir de topal varmış. Otomobilin biri yanlarından hızla geçmiş. Kel olanı : -Aayy! Saçlarım mahvoldu, demiş.
Topal olan hemen devreye girmiş :
-Haydi koşup yakalayalım onu, demiş.
Kör ise :
-Hiç gerek yok, plakasını ben aldım bile.
Betül

TANIK
Vinç operatörünün yanlış bir hareketi yüzünden vinç zincirlerine bağli bulunan kocaman, köklerinden sokulmuş bir ağac birden kayar ve yol uzerinde harekete hazır bekleyen otomobilin kenarına çarpar. Otomobilden bir hanım sürücü hışımla dışarı fırlar ve bağırır :
-Benimle birlikte gelmeli ve bu olayı kocama anlatmalısınız!
Kadın yatıştırılmaya ve vinç sahibi şirketin gerekli sigorta ödemesini yapmaya hazır olduğu anlatılmaya çalışılır ama hanım sürücü ısrar eder :
-Olmaz..Her şeyden önce, kocamın karşısına bu kez benim bir ağaca değil, ağacın bana çarptığını doğrulayacak bir tanık götürmeliyim.
Nilsu

VOSVOS YENİ
Adam yeni aldığı Porche'sini şehirler arası yolda deniyordu. Bu sırada yanından bir Vosvos geçti. Vosvos'un soförü :
-Sen Vosvosu biliyormusun, Vosvosu, dedi ve hızla geçip gitti. Adam sinirlenip gaza basarak hızla Vosvosu solladı ve geçti. Aradan 10-15 dk. geçti ve Vosvos yine adamın yanından geçerken: -Sen Vosvosu biliyormusun, Vosvosu, dedi ve yine hızla geçip gitti. Adam daha çok sinirlendi ve gaza basıp Vosvosu sollayarak yoluna devam etti. Yoluna devam eden adamın yanından yine Vosvos süratli bir şekilde geçerken adama bağırarak :
-Hey sen Vosvosu biliyormusun, Vosvosu, dedi ve geçti. Adam bu defa çok kızmıştı. Gaza basıp giderken ileride Vosvosu bir ağacın tepesinde gördü ve hemen durdu. Arabasından inerek yerde yatan sürücüye dedi ki :
-Be adam senin bir Porche ile yarışman akıl karı mı? Sonun böyle olur işte.Yerde yatan sürücü inleyerek cevap verdi.
-Amacım sizinle yarışmak ya da sizi kızdırmak değildi. Sadece vosvosu biliyorsanız freni nerede diye soracaktım, dedi.
Pınar AKPINAR/Alper KARAYILAN

YAVAŞLA
Adamın biri altına yepyeni bir Porsche çekmiş, yolda hız denemesi yapıyormuş.150, 200, 250...bastıkça gidiyormuş.Adam zevkten dört köşe.Tam alışmış gidiyormuş ki karşısına bi tabele çıkmış "Yavaşla 40 km". Adam şaşırmış. Ama eli mahkum 250'den 40km.'ye düşürmüş hızını.Sonra bir tabele daha çıkmış "Yavaşla 30 km".Adam yavaş yavaş sinirlenmeye başlamış.Ama hızını 30 km'ye düşürmek zorunda olduğu için mecburen yine düşürmüş.Sonra bi tabela daha çıkmış "Yavaşla 20" km.Adam iyice sinirlenmiş ama hızını 20 km'ye düşürmek zorundaymış.Çünkü her yer polis kaynıyormuş.Sonra bi tabele daha çıkmış "Yavaşla 10 km".Bu arada araba da hararet yapmaya başlamaz mı. Adam tam çıldırmak üzereyken bir tabela daha çıkmış."YAVAŞLA'YA HOŞGELDİNİZ"
Eray YILMAZ

ANA SAYFA



aa TEMEL FIKRALARI

1.paluklar neden konuşmiyi temelciğum
1paşini akvaryuma sok anlarsin,Fadimeciğum
3.Temel bilim adamı iken bir arkeoloji arastırmaları konferansına davet
edilir. Amerikalılar anlatmaya başlar; -Biz ülkemizde yaptığımız
kazılarda 25 metre aşağı indik ve telefon kabloları bulduk. Öyleyse
bizim atalarımız asırlar önce telefon kullanmışlardır. Sıra türkiyeye gelir
ve Temel başlar anlatmaya -Biz ülkemizde yaptığımız kazılarda 50
metre aşağı indik ama birşey bulamadık. Öyleyse atalarımız telsiz
telefon kullanmışlardır.
6.Temel eczacılık fakültesini bitirmiş. Fakat eczane açacak parası yok,
Girmiş bir eczaneye:
- Beyefendi sizde soğan var mı?
Adam Temel'i başından savmış.Temel bu durur mu? Hergün yeni
saçma soru larla geliyormuş. Birgün eczacı Temel'e:
-Kardeşim senin derdin ne? -Burayı bana sat.
Eczaci kurtulmak icin eczaneyi satmış,birkaç gun sonra Eczaneyi satan
a dam içeri girmiş,Temel'e:
-Siz de soğan varmı? demiş...
Temel adama 'biz de soğan var ama senin reçeten var mı?'demis....
8.Bir Fıransız bir İngiliz ve bir de Temel bir gemi kazasından sonra ıssız
bir adaya çıkarlar. İngiliz kumsalda bir lamba bulur. Fıransız bunun
Aladdin'in lambası olabileceğini söyler ve lambayı ovuşturur.
Gerçektende lambadan bir cin çıkar. "Ne dilerseniz dileyin benden"
der. İngiliz "Ben ailemin yanına İngiltereye gitmek istiyorum" der. Cin
isteyi yerine getirir. Sıra Fıransız'a gelir. Oda ailesinin yanına Fıransaya
gitmek ister. Onun isteyide yarine gelir. Sıra Temeldedir. Temel biraz
düşünür. Cin çabuk olmasını söyler. Temel etrafına bakar ve cin'e
dileyini söyler. "Arkadaşlarımda gitti ben bu ıssız adada yalnız
kaldım onun için arkadaşlarımı geri getirmeni istiyorum" der.
10.Temel şehre inmiş. Bakmış pencere kenarında bir papağan. İçinden:
Allah allah kuşa bak yav....demiş. Tabi bu arada papağan da Temel'in
kendisine baktığını görüp: Ne bakıyorsun hemşerim... demiş. Temel
biraz şaskınlık biraz da saflıkla: Afedersun hemşerum. Ben seni kus
sandiydum.
11.Temel kamyonuyla yokuş aşağı inerken freni patlar ve kamyonu son
sürat gitmeye başlar, ve kamyon bir kavşağa gelir temel bir bakar sağ
tarafta pazar kurulmuş yüzlerce insan ,soluna bakar bir tane çocuk.
Pazara girip yüzlerce insanı öldüreceğine çocuğa çarpmayı tercih eder.
Ertesi gün gazeteler şöyle yazar TEMEL KAMYONUYLA PAZAR
YERİNE GİRDİ 20 ÖLÜ 50 YARALI. Temele sorarlar niye pazara
daldın? Diğer yöne gitmedin? -Temel cevap verir -BENİM NİYETİM
ASLINDA ÇOCUĞU EZMEKTİ. ÇOCUK PAZAR YERİNE
KAÇINCA .......
12.Temel bir gün bir hayvanat bahçesine gitmiş. Akvaryumların yanında
birini görmüş. Adam elini akvaryumun neresine götürse balık da takip
ediyormuş. Temel sormuş:
- Ula bu nası oliyi?
Adam: - Her zaman daha zeki olan yaratıklar kendinden daha az zeki
olanları yönetebilirler demiş.
Adam oradan uzaklaşmış. Bir kaç dakika sonra geldiğinde bir de ne
görsün? Temel akvaryuma ağzını yapıştırmış. Balık gibi bir açıyor bir
kapıyor.

15.Temel Kamyon şöförü.. Kamyon çok yüklü, yükseklik 6 metre... Bir
köprüye yaklaşıyor.. Köprünün üstünde azami yükseklik 4 metre
yazıyor. Temel sağına soluna bakıyor ve: " Polis yok geçerim" diyor.
16.Temel ile Dursun hepten çaresiz kalınca hırsızlık yapmaya karar
verirler. Zifiri karanlıkta içeri girmeyi başardıkları dükkanın alarmı çalar.
Kaçmaya başlarlar. Peşlerine bir bekçi takılır.
Bekçi "Durun kaçmayın ulan orospu çocukları."
Dursun "Ula Temel bekçi penu tanıdu ben teslimolayrum."
17.Temel birgün yolda ilerlerken eski arkadaşı Dursun'la karşılaşıyor. Bu
eski arkaşı Dursun çok zengindir. Merhabalaştıktan sonra Dursun
Temel'e yemek ısmarlamak ister. Temel çok sevinir ve gider.
Restoran'a geldikten sonra garson siparişleri almak için masaya gelir.
Siparişleri sorduğunda
Dursun -Bana pilav,kurufasulye üstüne et.
Temel -Banada aynısından ama üstüne etme.
18.Temel Laz olduğu için kendinden nefret ediyormuş. Amerikaya gitmiş
ve birçok ameliyattan sonra burnunu düzelttirmiş, iyi şekilde ingilizce
öğrenmiş ve meşhur bir piyanist olmuş. Birgün büyük bir topluluğa
konser verdikten sonra seyircileri selamlarken ön taraftan bir ses
duymuş:
-Helal sana hemşerum, çok iyi çalayusun da!
Temel: - Benim Laz olduğumu nereden anladın yahu. Halbuki lazlara
benzememek için bir sürü ameliyat oldum.
- Nasıl anlamayayım, demiş adam. Bütün piyanistler otururken
sandalyeyi kendilerine çekerler, sen ise sandalyeye oturup piyanoyu
kendine çekeyusun da!!!!!!

TEMELİN KULAGI
Temel bir inşaatda kalıpçı ustasıymış.
Bir gün inşaatda çalışırken iskeleden bir tahtanın düşmesiyle Temel'in kulağı kopmuş. Oradaki işçiler hemen Temel'i ve kulağını hastaneye götürmüşler. Doktor Temel'in kulağını dikerken Temel:
Ha uşağum durin demiş.
Doktor niye demiş.
Temel'de demiş ki bu benim kulağım değildir.
Doktor ulan burda başka dikilecek kulak mı var?
Temel:
H ha uşağum benim kulağumun arkasunda kalem vardu demiş.

a


ÜNLÜ
DEHŞET FIKRALAR

BEN GÖREMEYECEĞİM YENİ
Clinton, Yeltsin ve Çiller şeytanın huzuruna çıkarlar. Hepsi şeytana dileklerini söyleyeceklerdir o da onlara ne zaman gerçekleşeceğini söyleyecektir. İlk önce Clinton sorar :
-Amerika ne zaman her yönden tam olarak dünyanın hakimi olacak?, der. Şeytan da :
-50 yıl sonra, der. Clinton ağlamaya baslar :
-Ben göremicem, ben göremicem... Sıra yeltsine gelmiştir. O da sorar :
-Rusya ne zaman eski gücüne kavuşacak?. Şeytan cevap verir :
-100 yıl sonra. Yeltsin de başlar ağlamaya :
-Ben göremicem, ben göremicem... Sıra Çiller'e gelmiştir, O da sorusunu sorar :
-Ne zaman Türkiye'deki enflasyon düşecek?
Bu sefer şeytan ağlamaya başlar :
-Ben göremicem, ben göremicem!..
Mehmet ŞİRİN

BENİ ARAMIYORLAR YENİ
Beyazsaray'daki oval bürodayız. Bill çalışıyor. Monica onu seyrediyor. Bu sırada telefon uzun uzun çalar ama sekreter hanım hiç oralı olmaz. Sinirlenen Bill :
-Telefona niçin bakmıyorsun?..diye sorunca Monika :
-Neden bakacakmışım ki...Nasıl olsa her seferinde seni arıyorlar!
Hakan&Mehmet

BİR TARAFIMIZDA İSA
Sakıp Sabancı Ağa'ya bir gün demişler ki :
-Ağa bu dünyada her şey güllük gülüstanlık.Nereye baksak her tarafta senin şirketleri, fabrikaları görüyoruz (marSA, yünSa, lasSA, toyotaSA).Burada işin iş.Ya diğer tarafta ne olacak, orada ne yapacaksın, nasıl kurtulacaksın zebanilerden?..
Sakıp Ağa gülmüş :
-Öte yanda da işimizi sağlama aldık.Bir tarafımızda iSA, diger tarafımızda muSA.
Gökhan KARLITEPE

DEMİN KIMILDADI YENİ
Adam arkadaşı ile sinemaya gitmiş. Bir süre sonra biri diğerine :
-Yahu baksana 16. Louis ileride oturuyor.
-Sen delirdin mi, adam öleli yıllar oldu.
-Emin misin?
-Evet eminim.
Aradan biraz zaman geçer ve bizimki yine arkadaşına döner.
-16.Louis'nin öldüğunden eminsin değil mi?
-Elbette.Yıllar önce öldü.
-Ama demin kımıldadı.
Mahmut YAMAN

İKİ YUMURTA YENİ
Akşam geç vakit lokantaya giren Gazeteci Musa Ağacık, lokantadaki garsonu çağırarak :
-Kardeşim demokrasi ve hak adına bana git bir şeyler getir.Karnım çok aç, dedi.
-Peki efendim, diyen garson içeri gider. Biraz sonra elinde bir tabakla gelerek :
-Buyrun efendim, der.Musa bet, bakar sonra :
-Bu ne, der.
Garson :
-Efendim, bu dana dili. Sadece bu kalmıştı da onu kızartmıştım, deyince
Musa Ağacık elinin tersiyle tabağı ileri doğru iterken :
-Kardeş, demokrasi ve hak adına sen bunu al götür.Ben öyle ağızdan çıkan pis şeyleri sevmem, dedi. Sonrada :
-En iyisi bana iki yumurta kırda getir,der.
Haşim ALBAYRAK

İMPARATORUN ÇALIMI
Ecdadının ve kendisinin zamparalığıyla övünen Roma İmparatoru Srenismus, imparatorluk ülkelerini dolaşırken, bir gün kalabalıkta, kendisine son derece benzeyen bir köylü görür.
Adamı yanına çağırıp sorar :
-Annen sarayda hiç çalıştı mı?
Köylü cevaplar :
-Hayır haşmetmeap, babam çalıştı.

KABİLİYET YENİ
Yazdığım fıkra kitaplarından birini 1990 da mizah üstadı Aziz Nesin'e takdimetmiş, sonra da sormuştum :
-Üstadım,nasıl buldunuz?, dedim.
-Bir eksiğin var delikanlı, dedi.
Merakla :
-Nedir efendim? deyince.
-Kabiliyet, oğlum, dedi.
Haşim ALBAYRAK, "Temel'siz Fıkralar" sf.50

KAYNANAMA GİDİYORUM YENİ
Bu olay gerçektir.
Osman Yağmurdereli arabasıyla giderken polis çevirmiş.
Polis :
-Aşırı hız yaptınız, demiş.
Osman Yağmurdereli :
-Nasıl hız yapabilirim ki memur bey kaynanama gidiyorum.

JANN CLAUDE VANN DAMME YENİ
Adamın biri bir gün Amerikaya gitmiş. Otelin birine yerleşmiş ve uyumak için yatağa uzanmış. Yan odadan gelen seslere çok kızmış ve bağirmış :
-Yan odada kim var?
Yan odadaki adam seslenmiş :
-Jann Claude Vann Damme.
Bizim adam gene bağırmış.
-Oraya gelirsem dördünüzü de öldürürüm.
Cem OGUZ

NASIL İZAH EDERSİNİZ? YENİ
Ünlü Fransız yazarı Jean Costeau'ya bir gün arkadaşları sordular :
-Talihe inanır mısınız?
-Tabii inanırım, aksi halde sevmediklerimizin başarılarını nasıl izah edersiniz?
Nilsu

PİNOKYO YENİ
İsa Mesih, bir gün çölde gezinirken, ağlayan bir ihityar görmüş ve yanına yaklaşıp, derdini sormuş. İhtiyar:
-Kaybolan oğlumu arıyorum ama artık umudu kesmek üzereyim, deyince İsa Mesih yaşlı adama acımış ve :
-Oğlunu beraber arayalım, demiş. Ve sonra sormuş :
-Peki, demiş, oğlunu tanıyacağımız bir işaret, bir iz var mı? Mesela doğum lekesi filan...
İhtiyar :
-Evet, oğlumun ellerinde ve ayaklarında çiviler vardı...
-İsa Mesih'in gözleri dolmuş ve haykırmış :
-Baba!!!
İhtiyar da haykırmış :
-Pinokyo!!!
Hakan YASAV

POLİTİKA DEDİĞİN
Yuri Gagarin uzaya çıkan ilk insan olarak dünyaya dönünce, Kruçev tarafından kabul edilmişti.Kruçev, hoşbeşten sonra Gagarin'e :
-Sana bir şey soracağım açık açık söyle, dedi.
-Yukarıda onu gördün mü?
-O dediğiniz kim?
-Canım söyletme işte beni! O'nu...Yani, Tanrı'yı gördün mü?
-Evet efendim...Çok yakınımda olduğunu her an hissettim.
Kruçev, eliyle hırsla dizine vurdu :
-Biliyordum zaten olduğunu! Bak Yuri...Bunu kimseye söylemeyeceğine bana yemin et.Söylersen, bütün politikamız tepetaklak olur!
Aradan bir süre geçti.Bu sefer Yuri Gagarin Papa tarafından davet edildi.Vatikan'daki görüşmede, biraz hoş-beşten sonra Papa, Gagarin'e :
-Bak, evladım, dedi.Sana birşey soracağım.Yukarıya çıktığın zaman O'nu gördün mü?
Gagarin, ettiği yemini hatırlayarak :
-Hayır efendim, diye cevap verdi.Hiç birşey görmedim. Papa hırsla elini dizine vurdu :
-Biliyordum zaten olmadığını! dedi.
Sonra Gagarin'e iyice sokularak kulağına şunları fısıldadı :
-Görmediğini kimseye söylemeyeceğine yemin et! Yoksa bütün politikamız allak bullak olur!

SÜTLÜ KAHVE YENİ
Bir gün kahvede oturanlardan birisi demiş ki :
-Kahvenin önünden ilk önce erkek geçerse kahve, kadın geçerse süt içelim.
Kahvenin önünden Bülent Ersoy geçmiş, sütlü kahve içmişler.
Atilla ÖNDER

ANA SAYFA



Vakıf çalışanları, zengin Temel’den henüz bağış almadıklarını farketmiş,
>içlerinden biri ikna etmeye çalışıyor;
>-Araştırmalarımıza göre yıllık geliriniz en az 500 bin dolar, ancak bugüne
>kadar hiçbir hayır kurumuna bağışta bulunmamışsınız... O paranın bir
>kısmını tekrar topluma iade etmek istemez miydiniz?...
>Temel bir süre düşünmüş;
>'-Araştırmalarınız annemin uzun bir hastalıktan sonra ölmek üzere olduğunu
>ve hastane masraflarının onun yıllık gelirinin birkaç kat üstünde olduğunu
>da gösterdi mi?...'
>Görevli utanmış;
>-Şey, hayır...
>'-Sonra, kardeşimin malul bir gâzi, kör ve tekerlekli iskemleye mahkum
>olduğunu?...'
>Görevli utancından kıpkırmızı kesilmiş, özür dilemeye çalışırken Temel
>sözünü kesmiş;
>'-Ya da kızkardeşimin kocasının bir trafik kazasında öldüğünü ve onu üç
>çocuğuyla beş parasız bıraktığını...'
>Görevli yerin dibine geçmiş, sadece; 'Hayır, hiçbir bilg! im yoktu' diye
>mırıldanmış.
>Temel, bir kez daha sözünü keserek devam etmiş;
>'-Pekala, ben onlara zerre kadar para vermezken size niçin vereyim?...'



Bir Ingiliz ailesi yaz tatillerini geçirmek üzere Almanya'ya gitmisti.
Bir gezinti sirasinda çok güzel bir kir evinde kaldilar. Gelecek tatillerini
böyle bir evde geçirmek istediler. Evin bir papaza ait oldugunu ögrendiler
ve içini de gördükten sonra hemen gelecek tatil için anlasma imzaladilar.
Ingiltere'ye döndükten sonra birden evin hanimi, ziyaretler sirasinda WC'ye
rastlamadiklarini hatirladi. Merakini yenmek için papaza bir mektup yazdi:

"Sayin Bayim, ben sizin kir evinizi kiralayan bayanim. WC'nin nerede
bulundugunu acaba bana yazabilir misiniz? Saygilarimla."

Mektubu alan papaz, WC'nin ne anlama geldigini anlayamamis, Almanya'daki
Anglican Kilisesinin "White Chapel" sözcügünün bas harfleri oldugunu sanmisti.
Ayrintili bir mektupla yanit verdi:

"Sayin Bayan;
Basvurunuzun yüce bir duyguyla ilgili olmasindan dolayi memnunluk duydum.
Ilgilendiginiz yerin evden 12 km. uzakligin! da bulundugunu bildirmeyi seref
sayiyorum. Oraya sık sık giden birisi olarak bunun biraz zorluk
yapabileceğini bildirmek istiyorum. Sık sık gitme durumunda, isteyenler
yemegini de beraberinde götürebilirler. Oraya bisikletle, araba ile, ya da
yürüyerek gidilebilir. Ancak oturacak bir yer bulabilmek ve baskalarini
rahatsiz etmemek için biraz erken gitmekte yarar vardir. Söz konusu yerde
soguk hava düzeni bulunmakta ve çok hos bir etki yapmaktadir. Çocuklar
büyüklerinin yaninda oturmakta ve hazir bulunan herkes birlikte sarki
söylemektedir. Giriste size bir kagit parçasi veriyoruz. Geç kalanlar
yanindakinin kagidini kullanabilirler. Ayni kagidin birkaç kez
kullanilmasina olanak vermek için çikista herkes kullandigi kagidi iade
eder. Faaliyetlerin ürünleri yoksullara dagitilmak üzere toplanmaktadir.
Öte yandan yapilanlarin disaridan da duyulabilmesi için içeride gelismis
bir hoparlör sistemi bulunmaktadir. Müdavimlerin! çesitli pozisyonlarda
disaridan da izlenebilmelerini saglamak amaciyla özel cam bölmeler vardir.
Verdigim bilgilerin açik ve yeterli oldugu düsüncesi ve bu kadar önem
verdiginiz yerde sik sik bulusabilmek umuduyla en içten saygilarimi sunarim."

Hesaplaşma
Temel tutmuş Yahudi'ye tokat atmış.
- Neden vurdun?
- Siz Isa peygamberi carmiha cermişsiniz.
- İki bin yıl önce olmuş bir şey bu.
- Valla pen yeni tuydum.
DEDENİN HESABI
adamın biri bir lokantanın onunden gecerken bir yazı gorur."siz yiyin torununuz ödesin!" hoşuna gider ve iceri girip bu gercekten doğru mu der. "evet beyım kesinlikle doğru "derler. siparis verir patlayana kadar yer ve tam kalkmak üzere iken garson elinde hesapla gelir."pardon beyefendi borcunuz, Q%&(!!! lira der. gözleri yerinden fırlayan adam " eee siz bana ne dediniz şimdi ne yapıyorsunuz hani torunum ödiyecekti" der garson yaklasır ve "evet beyefendi dogru sizinkini torununuz odiyecek bu büyükbabanızın hesabı!!!!!!" der.


Sherlock Holmes ve Dr. Watson kamp yapmaya giderler.
İyi bir yemek sonrası uyumak üzere çadırlarına çekilirler. Bir kaç saat
sonra Holmes uyanır ve güvenilir arkadaşını da uyandırır.
"Watson, etrafa bak ve bana ne gördüğünü söyle"
Watson "milyonlarca, milyarlarca yıldız görüyorum" diye cevap verir.
"Peki bu ne demektir Watson?" diye sorar Holmes.
Watson bir an duraklar ve şu yanıtı verir "Astronomik olarak bu, uzayda
milyarlarca galaksi ve gezegen olduğu anlamına gelir. Astrolojik olarak
sanırım Saturn Aslan burcuna girmiş olmalı Horolojik olarak saat üçü çeyrek
geçmekte. Teolojik olarak Allah'ın gücünü ve bizim küçüklüğümüzü
görmekteyim. Meteorolojik olarak yarın güzel bir gün olacak. Peki sence bu
ne anlama geliyor Holmes?"
Holmes bir dakika durup düşünür ve sonunda konuşur.

"Salak Watson. Bir hırsız çadırımızı çalmıs"
Ceset
Temel Ve dursun gece bekcileriymis.Tam konservatoryumun onunden gecerlerken orada bir adamin olu yerde yattigini gormusler. Temel telsizi acmis tam polise bildirecekken dursuna demis: Ula konservatoryum nasil hecelenir? o da demis bilmiyorum..Temel de o zaman bu oluyu eczanenein onune cekelim...
Pilot
Temelbir gün uçak pılotu olmuş.giderlerken uçağın sağ kanadı yanmış.sonra temel demiş;kaptanınız temel konişiyi sakın telaş etmeyun demiş.sonra aradan beş dakka geçmeden uçağın sol kanadı yanmış.sonra temel;kaptanınız temel konişiyi sakin telaş etmeyun demiş.sonra uçak düşmeye başlamış.temel;kaptnınız temel konişiyi şimdi atlaya bilirsiniz, demiş.
Penguen
Temel ile dursun Bir gün Sokakta bir penguen bulmuslar ve onu karakola göturmusler komser onlara bu hayvanı cabuk hayvanat bahcesine göturun demiş. aksama doğru komser pencereden dısarı bakarken temel İle dursun pengueni ortalarına almıs gezdiriyorlar.Komser pencereyi acıp demişkiKomser-'Ula usaklar ben size o hayvanı hayvanat bahjcesine götürün demedim miTeme ile Dursun kızgın bi sekil deTemel ile Dursun-'tamam da göturdük simdide sinemaya götüreyruz demişler
"Z" harfi
Temel mahkemede hakimin huzuruna geçmiş hakim sormuş oğlum ismin ne temel fakat *z* si yok demiş. hakimde eeeee oğlum *temel*isminde zaten *z* harfi yoktur. demiş. temelde hemen karşılığını verir.. ,,ee biz ne dedik ,
Garaj
hava çok karlı radyo'dan her gün yayın yapılıyormuş- Bu gün yollar karlı yolların buz tutma ihtimali var o yüzden sağ taraftan gidin yada sol taraftan gidin. Temel bu yayınlara göre sağ ya da soldan hareket ediyormuş.Yine yağışlı bir gün radyo yine yayın yapıyormuş radyodaki kadın- Bu gün yollar yine buzlu tam şu taraftan gidin derken yayın kesilmiş. Temel'de yanında oturan Fadime'ye dönmüş -Haçen kadın açikleme yapemadu yayin kesuldu şimdi arabayu ne tarafe çekelum Fadime hemen cevap vermiş;- Uşağum bu gün bırak araba garajda galsun
Öksürük
Temel ile Dursun doktora gitmişler. Dursun öksürüyor, Temel ise kabız imiş. Doktor bunlara birer şurup vermiş fakat şişeler karışmış.Doktor bir hafta sonra kontrole gelmelerini istemiş. Bir hafta sonra Dursun doktora gitmiş. Doktor "nasıl oldun, öksürüğün geçti mi?" diye sormuş. Dursun ise "Toktor pey haçan cesaret edup te öksüremeyrum" demiş
Bebek
Temel
komutandan izin istemiş ve eklemiş:-Çocuğum olacakta!Komutan:-Ne zaman? demiş. Temel:-İzin verirseniz eve gittikten 9 ay sonra demiş.



1700'lu yıllarda yaşayan İngiliz Denizci James Cook, sosyete adalarını ve Yeni Zelanda'yı keşfedip, haritalarını çizdiği 1769 yılında, Avustralya'nın doğu kıyılarını da ortaya çıkardı...

Kaptan Cook, bitki ordusunun zenginliğinden ötürü 'Botany Bay' (botanik koyu) adını verdiği koyda, Avustralyalı yerlileri ilk gören yabancı oldu. Yerlilerle el kol hareketleri ile güçlükle anlaşabilen James Cook, karınlarındaki ceplerde yavrularını taşıyan ve arka ayakları üzerinde zıplayarak hareket eden uzun kuyruklu hayvanları görünce, yine el kol hareketleri ve çeşitli işaretlerle bunların adlarının ne olduğunu sordu.Yerlilerin 'kanguru' demesinden sonra da bu hayvanları dünyaya 'kanguru' olarak tanıttı...

Aradan 50 yıla yakın bir süre geçtikten sonra, 1800'lerin başında, 'kanguru' sözcüğünün gerçek anlamı anlaşıldı... 'Kanguru', Avustralyalı yerlilerin dilinde; 'ne demek istiyorsun yabancı?' anlamına geliyordu.

Kütüphane

Yesil gözlü sarisinin biri kütüphaneye girmis.Dosdogru bankoya
yürümüs.
'Bir hamburger, bir patates ve bir de cola istiyorum' demis.
Bankodaki adam saskinlikla sarisinin yüzüne bakmis.
Bizim yesil mi yesil gözlü sarisin adamin anlamadigini sanip bagirarak
tekrarlamis.:
'BIR HAMBURGER, BIR PATATES BIR DE COLA ISTIYORUM!'
Adam daha büyük bir saskinlikla yanitlamis:
'Hanimefendi burasi kütüphane...'
Yesil gözlü sarisin bunun üzerine
'Ohh, özür dilerim' deyip neredeyse fisildayarak:
'Bana bir hamburger, bir patates, bir de cola lütfen' demis.

Hiç yorum yok: